Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 203 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 103153193201202203204205213 ... SonuncuSonuncu
2.021 den 2.030´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #2021
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Yer: tekirdağ
    Mesajlar: 13
    Teşekkür ve Beğeni

    amin cümlemizden ......

  2. #2022
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.05.07
    Mesajlar: 340
    Teşekkür ve Beğeni

    feri kardesim, emegine saglik, çok güzel bir paylasim, allah senden razi olsun huzunlu bir durum ama o cocugu dinlerken kollarima alip sarasin geliyor, allah'im yavrularimizi annasiz babasiz birakmaksin, zor durumda olan cocuklarimiza kol kanaat olmamizi nasib eyle AMIN. Allah yar ve yardimcimiz olsun, AEO

  3. #2023
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Yer: tekirdağ
    Mesajlar: 13
    Teşekkür ve Beğeni

    amin kardeşim sağolasın..

  4. #2024
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Yer: tekirdağ
    Mesajlar: 13
    Teşekkür ve Beğeni

    Bu adam benim babam
    Sekiz köşe kasketiyle
    Omuzunda sekosuyla hey!
    Cebinde yok parası
    Bafra'dır cigarası
    Yüreğindedir yarası
    Altı çocuk büyütmüş
    Bir işçi maaşıyla
    Bu adam benim babam hey!

    Ağlama benim babam
    Ağlama naçar babam
    Kara gün geçer babam hey!
    Bir kapıyı kapayan
    Gene açar babam
    Ağlama benim babam hey!
    Ağlama mazlum babam
    Ağlama naçar babam
    Kara gün geçer babam hey!
    Bir kapıyı kapayan
    Gene açar babam
    Allah büyük babam hey!

    Bu adam benim babam
    Derdi dağlardan büyük
    Çaresiz (biçare) , beli bükük hey!
    Bir gün olsun gülmemiş
    Rahat nedir bilmemiş
    Gözyaşını silmemiş
    Bir lokma ekmek için
    Kimseye eğilmemiş
    Bu adam benim babam hey!

    Benim babam mert adamdı
    Mangal gibi yüreği
    Yufka gibi kalbi vardı
    Hayatım boyunca o'na özendim
    Fedakardı
    Bir dikili ağacı olmadı belki
    Ama kendisi
    Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı
    Üstümdeki kol kanat
    Sırtımı yasladığım dağ gibiydi
    Ben babamın oğluyum
    Tepeden tırnağa Anadolu'yum...

    Fatih Kısaparmak

  5. #2025
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.05.07
    Yer: ½ [email protected]@RY@'dannn:D *1984*
    Mesajlar: 1.978
    Teşekkür ve Beğeni

    esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatuhu..
    değerli feri; paylaşımın için rabbim razı olsun..
    sanki o çocuk yanımdaymış gibi hissettim..
    Rabbim yetimlerin başını okşayana
    acısın,merhamet edene merhamet etsin,
    yardımcı olana yardım etsin inşallah..
    selam ve dualarımla..

  6. #2026
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.07
    Mesajlar: 392
    Teşekkür ve Beğeni

    güzel bi hikaye

    Çin düşünürü Lao Tzu'nun öyküsü...
    Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..
    "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...




    İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."
    Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.
    "Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.."
    "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.
    Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"
    Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler, ama içlerinden "Bu herif sahiden geri zekalı" diye geçirmişler... Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir kez daha haklı çıktın" demişler.
    "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.
    "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."




    Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın
    kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin sonunda ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.
    Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun ortaya çıktı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..."
    "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."
    Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
    "Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.
    Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.
    Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen
    oracıkta olduğunu görürsünüz."

  7. #2027
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.07
    Mesajlar: 392
    Teşekkür ve Beğeni

    ilginç sorular

    Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze aktarildiginda onlara mültecilermis gibi bakariz?

    Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz?


    Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardir?



    Neden insanlar birbirlerine sarilinca saga-sola sallanirlar?


    Neden ögrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar ögretmene
    ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta biranda "hocam"
    diye seslenmeye baslarlar?



    Neden sinavlarda "4 yanlis bir dogruyu götürür" seklinde bir
    uygulama ile ögrenciler cezalandirilirlarda "4 dogru bil, bir dogruda bizden" seklinde bir kampanya baslatilip zekaya ve riske girme cesaretine ödül verilmez?



    Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yagan alana çikinca
    kafalarini egerler? Yagmura duyulan saygidan midir yoksa ondan
    tirstigimiz için midir?



    Neden dükkanini kapatip giden esnaf, kapiya "10 dakika sonra
    dönücem" yazar, ne zaman gittigini nasil anlariz?



    Televizyona çikan insanlar neden Kendilerini Türkiye'deki bütün
    insanlarin izledigini sanirlar? Örn: Su anda 70 milyon kisi bizi
    izliyor...



    Neden gözlerinden öperim denir? Insan vücudunda öpülecek daha
    uygunsuz bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüş müdür?



    Düğünlerde neden "Dom Dom Kursunu" ile Göbek atilmaktadir. "Bir
    avci vurdu beni, bin avci beni yedi" gibi sözler esliginde kendinden geçen baska milletler var midir?



    Neden bazi kizlarimiz sirin bir hayvancagiz
    gördüklerinde "inanmiyorum!" derler, inanilmayacak olan nedir?



    Dolmuslardaki fiyat tarifesinde "en kisa mesafe neden indi-bindi"
    olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik
    yok mudur?



    Bir programi kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul
    etmiyorum" seçenekleri vardir? O kadar parayi bayilip bir
    bilgisayar programi satin aldiktan sonra "kabul etmiyorum" seçenegini isaretleyen bir takim saf kisiler mevcut mudur?



    Bulmacalarda boru sesinin karsiligi neden Hep "ti"dir?
    Bulmacalari hazirlayan arkadaslar Hiç "ti" diye ses çikaran boru görmüsler midir?

  8. #2028
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.07
    Mesajlar: 392
    Teşekkür ve Beğeni

    çocuk ve ressam

    Bir gün Avrupa'nın ünlü sanat merkezi kentlerinden birin de gezen çocuğun biri bir vitrinde çok hoş bir tablo görür. Tablo bedeli oldukça pahalıdır. Çocuk bu tabloyu bir sonra ki sene abisinin doğum gününe almayı ister ve bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya gider.

    Şanslıdır tablo hala satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre yakından izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve "Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm paramda bu kadar" der. Ressam bir süre düşündükten sonra. Resmi paketler ve resmi satar. Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.

    Mağazada ressamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar:

    "Sen ne yaptın o resmin değeri milyonlar ederdi. Neden bu kadar cüzi bir rakama sattın?"

    Ressam cevap verir:

    "Evet ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim?..."

  9. #2029
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.07
    Mesajlar: 392
    Teşekkür ve Beğeni

    Güzel Bir Hikaye

    yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.

    Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş. Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihat 'ı bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim'

    Bu işe pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihat'ı satın almış. Nasihat "KADERDE NE VAR İSE O ÇIKAR" ve yoluna devam etmiş...

    İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş "Bir nasihat bin akçe" diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihat 'ı da satın almış. İkinci nasihat da: "GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR"

    Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe başın da bir adam bir nasihat'ı bin akçeye satıyor. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan şahsa , dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihat'ı satın almış. Son nasihatte: "HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ". Parasız yoluna devam etmiş.

    Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış.Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki : Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var.

    Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye "Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne var ise o çıkar" aşağı inmeye karar vermiş. Aslında bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor. İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş.

    Demiş ki:

    "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım.

    "Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve "söyle bakalım hangisi güzel?" demiş.

    Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse güzel odur" demiş. Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar, kurbağanın gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış.

    Almışlar adamı krala götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.

    Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış. Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş "Hiçbir iş aceleye gelmez". Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş.

    Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: "Bey sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun" demiş.

    KADERİNİZ ve YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ .!

  10. #2030
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.07
    Mesajlar: 211
    Teşekkür ve Beğeni

    S.A. ÇOK GÜZEL EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN BENCE ÇOCUĞUN ABİSİ ÇOK ŞANSLI... BÖYLE BİR KARDEŞİ VAR RAHMAN'A EMANET OLUN
    DUA İLE...

Sayfa 203 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 103153193201202203204205213 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •