Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 201 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 101151191199200201202203211 ... SonuncuSonuncu
2.001 den 2.010´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #2001
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.06
    Mesajlar: 2.053
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Babasızlık öyküsü...

    Arzu_76 yazdı:
    Allaha hamd olsun babam var .

    Bu yazıyı okuduktan sonra o kadar etkilendim ki babamı aradım.
    Rabbim hayırlı ömürler nasip etsin.

    Amin

    Dua ile
    Ne güzel İnşallah Allah katında yaptıgınızın güzel bir Karşılıgı olucagına inanıyorum. Ve bu hayra sebebbiyetten mevlam Bu aciz kulunuda Af eyler İnşallah... Amin

  2. #2002
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    Aşk öyle bir düşer ki nasibi doğrultusunda!

    Suya nağmelerini yazan yapraklar teker teker diziliyordu. Bir aşkın mana katresinde ki yansımalarını aksediyordu. Ne parmaklar okşamıştı, bir şevk katmıştı melallerin seyri hallerince.

    Her nedense bir yaprağın hali nezaketinde her zaman bir nisanın, bir aşkın, bir hazzın, bir kızın salınması, naz ile samimiyeti hatırıma gelirdi. Bir damlanın dalgaları misali, melalin dili sukut hali gibi.

    Ne hicranlar gizliydi oysaki pakı mahzun umutlarında, feryat edemediği soluklarında, yutkunduğu muratlarında. Her düşen bir yaprak misali…

    Her bir nefesi anlamlaştıran ruhunun güzelliğinde ki sanattır. Ruh hak için vardır, mutlaktır, aşkın rengiyle boyanmaktır.
    Nedendir sanat harikası aşklar sürekli ibreti hak olarak telakki edilerek anlatılırlar.

    Nesiller boyu tarihin savaşlar kusturan teganniliğinde sanki uzatılan bir buket misali, bir salkım üzüm gibi, tenin derisinden boşandığı gibi, midenin kendi yetisiyle iktifa ettiği misali.

    Bedende bir yenileşme, sinede içsel derinleşme safhası başlardı sanki açlığın yudumlanan sahnelerinde. Kulluğun idraki gibi, muştunun kalan izleri misali, aşkın hali hissiyatta devri mana yapması gibi…

    Ruh bedene vaziyet ettiği sürece itibarlıdır, vardır, anlamlıdır, kadri mutlaktır.
    Nefisler asla eziyete, ızdıraba, gayrete, meşakkate kapalıdırlar.

    Yan gelip yatmak isterler, doymak nedir bilmezler, bedenin kas yapısını tahrik ederek miskinleştirirler. Ölmek temayülüne hız katarak, manasız kalırlar ancak.

    Oysa sessizliğinde sukutu hal ile akıbetini bekleyen su, emri hak ile hiddetin ve şiddetin korkusuyla esrarın safhalarındaydı. Yaprak ki dalından kopmak zorunda bırakılan bir sevdanın mahzunluğunu yaşayarak habersizdi olacaklardan.

    Lakin düşmek zorunaydı hikmetin muvacehesinde ki mevcut nasibince.
    Bu öyle kutlu bir yoldu ki teslimiyetle ancak durulur, solunur, anlam bulunurdu.

    Muhakkak ki bir halk edenin nuruydu, muradıydı, tasarrufuydu, nizamıydı.
    Maksuda ulaşmanın bir tek yolu rızayı bari ile solumak, konuşmak, hem hal olmaktı, aksi bir tavrın tercih edilerek enaniyet için isyana girilmesi şirretti.

    Hazanın esrarında kurumaya yüz tutarak, hayat damarları sessiz bir sukutun perdelerinde aranan mızraptan akseden bir feryadın nağmesi misaliydi.

    Gözyaşları içe akarken, kan çekilirken, iksir tükenirken, cazibe biterken bırakılmak gibi, azadın izleri misali. Hürriyeti hayata yeniden başlamak gibi…

    Suya düşerken bile esintilerin etkisinde sessiz melalin derinliğinde. Sesler, renkler anlamsızlaşır, tükenen bedende ki can gibi, mecalsiz nazarlar misali.

    Anılar! Bir yerde nutku duranlar, zihni bulananlar, şevki kaçanlar, ahirin unutanların seyri halleri gibi.
    Artık eneyi önceleyen kudret kalmamıştı düşen yaprağın melalinde!
    Güç kalmayınca suyun serinliğinden habersiz bir esinti gibi serilir.

    O zerreyi hakikati merak edenler olamaz mı hiç mahlûklar arasında beklenirken.
    Mühleti hayatı bulunan canlar bir gayretin içine girerek can havliyle yarışırlar.

    Oysaki düşen yaprak cansız kalınmışlığın her aşamasını büyük bir nezaketle arz ediyordu, işte düştüm elinize her ne ederseniz, neye layık görürseniz, nasıl tasarruf ederseniz demek istiyordu.

    Üflenen bir neyin sesi, tamburdan akseden hüzzam gibi, kemanın hüzünle kuşatan nağmesi misali… Edep halin dili, mananın ahengi, gülün rengidir.

    Dil dane olmak, onu bahşeden, letafeti serde ten, edep içinde eriyen bir piri fani, fuzuli, baki, seyrani meşkiyle kıdemleşerek nefeslenmek muhayyilesi.

    Aşklar sadece mükellef olanların hasleti zannedilir, oysaki onu bahşeden kimdir, kimler için hikmetler nasip etmiştir nerden bilinir ki, bir idraki hakikat ötelenirse.

    İdrakimiz her ne kadar bu hakikate müdrik olsa da, ruhi derinliğin kifayetsizliğinden inkıtaa uğramak zorunda kalacaktır. Çünkü terbiye düsturuna hasret bir nefs erdemliliği, fazileti, münevverliği engelleyecektir.

    Bu hal üzerine mütenasip olan bir can, aşkın hazzından ne kadar anlayacaktır. Bu nedenle anlaşılır olacaktır, vuslat için koşturacak, koklayacak, yorulacaktır.

    Düşen bir yaprağın meramından, aşkın hazından, mahzunluğundan, suyun hilminden, içselliğinde ki teslimiyetinden ne kadar anlaya bilecektir ki.

    Oysaki her zerreyi hakikatin yaratılış sebebi nihayetinde bir rahmetin tecellisiydi.
    Rahmet ki, bir gül misali sineleri ihata ederken, gülün mihengi efendimizi anlattığını onun için neşet ettiğini haykırıyordu.

    Cahilliğinden azat olmuş bir münevver misali, zindandan kurtulmuş Mehmet gibi, kaldırımlarda sabahlayan bir himmet ehlinin şefkati gibi, ağlayan bir sabinin derdiyle hemhal olan bir ana misali, yavuklusuna hasret bir sevdalı gibi.

    Elbette ki gedik ki gideceğiz, neyi düşüneceğiz, güle hasretiz, edebin derdiyiz, halin kederiyiz, suyun sesiyiz, yaprağın yüreklerde korlaştırdığı izleriz.

    Biz düşününce bir değeriz, tahkik edince faziletliyiz, zekâ içinde merak edeniz, teslimiyette mukallitliği seçmeyiz, idrakin seyrinde serinleriz, hareket ve kuvvetin kime ait olduğunu bileniz.

    Biz kulluğun itminanlığında Rahmanın huzurunda köleliğin müdriki olarak haz alan, hakkın rızası doğrultusunda efendimize olan sevgimizi nefsimizden ziyade sevdiğimizi beyan ederken, içselliğimizde ne derler vehmiyle yaşayan biçareyiz.

    La şerike derken ne demek olduğunun farkında olmayan zavallı inananlarız.
    Bu sebeple halden, demden, meşkten, aşktan ancak idrakimiz oranında anlarız.

  3. #2003
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    Suya aşk düştü!

    Suya aşk yazan adamlar gördüm. Suya aşk yazan kadınlar. Kitre dolu kaba narin parmaklarını daldırıp suya şiir okuyan kızlar. Topraktan renk devşirip, renkleri suya dokuyup daha sonra onu kâğıtlarda okuyorlardı.
    Önce “Aşk” suya düştü,
    Sonra da “Su” aşka yenik düştü.

    Ruhun dinginliğini anlamak için ebru yapılan suya bakmak yetecektir. Duru, sessiz, sukut gibi fırtınayı bekleyen bir su. Kabaracak, coşacak, dalgalanacak sevinçlerin yada hüzünlerin habercisi olacak.

    Biraz sonra üzerine damlalar düşüveriyor, değişik renklerde ve tonlarda.
    Daha birkaç gün öncesinde yollarda ciddiye alınmadan üzerine basılan çiğnenen topraklar şimdi suyun yüzeyinde başlayacak bir fırtınanın hebercisidir.

    Düşen her damla daireler çizer. Gücünün yettiğince. Ardından gelen damlaya yer açar daralır sonra. Edebin anlatıldığı mekandır bir bakıma suya düşen her damla. Açılır aşkla ve kapanır utanarak. Hesapsızdır düşen damlalar atanın attığıyla kalır ve genişleyebildiği kadardır dünyadaki yeri. Fırça darbeleri Ebrucunun haleti ruhiyesini bir nebze olsun yansıtır, tedirgin,
    sakin, çılgın, dingin. Her bir kelime bir tarzı yada Ebrunun ruh halini yansıtır aslında. Ve bu hareketler sona giden yolda atılan birer başlangıç adımıdır.

    Ardından renk renk çeşit çeşit ebrular geliyor, akın akın yürek yürek. Her çeşidin bir hikayesi bir ad vereni var ömürlerini vererek adlarını bırakmışlar.

    Hatip ebrularıyla ölürken, bugün onun mirası yeni nesillerin ellerinde ölümsüzlüğe koşuyor. Suyun saçlarını tarıyor ebrucular, suyun rüyasını görüyorlar suyla birlikte. Gidip gelirken tekne boyu, aşka adıyorlar çizdikleri suyu.

    Ve laleler; bahçelerden önce teknelerde açan laleler. Ardından kağıtlarda yaşayan laleler. Boy boy renk renk boyun bükmüş divana durmuş laleler.

    Ellerin mahareti yüreklerin genişliğince güzel, yapanın titizliğince hassas laleler. Her ne kadar öğretilmiş hareketler olsa da her sanatkarın kendine has bir lalesi ve ruhunun aynası var. Çünki her Ebrudan dünyada bir tane var. Çünki İnsanların ruh hallerinden de bir tane var. Hangi mutluluğumuz yada hangi hüznümüzün tekrarı varki. Her şey aynı bile olsa ya mekan yada gün değişmiştir. Ve her hüzün yada her sevinç bir defalıktır aslında.
    Tekneye yazılan her ebru gibi.

    Ve güller bütün güzelliğiyle sözü susturan güller.
    Ve saygıyla birlikte biraz sukut…
    Suda açarken suya ah ettiren güller. Aşk dedirten yar dedirten. Sevgiliye verilirken başka söze luzum bırakmayan güller. Sevgiliye göz atan, sevgiyi en güzel anlatan güller. Ve onu çağıran ve O’na çağıran güller.

    Ve Ebrucu Gül işliyor suya Muhammed'i (s.a.v.) çağrıştırsın diye ve Lale Allah (c.c.)' a yakarsın diye eğilen dallarıyla. Bu suyun renklerle oynadığı bir aşk oyunu. Bu oyunun senaristi Ebrucu. Ebrucu daha çok yüreğini yansıtıyor suya. Renkleri serpişiyle, renklere hayat katışıyla ve sonunda aşkını gülle, laleyle ifade edişiyle önce dokunan, sonra okunan bir aşk oyunu bu.
    Önce “Aşk suya düştü,”
    Sonra “Su aşka yenik düştü”…
    Dildadeden(p)

  4. #2004
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Mesajlar: 3.404
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Suya aşk düştü!

    SELAMUN ALEYKÜM ABİM ELİNE SAĞLIK.ALLAH RAZI OLSUN.

  5. #2005
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Suya aşk düştü!

    aska mecnun yazdı:
    Ve güller bütün güzelliğiyle sözü susturan güller.
    Ve saygıyla birlikte biraz sukutur;
    Suda açarken suya ah ettiren güller. Aşk dedirten yar dedirten. Sevgiliye verilirken başka söze luzum bırakmayan güller. Sevgiliye göz atan, sevgiyi en güzel anlatan güller. Ve onu çağıran ve O'na çağıran güller.



    Selamünaleyküm...

    ALLAH c.c. razı olsun çok güzel bir paylaşımdı.
    "Suya aşk düştü,
    Sevdanın rengi suya dönüştü."
    Teşekkür ederim güzel bir başlık ve güzel bir paylaşımdı... Selam dua ve sağlıkla kalın

    Fe Emanillah
    Ve aleyküm selam değerli kardeşim

    Efendim çok teşekkür ediyorum, hayırlar diliyorum, beğendiğiniz için haz dıyuyorum, selam v dualarımla...

  6. #2006
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Suya aşk düştü!

    meftun61 yazdı:
    SELAMUN ALEYKÜM ABİM ELİNE SAĞLIK.ALLAH RAZI OLSUN.
    Ve aleyküm selam değerli kardeşim.Teşekkür ediyorum selam gönderiyorum.

  7. #2007
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Suya aşk düştü!

    aska mecnun yazdı:
    Mustafa Cilasun yazdı:
    aska mecnun yazdı:
    Ve güller bütün güzelliğiyle sözü susturan güller.
    Ve saygıyla birlikte biraz sukutur;
    Suda açarken suya ah ettiren güller. Aşk dedirten yar dedirten. Sevgiliye verilirken başka söze luzum bırakmayan güller. Sevgiliye göz atan, sevgiyi en güzel anlatan güller. Ve onu çağıran ve O'na çağıran güller.



    Selamünaleyküm...

    ALLAH c.c. razı olsun çok güzel bir paylaşımdı.
    "Suya aşk düştü,



    Sevdanın rengi suya dönüştü."
    Teşekkür ederim güzel bir başlık ve güzel bir paylaşımdı... Selam dua ve sağlıkla kalın

    Fe Emanillah
    Ve aleyküm selam değerli kardeşim

    Efendim çok teşekkür ediyorum, hayırlar diliyorum, beğendiğiniz için haz dıyuyorum, selam v dualarımla...

    ALLAH c.c. razı olsun değerli kardeşim


    Fani dünyanın padişahı değilim gönül hırkalarını yamar giyerim siz değerli kardeşlerime hayırlı Ramazanlar dilerim

    Fe emanillah
    Eyvallah diyorum mukabelemle ve muhabbetlerimle.

  8. #2008
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 23.09.07
    Mesajlar: 1
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah Razi Olsun çok Güzel Konu Suya Aşk Düştü.

  9. #2009
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.04.07
    Mesajlar: 64
    Teşekkür ve Beğeni

    s.a. kardeşim eline sağlık a.e.o.

  10. #2010
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.08.07
    Mesajlar: 1.946
    Teşekkür ve Beğeni

    Anlik YaŞam(ak)!..

    Anmayı unuturken anılmayı bekledik hep.Hatırlamadan hatırlanmayı bekledik.Güneş gidince dünyamızdan ışığa sitem ettik.Sabah olunca geceye sitem ettik.Gül diyarında dikenleri gördük,dikenlere sitem ettik.Fedakarlıkdan dem vurduk hep ama feda edemedik.Gözlerimiz vardı ama görmedik.Baktık belki ama göremedik.Duygularımız vardı onlarıda dünyanın sahteliğine ittik.Ekmeden biçmeyi bekledik.Yada şöyle diyelim biz sevmeden sevilmeyi bekledik!..




    Anlık duygular çepeçevre sardı her yanımızı.Anlık sever,anlık sinirlenir,anlık yaşar olduk belkide...Sınırsız duyguları bir ana sığdırmaya çalıştık.Anlık beklentiler kitledi avuçlarımızı.Dua etmenin servetini yükleyemedik heybelerimize.Sevmeyi yayamadık hayatımıza.Sevgisiz kaldık dünyalıklar arasında.Anlık sözler uğruna kaybettik seviyorum dediklerimizi.Meğer biz anlık sevmişiz farkedemedik.Yaşamak anlık değildi oysa.Ömür bir yoldan ibaretti.Zamansa o yolun birer durakları.Ve harcadık o duraklarda bütün duygularımızı.Mevsimlerimiz tükendi ve döndük tek mevsime.Renklerimiz bitti siyah-beyaz ekranlara hapsettik kendimizi...




    Ömre yayılmıştı insan.Ömrüne yayılmıştı duygular,sözler ve davranışlar.Büyük irade sahibi lütfetmişti iradesinden.Ama iradelerimizi kaybettik ilkin.Sonra kayıp gitti elimizden herşey.Tutmayı bırakın kayma diyecek takatımızda kalmadı.Anlık heveslerin içinde öyle bi oyalanmıştıkki bir nebze olsun göremedik elimizi ve elimizden kayıp gidenleri.Uyandık belki sonradan ama ellerimiz bomboş kalmıştı.Anlık yaşamın kursağına zamansız kalan cümleler takılmıştı.Yaşamsız kalan cümleler.Bir anda yaralanıp kanayan cümleler...




    Gökyüzünden düşen yağmur misaliydi insan.Anlık yağarsa yaz yağmuru olurda geçer gider ömürlerden.Ne adı kalır ardında ne de izi.Yayılıpta yağarsa sel olur.Çağlar durur gözler önünde.İz bırakır geçtiği yerlerden.Bir hatıra bırakır hatırlanmak için hatırsız hatıralara inat.Bir sevgi olur dalgalar ona,gözlerde dalgalanır anlık sevdalara inat...




    Bilirmisiniz siz an ve an ağlamayı.Bir andan sıyrılıp an ve an sevmeyi.Sevginin işlediği yüreklerdi işte an ve an sevenler.İşlenen sevginin ürünüdür onlar.Ölüme ömür sığdıracak kadar geniştir zamanları onların.Dikenler arasında yetişecek güllere müjdedirler.Anı değil hayatı yaşar onlar.Bir anda kalmazlar,bir ana sığdırmazlar kendilerini.Ölümü hayatlaştıran sevdalarının bir dilenişi olur ömürleri onlara.Zaman duacıdır arkalarında.Dua etmeyi öğretir zaman onlara.Anlık serzenişlere inat bir hayattır duaları.Unutulmuşluğun dünyasında bir hazinedir vefaları.Sefaya uzanan bir yoldur cefaları...




    Dönsün dünya şimdi ve bihaber davransın hala olanlardan.Dönsün zamanıyla birlikte.Savursun yanmışların küllerini.Zaman olsun,tekrarlanan yaraları yeniden sarmak için.Anlık yaşayana sonuç,hayatı yaşayana sebep olsun.Dönsün dünya şimdi taşıdığı onca yükle.




    Gün gelecek gün kalmayacak.Gün gelecek yarın olmayacak.Anlık sevenler,anlık kalanlar ve anlık yaşayanlar unutmasınlar ki bir gün anlık ölecekler!...


    -------------------------------------------------------------------
    yüreğimden-halilatik...

Sayfa 201 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 101151191199200201202203211 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •