Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 12 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 210111213142262112 ... SonuncuSonuncu
111 den 120´e kadar. Toplam 2216 Sayfa bulundu

Konu: GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

  1. #111
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    denizaltına cevap

    denizaltı adında birisi bundan yaklaşık 1 ay oldu sanırım bilenler bilir bir soru sormuştu sorusu "Allah kendinden büyük taş yarata bilir mi"? buna benzer soru bana yönetildi cevabı burda bakabilirler...

    sual: Allah kendinden büyük taş yarata bilirmi?

    cevap: sonsuzdan büyük sonsuz var mı? zaten Rabbimizin kuvvet ve kudreti
    sonsuzdur.sonsuz zaten sonsuzdur bir sonu yok ondan daha büyük sonsuz varmı diye
    sormak sonsuzu anlamamaktır.gibi.binler selam


    selametle

  2. #112
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Mesajlar: 76
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: denizaltına cevap

    soruyu daha önce hiç duymadım ama Muhammed arkadaşıma katılıyorum. güzel bi cvp vermiş sağolsun.Yüce Rabbimiz en kudretli, en kuvvetlidir.O'nun gücü sonsuzdur. dahası yoktur, düşünülemez.

  3. #113
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.05.06
    Mesajlar: 859
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: denizaltına cevap

    sonsuzun sonu yoktur kı zaten o sonsuzdur . paylaşım için teşekkürler ALLAH RAZI OLSUN

  4. #114
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    kalbdenkalbe mesajlar(aşka dair)

    Bahârın sath–ı mâiline girerken gönüller gülşeninden güller derleyelim dilerseniz. Herkesin dilinde bir aşk sözüdür gidiyor. Ve âlem halkı bunları aşk zannediyor. Halbuki yüce Mevlâ'dan gayri bir temâşâsı bulunan aşk, aşk değildir. Onların anladığı şey, aşk değil, şehvettir. Onlar, aşkı bilmedikleri için, şehveti aşk sanıyorlar.
    Aşk ise, şiddetli sevgidir. Sevgi ve muhabbetin kaynayarak koyulaşması ve süzülmesidir. Aşk, muhabbet ufkunun zirvesidir. Aşk, insan yaratılışındaki güzellik ve varlığın temelidir.
    "Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi istedim ve âlemi yarattım." kutsî sözünün içinde aşk vardır... İnsan, ahsen–i takvîm, Allah ise, hüsn–i mutlaktır. Aşkın temelinde güzellik vardır. Güzelliğin temeli, Allah'ın tarifsiz güzelliğidir. Allah'a karşı duyulan aşk, maddeden mânaya, halktan Hakk'a, fâniden bâkiye, cisimden rûha yönelir.
    Aşk, Allah Teâlâ'ya karşı aşırı sevginin kemâle erişi, âşığın aşkta yok oluşudur.
    Aşk, tasavvuf düşüncesinin temel sözcüklerindendir. Tasavvufta aşk, varlığın aslı ve yaratılış sebebi, sevenin sevgilide kendini yok etmesi; âşığın yok, mâşukun var olması, her şeyin ondan ibâret olmasıdır.
    "Aşk, her an secde hâlidir, aşk, imanın kemâlidir." (K.Rifâi)
    "Aşk hâline, arzularını azaltıp, şükrünü artırarak erişebilirsin."
    "Bir aşk armağanı almak istiyorsan, kalbini şeyhe aç."
    "Hüşyâr gönüllerde hasıl olan aşkın sırlarına nâil olmak istersen, bir gönül sahibinin gönlüne gir. Bunun için başka yol yoktur."
    "Aşk yoluna revan olmak istersen, dikkat et, o yolda ezelî ahde vefâ isterler…"
    "Allah'ın huzuruna kabul edilenlerden olmayı istiyorsan, tevâzu içinde yaşamaya çalış."
    "Unutma ki Hak, hidâyetini ancak kendisine muhabbet edene verir!.."
    "Bil ki, hazineyi açan anahtar, aşktan başka bir şey değildir."
    "Aşk semtinden başka yolda oturma; aşksız hayat boştur…"
    "İlâhî aşkın lezzetinden mahrum, dünya hayatına mağrur, hayvânî maîşete meftûn, rûhânî lezzetten yoksun olanlardan uzak ol."
    "Hâdiseler senin kalbini kırmışsa üzülme. Mevlâ onu mahsus kırdırtmıştır. Kendi bulunsun için… (Ben kırık kalplerleyim) diye açık adresini resmen ilân etmemiş midir?"
    "Eğer bu dünyada belâlara uğramışsan, Hakk'ın seni sevdiğini bil. Bu ezel kısmetidir anla." (Yeşil)
    "Mevlâ'nın dayağından lezzet almayan, muhabbet davasında sâdık olmadığını bilsin." (Rabiatü'l–Adeviyye)
    "Aşk nedir bilmiyorsan, gecelere sor; şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor."
    "Bin düşmanın yıktığını bir aşk yeniden yapabilir."
    "Hayır, hayatın değil, hakikatin, muhabbetin, aşkın adamını yetiştirmeliyiz. Hayatın hesapları aşkımızın düşmanıdır." (Topçu)
    "Unutma ki, aşk şarabıyla yıkanmayan kalp, mudgadan ibarettir."
    "Kalplerine aşkın sıcağı dokunmadan yaşayan fosiller, yürüyen cesetlerdir."
    "Aşk yolu, ehl–i hevâya kapalıdır. Bu yol ancak ciğeri yanık sâdıklara açıktır."
    "Evet, gözyaşı olan yere rahmet yağar. Allah Teâlâ'nın korkusundan akan bir damla, cehennemleri söndürür."
    "İlâhî aşka nisbeti olan kimsenin yanında güneş, bir lamba dahi olamaz."
    "Aşkın tatlı ateşiyle yanan kalpten çıkan âh, âşıkı, hakikî mâşûku olan Allah'a bir anda vâsıl edecektir."
    "Rahmet deryasının feryâd ve figân ile cûşa geldiğini unutma!"
    "Aşkın odu ciğerimi=Yaka geldi yaka gider."
    "Aşkın aldı benden beni=Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dünü günü=Bana seni gerek seni" (Yunus)
    "Rahmet kapısının seherlerde gözyaşlarına açılacağına dair ilân vardır. Zira Hakk'ın en çok sevdiği amel, "ümmetin seherlerde âh–u vâh edip inlemeleridir."
    "Değil mi ki, bir aşk yarası taşımayan yürek, ya deliye aittir, ya ölüye."
    "Aşk olmadıktan, kalp yanmadıktan sonra muhteşem kubbelerin altında haykırarak "Allah" demekten ne çıkar?.."
    "Evet, boynuna aşkın zinciri takılmayan kimse, henüz mânevî hayata kavuşmamış demektir. Hakikî hayata kavuşmayan, hayatı "cidal" diye tarif eder."
    "Feyiz ve ihsan kapısı her zaman herkese açıktır. Oradan hiç kimse men edilmez, avucunu açan boş döndürülmez, kapısına gelen geri çevrilmez. O kapıdan henüz eli boş dönen olmadı. Yeter ki, istemesini, almasını ve her birini irfan hayatımıza mal etmesini bilenlerden olalım."
    "Aşk ve muhabbet sarayına girmek istersen, bırak bütün sûrî amellerini yağma etsinler… Gözyaşı ile abdest alabiliyorsan, ne mutlu. O namazda mi'rac muhakkaktır. Yalnız bu iş, ilâhî aşk ile olur. İlâhî aşk da, akl–ı maaş ile alınır. Yani o fedâ edilmeden, bu şarâb içilmez." (Yeşil)
    "Ey insan!... Can bahçesine gam fidanı dikmeyi bırak. Ecel makası, ömür ipini kesmeden gönül erlerinin güzelliğinden renkler almaya bak. Kim onlar gibi bir dostun halkasına girerse, Allah'ı ve Resûl'ünü hoşnut eder!.." (Mevlânâ)
    "Ey aşk, ey gönlümüzün derûnî mânası! Ey ektiğimiz tohum! Ey biçtiğimiz mahsul! Şu hâle bir bak; tıyneti toprak olan insanlar artık eskidiler… Bizim çamurumuzdan şimdi bambaşka ve bize yabancı bir insan meydana geldi…" (Mevlânâ)
    Muhammed İkbal şöyle feryâd ederdi:
    "Yazıklar olsun! Artık aşkın vecdi ve heyecanı kalmadı… Artık Müslümanların damarlarındaki kan dahi kurudu. Namazlara bakın; saflar eğri, secdeler ruhsuz, kalplerde huzur yok! İçten gelen o ilâhî cezbe kaybolmuş!.."
    "Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryân düştü
    Toplumun gündemine koyu bir isyân düştü" (N.Genç)
    Akşemseddin Hazretlerini dinleyelim:
    "Ben aşkı böyle bilmezdim. Bu aşk bir acâyip sevdâ imiş.
    Onun bir zerresi ay ve güneş, bir damlası derya imiş."
    "Aşk hastası olanların, dost derdidir dermanları
    Aşka esir olanların, dosta fedâdır canları."
    "Bu aşkı ben bilmez idim, bu bir acep sevdâ imiş
    Bir zerresi ây–u güneş, bir damlası deryâ imiş"
    "Aşka esirdir ehl–i hâl, bu aşka sığmaz kıyl–ü kal
    Aşkın acep hâlleri var, kul eyledi sultanları." (Akşemseddin)
    Misali, Fâtih Sultan'dan:
    "Bir şâha kul oldum ki, kulu sultan–ı cihandır
    Bir şâha kul oldum ki, cihan ona gedâdır." (Avnî)
    "Duanın çabuk kabul olmasını istersen, kalbini Hakk'ın dostunun kalbine bağla. Sakın Allah dostunu incitme!"
    "İnsan her şeyiyle yağma edilecek bir metâ gibidir: Azrâil canını alınca varisler malını, makamına göz dikenler makamını, kabirdeki haşereler cesedini, alacaklı olanlar da hasenâtını–sevaplarını yağma ederler."
    "Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe ıstırap ve felâketten kurtulamaz."
    "Yüce Mevlâ'dan başka bir temâşâsı bulunan aşk, aşk olamaz." Niceler aşkı bilmiyor, şehveti aşk sanıyorlar."
    "Aşk eri Hak'tan ayrı değildir, o daima öndedir, baştadır. Onlar dağlara baksalar, baktıkları dağı altın ederler." (Akşemseddin)
    "Nefsin amelleri boşa çıkarmak için kullandığı en önemli vasıtalardan biri, övülmekten duyduğu hazdır."
    "Aşkın menba-ı yüce Mevlâ'ya emanet olunuz."

  5. #115
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 02.08.06
    Mesajlar: 240
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: kalbdenkalbe mesajlar(aşka dair)

    Tek kelimeyle mükemmmel. Aşkın bundan daha güzel tarifi olamaz.

  6. #116
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.07.06
    Mesajlar: 140
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: kalbdenkalbe mesajlar(aşka dair)

    Zerda kardeşim ben 32 yaşındayım ve bu yaşıma kadar aşkı seninkadar mükemmeldende öte tarifedene raslamadım herşey gönlünce olsun ALLAH'a emanet ol selam ve dua ile

  7. #117
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: ARANIZDAN AYRILIYORUM HAKKINIZI HELAL EDİN...

    teşekkür ederim hepinize Allah hepinizden razı olsun

  8. #118
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.04.06
    Mesajlar: 2.670
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: ARANIZDAN AYRILIYORUM HAKKINIZI HELAL EDİN...

    selamun aleyküm kardeşim.asıl hakkını sen helal et..yolun açık olsun kardeşim.rabbim yar ve yardımcın olsun.. her şey için çok sağol kardeşim çok hakkın geçti helal et kardeşim..s.elam ve dua ile...

  9. #119
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.06
    Mesajlar: 8.139
    Teşekkür ve Beğeni

    kalbdenkalbe mesajlar(eş seçimi ve evlilik)

    Eş seçimi, insanın hayatını nasıl yaşayacağının neredeyse tümünü belirleyen bir düşünce ve karar aşamasıdır. Birini kendine sadece eş olarak değil, aynı zamanda çocuklarına bir anne, bir baba olarak da seçmektedir insan.
    Dikkat ettiğimizde, hep doğru bir eş seçmenin önemli noktalarının anlatıldığını, en doğru eşin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verildiğini görürüz. Söylenenlere bakılırsa en doğru eş diye bir şey vardır. Bu çok iyi bir insandır ve herkes böyle biriyle evlenmek istemektedir. Oysa tüm insanların evlenmek istediği ve kendilerine uygun kişi türü birbirinden
    farklı farklıdır.
    Doğru eş tanımlamasını 'uygun' eş olarak algılarsak, daha rahat bir bakış açısından bakmış oluruz. Uygun eş herkesin kendi dengidir. Kişinin nasıl uygun bir eş seçeceğinin işaretleri de kendi kişiliğinde bellidir. Her insan başka başka olduğu için, doğru eş kişinin kendisine göre orantılı olanıdır.
    Böylece tek bir model değil, herkesin kendine göre bir eş modeli olur. Kendisinin huyları, alışkanlıkları, kendi kuralları, uyduğu kurallar, nasıl insanlarla anlaştığı, düşünce düzeyi, ilgilendiği konular, şahsiyeti ve sair, nasıl bir eş seçeceğinde doğruya yaklaştırır. Ve inancının boyutu, yaşam çizelgesi, yetiştiği ve bulunduğu ortam, öz benliği ve dikkat ettiği, önem verdiği diğer hususlar. Bunlara bakarak, yani kendisini tanıyarak eş için karşısına nasıl birini alacağını görebilir.
    Günümüzde kimi gençler, içinde bulundukları gençlik hâlleriyle hareket ederek evliliğe kalkışırlar. Nefislerinin istekleri doğrultusunda adım atarlar. Net bir şekilde düşünemezler. Evlenirler ve bir şeyler artık önceki gibi anlam ifade etmediğinde hayatın gerçeklerinin belirginleştiğini görürler. Gözlerindeki sis giderek dağılır. Nerede olduklarını ve tam olarak ne yaptıkları daha iyi görmeye başlarlar.
    Kimi insanlar da sadece gerektiği için evlenirler. Kimi evlenmeyenler de arayışlarına ve beklentilerine uyan birisiyle karşılaşmadıklarından bekâr kalmaya devam ederler. Onlar ya ihtimalleri ümit edip riskleri de göze alarak evlenecektirler, ya da bu kadar sıkıntıya girmeden oturmuş yaşam düzenlerinden vazgeçmeyeceklerdir.
    Bir de evliliğe olgun ve ciddî gözle bakan insanlar vardır. İleriye yönelik düşünerek hareket ederler. Evlenme vaktinin gelmiş olması ve geçecek olmasının korkusu, hevesler, sağlıksız duygular, bu insanları karar verme noktasında etkisi altına almaz.
    Elbette her insan mutlu bir evlilik ister. Sevgi dolu bir evde düzenin olduğu, birbiriyle iyi anlaşan, birbirlerine göre hareket eden, karşısındakini düşünen, birbirlerini hayatlarına temelli ekleyen, gerektiğinde birbirleri için değişen, aynı amaçlarla hayatlarını sürdüren çiftler güzel bir evliliği yakalamış demektir.
    Ve her insanın mutlu evlilikten anladığı da başkadır. Geçim ve rahatlığa önem verenler varlık ve zenginlik mutluluğunu ister. Nefsine önem verenler güzellik veya yakışıklılıkla görünüş mutluluğunu elde etmiş olmayı ister.
    İnanç boyutuna önem verenler huzur ve mutlu bir yuva kurmayı ister.
    İnanç konusuna o kadar sıcak bakmayanlar vardır. Seçimlerini bunun dâhilinde yaptıklarında olumlu olmayacağını düşünürler. Sebebi de evliliğin (onların bakış açısından) sönük, tatminsiz, nefsi arzularının yerine gelemeyeceği endişesidir.
    Tabi-î ki nefis vardır ve her insanın gerçeğidir. Evlilik ise, nefsin merkez alınmasıyla evliliğin kurulamayacağı kadar ciddî bir iştir. Bütün evliliklerin arasındaki tek fark, niyetin ve önem verilen nedenin değişik oluşudur.
    Genelde aranılan ve istenilen bütün her şey her evlilikte vardır. Merkeze konulan niyetin ne olduğu önemlidir. Ve evliliğin merkezinde ne var ise, evliliğin değeri de odur.
    İnancı merkez alanlar, hâkim ve hüküm sahibi olan Allah'ın dairesi içinde demektir. İşte bu evliliğe Allah sahip çıkar. Allah merkezli olan bir evlilikte sevgi de, saygı da, gelecek de, dünya da, âhiret de daim ve güzel olur.
    Bir yuva kurup beraberce hem bu dünyalarını hem de âhiretlerini kurtarabilen ve hayata hayırlı evlât bırakan eşler, evliliği hakkıyla yerine getirenlerdir. Huzurlu ve doğru bir evlilik… İnşallah kulağa hoş geldiği gibi eş seçiminde ve devamında da insana yön verir.

  10. #120
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    Resulullah Buyuru Yor Ki:

    KARDEŞLERİM BEN YOKKEN DEVAM ETMESİNİ İSTEDİĞİM BİR GELENEK OLMASINI İSTİYORUM BU HUSUSTA ELİNİZDEN GELEN ÇABAYI SARFEDECEKSİNİZ BUNU BİLİYORUM VEDE ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN DİLİYORUM DUALAR SİZLERLE

    BURDA GÜNLÜK HADİS YAYINLANSIN İSTİYORUM BİLMEYEN DUYMAYAN KALMASIN İSTİYORUM YALNIZ KAYNAKLARIYLA YAZILSIN İSTİYORUM ÇOK ŞEY İSTEDİĞİME İNANMIYORUM BİZİM YAŞAMIMIZIN BİR PARÇASIDIR HADİSLER BUNU ASLA UNUTMAYIN MÜMMETİ MÜMMET YAPAN SEVGİLİ PEYGAMBERİN HADİSLERİ DİR... DUYGUĞUMUZU OKUDUĞUMUZU HAYATIMIZDFA UYĞULAYALIM...

    AYRICADA HERGÜN YATSI NAMAZINDAN SONRA 50 SALAVAT ÇEKSENİZ KİMSEDE NE DERT NEDE SIKINTI KOLMAZ KALBİ İMANLA ŞARTLANIR BÖYLECE DÜNYAYLA İLGİLİ KONULARDA BAŞ ETMEK ÇOK KOLAY OLUR BİR MÜMİN İÇİN:.....

    RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM DİYOR VEDE BAŞLATIYORUM YA ALLAH BİSMİLLAH UMAIM ARKASI GELİR

    ALLAH RESULÜ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMİN DUASI:

    "Allah'ım! kötü ahlaklardan. kötü işlerden vede kötü arzulardan sana sığınırım."

    Ebu Said (R.A) TİRMİZİ.

Sayfa 12 Toplam 222 Sayfadan BirinciBirinci ... 210111213142262112 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tertip sahibi kimdir?
    Konu Sahibi _ZÜMRA_ Forum Namaz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-09-2010, 00:20
  2. Mâlik bin Dinar
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-01-2010, 02:56
  3. Rabbimizin Sevdiği 10 Halimiz
    Konu Sahibi mavci Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 11-06-2009, 16:26
  4. bir saat(lütfen okuyun)
    Konu Sahibi kbusra Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2009, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •