Bir gün İmam Hasan (a.s)’la İmam Hüseyin (a.s) yazı yazıyorlardı.
İmam Hasan (a.s) kardeşi Hüseyin (a.s)’a:
“Benim yazım senin yazından daha iyidir” dedi.
İmam Hüseyin (a.s):
“Hayır! Benim yazım daha iyidir” dedi.
Bu yüzden anneleri Hz. Fatıma (a.s)’ın yanına gidip:
“Anneciğim! Hangimizin yazısı daha iyidir?” dediler.
Hz. Fatıma (a.s) hiç birinin kalbini kırmamak için:
“Gidin babanızdan sorun” buyurdu.
Babalarının yanına gidip:
“Babacığım! Hangimizin yazısı daha güzeldir?” dediler.
Hz. Ali (a.s) hiçbirinin kalbini kırmamak için:
“Gidin dedeniz Resulullah (s.a.a)’den sorun” buyurdular.
Dedeleri Resulullah (s.a.a)’in yanına gelerek:
“Dede! Hangimizin yazısı daha güzeldir?” diye sordular.
Resulullah (s.a.a):
“Ben Cebrail’den sormadıkça sizin yazınız hakkında hakemlik yapmam” buyurdular.
Cebrail, Resulullah (s.a.a)’in huzuruna gelerek şöyle dedi:
“Ya Resulellah! Ben de onların arasında hakemlik yapmam; İsrafil’in onların arasında hakemlik yapması gerekir!” dedi.
İsrafil: “Ben de Allah Teala’dan sormadıkça onların arasında hakemlik yapmayacağım” dedi.
İşte bundan dolayı İsrafil:
“Allah’ım! Hasan’ın yazısı mı daha güzeldir, yoksa Hüseyin’in yazısı daha güzeldir?” diye sordu.
Allah-u Teala:
“Ben hakemlik yapmayacağım, anneleri Fatıma onların arasında hakemlik yapmalıdır” buyurdu.
Allah-u Teala’nın emri üzerine Hz. Fatıma (a.s) şöyle buyurdu:
“Ben sizin aranızda bu gerdanlığın tanelerini dağıtacağım, sizden hanginiz daha çok tane toplarsa, onun yazısı daha güzeldir.”
Daha sonra gerdanlığın tanelerini onların arasında dağıttı.
Allah-u Teala Cebrail’e yeryüzüne inmesini ve onların rencide olmaması için gerdanlığın tanelerini onların arasında eşit olarak bölmesini emretti.
Cebrail de onların ihtiramı ve tazimi için Allah-u Teala’nın emrini yerine getirdi.”
İşte böylece onlardan hiçbirinin kalbi kırılmadı ve her ikisi eşit olarak toplayıp hoşnut oldular.
Bihar, c.43, s.309