Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 40 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 3038394041425090140 ... SonuncuSonuncu
391 den 400´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #391
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 23.07.06
    Mesajlar: 172
    Teşekkür ve Beğeni

    DOSTLUK İPLERİMİZ...

    Genç adam iyi bir terziymiş.

    Bir dikiş makinesi ve Küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış.

    Çok soğuk bir kış gecesi dükkânı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş.

    Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış.

    Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış.

    Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini. Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki Parktan başka gidecek yeri yokmuş.

    Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta Otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma, Arka kapıyı açmaya çalışan Şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, "Yalnız bırakın Beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş.

    Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç Adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş, Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri Geçi veren ihtiyar, "Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, Ona nasıl yardım etsem acaba?"

    diye düşünmeye başlamış, Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın Ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş.

    Yaşlı işadamı terzinin yanına yaklaşıp, "Ne o evlat, bu ayazda parkta

    Donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim" deyince, "Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını

    Düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş" Diye yanıt vermiş terzi.

    Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış, Çünkü o da üzerindeki

    Paltoya onca para ödediği halde Kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş.

    "Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?"

    Diye soran yaşlı adam, "Ben terziyim" yanıtını alınca "Benimle Gel, hayat hikâyeni yolda anlatırsın“ diyerek arabaya bindirmiş.

    Bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş.

    Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen

    İyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkân açmasına yetecek kadar para

    Vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın

    Dikmesiymiş.

    Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler

    Gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor,

    Onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler Almasını sağlıyormuş.

    Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü Marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık "ünlü işadamı"

    diye anılır olmuş.

    Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş Bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine Az bir zaman varmış.

    Biraz sohbet ettikten sonra Yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş.

    Hemen bir Ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği İçin uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun sure hastanede yatmış, bir yandan da Sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş.

    Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş.

    Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş.

    Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış.

    Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkân kalmış.

    Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için, Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş.

    Ve başlamış anlatmaya: "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış.

    Ormandaki bir kulübede Yaşar ve odun keserek hayatını

    kazanırmış.

    Bir gün kulübesinde Yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş.

    O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş.

    Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş.

    Bülbül ona "Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye Başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" Demiş.

    Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye Başlamış.

    Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı

    söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş.

    Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün

    Yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım

    İsteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek

    Üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca

    Parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine Sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.

    Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden Canını zor kurtarmış.

    işte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış.

    Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden

    Bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini Koparmasaydın..."

    Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir

    Sözü yokmuş...



    ONUN SÖYLEYECEK BİR ŞEYİ YOK AMA BEN SÖYLEMEK İSTERİM.



    DOSTLUK İPLERİNİZİ KOPARMAMANIZ DİLEĞİYLE.......

  2. #392
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.08.06
    Mesajlar: 98
    Teşekkür ve Beğeni

    Fakir ve Kör

    Fakir ve Kör
    Kibirli ve zengin birisi kapısına gelen bir fakire bir şey vermediği gibi, onu hem paylar hem de kapıyı yüzüne kapatır.. Zavallı fakir içlenir; bir tarafa çekilir ve oturur, ağlamaya başlar.. Bir kör, onun ağlamalarını duyar. Kalkar yanına gelir, niçin böyle üzgün olduğunu, ağladığını sorar.

    Fakir olanı biteni anlatır.

    Kör, teselli vererek, üzülmemesini, kendi evine gelmesini, evinde kalmasını, ekmeğini çorbasını kendisiyle paylaşmasını ister ve ısrarda eder. Fakir onun içtenliği ve ısrarı karşısında kabul eder, onunla gider.

    Kör ona karşı çok güzel bir konukseverlik gösterir. Fakirin, hem karnı doyar hem de gönlü hoş olur.
    Gönlü öyle hoş olur ki, o hoşnutluk içinde:
    - Sen bana evini açtın, sen bana gönlünü açtın, Kadir Mevlamda senin gözünü açsın, diye dua eder.

    Gece olur, körde bir gariplenir bir gariplenirki, o gariplik içersinde gözünden birkaç damla yaş damlar, gözleri birden açılır. Görmeğe başlar.

    Körün görmesi ile ilgil i haber bir anda şehirde yayılır. Yer yerinden oynar. Bu haberi onu kapısından kovan, kovmakla kalmayan taş yüreklide duyar. İşin doğruluğunu anlamak için gözü açılan şahsa gelir:
    - Çok şanslıymışsın. Gözün nasıl açıldı, kim açtı.
    - Hey! seni gidi gafil seni, sen nasıl bir adammışsınki, öyle bir mübarek zatı azarladın, üzdün, yüzünü yıktın. devlet kuşunu bıraktın, baykuş ile meşgul oldun. Gözümün kapısını, senin yüzüne kapıyı kapattığın o kimse açtı.
    - Desene kendime yazık ettim, öyle bir doğanmışki öyle bir devletmiş ki, kıymetini bilemedim, bana değil sana nasip oldu, ben avlayamadım sen avladın, der ve kıskançlıkla parmağını ısırır.

    Dişini sıçan gibi hırsa batırmış kimse koca doğanı nasıl avlayabilir? İyilerin bastıkları toprak dermandıe, göz açar. ancakgönül gözü kör olanlar o dermandan gafildirler, kıymetini ne bilsinler.

  3. #393
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 18.07.06
    Mesajlar: 231
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İLİZYON RESİMLER

    HEPSİ DE ÇOK İLGİNÇ...ALLAH RAZI OLSUN PAYLAŞIMIN İÇİN....

  4. #394
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Mesajlar: 76
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İLİZYON RESİMLER

    güzel..Allah razı olsun...

  5. #395
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: osmanlımı olmalıydı

    Allah razı olsun kardeşim paylaştığın için

  6. #396
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.08.06
    Mesajlar: 159
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İLİZYON RESİMLER

    yaptığın iyilik veya faydalı işlerin karşılığını sade allahtan bekle teşekkür beklersen amacın rızi lillah deildir bunu unutma sade bu resimler için deil ne eklersen ekle teşekkür bekleme kardeşim karşılığını allah tan iste

  7. #397
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.05.06
    Mesajlar: 77
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: osmanlımı olmalıydı

    OSMANLI ARANIYOR NEDEN Mİ?
    ÇÜNKÜ İSLAMI '''YAŞIYORLARDI'''...İS LAM HAYATIN BİR KÖŞESİNE ATILAMAZ,BİR KÖŞEDE YAŞANAMAZ...İSLAM DEVLETİ DEMEK;İSLAMI HER KÖŞEDE YAŞAMAK DEMEK!!!YÖNETİMDEDE,EĞİTİMDEDE,TİCARETTEDE,EKONOMİ DEDE....VE DAHA SAYAMADIĞIM HER NOKTADA...ÇÜNKÜ İSLAM;ALLAH'IN RAZI OLDUĞU HAYATIN ADIDIR...DİKKATİMİZİ BİR NOKTADA TOPLAYALIM..HAYATIN ADIDIR..HAYATSA HERŞEYDİR NEFES ALMAYA KADAR...

    ONLAR İSLAMI YAŞIYORLARDI VE YAŞATMAK İÇİN ÇIRPINIYORLARDI...ŞİMDİ Mİ NE OLUYOR..HABERİMİZ YOK BELKİ AMA DIŞ ÜLKELERDE ŞU HABER BAŞLIĞI DİKKAT ÇEKİYOR
    ''OSMANLI HORTLUYOR!!!!''' İŞTE KARDEŞLERİM BİZDEN ASLINDA NASIL KORKUYORLAR AMA GÜÇSÜZ ZANNEDİP KÜKREMEYE ÇALIŞIYOPRLAR...UMUDUM VAR BİR ŞEYLER DEĞİŞİYOR...İNŞAALLAH HAYIRLISI OLUR VE ALLAH'IN YARDIMIYLA OLACAKTIR...OSMANLIYI BİZ KALBİMİZDE YAŞATALIM VE ZAMANI GELDİĞİNDE HAYATA KOYALIM...SELAMETLE....

  8. #398
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İLİZYON RESİMLER

    unutma kardeşim hayrı yaptıran zaten teşekkürle muamele gösterir selametle kal

  9. #399
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.08.06
    Mesajlar: 159
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İLİZYON RESİMLER

    vede unutmaki sırf allah rızası gözetilen ameller kabul buyrulur

  10. #400
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: osmanlımı olmalıydı

    kardeşim sağol Allah razı olsun osmanlı hakkında ne biliyorsanız bildiklerinizi bizimle paylaşırmısınız???

Sayfa 40 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 3038394041425090140 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •