Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 16 Toplam 41 Sayfadan BirinciBirinci ... 6141516171826 ... SonuncuSonuncu
151 den 160´e kadar. Toplam 401 Sayfa bulundu

Konu: Dua Adabı ve Makbul Olduğu Zamanlar

  1. #151
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.10.07
    Mesajlar: 1.479
    Teşekkür ve Beğeni

    Duanin Makbul Vakitleri

    Yaşamımızın her anı DUA olsun:


    İFTAR VAKTİ
    HASTALIKTA
    YOLCULUKTA
    MİSAFİRLİKTE
    ORUÇLU İKEN
    CUMA GECESİ
    SECDE ANINDA
    ARAFAT DAĞINDA
    SEHER VAKTİNDE
    KABE-İ ŞERİF GÖRÜLÜNCE
    RAMAZAN AYINDA
    BAYRAM GECELERİ
    ZEMZEM İÇERKEN
    YAĞMUR YAĞARKEN
    HARB MEYDANINDA
    KALB ÜZÜNTÜLÜ İKEN
    MÜBAREK GECELERDE
    FARZ NAMAZLARDAN SONRA
    EZANLA-İKAMET ARASINDA
    RECEB AYININ İLK GECESİ
    HACERÜ'L-ESVED YANINDA
    GECE NAMAZINDAN SONRA
    KUR'AN-I KERİMİ HATMEDİNCE

    Dua etmek için bazı zaman dilimleri önemlidir.

    Bunun için Ramazan,arefe,bayram,Cum'a ve özellikle seher vakitlerini gözetmelidir. Kamet alındığı,ezan okunduğu zaman,secdeler arasında,namazların sonunda,müslümanların cihad ve savaş için saflar teşkil ettikleri sırada yapılan dualar son derece makbuldur.

    Kıble'ye yönelerek dua edilmelidir.

    Sesi fazla yükseltmemeli,yüksek sesle fısıltı arasında bir sesle dua etmeliyiz.

    Dua ederken,yapmacıklığa asla kaçmamalıyız,çünkü dua yalvarma,yakarma yeridir,orada yapmacıklığın işi yoktur.

    Yüce Allah: "Tazarru ve korku ile Rabbinize yalvarın;çünkü O,haddi aşanları sevmez. O'na korkarak ve umarak dua ediniz.Allah'ın rahmeti iyilik edenlere yakındır." buyurmaktadır.(A'RAF:55-56)

    Huzu ve huşu ile,umarak ve korkarak dua etmeliyiz.Buna işaretle Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Onlar hayır işlerine koşarlar,umarak ve korkarak bizeyalvarırlar ve Bizden korkarlardı."(ENBİYA:90)

    Canı gönülden,inanarak ve ihlasla dua etmeli ve duanın kabul edileceğine kesin olarak inanmalıyız.

    İbnMes'ud(r.a.) şöyle demiştir:"Hz.Peygamber(SAV) dua ettiği zaman üç kere tekrar ederdi.Allah'tan bir şey istediği zaman üç kere isterdi.

    ************************************************** *******
    "Rahmet kapısı elle açılmaz.O kalp ile zorlanır.DUA,kevserlerin en tatlısıdır Gözyaşlarından ve İlahi rahmetlen yapılmalıdır.Gözyaşları;duadır, anahtar dır.Unutmayalım ki;

    ***************KAPIYI VURMAZSANIZ, KAPIAÇILMAZ************


    *"İLAHİ Hamdini sözüme sertac ettim.


    Zikrini kalbime mi'rac ettim.


    Kitabını kendime minhac ettim.


    Ben yoktum var ettin,varlığından haberdar ettin.


    Aşkınla gönlümü bikarar ettin.


    İnayetine sığındım,kapına geldim,kulluk edemedim affına geldim.


    Şaşırtma beni,doğruyu söylet,neş'eni duyur hakikatı öğret.


    Sen duyurmazsan ben duyamam.


    Sen söyletmezsen ben söyleyemem.


    Sen sevdirmezsen ben sevemem.


    Sevdir bize hep sevdiklerini.


    Yerdir bize hep yerdiklerini.


    Yar et bize erdirdiklerini.


    Sevdin Habibini kainata sevdirdin.


    Sevdin de hil'atı risaleti giydirdin.


    Makam-ı İBRAHİM'den Makam-ı MAHMUD'a erdirdin.


    Server-i esfiya kıldın.


    Hatem-i Enbiya kıldın.


    Muhammed Mustafa(SAV) kıldın.


    Selat-u Selam Tahıyyat-u İkram,her türlü ihtiram O'na;


    O'nun al'u ashabu etba'ına Ya Rab ! "*

    (Merhum Elmalılı HAMDİ YAZIR Hoca'mızın duasıdır)

    Rabbim her daim dua ve dualarımızı kabul etsin inş.

  2. #152
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.12.06
    Mesajlar: 133
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı talipamca´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İFTAR VAKTİ
    HASTALIKTA
    YOLCULUKTA
    MİSAFİRLİKTE
    ORUÇLU İKEN
    CUMA GECESİ
    SECDE ANINDA
    ARAFAT DAĞINDA
    SEHER VAKTİNDE
    KABE-İ ŞERİF GÖRÜLÜNCE
    RAMAZAN AYINDA
    BAYRAM GECELERİ
    ZEMZEM İÇERKEN
    YAĞMUR YAĞARKEN
    HARB MEYDANINDA
    KALB ÜZÜNTÜLÜ İKEN
    MÜBAREK GECELERDE
    FARZ NAMAZLARDAN SONRA
    EZANLA-İKAMET ARASINDA
    RECEB AYININ İLK GECESİ
    HACERÜ'L-ESVED YANINDA
    GECE NAMAZINDAN SONRA
    KUR'AN-I KERİMİ HATMEDİNCE

    Rabbim her daim dua ve dualarımızı kabul etsin inş.
    s.a.amin...
    sağol allah razı olsun.a.e.o

  3. #153
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.07
    Mesajlar: 302
    Teşekkür ve Beğeni

    Duada Kararli Olmak

    “Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” anlamlarına gelen dua, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi” ya da sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek Allah'tan yardım dilemesidir.
    Allah inancı olan her insanın çeşitli şekillerde dua ettiği bir gerçektir. Ancak insanların oldukça büyük bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah'ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Bu insanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah'ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi düşünemezler. Halbuki dua, yaşamın geneline yayılacak başlı başına bir ibadettir.
    Kuran'a göre dua etmek, Allah'a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah'ın sıfatlarını bir düşünelim. "O, insana şah damarından daha yakın olan," her şeyi bilen, işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah'tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah'tan bir istekte bulunmak için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah'a ulaşmak bu denli kolaydır.
    İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin, zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'ın takdirine bırakmış demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.
    Yalnız başına, için - için dua
    Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınızda, Allah'a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz, Allah'la baş başa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir.
    İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına, kimsenin bilmediği zamanlarda, tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları, hataları veya eksikleri konusunda Allah'a dua etme gereksinimi duyan insan, yalnız başına ve için- için dua etmeyi tercih eder.
    Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara- yalvara ve için- için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler...” (A'raf Suresi, 205-206)
    Kuran'da, duanın yalnızken, yalvararak ve için- için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen “tören”in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.
    Din sadece Allah'ındır. İbadetlerin hepsi sadece O'nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O'nun istediği gibi dua edip O'na yalvarmaktır.
    Duada aceleci davranmaktan kaçınmak
    İnsan fıtratı gereği aceleci bir varlıktır.. İnsanın bu aceleciliği zaman- zaman dualarına da yansıyabilir. Dua ettiği zaman hemen duasına karşılık verilmesini ister. Duasına karşılık alması biraz gecikirse “dua ediyorum, ancak kabul edilmiyor” şeklinde çok yanlış bir serzenişte bulunabilir. Sabırsızlık, zamanla ümitsizliğe hatta duanın terk edilmesine kadar gider. Oysa mümin bilir ki, kendisi için neyin hayırlı olduğunu en iyi bilen Allah'tır.
    “... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz” (Bakara Suresi, 216)
    Ayeti, insana bunu haber verir. Bu nedenle insan Allah'tan bir şeyi istediğinde, takdiri O'na bırakmalı, O'ndan her şartta razı olmuş bir biçimde sabırla beklemelidir. Belki dua ederek talep ettiği şey kendisine bir fayda sağlamayacaktır, o nedenle Allah bunu kendisine vermemektedir. Belki de o hayra ulaşması için belirli bir olgunluğa kavuşması, bunun için de bir süre eğitilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar dua eden insanın, duasında sabırlı ve kararlı olması, Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemesi gerektiğini göstermektedir. Nitekim Kuran'da, duada sabırlı olmaya özellikle dikkat çekilir:
    “Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu şüphesiz, huşu duyanların dışındakiler için ağır bir yüktür.” (Bakara Suresi, 45)
    Duada kararlı ve sabırlı olmak
    Kuran'da dua ederken kararlı olmak öğütlenmiştir. Dua bir ibadettir ve dua da kararlılık ve sabır, dua eden açısından önemlidir. Allah'a olan yakınlığın arttığının göstergesidir. Duada sabır göstermek mümini olgunlaştırır, güçlü bir irade ve karakter kazandırır.
    Allah sabırla ve kararlılıkla dua eden salih kullarının dualarının karşılığını belirli bir süre ertelemekle onlara hayır dilemiş, onları bu sayede olgunlaştırmış, eğitmiş, sadakat ve ihlaslarını pekiştirmiş, onları cennette yüksek makamlara layık kullar haline getirmiştir.
    Bu nedenle yaptığı bir duanın karşılığını görmek için aceleci davranmak asla ve asla bir mümine yaraşmaz. Müminin yegane görevi Rabbimize kul olması ve O'nun kendisi için belirlediği kadere rıza göstermesidir.
    Allah, başka ayetlerde de “... sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisi'ne dua ettiği zaman icabet eden...” (Neml Suresi, 61-62) olarak bildirilir ki, bu da yine samimi duaların Allah Katında mutlaka karşılık göreceğinin ifadesidir.
    Dolayısıyla duayı, Allah'ın yardımından kuşkuya düşmeden, kabul olacağına kesin olarak iman ederek dile getirmek gerekir. Aksi bir tutum içinde bulunan, yani Allah'ın icabetine karşı kuşku ile yaklaşan kişi ise, daha başlangıçta Kuran mantığı ile ters düşmüştür.
    Bu nedenle dua eden kişinin sahip olması gereken en temel iki özellik, Allah'a karşı samimiyet ve güvendir. Yapılması gereken tek şey inançla ve sabırla istemektir.
    Dua konusunda belki de en büyük tehlike, kabul olmayacağı endişesiyle dua etmekten vazgeçmektir. Bu pek çok yönden hatalı, hatta cahilce bir tavırdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ayetlerde vurgulanan “ duaya icabet ” bir şeyin “aynen gerçekleşmesi” anlamına gelmez. Çünkü insan, bazen kendisi için zararlı olan bir şeyi Allah'tan talep ediyor olabilir. “İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir” (İsra Suresi, 11 ) ayeti, bu durumu açıklamaktadır.
    Dua ile ilgili ayetlerde defalarca “dini Allah'a halis kılarak dua etmek” ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece Allah için yapılması, O'ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır:
    Oysa dua insanın Allah ile samimi bir bağlantısıdır. Bu bağlantının en büyük kanıtı gayba imandır. Her insanın içinde bulunduğu sorunları istekleri, arzuları, ruh hali birbirinden çok farklıdır. Dua sırasında önemli olan sözcükler değil kulun o anki ruh hali ve samimiyetidir.
    Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini Allah için yapmayanlar. Yani etraflarındaki insanlara takva görünmek veya gösteriş olsun diye ibadet yapanlar, büyük bir yanılgı içindedirler. Allah Kuran'da bu tür insanlardan şöyle söz eder.
    "İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
    Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
    Onlar gösteriş yapmaktadırlar." (Maun Suresi, 4-6)

  4. #154
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 12.05.07
    Mesajlar: 65
    Teşekkür ve Beğeni

    yureğinize sağlık çokguzel bi konu seçmişşınız...Allah razı olsun...sizden bi isteğim olcak şırnakta şehit düşen askerlerimiz için yasini şerif dağıtıyom almak isterseniz benim konu başlıklarıma tıklayın yasını şerif kampanyasına 26/10/2007 tarihine kadar ekleğebilirsiniz...bende bu kampanyayı sabırla beklıyom umarım duyarlı arkadaşlar olurda kampanya tavan yapar...

  5. #155
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.10.07
    Mesajlar: 886
    Teşekkür ve Beğeni

    Ne Guzel Yazmissin Risalei Nur Ellerine Saglik.ben Dualarimi Ya Yalnizken Ya Da Annemle Kizimla Beraberken Yaparim Ve Icimden Daima Allahima Dua Ederim.benim Bu Sitede Oldugumu Esim Duysa Beni Bosar,dua Ettigimi Duysa Benimle Alay Eder.biliyorum Aslinda Onun Da Icinde Allah Korkusu Var Ama Nedense Din E Inanmaz.allah Onu Da Hidyetine Erdirir Insallah.

  6. #156
    Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.05.07
    Mesajlar: 35.088
    Teşekkür ve Beğeni

    “Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” anlamlarına gelen dua, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi” ya da sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek Allah'tan yardım dilemesidir.
    Allah inancı olan her insanın çeşitli şekillerde dua ettiği bir gerçektir. Ancak insanların oldukça büyük bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah'ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Bu insanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah'ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi düşünemezler. Halbuki dua, yaşamın geneline yayılacak başlı başına bir ibadettir.
    Kuran'a göre dua etmek, Allah'a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah'ın sıfatlarını bir düşünelim. "O, insana şah damarından daha yakın olan," her şeyi bilen, işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah'tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah'tan bir istekte bulunmak için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah'a ulaşmak bu denli kolaydır.
    İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin, zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'ın takdirine bırakmış demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.
    Yalnız başına, için - için dua
    Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınızda, Allah'a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz, Allah'la baş başa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir.
    İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına, kimsenin bilmediği zamanlarda, tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları, hataları veya eksikleri konusunda Allah'a dua etme gereksinimi duyan insan, yalnız başına ve için- için dua etmeyi tercih eder.
    Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara- yalvara ve için- için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler...” (A'raf Suresi, 205-206)
    Kuran'da, duanın yalnızken, yalvararak ve için- için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen “tören”in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.
    Din sadece Allah'ındır. İbadetlerin hepsi sadece O'nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O'nun istediği gibi dua edip O'na yalvarmaktır.
    Duada aceleci davranmaktan kaçınmak
    İnsan fıtratı gereği aceleci bir varlıktır.. İnsanın bu aceleciliği zaman- zaman dualarına da yansıyabilir. Dua ettiği zaman hemen duasına karşılık verilmesini ister. Duasına karşılık alması biraz gecikirse “dua ediyorum, ancak kabul edilmiyor” şeklinde çok yanlış bir serzenişte bulunabilir. Sabırsızlık, zamanla ümitsizliğe hatta duanın terk edilmesine kadar gider. Oysa mümin bilir ki, kendisi için neyin hayırlı olduğunu en iyi bilen Allah'tır.
    “... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz” (Bakara Suresi, 216)
    Ayeti, insana bunu haber verir. Bu nedenle insan Allah'tan bir şeyi istediğinde, takdiri O'na bırakmalı, O'ndan her şartta razı olmuş bir biçimde sabırla beklemelidir. Belki dua ederek talep ettiği şey kendisine bir fayda sağlamayacaktır, o nedenle Allah bunu kendisine vermemektedir. Belki de o hayra ulaşması için belirli bir olgunluğa kavuşması, bunun için de bir süre eğitilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar dua eden insanın, duasında sabırlı ve kararlı olması, Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemesi gerektiğini göstermektedir. Nitekim Kuran'da, duada sabırlı olmaya özellikle dikkat çekilir:
    “Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu şüphesiz, huşu duyanların dışındakiler için ağır bir yüktür.” (Bakara Suresi, 45)
    Duada kararlı ve sabırlı olmak
    Kuran'da dua ederken kararlı olmak öğütlenmiştir. Dua bir ibadettir ve dua da kararlılık ve sabır, dua eden açısından önemlidir. Allah'a olan yakınlığın arttığının göstergesidir. Duada sabır göstermek mümini olgunlaştırır, güçlü bir irade ve karakter kazandırır.
    Allah sabırla ve kararlılıkla dua eden salih kullarının dualarının karşılığını belirli bir süre ertelemekle onlara hayır dilemiş, onları bu sayede olgunlaştırmış, eğitmiş, sadakat ve ihlaslarını pekiştirmiş, onları cennette yüksek makamlara layık kullar haline getirmiştir.
    Bu nedenle yaptığı bir duanın karşılığını görmek için aceleci davranmak asla ve asla bir mümine yaraşmaz. Müminin yegane görevi Rabbimize kul olması ve O'nun kendisi için belirlediği kadere rıza göstermesidir.
    Allah, başka ayetlerde de “... sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisi'ne dua ettiği zaman icabet eden...” (Neml Suresi, 61-62) olarak bildirilir ki, bu da yine samimi duaların Allah Katında mutlaka karşılık göreceğinin ifadesidir.
    Dolayısıyla duayı, Allah'ın yardımından kuşkuya düşmeden, kabul olacağına kesin olarak iman ederek dile getirmek gerekir. Aksi bir tutum içinde bulunan, yani Allah'ın icabetine karşı kuşku ile yaklaşan kişi ise, daha başlangıçta Kuran mantığı ile ters düşmüştür.
    Bu nedenle dua eden kişinin sahip olması gereken en temel iki özellik, Allah'a karşı samimiyet ve güvendir. Yapılması gereken tek şey inançla ve sabırla istemektir.
    Dua konusunda belki de en büyük tehlike, kabul olmayacağı endişesiyle dua etmekten vazgeçmektir. Bu pek çok yönden hatalı, hatta cahilce bir tavırdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ayetlerde vurgulanan “ duaya icabet ” bir şeyin “aynen gerçekleşmesi” anlamına gelmez. Çünkü insan, bazen kendisi için zararlı olan bir şeyi Allah'tan talep ediyor olabilir. “İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir” (İsra Suresi, 11 ) ayeti, bu durumu açıklamaktadır.
    Dua ile ilgili ayetlerde defalarca “dini Allah'a halis kılarak dua etmek” ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece Allah için yapılması, O'ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır:
    Oysa dua insanın Allah ile samimi bir bağlantısıdır. Bu bağlantının en büyük kanıtı gayba imandır. Her insanın içinde bulunduğu sorunları istekleri, arzuları, ruh hali birbirinden çok farklıdır. Dua sırasında önemli olan sözcükler değil kulun o anki ruh hali ve samimiyetidir.
    Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini Allah için yapmayanlar. Yani etraflarındaki insanlara takva görünmek veya gösteriş olsun diye ibadet yapanlar, büyük bir yanılgı içindedirler. Allah Kuran'da bu tür insanlardan şöyle söz eder.
    "İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
    Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
    Onlar gösteriş yapmaktadırlar." (Maun Suresi, 4-6)

    Emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşıdı sadece sıkıtılı dar zamanlarda değil her zaman Rabbimz'e dua etmek şükür etmek gerekir Allah'a ne kadar şükür etsek azdır Rabbim bu günden geriye bizi koymasın halimize şükür binlerce milyonlarca bu dünya bir sınavdır bazı zorluklara sıkıntlara göğüs gereceğiz ki bazı mükafatını almak için inşallah Allah'ım Cennetinden bir köş nasip etsin peygamber efendimizin şefatine nail olmak inşallah bizleri affedip huzuruna layık edip ellerimizi dergahından boş çevirmeyip dualarımızı kabul etsin inşallah sevdiği razı olduğu kullar olmak nasip etsin bu dünya da ve ahirette de inşallah. AMİN AMİN AMİN...

  7. #157
    Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.05.07
    Mesajlar: 35.088
    Teşekkür ve Beğeni

    Duanin Makbul Vakitleri

    --------------------------------------------------------------------------------

    İFTAR VAKTİ
    HASTALIKTA
    YOLCULUKTA
    MİSAFİRLİKTE
    ORUÇLU İKEN
    CUMA GECESİ
    SECDE ANINDA
    ARAFAT DAĞINDA
    SEHER VAKTİNDE
    KABE-İ ŞERİF GÖRÜLÜNCE
    RAMAZAN AYINDA
    BAYRAM GECELERİ
    ZEMZEM İÇERKEN
    YAĞMUR YAĞARKEN
    HARB MEYDANINDA
    KALB ÜZÜNTÜLÜ İKEN
    MÜBAREK GECELERDE
    FARZ NAMAZLARDAN SONRA
    EZANLA-İKAMET ARASINDA
    RECEB AYININ İLK GECESİ
    HACERÜ'L-ESVED YANINDA
    GECE NAMAZINDAN SONRA
    KUR'AN-I KERİMİ HATMEDİNCE

    Rabbim her daim dua ve dualarımızı kabul etsin inş.
    Emeğinize sağlık Allah razı olsun Rabbim bizleri affedip dualarımızı kabul etsin inşallah...

  8. #158
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.10.07
    Mesajlar: 201
    Teşekkür ve Beğeni

    paylaşimin Için Sağol.allah Dualarimizi Geri çevirmez Inşgüzel Rabbim....

  9. #159
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.07
    Mesajlar: 302
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı beyzanurekin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    yureğinize sağlık çokguzel bi konu seçmişşınız...Allah razı olsun...sizden bi isteğim olcak şırnakta şehit düşen askerlerimiz için yasini şerif dağıtıyom almak isterseniz benim konu başlıklarıma tıklayın yasını şerif kampanyasına 26/10/2007 tarihine kadar ekleğebilirsiniz...bende bu kampanyayı sabırla beklıyom umarım duyarlı arkadaşlar olurda kampanya tavan yapar...
    Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Beraketuhu
    Allah hepimizden razı olsun yasini şerif kampanyasına inşaallah katılan sayılar artar selametle kalın

  10. #160
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.07
    Mesajlar: 302
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı leyla Belgin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    “Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” anlamlarına gelen dua, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi” ya da sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek Allah'tan yardım dilemesidir.
    Allah inancı olan her insanın çeşitli şekillerde dua ettiği bir gerçektir. Ancak insanların oldukça büyük bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah'ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Bu insanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah'ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi düşünemezler. Halbuki dua, yaşamın geneline yayılacak başlı başına bir ibadettir.
    Kuran'a göre dua etmek, Allah'a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah'ın sıfatlarını bir düşünelim. "O, insana şah damarından daha yakın olan," her şeyi bilen, işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah'tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah'tan bir istekte bulunmak için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah'a ulaşmak bu denli kolaydır.
    İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin, zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'ın takdirine bırakmış demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.
    Yalnız başına, için - için dua
    Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınızda, Allah'a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz, Allah'la baş başa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir.
    İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına, kimsenin bilmediği zamanlarda, tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları, hataları veya eksikleri konusunda Allah'a dua etme gereksinimi duyan insan, yalnız başına ve için- için dua etmeyi tercih eder.
    Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara- yalvara ve için- için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler...” (A'raf Suresi, 205-206)
    Kuran'da, duanın yalnızken, yalvararak ve için- için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen “tören”in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.
    Din sadece Allah'ındır. İbadetlerin hepsi sadece O'nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O'nun istediği gibi dua edip O'na yalvarmaktır.
    Duada aceleci davranmaktan kaçınmak
    İnsan fıtratı gereği aceleci bir varlıktır.. İnsanın bu aceleciliği zaman- zaman dualarına da yansıyabilir. Dua ettiği zaman hemen duasına karşılık verilmesini ister. Duasına karşılık alması biraz gecikirse “dua ediyorum, ancak kabul edilmiyor” şeklinde çok yanlış bir serzenişte bulunabilir. Sabırsızlık, zamanla ümitsizliğe hatta duanın terk edilmesine kadar gider. Oysa mümin bilir ki, kendisi için neyin hayırlı olduğunu en iyi bilen Allah'tır.
    “... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz” (Bakara Suresi, 216)
    Ayeti, insana bunu haber verir. Bu nedenle insan Allah'tan bir şeyi istediğinde, takdiri O'na bırakmalı, O'ndan her şartta razı olmuş bir biçimde sabırla beklemelidir. Belki dua ederek talep ettiği şey kendisine bir fayda sağlamayacaktır, o nedenle Allah bunu kendisine vermemektedir. Belki de o hayra ulaşması için belirli bir olgunluğa kavuşması, bunun için de bir süre eğitilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar dua eden insanın, duasında sabırlı ve kararlı olması, Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemesi gerektiğini göstermektedir. Nitekim Kuran'da, duada sabırlı olmaya özellikle dikkat çekilir:
    “Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu şüphesiz, huşu duyanların dışındakiler için ağır bir yüktür.” (Bakara Suresi, 45)
    Duada kararlı ve sabırlı olmak
    Kuran'da dua ederken kararlı olmak öğütlenmiştir. Dua bir ibadettir ve dua da kararlılık ve sabır, dua eden açısından önemlidir. Allah'a olan yakınlığın arttığının göstergesidir. Duada sabır göstermek mümini olgunlaştırır, güçlü bir irade ve karakter kazandırır.
    Allah sabırla ve kararlılıkla dua eden salih kullarının dualarının karşılığını belirli bir süre ertelemekle onlara hayır dilemiş, onları bu sayede olgunlaştırmış, eğitmiş, sadakat ve ihlaslarını pekiştirmiş, onları cennette yüksek makamlara layık kullar haline getirmiştir.
    Bu nedenle yaptığı bir duanın karşılığını görmek için aceleci davranmak asla ve asla bir mümine yaraşmaz. Müminin yegane görevi Rabbimize kul olması ve O'nun kendisi için belirlediği kadere rıza göstermesidir.
    Allah, başka ayetlerde de “... sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisi'ne dua ettiği zaman icabet eden...” (Neml Suresi, 61-62) olarak bildirilir ki, bu da yine samimi duaların Allah Katında mutlaka karşılık göreceğinin ifadesidir.
    Dolayısıyla duayı, Allah'ın yardımından kuşkuya düşmeden, kabul olacağına kesin olarak iman ederek dile getirmek gerekir. Aksi bir tutum içinde bulunan, yani Allah'ın icabetine karşı kuşku ile yaklaşan kişi ise, daha başlangıçta Kuran mantığı ile ters düşmüştür.
    Bu nedenle dua eden kişinin sahip olması gereken en temel iki özellik, Allah'a karşı samimiyet ve güvendir. Yapılması gereken tek şey inançla ve sabırla istemektir.
    Dua konusunda belki de en büyük tehlike, kabul olmayacağı endişesiyle dua etmekten vazgeçmektir. Bu pek çok yönden hatalı, hatta cahilce bir tavırdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ayetlerde vurgulanan “ duaya icabet ” bir şeyin “aynen gerçekleşmesi” anlamına gelmez. Çünkü insan, bazen kendisi için zararlı olan bir şeyi Allah'tan talep ediyor olabilir. “İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir” (İsra Suresi, 11 ) ayeti, bu durumu açıklamaktadır.
    Dua ile ilgili ayetlerde defalarca “dini Allah'a halis kılarak dua etmek” ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece Allah için yapılması, O'ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır:
    Oysa dua insanın Allah ile samimi bir bağlantısıdır. Bu bağlantının en büyük kanıtı gayba imandır. Her insanın içinde bulunduğu sorunları istekleri, arzuları, ruh hali birbirinden çok farklıdır. Dua sırasında önemli olan sözcükler değil kulun o anki ruh hali ve samimiyetidir.
    Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini Allah için yapmayanlar. Yani etraflarındaki insanlara takva görünmek veya gösteriş olsun diye ibadet yapanlar, büyük bir yanılgı içindedirler. Allah Kuran'da bu tür insanlardan şöyle söz eder.
    "İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
    Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
    Onlar gösteriş yapmaktadırlar." (Maun Suresi, 4-6)

    Emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşıdı sadece sıkıtılı dar zamanlarda değil her zaman Rabbimz'e dua etmek şükür etmek gerekir Allah'a ne kadar şükür etsek azdır Rabbim bu günden geriye bizi koymasın halimize şükür binlerce milyonlarca bu dünya bir sınavdır bazı zorluklara sıkıntlara göğüs gereceğiz ki bazı mükafatını almak için inşallah Allah'ım Cennetinden bir köş nasip etsin peygamber efendimizin şefatine nail olmak inşallah bizleri affedip huzuruna layık edip ellerimizi dergahından boş çevirmeyip dualarımızı kabul etsin inşallah sevdiği razı olduğu kullar olmak nasip etsin bu dünya da ve ahirette de inşallah. AMİN AMİN AMİN...
    Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Beraketuhu Amin amin amin arkadaşım dualar samimi ihlasla olması yeterli içimizdeki niyet ve Allah dan isteyişimiz edeple olmasıda çok önemlidir tek kendimiz için istemekde olmaz hepimiz için dua edilmelidir Rabbim cemiili cümlemizin dualarını samimi ihlaslı dua eden kullarından eylesin( Amin ) selametle kalın

Sayfa 16 Toplam 41 Sayfadan BirinciBirinci ... 6141516171826 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Rüyada Efendimizi görmek için.....
    Konu Sahibi uzgun_42 Forum Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav )
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 25-07-2009, 19:46
  2. Demedim Mi?
    Konu Sahibi EL-CAMİ Forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03-12-2008, 21:51
  3. Rum Kayseri'nin Kizi Delirmiş !
    Konu Sahibi talipamca Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 20-04-2008, 02:55
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-11-2007, 13:51
  5. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28-11-2007, 10:16

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •