Ahiret zamanıydı dümdüz bir arazi bütün insanlar bir arada.ben rüyamı yukarıdan izliyormuş gibi görüyordum.bütün insan oğlu anadan doğma gibiydi.bedenleri çıplaktı.sürekli etrafa bakınıyorduk.sonra elimde bir kağıt gördüm.sağ elimdeydi.ama bildiğimiz gibi kağıt değildi.et parçasındandı.baya kalındı.üzerinde birşeyler yazıyoru.ama yazı şuanki gördüğüm hiç bir dile benzemiyordu.yazıya baktım bir şey anlamayınca kağıdı elimden atmaya çalıştım.ama ne kadar uğraşsam attığım kağıt yine elimde oluveriyordu.sonra okuldan iki kız arkadaşımı gördüm.beyazlar giymiş bir kadın yanlarına doğru yaklaştı.hiç konuşmuyordu.elini kızlara uzattı.kağıdı istediği belliydi.kızlarda kağıtlaarını verince okudu ve kafasını astı birşey demeden onların yanından ayrıldı.sonra bana doğru geldi.elini uzattı kağıdı ona verdim.kağıdı okudu ve kafasını kaldırıp bana gülümsedi.ne yazdığını sorduğumda hiçbirşey demeden oradan ayrıldı.sonra bilinçsizce bir yere geldik.tanıdıklarım vardı.anam babam ama tanımıyormuş gibi davranıyoruk.sonra cehennem ateşini gördük.hemen önümüzdeydi.şimdi anlatmaya çalışşam beceremeyeceğimi sizlerde bilirsiniz.sonra o iki kız arkadaşım geçmeye çalıştı.ama köprü okadar ince ve keskindi ki yürümek imkansızdı.ne kadar uğraşsalarda aşağı düştüler.sonra ben yürüdüm.rüya bu yaa ben rüyamda aşağıya atlamaya çalıştım.kendi kendime atlasam ne olur diye köprünün enine doğru koşmaya başladım.ama ben ne kadar koşarsam köprü okadar genişliyordu.sonra yoruldum ve karşıya geçtim.sonra çok parlak bir ışık ve uyanıverdim.
Rüyam bu kadar küçükken unuttuğum yıllar sonra o iki arkadaşımın kötü yola düştüğünü duyduğumda aklıma gelen ve beni çok etkileyen rüya.sizlere de anlatmak istedim.allah hepimizi karşıya geçenlerden eylesin