Iskender Ali Mihr Hz. leri icin yazilanlara cevap insaallah:
Sevgili kardeşlerim
Burası serbest kürsü, dileyen dilediği gibi konuşmakta yazmakta serbesttir. Buna kimse mâni olamaz, olmaması da lâzım. Bunun sevabı da günahı da o kişi ile Allah’u Tealâ arasındadır.
Ancak buralara yazı yazan kardeşlerimiz, araştırarak yazarlarsa kendileri için daha hayırlı olur inşallah. Çünkü Allah kurallarını koymuş indirdiği Kitabı’nda. Bu kurallar çerçevesinde oluşturulduğu müddetçe en güzeli olacaktır.
Hucurat-11:Ey iman edenler bir kavim bir başka kavimle alay etmesin olur ki onlar kendilerinden daha hayırlıdır…. Ve birbirinizi ayıplamayın.
Hucurat-12:Ey îmânedenler zandan çok sakının. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır. Ve tecessüs etmeyin(İnsanların hatalarını aramayın). Sizin bir kısmınız diğerlerinin dedikodusunu yapmasın. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette tiksinirsiniz……
Nisa-85: Kim başkasına iyilikte bulunursa ondan bir nasibi olur. Kim de kötülükte bulunursa ona da ondan bir pay vardır. Ve Allah her şeyi gözetip karşılığını verir.
Gelelim eleştiri konusu olan RESÛLLÜK kavramına;
Duhan-10,11,12,13,14,15,16: (Peygamber-SAV-Efendimiz’e hitaben)Artık göğün, apaçık bir duman (fitne)getireceği günü gözetle.(O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu elim bir azaptır. Rabbimiz, azabı kaldır. Muhakkak ki biz mü’minleriz. Onlara (her şeyi) açıklayan bir RESÛL gelmişti.(Buna rağmen resûlün söylediklerinden) ibret almadılar. Ve(o’na şeytan tarafından vahyedilerek) öğretilmiş ve deli dediler ve O’ndan yüz çevirdiler. Muhakkak ki biz, azabı biraz kaldırsak (bile), şüphesiz ki (şirke) dönecek olanlarsınız. Büyük bir şiddetle (onları) yakalayacağımız gün, biz mutlaka intikam alacağız.
Bu âyetlerin başında peygamber SAV Efendimiz’e hitap ediyor Allah’u Tealâ ileride olacak olayları gösteriyor o olayların olduğu dönemde gelecek RESÛL den bahsediyor. Bu âyetler inşallah sizlere bir şeyler anlatmıştır.
Ayrıca diğer âyetlerle de her devirde mutlaka RESÛLLERİN var olacağına dair açık beyanları sıralayalım;
İbrâhîm-4: Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) DALÂLETTE bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyeni) HİDÂYETE ERDİRİR.
Peygamber (S.A.V) Efendimiz e kadar gelen bütün peygamberler (NEBİLER) Arap yarımadası, mısır, güneydoğu anadolu civarlarından çıkmıştır. Başka ülkelerde hiç Nebîlerden bahis geçmiyor. Hâlbuki Allah’u Tealâ Kasas-59 da: Ve Rabbin, ülkelere ve onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi tilâvet eden bir RESÛL göndermedikçe helak edici olmadı. Ve biz, onun halkı zalim olmadıkça ülkeleri helak edici olmadık.
İsra-15 : …. Biz bir RESÛL göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz…
Mu’minun-44, Bakara-87:…Biz RESÛLLERİMİZİ arka arkaya göndeririz.
Peygamber(S.A.V) Efendimiz döneminde de daha sonra da RESÛLLERİN var olacağına dair;
Yunus-101,102,103: Deki;”Semalarda ve yeryüzünde neler var bakın. îmân etmeyen bir kavme âyetler (deliller) ve uyarılar fayda vermez.” Yoksa onlardan önce geçmiş olan günlerin benzerinden başkasını mı bekliyorlar? “ARTIK BEKLEYİN, BENDE SİZİNLE BERABER BEKLEYENLERDENİM” de. Sonra biz, RESÛLLERİMİZİ ve îmân edenleri böyle kurtarırız….
Bu âyetlerde hitap yine Peygamber Efendimiz’e RESÛLLERİMİZİ diyor SONRA diyor hem RESÛL çoğul hem sonra diyor. Yani bu hitap tan sonraki bir olay. Peygamber SAV Efendimiz son NEBİ dir son RESÛL değildir (Ahzap-40). Peygamberler NEBİ RESÛL dur. Peygamber olmayan RESÛLLER ise “VELİ RESÛL” DUR. Peygamberleri de velî resûlleri de Allah’u Tealâ seçer (Kasas-68), göreve getirir, kimi seçeceğine de kendisi karar verir (En’am-124)
İnsanların kurtuluşu da RESÛLLERİN tebliğine bağlıdır. HERKESİ Allah’A ULAŞMAYA DAVET EDERLER, böylece HERKESİN DALÂLETTEN KURTULMASI ve HİDÂYETE ERMESİ için, HERKESİN TAKVA SAHİBİ OLMASI için.
Nisa-115, Muhammed-32, Tegabün-5,6, Nur-54,
Ancak insanlar kendilerinde olmayan NİMETLERİN başkalarında olmasına nefsleri sebebiyle tahammül edemeyebilir hâlbuki bu onlar için bir İMTİHANDIR bunun farkına varabilseler.(A’raf-63,69, En’am-53)
EFENDİ HAZRETLERİ de Allah’u Tealâ’nın SEÇİP GÖREVE GETİRDİĞİ BİR RESÛL dur.
Sizlerden ricam,”PEŞİN HÜKÜM VERMEDEN” yukarıdaki ÂYETLERİ tetkik ederek ve Allah’u Tealâ’dan (hacet namazı kılarak) somanız ve “Allah’ın DAVETÇİSİNİN Allah’A ULAŞMAYI DİLEME “davetine icabet etmenizdir. Allah’ın hem sizlere hem bütün insanlığa yardımcı olmasını dilerim. Allah’a emanet olun.