Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 195 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 95145185193194195196197205 ... SonuncuSonuncu
1.941 den 1.950´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #1941
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    RECEB-I KAMER yazdı:
    Siz de şahit olun ki kıyamete kadar bana tabi olacak müminlere de selam...
    Selamın geldi bize, cana can katan selamın geldi.
    Şimdi bizden de Sana selam...
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Habibi
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Rasulü
    ve selam olsun al ve ashabına...

    S.ALEYKÜM ALLAH(c.c.)RAZI OLSUN ELİNİZE,EMEĞİNİZE SAĞLIK..GERÇEKTEN ÇOK GÜZELDİ..İNŞAALLAH ALEMLERİN RABBİ ALLAHA(c.c.)LAYIK BİR KUL,EFENDİLER EFENDİSİNE(s.a.v.)LAYIK BİR ÜMMET OLABİLİRİZ..ALLAHA(c.c.)EMANET OLUN..
    a.selam. Sizden de razı olsun. amin duanıza. dua ile..

  2. #1942
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    m_muaz yazdı:
    selamun aleykum


    Rahman razı olsun selametle..
    aleykum selam.
    Allah c.c. razı olsun.dua ile..

  3. #1943
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...


  4. #1944
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.06.07
    Mesajlar: 2.897
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    Esselamun aleyküm Rahman razı olsun gönlünüze sağlık selam ve dua ile...

  5. #1945
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    zynp_rukiye yazdı:
    Esselamun aleyküm Rahman razı olsun gönlünüze sağlık selam ve dua ile...
    ve aleyna aleykum selam. sizden de kardeşim. Aeolun

  6. #1946
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.170
    Teşekkür ve Beğeni

    İŞTE AŞK BUDUR

    otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....

    Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

    Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...

    Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adma "Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

    Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

    Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı.

    Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...."

    Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

    Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

    Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."

    - "Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...

    Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

    İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.

    Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.

    Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:

    - "Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..."

    Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

    "Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."




  7. #1947
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.170
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İŞTE AŞK BUDUR

    DUYGULARINIZI PAYLAŞALIM LÜTFEN

  8. #1948
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Mesajlar: 3.404
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İŞTE AŞK BUDUR

    selamun aleyküm ya anacım ne yaptın ya akşam akşam ağlattın beni.rabbim herkese böyle sevgiler nasip etsin inşallah.

  9. #1949
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.06.07
    Mesajlar: 206
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İŞTE AŞK BUDUR

    s.a bu ne güzel bir aşk gözlerim doldu böyle bir aşk yaşamakistiyorum bende.allahım nasip et ne olur. ama sonu böyle olmasınamin deyin lütfen . tüm müslümanlara böyle kenettlenmiş bir aşk nasip etsiin allahım.

  10. #1950
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.02.07
    Mesajlar: 529
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İŞTE AŞK BUDUR


Sayfa 195 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 95145185193194195196197205 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •