Gün içinde birçok seçimler arasında gidip geliriz. Onu mu yapsam, bunu mu? Hangi duygum hakim olsa bugün davranışlarıma? ....Yine sıradanlaşmış birçok kalıpla, düşünmeden davranır, konuşur birşekilde bir günü daha geçirmiş oluruz. Zaman zaten dur desek de durmuyor, o bize bakmadan geçiyor. Geçiyor geçmesine de biz onu ne kadar değerlendirebiliyoruz? Bir defa yaşanacak anlardan ibaret zamanı, günde beş defa bölüp gerçeği haykıran, hatırlatan bu sesle okumak ve değerlendirmek ne güzel olur ve huzur dolu, bereketli anlar yumağı olmaz mı? Yeter ki kalıplardan sıyrılıp, yürekle dinleyebilsek:
"O kadar üzülme, düşünme Allah'tan büyük hiçbirşey yok ve O'ndan başka ilah'da yok. Herşey O'nun, herşeyin tek sahibi O, ne üzül, ne şımar, dönüp dolanıp O'nun huzurunda toplanacaksınız. Hani senin masal gibi dinlediğin Muhammed (sav) varya, O. Allah'ın Resulu, yani elçisi; hani hep bir yolgösterici ararsınya, işte o aradığın O. Haydi şimdi namaza, kurtuluşa gel. Rabbinin huzurunda dikil, ruku et, secde et; kulluğunu O'na sun, O'na sığın, O'ndan iste, O'ndan ala dost, O'ndan ala kurtarıcı bulamazsın. Seni huzuruna davet ediyor. Miraca çıkmak ve dünyanın ağırlığından sıyrılıp huzura ermek istemez misin? Geldiğin kapıya yüzünü dönüp, yine O'na döneceğin bilinciyle, hatalarına tevbe edip arınmak ve bundan sonraki hayatında, namazla, Allah'la yaşayıp, yüzü ak dönmek için O'ndan güç kuvvet istemeye var mısın? Haydi huzura, haydi miraca, haydi kurtuluşa. Unutma en büyük Allah'tır ve O'ndan başka ilah yoktur. Allah'tan başka hiç kimseden korkmana gerek yok."
demez mi ezanlar bize?
(Alıntıdır)