merakımı giderirsiniz...
3.167 görüntülenme · 8 yanıt
Meraba İyi Geceler, Daha Önceden beni tanıyanlar mutlaka vardır aranızda, Çok zor ve bi o kadar da aşılması güç günler geçiriyorum.. Arkadaşlar Size bir sorum olacak, maddi sıkıntılar içindeyim ve az bi para değil yaklaşık 85bin euro borcum var. Bunun için çalışmamla beraber her hafta sayısal loto oynuyorum, Sizce bu günah mı..? Biliyorum saçma belki ama inanın çıkarsa borcumdan başkasına dokunmayacağıma söz verdim, bi umut diyorum ve her hafta oynuyorum.. Arkadaşlar cvp yazarsanız çok sevinirim, çok çaresizim...
Rahman ve Rahiym olan ALLAH'ın adıyla,
Bu oyunlar kumar kapsamına girmektedir. Boş yere geçen her ânın pek çok fırsatları da beraberinde götürdüğü kabul etmemiz gereken bir gerçektir. Çünkü insanın vakti dünyanın ömrüne nisbetle çok az ve kısadır. Bu bakımdan, tek bir saniyesi dahi altından daha kıymetli olan zamanın, ebedî hayata nur ve ışık tutacak meşguliyetlerle geçmesi gerekir. Bunun için, mü’minin ibadeti ve işi bir hayır üzere olduğu gibi, geriye kalan zamanı da mânâsız olmamalı, meşru dairede yaşanmalıdır. Tâ ki, bir taraftan kazanırken, diğer yandan kaybetmiş olmasın.
İslâmın meşru kıldığı bazı oyun ve eğlencelerde bugün bazı uygulamalarla helâl dairenin dışına taşılmıştır. Meselâ, güreş, yarış ve yüzmede başkalarına gösterilmesi haram olan yerlerin açılması gibi.
Bazı oyunlar da kumara âlet edilmektedir. At yarışları, piyango, spor-toto-loto ve karşılıklı bahis bunlardan bazılarıdır.
Piyango ve spor toto gibi oyunlar zaten kumar sayılmaktadır. Zira kumarın bütün özelliklerini içinde taşıyor. Piyango şeklindeki kumarın İslam öncesi Cahiliye devrinde de olduğu bilinmektedir. Onlar oklar üzerine işaretler koyar, oktaki çıkan işarete göre para alırlardı. İslâmiyet kumarın herçeşidini haram kıldığından, piyango da bunların içindedir. Nitekim bir âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır:
“Ey iman edenler, şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzuk durun ki kurtuluşa eresiniz.”1
İslâmiyet böylece ortaya mal ve para konarak oynanacak hiçbir şans oyununa izin vermemiştir. Eğer fakirlere, zayıflara ve düşkünlere yardım edilecekse, bu tip kurumlar kanalıyla olmasına gerek yoktur. İslâmın hukuk, toplum ve ahlâk düzeni, kimsesizleri korumak, hayır müesseselerini yaşatmak için kumar tertibine ihtiyaç duymamaktadır.
1. Mâide Sûresi, 90.
Ayrıca bir gazetemizde bu konularla ilgili çıkan bir yazı ise şöyledir;
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininin şans oyunlarının hiçbirine olumlu bakmadığını belirterek, "İslam dinine ve kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e göre, piyangonun her türlüsü haramdır" dedi.
Demecinde, İslam'ın emek karşılığı kazancı helal gördüğünü anlatan Yeprem, herkesin kendi kararını vermekte hür olduğunu, ancak Müslümanların piyangodan uzak durmaları gerektiğini söyledi.
Diyanet yetkilisinin de konuya ilişkin görüşlerine şöyle yer verildi:
"Piyango, loto, toto, iddia gibi her türlü şans oyunları haramdır. Piyango bileti almak dahi haramdır. Marketlerden ve benzin istasyonlarından alınan piyango biletleri de haramdır. Market size şarap verse alır mısınız? Haramdır. Aynen burada alınacak olan piyango bileti de haramdır. Harama götüren şey haramdır."
Selam ve dua ile...
Bu oyunlar kumar kapsamına girmektedir. Boş yere geçen her ânın pek çok fırsatları da beraberinde götürdüğü kabul etmemiz gereken bir gerçektir. Çünkü insanın vakti dünyanın ömrüne nisbetle çok az ve kısadır. Bu bakımdan, tek bir saniyesi dahi altından daha kıymetli olan zamanın, ebedî hayata nur ve ışık tutacak meşguliyetlerle geçmesi gerekir. Bunun için, mü’minin ibadeti ve işi bir hayır üzere olduğu gibi, geriye kalan zamanı da mânâsız olmamalı, meşru dairede yaşanmalıdır. Tâ ki, bir taraftan kazanırken, diğer yandan kaybetmiş olmasın.
İslâmın meşru kıldığı bazı oyun ve eğlencelerde bugün bazı uygulamalarla helâl dairenin dışına taşılmıştır. Meselâ, güreş, yarış ve yüzmede başkalarına gösterilmesi haram olan yerlerin açılması gibi.
Bazı oyunlar da kumara âlet edilmektedir. At yarışları, piyango, spor-toto-loto ve karşılıklı bahis bunlardan bazılarıdır.
Piyango ve spor toto gibi oyunlar zaten kumar sayılmaktadır. Zira kumarın bütün özelliklerini içinde taşıyor. Piyango şeklindeki kumarın İslam öncesi Cahiliye devrinde de olduğu bilinmektedir. Onlar oklar üzerine işaretler koyar, oktaki çıkan işarete göre para alırlardı. İslâmiyet kumarın herçeşidini haram kıldığından, piyango da bunların içindedir. Nitekim bir âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır:
“Ey iman edenler, şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzuk durun ki kurtuluşa eresiniz.”1
İslâmiyet böylece ortaya mal ve para konarak oynanacak hiçbir şans oyununa izin vermemiştir. Eğer fakirlere, zayıflara ve düşkünlere yardım edilecekse, bu tip kurumlar kanalıyla olmasına gerek yoktur. İslâmın hukuk, toplum ve ahlâk düzeni, kimsesizleri korumak, hayır müesseselerini yaşatmak için kumar tertibine ihtiyaç duymamaktadır.
1. Mâide Sûresi, 90.
Ayrıca bir gazetemizde bu konularla ilgili çıkan bir yazı ise şöyledir;
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininin şans oyunlarının hiçbirine olumlu bakmadığını belirterek, "İslam dinine ve kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e göre, piyangonun her türlüsü haramdır" dedi.
Demecinde, İslam'ın emek karşılığı kazancı helal gördüğünü anlatan Yeprem, herkesin kendi kararını vermekte hür olduğunu, ancak Müslümanların piyangodan uzak durmaları gerektiğini söyledi.
Diyanet yetkilisinin de konuya ilişkin görüşlerine şöyle yer verildi:
"Piyango, loto, toto, iddia gibi her türlü şans oyunları haramdır. Piyango bileti almak dahi haramdır. Marketlerden ve benzin istasyonlarından alınan piyango biletleri de haramdır. Market size şarap verse alır mısınız? Haramdır. Aynen burada alınacak olan piyango bileti de haramdır. Harama götüren şey haramdır."
Selam ve dua ile...
Allahü teala yardımcınız olsun, borçlarınızı eda etmeyi nasib ve müyesser eylesin inşallahü teala. Kardeşim, bu duaları da, inanarak okuyunuz Cenab-ı Hak hiç beklenmedik yerlerden rızk kapıları açar inşallahü teala.
Abdullah Kureşî buyurdu ki:
Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne öğreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Şu duâyı devamlı oku” dedi...
Okumamı istediği duâ şöyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm... Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk... in testeftihû fekâd câekümü’l-feth... İnnâ fetehnâ leke fethan mübînâ... Nasrun minellahi ve fethun karîb... Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arşil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr... Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül... inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Sonra bana, “Her kim şu duâyı namazlardan sonra, özellikle Cuma namazından sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düşmanlarına karşı muzaffer kılar, ona ummadığı yerlerden rızıklar verir, geçimini kolaylaştırır. Borcu dağlar kadar büyük ve kabarık olsa dahî, Allahü teâlânın lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.
Kendisi şöyle anlatır:
Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir duâ öğreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine şu duâyı öğretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Başım darda kalmadı...
Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra, başım hiç darda kalmadı, rızkım çoğaldı. Duâda, maksadın hâsıl olması için, duâ eden kimsenin i’tikâdının düzgün olması, namazını muntazam kılması ve dînin emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uyması şarttır.
Ayrıca, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsını okusun, buyurulmuştur.
Selametle kalınız.
Abdullah Kureşî buyurdu ki:
Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne öğreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Şu duâyı devamlı oku” dedi...
Okumamı istediği duâ şöyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm... Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk... in testeftihû fekâd câekümü’l-feth... İnnâ fetehnâ leke fethan mübînâ... Nasrun minellahi ve fethun karîb... Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arşil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr... Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül... inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Sonra bana, “Her kim şu duâyı namazlardan sonra, özellikle Cuma namazından sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düşmanlarına karşı muzaffer kılar, ona ummadığı yerlerden rızıklar verir, geçimini kolaylaştırır. Borcu dağlar kadar büyük ve kabarık olsa dahî, Allahü teâlânın lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.
Kendisi şöyle anlatır:
Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir duâ öğreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine şu duâyı öğretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr...” (68)
Başım darda kalmadı...
Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra, başım hiç darda kalmadı, rızkım çoğaldı. Duâda, maksadın hâsıl olması için, duâ eden kimsenin i’tikâdının düzgün olması, namazını muntazam kılması ve dînin emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uyması şarttır.
Ayrıca, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsını okusun, buyurulmuştur.
Selametle kalınız.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû
Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
ardam_47, post: 952465, member: 82588Allah razı olsun arkadaşlarımi Rabbim kimseyi darda bırakmasın ve kuluna kulluk ettrimesinm..
amin ........
.
Ve Sen Yine Denendiğinde..
Ve Kalbin Daraldığında..
Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında..
Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
Allah kuluna Kafi Değil mi?
Zümer Suresi
Ve Kalbin Daraldığında..
Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında..
Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
Allah kuluna Kafi Değil mi?
Zümer Suresi
ardam_47, post: 952465, member: 82588Allah razı olsun arkadaşlarımi Rabbim kimseyi darda bırakmasın ve kuluna kulluk ettrimesinm..
Amin. Yüce ALLAHUTEALA cc bütün kardeşlerimizi her iki cihanın darlığından uzak eylesin... (Amin)
sakın ama sakın oynama hep sırlar dünyası yada buna benzer dizilerde izleriz ya eğer oynamaz ve imtihanı geçersen Allah mutlaka yardım edip hayırlı bir kapı açıyor hemde tam artık olmaz dediğin anda mutlaka yardım geliyor sen ısrarla dualarına devam et
Allahım; elemden kederden üzüntüden sana sığınırım
Allahım; cimrilikten korkaklıktan yorgunluktan sana sığınırım
Allahım; borcun beni alt etmesinden ve insanların kahrından sana sığınırım
Allahım; sen bize bizden yakın Rahim,Rahman,Rezzak olan Rabbimizsin..amin
sabret kardeşim inşaallahu teala ahkamı islamiyyeden elimizden geldiğince ve gelmediğince ayrılmayalım her derdimiz ve sıkıntımız için Allah cc yeter istemesini bilelim zira büyüklerimizin tavsiyeleri böyledir...
Allahım; cimrilikten korkaklıktan yorgunluktan sana sığınırım
Allahım; borcun beni alt etmesinden ve insanların kahrından sana sığınırım
Allahım; sen bize bizden yakın Rahim,Rahman,Rezzak olan Rabbimizsin..amin
sabret kardeşim inşaallahu teala ahkamı islamiyyeden elimizden geldiğince ve gelmediğince ayrılmayalım her derdimiz ve sıkıntımız için Allah cc yeter istemesini bilelim zira büyüklerimizin tavsiyeleri böyledir...
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/51153-merakimi-giderirsiniz · 11.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- İçinden geçeni paylaş... Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 25.047 cevap
- SELAM' ı Yayalım...(ALLAH Rızası İçin) Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 21.359 cevap
- Güne Gül'e Salavatla Başlayalim. Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 13.725 cevap
- Çaya Bekliyom 😋☕🫖 Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 6.488 cevap
- Namaz Kilmaya Gidiyoruz.Gaflette Olan,Nefsine Yenik Düşen Kalmasın. Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 6.144 cevap
- Birebir olarak alinti yapmadan tane tane söyliyerek yazalim Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 4.238 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.