Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 345
41 den 47´e kadar. Toplam 47 Sayfa bulundu

Konu: kadın erkek eşitliği(eşit oldukları konular)

  1. #41
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 23.03.12
    Mesajlar: 11
    Teşekkür ve Beğeni

    erkek ve kadın arasında ki eşitlik kadının iş hayatına girmesiyle mi sağlanır ?.hayır, dinimize göre kadının toplumsal alanlarda gözükmemesi gerekir ayrıca pazar alışverişlerinide erkek yapar.bu konuya fıtratımız açısından bakalım.bebek ağladığında erkek ne kadar uğraşırsa uğrassın susturma da anne kadar başarılı olamaz.kadının çalışması kendilerine eziyetten başka birşey değildir bence.gündüz çalış, akşam ev işleri, ağır değil mi sizce.erkek mi?, erkekde de ev işi yapabilecek kabiliyet yoktur.ben anadolu'nun sistemine bayılıyorum kadın evi çekip çevirir, erkek dışarda rızkını arar muazzam bi sistem

  2. #42
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Gerçek kadın, fizyoloji ve psikoloji açısından farklı bir tabiata sahip ve ayrı özellikleri hâizdir; ama bu, erkeğin kadından üstün yada kadının erkekten aşağı olması mânâsına gelmez. Kadını-erkeği havadaki azot ve oksijen şeklinde düşünecek olursak, her ikisi de hususi yerleri, konumları itibarıyla fevkalâde önemlidirler ve aynı ölçüde birbirlerine muhtaçtırlar. Havadaki unsurları birbiriyle mukayese ederek: 'azot daha kıymetlidir' yada 'oksijen daha faydalıdır' mülâhazası ne ölçüde abes ise, kadın-erkek arasında bu türlü mukayeselere girmek de o ölçüde bir münasebetsizliktir. Evet, kadın-erkek, yaratılış ve dünyadaki misyonları açısından birbirlerinden farksızdırlar ve vâhidin birbirine muhtaç iki ayrı yüzü gibidirler.
    'Zen merde, civan pîre, keman da tîrine muhtaç;
    Ezcâ-i cihan cümleten birbirine muhtaç.'

    Ama acaba kadın, dünyanın her yerinde ve her zaman bu ölçüdeki değerleriyle tanınabildi mi.? Hiç zannetmiyorum; işte merhum Ş. Can'dan küçük alıntılarla bir kısım örnekler: Dünyanın bir bölümünde o, hiçbir zaman evlenme, miras ve diğer insanî hakların en küçüğüne dahi sahip olamadı. Herhangi bir hakka sahip olmak bir yana o, kasırgadan, ölümden, yılandan, zehirden daha zararlı bir yaratıktı. (Vedalar'daki onun fotoğrafından gördüklerimiz bunlar...) Bir başka zaviyeden aynı bölgede o, hislerine tâbî bir mahlûk gibi görülüyor, kendisine bakılıp görülmemesi lâzım geldiği vurgulanıyor, bakıp görme mecburiyetinde kalınınca da kendisiyle konuşulmaması, konuşunca da uzakta durulması esas alınıyordu. (Ki Buda ile Amenda arasında geçen konuşmadan süzüp çıkardığımız resimde bunlar apaçık...)

  3. #43
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Son yıllarda kadın-erkek eşitliği hakkında çok şeyler söyleniyor. İslâmî açıdan meseleye yaklaştığımızda neler söyleyebiliriz?Erkek-kadın eşitliği mevzuuna girmeden önce "eşit" ve "eşitlik"in kelime mânâlarını görelim.
    "Eşit", hiçbir fark göstermeyen, tabiatı, niteliği, değeri ve boyutları bir olan demektir. "Eşitlik" ise hakları bakımından insanlar arasında hiçbir ayırım bulunmaması anlamınadır.
    Bu "eşit" ve "eşitlik" tarifleri çerçevesinde acaba kadının, erkek karşısında durumu nedir?
    a. Fıtratta Farklılık
    Kâinatta Allah (celle celâluhu) her şeyi çift yaratmıştır. Bu çiftlerden her birinin diğerine, bütün yönleriyle eşit olduğunu söylemek mümkün değildir.
    "Her şeyi çift (erkek ve dişi) yarattık ki düşünüp ibret alasınız." (Zâriyât sûresi, 51/49)
    Zerrelerden bitkilere, ondan hayvanlar ve insanlar arasındaki erkeklik-dişiliğe kadar her şey çifttir ve birbirine muhtaçtır. Pozitif negatife, elektron protona, gece gündüze, yaz kışa, yeryüzü gökyüzüne, erkek kadına, kadın erkeğe muhtaçtır. Bunlarla birlikte şu anda bilemediğimiz fakat ilim ve teknolojinin gelişmesiyle öğrenebileceğimiz daha nice çiftler vardır.
    İşte Allah (celle celâluhu) kadını yaratırken, elektrona nisbeten protonu, pozitife nisbeten negatifi, erkek tohuma nisbeten dişi tohumu yarattığı gibi yaratmış ve bu çiftlerden bir vahdet meydana getirmiştir. Fakat elektron protona, pozitif negatife eşit olmadığı gibi, kadın da erkeğe eşit olamaz. Bu, fıtratın değişmeyen kanunlarındandır. Zira tek olan Allah'tan başka her şey eksik olduğu gibi, varlığını sürdürebilmek için de, hiçbir şey kendi kendine yeterli değildir. Bu itibarla, eksik olan erkek ve kadın bir araya gelerek birbirlerini tamamlayacak ve bir vahdet teşkil edeceklerdir ki, bütünde asıl olan da budur.
    Dolayısıyla kadın ve erkek birbirinin eşiti değil, aksine birbirinin tamamlayıcısıdır. Allah Resûlü bir hadislerinde bu gerçeği şöyle ifade ederler: إِنَّمَا النِّسَاءُ شَقَائِقُ الرِّجَالِ "Kadınlar erkeklerin yarısıdır."
    Hadiste geçen "şakîk" kelimesi, tam ortadan ikiye bölünen bir bütünün parçası mânâsınadır. Yani bir bütünü meydana getiren iki parçadan herbiri, diğerinin "şakîki"dir. Buna göre, insan olma yönüyle kadın ve erkek eşit yarımlardır. Ama hiçbir zaman biri diğerinin aynı değildir. Yani bunların fıtratları, ruhî ve psikolojik yapıları tamamen farklıdır. Hiçbir zaman kadın fizik ve ruh bakımından erkeğe eşit olamayacağı gibi, erkek de ona eşit olamaz. Ne erkek kadının biyolojik olarak daha gelişmiş bir şekli ne de kadın erkeğin az gelişmiş bir tipidir. Cinsiyet farklılığına beşerin müdahalesi olamayacağına göre, inanan veya inanmayan herkesin, eşitlik hayallerinden vazgeçip erkeği ve kadını olduğu gibi kabullenmesi şarttır.
    Kaldı ki sadece farklı cinsler arasında değil, aynı cinsler arasında bile, tam bir eşitliğin olduğunu söylemek mümkün değildir. Böyle bir ümniyenin gerçekleşmesi için uğraşmak, fıtrat kanunlarını değiştirmeye uğraşmaktır ki, bu tür gayretler bütünüyle boşa giden emek sayılır. Burada şunu da belirtmek gerekir ki, kadınlarda bu yaratılış farklılığı onların hor ve hakir görülmelerini gerektirmez. Bilakis Cenâb-ı Hak, "Her şeye takdir ettiği şekli verip, sonra da doğru yolu gösterendir." (A'lâ sûresi, 87/3) Kadını, erkeği "En güzel yaratılış üzerine yaratan." ve ona yücelmenin, yükselmenin yollarını öğretendir. Onları birbirinin tamamlayıcısı, örtüsü ve koruyucusu yapandır.
    b. Vazifede Farklılık
    Yukarıdaki açıklamalarda görüldüğü gibi, fıtratta kadın erkeğe eşit olamayacağı gibi, vazifede de eşit olamaz. Erkeğe ait vazifeler kadından istendiği zaman ona zulmedilmiş olur. Zira kadının fizyolojik, biyolojik ve ruh yapısı itibarıyla, erkekten çok farklı olduğu inkâr edilemeyecek kadar açıktır.
    Böyle bir yaratılış farklılığından kaynaklanan bazı hak ve vazife farklılıkları da gayet tabiîdir. Meselâ; erkek kadına nispetle daha güçlü ve daha kuvvetlidir. Kadının bu noktada, erkeğin yapabileceği vazifeyi yapması oldukça zordur. Bu durum, kadın için asla bir eksiklik değildir. Buna karşılık kadın da erkeğe nazaran daha şefkatli, daha merhametli, daha zarif ve daha duygusaldır. Bu noktada da erkek kadınla boy ölçüşemez. Her iki cins de göreceği vazifelerin gerektirdiği kabiliyetlerle donatılmıştır ki, gerçek hak ve adalet de işte budur. Dolayısıyla, erkek-kadın eşitliği değil, kadın ve erkeği ayrı ayrı, kendi fıtratları içerisinde ele alıp değerlendirme en isabetli yoldur.
    Evet, kadının yaratılışına ve istidatlarına göre belli vazife ve hakları vardır ve kadın bu istikamette istihdam edildiğinde daha iyi neticeler elde edilebilir.
    Nesiller kadın tarafından dünyaya getirilir ve onun tarafından terbiye edilir. Beşeriyete, iyi fertler, onun feyizli ve bereketli eli ile kazandırılır. Hele neslin yetişmesi hususunda kadının şefkatle donatılması kadına ayrı bir lütuftur. Bu yönüyle kadın, bütün aile fertleri içinde, saygı duyulacak bir ihtiram âbidesidir. O, evin mürebbiyesi, muallimesi, kayyimesi ve huzur kaynağıdır. Erkek onda itminana kavuşur. Çocuk onun şefkatli sinesinde neş'et eder, büyür; hisli, duygulu, şefkatli ve sağlam fikirli yetişir. Eğer o, iffetli yaşayabilmiş ise, onun sayesinde çocuk yozlaşmaktan ve bu gibi çocukların teşkil edecekleri cemiyet de bodurlaşmaktan kurtulur.
    Evet, Cenâb-ı Hakk'ın, ona bahşettiği eltâf-ı sübhaniyesinin yanında, bazı insanların eşitlik adı altında ona vereceği her şey çok sönük kalır. Ve eşitlik iddialarıyla ona tanınacak haklar, yapılacak iyilikler, baştan aşağı altın madalyalarla donatılmış bir kişinin yakasına, bir bakır madalya iliştirmek gibi gülünç olur ve hafif kaçar.
    Evet, Allah (celle celâluhu), kadına öyle müzeyyen bir elbise giydirmiştir ki, artık bundan sonra onun üstüne giydiri­lecek her şey sırtına bir çul geçirme, bir semer yükleme mânâsına gelir.
    Allah (celle celâluhu), her hak sahibine hakkını vermiştir. Verirken de onu ne hoyrat hâle getirmiş ne de gülünç duruma düşürmüştür. Bundan öte ona verilecek her hak bir haksızlık ve zulümdür.
    Kadın bir iş yapacaksa, bu mutlaka onun, fizyolojik, psikolojik ve ruhî yapısına uygun olmalıdır. Ona altından kalkamayacağı ağır işler teklif etmenin ve kadını fıtratının dışına taşan işlerde çalıştırmanın ne eşitlikle ne de insanî yaklaşımla alâkası vardır. Aksine böyle bir davranış kadının elinden birçok hakkını gasbetme mânâsına gelir.
    Efendimiz'e ait şu hadis, söz konusu hususu ne güzel ve ne çarpıcı ifade eder:
    "Bir ineği boyunduruğa koşmuşlardı. Döndü ve sahibine şöyle dedi: Ben bu işler için yaratılmadım." Yani bu iş için öküzler yaratıldı.
    Hulâsa, her şeyin bir yaratılış gayesi vardır. Her varlık yaratılış gayesine ve kabiliyetlerine göre istihdam edilmelidir ki, gerçek adalet teessüs etsin.

  4. #44
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.04.13
    Mesajlar: 1.794
    Teşekkür ve Beğeni

    Kadın Erkeke eşit O-LA-MAZ... Kadın Erkek eşittir dediler, Kadına dediğini verdiler ne durumlara geldik. Kadın bir basamak daha Erkeğinin aşağısındadır. Aşağılamak için söylemedim söylemem de. Kadınına iyi davranmayan bizden değildir diyen bir peygamberin ümmetinden biri olarak, kadına değerini teslim eden bir dinin bireyi olarak dediğimi dedim abi... Kadın kadınlığını bilecek, Erkekte ona gereken saygı ve sevgiyi gösterecek. Ben bunu bilir bunu söylerim...

  5. #45
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.04.13
    Mesajlar: 1.794
    Teşekkür ve Beğeni

    “Mü’minlerin îman bakımından en mükemmeli, ahlâkı en iyi olanıdır. Sizin en hayırlılarınız da, kadınlarına karşı ahlâken en hayırlı olanlarınızdır.”

  6. #46
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.906
    Teşekkür ve Beğeni

    Takvada eşittir=
    Yaratılış farkı nedeniyle fizyolojik , bedensel aynı değildir , zayıf görünür , psikolojik(bakımından ileri bile sayılır)
    niye dert edersin be gülüm Hak katında birsiniz, Yaratn ne yarattıgını bilr (amenna) birbiriniz tamamlarsınız
    iki yarım bir eder, aklın mı erer? eşitlik iddasına kim girerse kaybeder(yok yahu böyle bir iddiaam...)

  7. #47
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.04.13
    Mesajlar: 1.424
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah C.C. nun İki eli vardır her ikisi de sağ eldir emrini doğru değerlendirin farklılığa ulaşın efendim.

Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 345

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Kimsiniz ?‏
    Konu Sahibi aKis Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-10-2009, 17:24
  2. Temelin Vasiyeti
    Konu Sahibi lütfi Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29-09-2009, 12:38
  3. Sen Yanık Sevdamsın
    Konu Sahibi <DAMLA> Forum Edebiyat
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 23-04-2008, 00:34
  4. Tefriciye
    Konu Sahibi ramadan Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17-11-2007, 15:27
  5. Radyo Yayinim Tekrar Başladi...
    Konu Sahibi Siyahgulsevdalisi Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 15-11-2007, 10:45

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •