Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız.
Herkes benden uzak, herkes bana kırgın ,düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz.
Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor:
<<< “Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı”(Duha-3) >>>
***
Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin!!!
Rabbim c.c terk etmiyor, kırılmıyor ya, ne gam! ..
Bu ne büyük ferahlık değil mi?
***
Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi.
İşte o an ayet yetişiyor imdada:
<<<“Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!
Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! ” (İnşirah-5/6) >>>
***
Garantiyi veren Allah c.c!!
Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği
“mutlaka” ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor.
***
Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu,
çözümün sorunda gizli olduğunu da
fısıldıyor.
***
Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:
<<< “Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş” >>>
***
Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas ettiniz..
Sıfırı tükettiniz yani.
Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde
boğulurken ayet size yeni bir ümit
veriyor:
<<< “Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah
dilerse lütfuyla sizi zengin kılar.
Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe-28 ) >>>
***
Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar.
Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz.
Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size.
***
Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak
moral verebilesiniz. Eyyub Nebi var
Kur’an’da...
Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate
kavuşmuş.
Onun hali size dayanak
oluyor:
Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida
etmişti:
<<< “Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar
için bir ibret olsun. (Sa’d-41/43) >>>
***
Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir tutanak arıyorsunuz.
Ayet el veriyor size:
<<< “Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o,hakkınızda hayırlıdır.
Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216) >>>
*****
Rabbimiz Allah c.c,
Rasülümüz Muhammed(s.a.v) ,
Kitabımız Kur’an,
Yolumuz Sırat-ı Müstakim! ..
Bizden bahtiyarı yok dünyada! ..
Her ne olursa olsun,
ne yaşanırsa yaşansın
zafer ve başarı bizim!!!
Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur’an konuşuyor:
Vel Akıbetü lil Müttakin(Kasas-83):Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç)
Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar)
içindir! ..