Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 194 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 94144184192193194195196204 ... SonuncuSonuncu
1.931 den 1.940´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #1931
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 10.12.05
    Mesajlar: 74
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: BEN SENİ UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM

    A-Ş-K


    a-ş-k
    Bir devri seninle anlatmış arifler
    Asr-ı Saadet bütünüyle "aşk"tı derler
    Gözlerim şimdi bu üç harfin üstünde
    Ruhum harflerin ruhunu özler
    Aşktın;
    Ebubekirde sadakat oldun
    Dostluğu anlattın
    Ömerde adalet oldun
    Hakları eşit dağıttın
    Osmanda hayaydın
    Dostlarının önünde eğildin
    Alide bitmez kuvvettin
    Hasımlarını yok ettin
    Aşktın;
    Yüreklere merhamet katan
    Gönülleri göz yaşıyla yeşerten
    Yürekleri Hakka bağlayan
    Mukaddes bir emanettin
    Ne kadar güzel ahlak varsa
    Senden almıştır ruhunu
    Şimdi ahir zamanda
    Kaybettik arıyoruz ruhunu

  2. #1932
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.06.07
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 4.498
    Teşekkür ve Beğeni

    Hafta sonu tatilinden sonra tuhaf bir yorumu sildim.

    Haftanın tatil gününü efradım ve dostlarımla önceki bir zaman diliminde bir programlanan haliyle icara etmek için hazırlıklarımızı olanca titizliği ile yapmıştık.

    O vakte kadar gelen dost ziyaretçi ahbaplarla genel değerlendirmek için sohbeti koyulaştırmıştık.

    Bu arada arkadaşlarım olan en sevgili çocuklar kendileri için hasredilen bir zaman için sürekli müracaat yapıyorlar ve melülleşerek o güzelim yüzleriyle bana nazar ediyorlardı. Artık mazeretim tükendiği için müsaade almak durumunda kaldım dostlarımdan.

    Nasıl bir oyun oynayalım deyince, hep bir ağızdan yakın temas, bir saldırıya kaşı yapılacak mutat çalışmalar idi. Tabiî ki güreş, judo ve kültürfizik çalışmaları her zaman yapılanlardı.

    Zihni fırtına ve bir anlamıyla beyin jimnastiği en çok yaptığımız ve fevkalade beğenilen gayretlerimizdendi, çocuk (10–15) arkadaşlarım sanki bir yarış içine girerlerdi.

    Resim, musiki ve konuşama dilinde ki beceriler de ayrıca bu çalışmadan olanlardı.
    Ama onların gülmelerine ve sevinmelerine vesile olmak benim yorgunluğumu ve stresimi tahliye etmem için çok güzel uğraşlardı.

    Müşterek ve kolektif çalışmaların zenginliğinin tesisi için fedakârlığın, sabrın, nezaketin, paylaşımın ne kadar elzem olduğunu ve bunu tercih ederken neleri illet için kullanacağımızı konuşarak paslaşırdık.

    Nihayet bir ter atmak ve muhabbete katkı sağlamak çalışmalarımız ikram ve izzet için ara verilmişti program için gitme vaktimizde gelmişti.

    Dört aileden müteşekkil bir kalabalıkla (16 kişi) yola koyulmuştuk saat 17.00 civarında. On kilo metre uzaklıktaki mesafede bulunan mekâna doğru gidiyorduk.

    Çok müstesna bir yer, sanki terkedilmiş bir harman yeri, havlayan köpekler, ötüşen kuşlar, selviler, alkım söğütler, susuz kalan dereler, oylayan hayvanlar, kadim dostlarımız buluna karıncalar.

    Çocuklar şehir kültürünün yaşatmamak için uğraş verdiği bir monotonluktan kurtararak çok hoş çalınan bir kavalın sesine, akşamın hüznüne, gecenin matemine, nazar eden mahın hayranlığına, umudu muştulayan yıldızlara, hicaz makamında okunan muhteşem ezana hayran kalmamak mümkün olmayan hallerdi.

    Yamaçlarda etrafımızı çevreleyen mamurluğum ve sabrın muhayyilesinde ki dağlar tam kaşımızda bir Erciyes, yanı başında âli dağ, onun eteklerinde hasan dağ, batısında yılanlı dağ, kuzeyinde Erkilet tepesi o kadar çok mana haykırıyordu ki sinemdeki tefekkürü kamçılıyordu, hasretlerime, özlemlerime, reddiyelerime, temennilerime, unutmaya çalıştığım hatıratlarıma, akıbetim için bekleyen zamana derken…

    Gece saat 24.00 kadar yazının ortasına, ışıkların aydınlığında yapıla bilecekler dâhilinde her şey yeri geldikçe yaşanıyordu.

    Muhabbetimiz zirve yapmıştı finale doğru yaşlaşırken hazan ve hüznü kamçılayan nağmeler bir biri ardı sıra mırıldanmaya başlamıştı, gönül fırtınasını dindiremeyenlerde.

    Neler yoktu ki bu nağmeler arasında, gecenin matemi, çaresiz derdimin, böylemi esecekti, anlatamam derdimi, ömrümüzün son demi, benzemez kimse sana v.s.

    Derken ateşte pişirilen kahvelerimizi içiyorduk, fevkalade güzel ikramlardı.
    Toparlandık ve geldiğimiz istikamete doğru vedalaşarak yola koyulduk.

    Haylide yorulmuştuk top (maç) oynamak en zevkli ve yarış için seferber olunandı. Tezahürat yapanlarda eksik olmuyordu.

    Hafta başı olduğundan, çok önemsediğim işgünü başlamıştı. Tekit ve organizeden sonra hafta başının ilk toplantısı daire başkanlığı nezaretinde ifa edilmişti.

    Artık hafta içi planları ve kahve içimi için bilgi sarayı açtığımda biriken mailleri ve yapılan yorumlarla karşılaşmıştım. Ortalama yüz yorumdan 98 i fevkalade müspet olan ve takdirin beyanı niteliğinde yapılanlardı.

    Ancak iki yorum vardı ki bu talihsiz yorum haleti ruhiye mi tahrip etmeye yetmişti. Çünkü bu yorumu yapanın güya bir sıfatı vardı, toplum adına çaresiz kalan hastalara ilaç yazandı.

    Fanatik bir ruh haleti içinde sürekli saldırılarla okur kitlesine bir türlü ulaşamıyordu, sanki bir zavallılık içinde hamaseti önceliyordu. Kullandığı tabirler, seçtiği kelimeler asla bir tefekkür ehlinin halini yansıtmayandı.

    Tahakküm etmek en büyük marifet olandı kendi zannı galibine göre.
    Bir paylaşımı bile erkeklik ölçüsü yapabilecek yiğitlik fakiriydi.
    Kalıbını şişirirken namertliği marifet telakki ediyordu.

    Aslında bu ana kadar kendisini asla muhatap almadım, gerekli görmedim çünkü çok sığlık vardı, ön yargı en çok başvuru kaynağıydı.

    Tarihten, maziden atiden, erdemlikten nezaketten anlamayan bir eşkâli gayri kabil olandı. Kişilik zafiyeti bulunduğundan, makamını ve diplomasını ön plana çıkartan bir zavallıydı. Kendisini muhatap almayınca sanki çıldırıyordu ve hala yorum yazmaya devam ediyordu.

    Ağzından çıkanı kulağı duymayan birinin yorumun nasıl yayınlardım. Galiz ve hiddet kokan kelimeleri nasıl sayfama koyardım, oysaki bu hadsizliği yapan tıp doktoru olduğunu beyan eden biriydi.

    Yani beni tercih hakkımdan dolayı, bir önemli yazarın makalesini paylaştığımdan ötürü o kadar şiddetle ve ağzından saçılan salyalarla hakaret ediyordu ki şaşkınlığım peyda etti.

    Çünkü be ne yapmıştım ki bu insana, onu bu kadar kızmasına ve ağza alınmayacak küfürler yapmasına vesile olmuştum.

    Sadece bir yazarın makalesini yayınlamak bu kadar mı delirtir insanı, sonra bu ruh haliyle nasıl hasta muayene edecek şaşırdım kaldım.

    Beni yiğitliğe davet eden bu kişiyi düşünürken, halindeki perişanlığı için bir kez mazur görmenin gereğine inandım.

    Çünkü aynaya bakan birçok insan kendini yiğit zanneder, ta ki hakiki yiğidin sillesini enesinde görünceye kadar.

    Yiğitler bağırmaz, akortsuz konuşmaz, halin ne olduğunu bilirler, hareket ve kuvvetin kime ait olduğundan habersiz değillerdir.

    Başaklar dolu ise başlarını öne eğerler, boş olanlar ise cahilliğin simgesi olarak sinelerinin boşluğunu dik durmaya çalışarak tatmin olmaya çalışırlar.

    Lakin açtır bu insanlar toprağın suya hasreti gibi, yeşilin yağmura ihtiyacı gibi, cahilliğin nişanesi olan serkeşlik gibi…

    Eğer bir insan saygıyı zedeliyorsa, nezaketi dışlıyorsa bir militaristtir. Mukallittir.

    Hürriyet yalnızca hür olduğunu zannedenlerin değildir.

    Hürriyet hür olmanın ne olduğunu idrak edenlerin işidir.

    Bu da ancak kulluk bilincinin tezahür iletidir.
    Cenabı Hakka karşı kulluk problemi yaşayan canlar, kimlere kulluk ettiklerini çok iyi bilmeliler.

    Bu bakımdan huzurunuzdan ayrılırken ayrıştırmak için değil, şoven duygular için değil, tahakküm için değil paylaşım için burada olmalıyız.

    Tartışmaktan makat nedir? Delillerin getirilerek doğruların tasdiki ve yanlışların tashihi için verilen bir gayrettir.

  3. #1933
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.07.07
    Mesajlar: 218
    Teşekkür ve Beğeni

    NEDEN (SAĞIR) LAKABI TAKILDI?

    ASAM (SAĞIR) LAKABINI HATEME ŞU MÜNASEBETLE TAKTILAR.......
    ZAYIF, DERTLİ, PERİŞAN BİR KADINLA KONUŞUYORDU. KADIN DERDİNİ, YANA YAKILA ANLATIRKEN; OHEYECAN İÇİNDE,ÇOKJ ÇİRKİN BİR SES DUYULDU. KADIN MUM GİBİ ERİDİ,EZİLDİ,BİTTİ, MAHVOLDU. ÖLDÜRÜCÜ BİR SUKUT.... ŞEYH, BİR HEYKELDEN DAHA HİSSİZ MUAZZAM BİR VAKARLA KADINA BAKTI:
    _SÖYLEDİKLERİNİZİ DUYMUYORUM,ÇOK AĞIR İŞİTİYORUM YÜKSEK SESLE KONUŞUNUZ, BAĞIRINIZ!BEN SAĞIRIM!
    SUÇUNUN GİZLİ KALDIĞINI ANLAYAN ZAYIF, DERTLİ, PERİŞAN KADIN BİR ANDA SANKİ YENİDEN HAYATA DÖNDÜ.
    HİÇ BİR MİLLETİN EDEBİNDE MİSLİ GÖRÜLMEMİŞ DERECEDE BU HARİKALAR HARİKASI İNCELİK ONA "ASAM" (SAĞIR) LAKABINI TAKTIRDI. İŞTE GERÇEK İSLAM ZERAFET VE AHLAKI.
    BİRİ ONDAN NASİHAT İSTEDİ VE ALDI.
    _
    İSYAN EDCEĞİN ZAMAN ÖYLE BİR YERDE ETKİ ALLAH ONU GÖRMESİN.!................


    ALINTI.
    A.E.O.

  4. #1934
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    Seni seven Senin gibi olmalı...

    Seni seven Senin gibi olmalı
    Senin gibi Sultanım, cömert olmalı.
    Sen halkın faydalanması için esip duran rüzgardan daha cömerttin.
    Dünyalık bir şey istense senden; asla olmaz demezdin.
    Çünkü Sen infakla emrolunmuştun.Yoksulluktan korkmazdın.
    Kim bilir kaç geceyi aç olarak geçirdin.
    İsteseydin dağlar yürürdü yanında, İsteseydin Sana cennet sofraları açardı Hz. Meryem.
    Sen isteseydin Ebu Talib'in sofrası gibi, Senin uzanmadığın yemeğe hiç kimse uzanmaz, Senin oturmadığın sofralara oturmazdı hiç kimse.
    Ama Sen kimbilir kaç gece açlığından uyuyamadın.
    Çünkü Sen öylesine cömerttin.

    Bir gün Bilal'in evini şereflendirmiştin. Bilal odanın bir köşesinde hurma biriktirmişti.
    Bu nedir? diye sormuştun ona.
    Hurmadır Ya Rasulullah, Senin misafirlerin için saklıyorum demişti.
    Ve Sen konuştun sonra.
    Öyle bir konuştun ki, sesin dalga dalga, asırlarca çarpa çarpa Bilallere ulaştı:
    İnfak et Bilal, infak et. Arşın Rabbi eksiltir diye korkma...
    Sen cömert üstü cömerttin.


    Seni seven Senin gibi olmalı
    Senin gibi Sultanım, ümmetine düşkün olmalı.
    Ümmetii diye doğdun.
    Kendi nefislerimizden bir Rasuldün.
    Günah işlememiz hep güç geldi Sana..
    Bize pek düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametliydin.
    Sadece mübarek nazarlarınla büyüyenleri değil, sonradan gelecek ümmetini de düşündün.
    Ya Rasulallah,bir gün arkadaşlarını selamladığında buyurmuşsun:
    Siz de şahit olun ki kıyamete kadar bana tabi olacak müminlere de selam...
    Selamın geldi bize, cana can katan selamın geldi.
    Şimdi bizden de Sana selam...
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Habibi
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Rasulü
    ve selam olsun al ve ashabına...
    Sahabe Seni gördü, Seni sevdi ve yüceldi.
    Bizse Seni sevenleri gördük, adın anılınca yaşaran gözler gördük..
    Allah denilince sararan yüzler gördük..
    Tesellimiz bu oldu...

    ve asıl tesellimiz Ya Rasulallah..
    Sen ki bu kadar merhametlisin..
    bu kadar cömertsin..bu kadar düşkünsün bize..
    Ya Seni yaratan Allah C.C.
    Seni merhametli yaratan Allah, Seni merhametle yaratan Allah...
    Nasıl merhametli, nasıl cömert, nasıl kullarına düşkündür...


    Dursun Ali Erzincanlı

  5. #1935
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.10.06
    Yer: ~* پایتخت آن بهشت *~
    Mesajlar: 16.944
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    selamün aleyküm kardeşim..

    çok manalı ve güzel bir paylaşım olmuş Allah razı olsun.. daima hayırlı kullarla karşılaşmak ümidiyle.Rabbime emanet ol. dua ile.

  6. #1936
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Yer: İstanbul
    Mesajlar: 3.492
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed

  7. #1937
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.04.07
    Yer: vakt-i seher
    Mesajlar: 3.805
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    Siz de şahit olun ki kıyamete kadar bana tabi olacak müminlere de selam...
    Selamın geldi bize, cana can katan selamın geldi.
    Şimdi bizden de Sana selam...
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Habibi
    Selam senin üzerine olsun Ey Allah'ın Rasulü
    ve selam olsun al ve ashabına...

    S.ALEYKÜM ALLAH(c.c.)RAZI OLSUN ELİNİZE,EMEĞİNİZE SAĞLIK..GERÇEKTEN ÇOK GÜZELDİ..İNŞAALLAH ALEMLERİN RABBİ ALLAHA(c.c.)LAYIK BİR KUL,EFENDİLER EFENDİSİNE(s.a.v.)LAYIK BİR ÜMMET OLABİLİRİZ..ALLAHA(c.c.)EMANET OLUN..

  8. #1938
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    selamun aleykum


    Rahman razı olsun selametle..

  9. #1939
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    aliye_aliye yazdı:
    selamün aleyküm kardeşim..

    çok manalı ve güzel bir paylaşım olmuş Allah razı olsun.. daima hayırlı kullarla karşılaşmak ümidiyle.Rabbime emanet ol. dua ile.
    aleykum selam.. amin kardeşim. Allah'a emanet..

  10. #1940
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Seni seven Senin gibi olmalı...

    desertrose yazdı:
    Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed

Sayfa 194 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 94144184192193194195196204 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •