Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 67 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 1757656667686977117167 ... SonuncuSonuncu
661 den 670´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #661
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    Cebbâr b. Sülmâ anlatıyor. “Bi'rimaûne gününde müslümanlardan biri beni İslâm'a davet etti. Ben o adamın iki omzu arasına mızrağımı sapladım! Mızrağımın o adamın göğsünden çıktığını gördüm. Onun ağzından şu sözler döküldü:

    “ Vallahi kazandım!”

    Kendi kendime şu soruyu sordum: Adamı öldürdüm, acaba ne kazandı? Kazanan ben, kaybedense o…”

    Cebbâr b. Sülmâ anlatmaya devam ediyor: “Mızrağımı çıkardım. Dahhâk b. Süyfân el-Kilâbî'nin yanına gittim. Öldürdüğüm adamın “vallahi kazandım” dediğini anlattım ve bu sözüyle ne demek istediğini sordum.

    Dahhâk: “O öldürdüğün adam, “cenneti kazandım” demek istiyordu.”

    Dahhâk ile birlikte adamın yanına gittik, gördüğümüz manzara karşısında dehşete düştük. “Vallahi ben kazandım” diyen şehit sahabînin cesedi gökyüzüne doğru yükselmekte idi. Bu durumu gören Dahhak, bana müslüman olmamı tavsiye etti ve ben de müslüman oldum.

    Bu durumu katillerin elebaşı Âmir b. Tufeyl de bizzat görmüş ve yanındakilere:

    “Müslümanlardan öldürülünce göğe yükselen kimdi?” demiştir. O güzide sahabîyi tanıyanlardan biri:

    “O Âmir b. Füheyre idi.” dedi.

    Bi'rimaûn'e katliamından iki sahabî kurtulmuştu. Bunlar da kurtulduklarına pişman vaziyette idiler. Arkadaşları, makamların en güzelini kazanmışken, kendileri bu nimetten geri kalmak niyetinde değillerdi. Onlar da son nefeslerini verinceye kadar savaştılar. Bu son iki kişiden biri Münzir b. Amr'dı. Müşriklerin onun üzerine öyle bir saldırdılar ki, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz onun için: “Ölüme koşan kişi” buyurdu.

    Amr b. Ümeyye esir düştü. Katliamın reisi Âmir b. Tufeyl, mü'minlerden birinin göğe kaldırılışını tasdik etmek için Amr b. Ümeyye'yi şehitler arasında dolaştırdı. Tufeyl:

    “Sen beraber geldiğin bütün arkadaşlarını tanır mısın?” dedi. Amr:

    “Evet tanırım.” dedi.

    Âmir b. Tufeyl, Amr'ı yanına alarak, şehitleri tek tek dolaştı. Her birinin ismini ve nesebini sordu:

    “Arkadaşların arasında cesedini göremediğin, eksik biri var mı?”

    “Ebû Bekir'in azatlısını göremedim.”

    “Onun aranızdaki mevkisi nasıldı?”

    “O, bizim üstün ve hayırlı olanlarımızdan ve Peygamberin ilk ashabındandır.”

    “Ben sana onun durumu hakkında haber vereyim mi?”

    Âmir, ileride duran Cebbâr b. Sülmâ'yı işaret edip, göstererek:

    “Şu adam ona mızrağını sapladı ve çekip çıkarttıktan sonra o adam göklere yükseldi ve kaybolup gitti. Onu bir daha göremedik.” dedi. Amr da:

    “İşte o bahsettiğiniz, Amr b. Füheyre'dir.” dedi.

    NETİCE:

    T eslimiyetin en zirve noktalarından bir nokta. Öyle bir iman, öyle bir ihlâs ki, canını veriyor; can derdi yok. Onun tek derdi var: Rabbini razı etmek. “Vallahi kazandım” diyecek kadar hem kalp gözü açık, hem de ihlâsı ve imanı büyük.

    İhlâs ve imanın zirve noktasına çıkıldığında sebepler birer birer ortadan kalkıyor. Mevlâ'mızın güzel sıfatları ortaya çıkıyor. İşte, biraz sonra son nefesini verecek olan bir güzide insan nereleri görebiliyor. Daha henüz ruhunu teslim etmeden, Rabbinin ona ikram ettiği makamı dünya bakışı ile görüyor. Gördüğü manzara karşısında kendini tutamayıp, haykırıyor: “Vallahi kazandım!” O iman, ihlâs ve samimiyete her kim ererse, ona da kimsenin görmediği, göremeyeceği kapılar açılır, Mevlâ'nın sıfatlarının sûretleri dünya gözü ile temâşa edilir. Kimler etmedi ki… Kundakta konuşan bebek de, “Anneciğim o gördüğün ateş değil; cennet bahçelerinden bir bahçedir, durma atla!” diyen bebek de günahsızlığından dolayı kimsenin göremediği hakikatleri görmüş ve annesini uyarmıştı.


  2. #662
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    tarihte bei en çok etkileyen hz hüseyinin şehadet olmuştur bu ne acıdırki peygamber torunları oruçlu oldukları halde kundaktaki seyyidelere kadar susuz şehit edildiler bu kıyamete kadar unutulamıyacak bir göz yaşıdır tarih ağlamasında ne yapsın kerbelada seyyidler şehit eilince soranlar çıkabilir peki günümüzde seyyidler var onlar nerden gelme diye günümüzdeki seyyidler peygamber torunu olan zeynelabidinin soyundan gelmedirler .

  3. #663
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.08.06
    Mesajlar: 88
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    s a değerli ablacığım merhaba bu konu çok güzel inş faydalı olur evet tarihimizde bizlere acı veren bir çok olay vardır kerbela olayını yazmışsınız benim içinde öyledir Yakın tarihimizdeki bir savaşta; kolağası Rabbinden öyle içten, öyle samimi yardım talep etmişti ki, melekten ordular gökten inmeye başlamıştı. O komutan da aynen şöyle demişti: “Dayanın evlatlarım! Vallahi Rabbimin orduları gökten yardıma geliyor!”

    İman, ihlâs ve samimiyet öyle bir noktadadır ki, sahibinin bedeni göğe kaldırılır, göğe kaldırılan beden bile birkaç kişinin imana gelmesine sebep olur. Allah tüm mü'minlere böyle iman ve ihlâs nasip eylesin. allah razı olsun faydalı işler yapmaya çalışıyorsunuz ben fazla olmasada katkı yapmaya çalışacağım dua ile


  4. #664
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.06.06
    Mesajlar: 454
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    bu kerbelada hasan ve hüseyin şehid edilmesi ile ilgli hafızamın el verdigince bişe anlatmak isiyorum:
    peygamberimiz bigün hasan ve hüseyin oynarken görmüşş onları seyre dalmışş onları cok severmişş o esnada cebrail gelmişş ve ey muhammed as. onları cokmu seviyorsun demişş oda ewet cebrail onları cook seviyorum demişş daha sonra cebrail ona ilerde onların şehid edilcegi haberini vermişş ve bu sebebleki peygamberin veda hutbesinde birbiriniz buoyunlarını vuran kafirler gbi olmayın die öğütledigini duymuştum
    sizle paylasmak istedim bu duydugum konuyu

  5. #665
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.08.06
    Mesajlar: 88
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    ŞUNU DÜZELTELİM KARDEŞİM ZERDA ABLAM KUSURA BAKMAZSA BENİM BİLDİĞİM KADARIYLA HZ HASAN I EŞİ ZEHİRLEDİ O KERBELADA DEĞİLDİ

  6. #666
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    bende tuba kardeşin yazdığı gibi biliyorum karıştırdınız galiba kardeşim ama anlatmak istediğinizi ben anladım hz hasanın şehit edilmesi olayıda göz yaşlarıyla dolu bir olaydır mübarek okadar hayalı idiki ölürken kendisini kimin zehirlediğini dahi söylemedi sonradan öğrenildi onun la ilgili anlatılacak okadar çok şey varki kelimeler yetersiz ama sözün özü peygamber efendimize ahlakça en çok benzeyenlerden biri rabbim şefaatlarına anil eylesin

  7. #667
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    Gazİ Murad HAN'ın şehadeti

    O bir sultan. Sultan olmasına sultan; ama iyi de bir kul ve kâmil bir mü'min. Batılı tarihçilerin ortak görüşü şudur:

    “Saltanatı boyunca hiçbir devlet tarafından üstüne çıkılamayan bir siyasetle Osmanlı'nın mukadderatını idare etmiştir.”

    Ona verilen isim ve sıfatlar arasında “Dâhi Asker ve Devlet Adamı,” “Melikü'l-Meşâyih Gazi Murad” da vardır. Hayatı boyunca 37 savaşta bizzat bulunarak hepsinden de zaferle ayrılmış, yenilmez bir kumandan olarak bütün dünyaya şöhreti yayılmıştı. Fâni âlemden ebedî âleme göçme zamanının geldiğinden habersiz, son seferine hazırlanıyordu.

    Doğu Avrupa ülkelerinin ittifakı ile oluşturulan Haçlı ordusu ile Osmanlı ordusunun savaştığı ve tarihe “Birinci Kosova Meydan Muharebesi” adı ile geçen bu savaşta yaşanan olayları ibretle, hayretle inceleyeceğiz.

    Osmanlı ordusunun başında I. Murad, bir diğer ifade ile Sultan Murad Hüdâvendigâr bulunmaktadır. Tarihin az gördüğü devlet adamı, kahraman, yürekli ve cesur bir komutan, Allah ve Resûlü'ne bağlı iyi ve samimi bir mü'min, Sultan Murad Hüdâvendigâr.

    Osmanlı ordusu Kosova meydanına indiğinde, ordu yorgundu, karşı tarafta Haçlı ordusu çoktan yerini almıştı. Osmanlı ordusu istirahat verdi; ertesi gün muhtemelen savaş olacaktı. Akşam olup, hava kararınca bir fırtına, bir kasırgadır koptu. Bu fırtınanın içinde güzel bir tevafuk, o gece mübarek Berât gecesi idi. Murat Hüdâvendigâr'ı bir endişe almıştı. Bu fırtına, orduyu zayıf düşürebilirdi. Uzun yol yorgunluğunun yanında bir de bu ağır fırtına ve sayıca çok üstün olan Haçlı ordusu…

    Murad Hüdâvendigâr, çadırında mübarek Berât gecesini ihya etmektedir. Kılınan namazlardan sonra Rabbine ellerini açar:

    “İlahî! Rabbim!

    Duaları kabul eden, darda kalanların yardımına koşan Ulu Rabbim!

    Dualarımı kabul buyur Rabbim!

    Bir yağmur gönder, bu zulümâtı, tozu defedip, âlemi nuranî kıl! Tâ ki kâfir askerleri rahatça görüp, yüz yüze onlarla senin rızan için savaşayım!

    Yâ İlahî! Mülk ve kul senindir. Sen kime istersen verirsin…

    Mülk ve mal benim maksadım değildir. Hemen hâlis ve muhlis senin rızanı isterim.

    Yâ Rab! Beni bu müslümanlara kurban eyle! Tek, bu mü'minleri küffâr elinde mağlup edip, helâk eyleme!..

    Yâ İlahî! Bunlar için ben canımı kurban ederim. Tek, sen kabul eyle!

    Asâkir-i İslâm için teslim-i ruha razıyım. Tek, bu mü'minlerin ruhuna benim ruhumu feda kıl!

    Evvel beni gazi kıldın, âhir şehadeti nasip kıl! Amin!”

    Murad Hüdâvendigâr'ın duasından sonra çok geçmedi, her tarafa rahmet yağdı, toz dumandan eser kalmadı. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte her taraf günlük güneşlik olmuştu.

    Osmanlı ordusu Murad Hüdâvendigâr'ın komutasında, sekiz saatlik bir meydan muharebesi ile kendilerinden sayıca oldukça fazla olan Haçlı ordusunu perişan ederek, ezici bir zafer kazandı.

    Savaş henüz sona ermemişti; ama son demleri idi. Düşman kaçmakla, Osmanlı askerlerinden canlarını kurtarmakla uğraşıyordu. Murad Hüdâvendigâr da savaş alanını dolaşıyordu. Bir yandan ordusuna son talimatları veriyor, diğer yanda da yaralıları kontrol ediyordu. Bu esnada yerde yatan yaralı bir Sırp askeri, Murad Hüdâvendigâr'a bir şey söyleme talebinde bulundu. Yaralı olduğu için herhangi bir şüpheye mahal olmamıştı. Fakat bu yaralı Sırplı, Murad Hüdâvendigâr'a yaklaştığında elinde gizlediği hançeri son bir gayret ile sultanın kalbine sapladı.

    Murad Hüdâvendigâr'ın duası kabul olmuştu. Bu olaydan iki saat sonra rahmet-i Rahmân'a kavuşmuştu; hem de en büyük mertebe, şehitlik mertebesi ile…

    NETİCE:

    Hiç şüphesiz tarihle ilgili çok şey söylendi, yazıldı ve çizildi. Tarihle ilgili yapılan değerlendirme ya da mukayeselerin tamamı, rahat döşeklerde, çaylar yudumlanırken, âdeta dert ve sıkıntıdan uzak bir ortamda ahkâm kesmekten öte şeyler değildir.

    Tarihte yaşanmış herhangi bir olay; yaşanarak, başlangıç ve sonucu belli olmuş şekli ile önümüze gelmiştir. Bize kalan yorum yapmak.. Efendim şöyle olsaydı, şunu şöyle yapsaydı vesaire vesaire… Konuşmak, yazmak kolay.

    Yukarıda çok kısa değindiğimiz Murad Hüdâvendigâr ve Kosova Muharebesi. Kazanılmış bir Kosova 'yı incelemekten kolay ne olabilir ki? Bir de Kosova 'nın evveline bakmak lazım. Bir savaş ki gidip de geri dönmemek var. Bir Sultan ki, dünyanın fâni bütün nimetlerine kavuşmuş, o bu nimetlerin zevk-ü sefâsında değil. Bir sefere çıkıyor, belki de dönüşü yok bu seferin. Fakat o dünyanın bütün nimetlerini bir kenara iterek sefere çıkıyor ve bir daha geri dönmüyor. İşte adam gibi adamlık . İşte lider gibi liderlik.

    Ne denir Murad Hüdâvendigâr için… Lider gibi lider… Gerçek devlet başkanı. Gerçek kumandan… İmanlı, ihlâslı, kâmil bir mü'min… Sultan Murad…


  8. #668
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.07.06
    Mesajlar: 1.192
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: TARİHİN GÖZ YAŞLARI

    Bence tarihin gözyaşı döktüğü en acı olay sizlerin de açıkladığı gibi Hz. Hüseyin'in ailesyle birlikte kerbelada şehti edilmesidir. İslam Tarihin'de buna benzer bir olay olmamıştır ve olmayacaktır. Ne acıdır ki güya müslümanlar peygamber efendimizin torununu şehid ediyorlar. Dünya var oldukça bu güne değin bundan daha acı bir olay olmamşıtır.
    Rabbim hak yolundan ayırmasın.

  9. #669
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.09.06
    Yer: kars
    Mesajlar: 835
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: YAZILIDAN SESLER

    S.A. ÇOK KOMİK BUNLAR YAAAAAAAAA

  10. #670
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.09.06
    Yer: kars
    Mesajlar: 835
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: BU RESMİ YAPAN ÖLMÜŞ!!!!

    S.A. PAYLAŞIMIN İÇİN ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM. BU KENDİNİ BİLMEZLER KENDİ CAHİLLİKLERİ İÇERİSİNDE BOCALAYIP DURMAKTAN BAŞKA HİÇBİRŞEY YAPMIYOR ALLAH ISLAH ETSİN

Sayfa 67 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 1757656667686977117167 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 37 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 37 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •