Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 45 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 3543444546475595145 ... SonuncuSonuncu
441 den 450´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #441
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: RAMAZANA ÖZEL!!!!!!

    çok yakında buşmak dileği ile yeni kampanyalarla

  2. #442
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.04.06
    Mesajlar: 2.670
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: RAMAZANA ÖZEL!!!!!!

    amin kardeşim inşAllah..rabbim kavuşturur hayırlısıyla..selametle..

  3. #443
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.06.06
    Mesajlar: 3.542
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: RAMAZANA ÖZEL!!!!!!

    RABBİM RAMAZAN AULAŞMAYI NASİP EDER İNŞALLAH

  4. #444
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 10.06.06
    Mesajlar: 942
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: RAMAZANA ÖZEL!!!!!!

    Selamunaleyküm kardeşim inş. tabi katılımlarımız olur Rabbim Ramazan ayına eriştirsin inş.selametle kalın...

  5. #445
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 15.06.06
    Mesajlar: 289
    Teşekkür ve Beğeni

    Sesine ve Sözüne Hasret

    Sesine ve Sözüne Hasret
    Çiğdem KURT
    Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni... Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı...
    Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi. En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler, senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana... Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, küçük kızınım. Hayır, hayır yavrunum. 'Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.' derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki...

    Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.

    Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni. Ağzından "seni!" cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini... Seni abimden, babamdan ve ablalarımdan kıskanırdım. Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla... Ama yapamazsın değil mi? Ana yüreği dayanmaz... Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi? Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini... Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.

    Seni öyle özledim ki!.. Şu bilmem kim tarafından icat edilen telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi... Beni buralara yollarken, "daha güçlü ol!" diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.

    Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.

    Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığını duyuyorum. Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu... İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni...

    Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni... Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.

    Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı. Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını. Ya ben... Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle. Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım. Ama sonra, Allah ne verdiyse... Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi... Çünkü yokluğun, bilmem kaç nufüslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan'dan dilemek gibi.. en azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi...

    Gül kokulum, puslu gözlüm!

    Sakın sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni... Sevgilerle... Beş parmaktan biri...

  6. #446
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 31.07.06
    Yer: bursa
    Mesajlar: 486
    Teşekkür ve Beğeni

    EKMEK Mİ? İNSAN MI?

    hangisi daha fazla saygı görüyor? ekmek mi insan mı?görünen o ki;ekmek daha fazla saygı görüyor ülkemizde.
    hangi ortamda olursa olsun-evde sokakta-ekmeğe saygı gösteririz.yerdeyse basmayız üstanden atlmayız.kaldırıp kenara,yüksekçe bir yere koyarız;hatta öperiz ekmeği.ekmeğe gösterdiğimiz saygı ekmeğin büyüklüğünden ve niteliğinden bağımsızdır.yerdeki ekmeği kaldırmak konusunda,büyük-küçük veya buğday-arpa ayrımı yapmayız.keyfimiz olsada olmasada yerdeki ekmeğe basmayız.
    insanlara sokaklara karşı sergilediğimiz hataları ekmeğe karşı sergilemeyiz..kısacası ekmeğe çok saygılıyızdır.ekmeğe gösterdiğimiz saygıyı birbirimize göstersek çok daha huzurlu yaşarız.
    ekmeğe niçin saygı gösteririz?çünkü nimettir.iyide eşlerimiz,çocuklarımız nimet değil mi?öğrencilerimiz,çıraklarımız,komşularımız nimet değil mi?
    ben ülkemde yerdeki ekmeğe tekme atıldığını hiç görmedim.ama yerdeki insana tekme atıldığını çok gördüm.yerdeki ekmeğe gösterdiğimiz saygıyı birbirimizede göstereceğimiz günler dileğiyle(sanırım o günler yakındır..)
    prof.dr.Üstün DÖKMEN in küçük şeyler adlı kitabından alıntıdır.

  7. #447
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: EKMEK Mİ? İNSAN MI?

    allah razı olsun güzel bi yazı paylaşımın için tşkler...

  8. #448
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    Küçük olumsuzluklara karşı büyük uyarı

    Fatih Sultan Mehmet’in yükselttiği bir öfke vardır ki, küçük olumsuzluklara karşı müthiş bir uyarıdır: “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim.” Ormanı korumak dalı korumakla olur. Bu yüzden feryat edercesine bağırıyordu Fatih. Çünkü bugün dalı kesen yarın gövdeyi keser. Eğer insanın bir karıncanın hayatına saygısı yoksa, eğer karıncayı küçümserse, asırlık ağacı da devirmekten çekinmez o. Bu nedenle henüz ortada suç yokken Fatih’in bu şekilde sert tepki gösterip kükremesi ne kadar manidardır. Türkiye’de 2002 yılında şimdiye kadar 8800 hektar orman yanmıştır. Bu ağaçların kaç senede yetiştiği düşünülürse durumun vahameti ortaya çıkacaktır. Geçen yıllarda yapılan bir istatistiğe göre Türkiye'de ortalama 150 bin dönüm, dünyada da 25 milyon dönüm ormanın ormanlık özelliğini yitirmesi, Fatih’i ne kadar da haklı çıkarmaktadır.

  9. #449
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    Müslüman’a güzel konuşmak yakışır

    Güzel söz söylemek denince akla ilk önce iltifat etmek, sevgiyi dile getirmek ya da umut veren konuşmalar yapmak gibi şeyler geliyor.
    Oysa Allah’ın Kur’an’da bizlere öğrettiği güzel söz, her ne kadar bu sayılanları içine alsa da, çok daha farklı ve geniş bir anlam içerir. Allah güzel sözü bizlere “Allah’a çağıran, salih amelde bulunan ve ‘Gerçekten ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet Sûresi, 33) ayetiyle tarif eder. Yani asıl güzel söz insanları Allah’a çağıran, Kur’an’a uymaya davet eden sözdür. Güzel sözü söyleyen, yani Allah’a çağıranlar ise yalnızca iman edenlerdir.
    İnsanlara karşı iyi muamele ve güzel söz söyleme İslam’ın prensiplerindendir. Güzel söz: Gönül alan, onur kırmayan, hak ve doğruyu gösteren bütün sözlerdir. Sözlerin en güzeli, insanları hakka, doğruya, olgunluğa, insanca yaşamaya sevk eden Allah’ın kelamıdır. “Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitab’ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir.” (Zümer/23) Sözlerin en güzeli olan Allah’ın kelamını ümmetine tebliğ eden Hz. Peygamber (sas) de birçok hadislerinde insanlara karşı güzel söz söylemeyi emir ve tavsiye etmiş ve bizzat kendisi de hayatı boyunca kaba sözden sakınmış; şahsına hakaret eden insanlara bile; “Allah’ım onlara hidayet et. Çünkü onlar gerçeği bilmiyorlar.” diyerek duada bulunmuş ve yumuşak, güzel muamele etmiştir.
    Müslüman elinden ve dilinden zarar görülmeyen insandır; başkalarına dil uzatmak, lanet etmek, kötü iş yapmak ve kötü söz söylemek Müslüman’a yakışmayan hallerdir. Mümin dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan, kötü söz söyleyen değildir.
    Allah’ın dinini anlatmak, Kur’an ile öğüt vermek, iyiliği emredip kötülükten men etmek, Allah’ın ayetlerini hatırlatmak; bunların hepsi birer çağrıdır ve bir insana söylenebilecek en hayırlı, en güzel sözlerdir.

    Müminlerin insanları Kur’an ahlâkına yönelten bu sözleri, doğrudan karşılarındaki kişiyi hoşnut etmeye yönelik olmadığı gibi, herhangi bir menfaate yönelik de değildir. Tüm bu sözlerin tek bir hedefi vardır; Allah’ı razı etmek ve karşıdaki kişinin de Allah’ın razı olacağı ahlâkta bir insan olmasına vesile olmak... Hedef bu olunca Allah’ı zikretmek, güzel ahlâkı anlatmak ve ahireti kazanmaya çağırmak gibi, kimi zaman kişiye eksik olduğu yönlerde öğüt vermek, Kur’an ayetleri doğrultusunda hatalarını eleştirmek, korkup sakınmasını hatırlatmak da aynı şekilde güzel sözdür.
    Bir söz bir insanın hayatını değiştirebilir. Cehenneme doğru yuvarlanmaktayken, elinden tutup cennet muştuluları arasına sokabilir. Günahlar içinde kaybolup gitmiş, “Artık bu iflah olmaz” sandığınız insanlar bile bir güzel söz, bir tatlı dil ile hakikat ışığını bulabilir. Ve siz “Adam sen de..” demeyip de birkaç saniyenizi alacak güzel bir söz söyleyerek dünyalara değer bir sevaba erişebilirsiniz.
    Bir kişinin size Kur’an ile öğüt vermesi, hataya düşebileceğiniz bir tavra karşı sizi uyarması ya da Allah’ın rızasına yönelik hatırlatmalarda bulunması size söylenebilecek en güzel, en hayırlı ve en hikmetli sözlerdir. O anda hatalarınızı düzeltmenin ne kadar hayati önemde olduğuna samimi olarak kanaat getirdiğiniz için her türlü öğüde açık olursunuz. Daha duyduğunuz anda sizin hayrınız için söylenen bu sözlere can u gönülden uyar, karşınızdaki kişiye ise bu yaptıkları nedeniyle çok büyük bir minnettarlık duyar ve hatta ondan size yeni öğütler vermesini talep edersiniz.
    Dünya hayatında Allah’a çağıran, Kur’an ahlâkını yaşamayı hatırlatan her söz kaçırılmaması gereken fırsatlardandır. Dünyada henüz vakit varken Kur’an ahlâkının yaşanması için verilen her öğüt, hayra ve iyiliğe yönelik her çağrı ve hesap gününe karşı yapılan her uyarı, insanların azaptan korunmasına ve cenneti kazanmasına vesile olacaktır: Allah (cc), “... Sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak bulunduracağız.” (Meryem Sûresi, 68) ve “Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.” (Meryem Sûresi, 72) ayetleriyle, tüm insanların her an cehennemle yüz yüze gelebileceğini ve ancak iman edenlerin cehennemden kurtarılacağını haber vermiştir.
    Evet, çocuklar, gençler ve yaşlılar olarak, okulda, mahallede, evde ve işyerlerinde güzel konuşmak, güzel şeylerden bahsedip, boş sözlerden uzak durmak karakterimiz haline gelmeli.

    GÜZEL SÖZLE KARŞILIK VER!
    “Rahman’ın
    kulları yeryüzünde mütevazı yürürler. Bilgisizler kendilerine takıldıkları zaman onlara güzel ve yumuşak sözle karşılık verirler.” (Zümer, 63)

    BOŞ SÖZE YÜZ ÇEVİRİN!
    “Onlar, boş söz işittikleri vakit ondan yüz çevirirler. ‘Bizim işlediğimiz bize, sizin işlediğiniz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz.’ derler.” (Kasas, 55)

  10. #450
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: RAMAZANA ÖZEL!!!!!!

    aleykümselam amin kardeşim inşallah yeni beklentilerde bulunucaz bu ramazan selametle

Sayfa 45 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 3543444546475595145 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 21 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 21 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •