Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 8 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 6789101858 ... SonuncuSonuncu
71 den 80´e kadar. Toplam 899 Sayfa bulundu

Konu: namaz

  1. #71
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 31.05.06
    Yer: samsun
    Mesajlar: 193
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: NAMAZ KILMAYANIN DURUMU

    allah razi olsun abi.
    ALLAH (C:C) BIZE 24 ALTIN VERIYOR EGER BU ALTINKARDAN SADECE BIRINI KUMBARAYA ATARSAK ( NAMAZ ICIN GECEN VAKIT) AHIRETIMIZ KURTULUYOR INSALLAH: ASLINDA COK BISEY DE DEGIL AMA; AMASI VAR ISTE BENDE BOSA GECEN YILLARIMA AGLIYORUM SIMDI:
    ALLAHIM BENI AFFET VE DIGER NAMAZ KILMAYAN KARDESLRIMEDE YARDIM ET KI KULLUKLARINI HATIRLASINLARMIN

    ALLAHA EMANET OL ABIM

  2. #72
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 10.05.06
    Mesajlar: 463
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: NAMAZ KILMAYANIN DURUMU

    ve aleyküm selam.Ecmain HAYIRLI CUMALAR.RABBİME EMANET OLUN

  3. #73
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.170
    Teşekkür ve Beğeni

    5 VAKİT NAMAZ

    Sabah Namazı Vakit seher Ufukta günün kızıl çiçegi açmak üzere. Vaktin rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin topragında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor.
    Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yoklugun karanlıgında yitiktin. Unutulmuşluk topragına gömülü bir tohumdun. Kimsenin adını bilmedigi, hatırını saymadıgı bir yetimdin.
    Hatırla ki, unutulmuşlugun topragında Rabbin seni unutmadı. Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı. Rabbin seni yokluk gecesinden varlıgın ufkuna eriştirdi. Taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini. Ete kemige bürüdü ruhunu.

    Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.
    Şimdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere. Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O nu unuttu u anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin[asm].
    Şimdi sabah! Şimdi sabah namazı vakti...

    Ögle Namazı Vakit ögle. Gün ortası. Dünya telaşındasın. İşler yogun. Yarım kalmış ne kadar iş var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey. Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak.
    Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin!

    Oysa dünya seni pek umursamıyor. Sessizce akıp gitmede sonsuz uzayda.. Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çıkmada. Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...
    Vakit ögle... O kadar gürültü var ki ortalıkta.. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır. Ebedî sükûnete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluga bitiştir. Alnını secdeye degdir. Şimdi ögle namazı vakti!

    İkindi Namazı Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Zaman ırmagı ikindinin çaglayanından dökülüyor şimdi. Ayrılıgı söylüyor hece hece. Hüzün renkli bulutlar sardı gögü.
    Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale dogru akıyor ışıklar.

    Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın. Yokuş aşagı akıyor kalbin.
    Vakit ikindi. Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları. Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı. Zamanın hükmü agırlaşıyor üzerinde. Gün daha kısa geliyor artık. "Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadır insan." Şimdi anlıyorsun. Çünkü, yokuş aşagı akıyorsun. Dalından kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman.
    Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Egil Zamanın Sahibinin önünde. Ona konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluga tutun hece hece.

    Akşam Namazı Vakit akşam. Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.

    Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Senin de kıyametin kopacak.
    Şimdi akşam. Ölmeden önce bil ölecegini ki, yaşatıldıgını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacagı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttugu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O nu an şimdi. Şimdi akşam namazı vakti&

    Yatsı Namazı Vakit Yatsı. Gün çoktan öldü. Güneş ışıklarını topladı. Gece hükmediyor âleme. Güneşin saltanatı bitti. Işıklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti eşyadan. Gül soldu, gün soldu. Göge yöneldi gözler.

    Hatırla ki, Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın. Bir adın kalacak geriye.
    Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.

    Şimdi gece& Sabaha çok var. Işık uzaklarda. Yoklugun gecesinde, adın bile unutulmuşken, kimden meded umarsın sor kendine? Kim Sana hayat vermişse, kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette.

    Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarının Seni unuttugu bu gece, Sen de herkesin unut, O nu hatırla. Söyle kendine ki, çoklarının ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldıgı bu gece, Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.
    Şimdi yatsı zamanı vakti.



    _SENAİ DEMİRCİ_ NOT ALINTI







    ---

  4. #74
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 49
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: 5 VAKİT NAMAZ

    Arkadaşım emeğine yüreğine sağlık çok güzel olmuş Allah Razı Olsun

    ALEMLERİN RABBİ OLAN GÜZELLER GÜZELİNE EMANET OL

  5. #75
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.10.06
    Mesajlar: 133
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: 5 VAKİT NAMAZ

    S.A KARDEŞİM PAYLAŞIMIN İÇİN ALLAH RAZI OLSUN ELİNE SAĞLIK SELAM VE DUA İLE

  6. #76
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    Bir Çocuğun Namaz Kılma Öyküsü...

    Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi.


    Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu.

    Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı.


    “Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım”

    Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek:

    “İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin” diye çıkıştı.

    Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu:

    “Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım.”

    O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı.

    Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder.

    Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere ****ürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur.


  7. #77
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    namazın arapça kılınması hakkında

    s.a.
    ben daha önceki sohbetleri incelerken bir arkadaşımızın namazın türkçe kılınması hakkında ki sorusunu ve verilen cevapları okudum.yorum bölümü kapalı olduğu için sayfayı buraya taşıdım.bu diyalogları aşağıya copy pase yaptım .ben bu tartışma konusunun yeterince aydınlatılmadığını düşünüyorum.kafama takılan bazı sorular var bunlara cevap almak istiyorum.yardımcı olmanızı rica ediyorum (ilk parağraf soran arkadaşımıza, diğer iki parağraf cevaplayan arkadaşlarımıza ait)

    - namaz neden arapça kılınıyor neden türkçe kılmıyoruz.
    Bu benim kafamı epey karıştırıyor. Cevaplarsınız sevinirim... Bu kısmı okuyan herkes birşeyler yazsın Şimdiden ALLAH hepinizden razı olsun.

    - Kardeşim çünkü yeri göğü yaratan bizlere can veren Yüce Rabbimiz öyle emretmiştir. Bize düşende O'nun sonsuz kudreti karşısında acizliğimizi bilip emirlerine itaat etmektir.

    - kardeşim.sorunu okudum.bilgim dahilinde bende cevap vermeye kendimi sorumlu hissediyorum.arkadaşım bilindiği gibi kur'an 'ının dili arapçadır.namazda da buradaki sureler okunduğu için o da arapçadır.bazı şeyler vardır ki:kendi doğal dillerinden başka bir dile çevrildiklerinde orjinalliklerini kaybederler.mesela bir şiir düşünün ingilizce veya farsça yazılmış.ve onu türkçeye çevirdiniz.o hem orjinalliğini kaybeder hemde anlatılamak istenen mananın karşılığını veremez sonuçta ortaya anlamsız birşey çıkar.teşbihte hata olmasın.namazında arapça kılınışınınve farklı bir dile çevrilip öyle kılınmayışının nedeni asıl manasından sapmasını engellemektir.bir dilde mana bulan kelimeleri ,başka bir dilde aynı manaya denk getirmek çok zor ve hatta imkansız olacağından.namaz dili arapçadır.

  8. #78
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    Sehiv Secdesi

    Namaz içinde meydana gelen bazı yanılmalar sebebiyle namazın sonunda iki secde yapılır ki, bunlara "sehiv secdesi" denir. Namazda yanılan kimse son teşehhüdünü yaptıktan sonra yalnız sağa selam verir ve ondan sonra arka arkaya iki secde yapar ve yine teşehhüde oturur. Teşehhüd ve salavatlar okunduktan sonra her iki tarafa selam verilerek namaz tamamlanır.

    Sehiv secdesinin yapılması vacibdir; ancak bu vücub vaktin müsait olmasına bağlıdır. Sabah namazından üzerine sehiv secdesi gereken bir kimse, ilk selamdan sonra hemen güneş doğmuş olursa, sehiv secdesi yapmaz.

    Sehiv Secdesinin Yapılış Şekli:

    Namaz sonu oturuşunda sağa selam verilir
    Allahü ekber diye tekbir getirilerek secdeye varılır
    Secdede secde tesbihleri söylenir
    Secdeden kalkıp, oturulur
    İkinci secde yapılır
    Teşehhüde kalkılır, Tehiyyat ve salavatlar okunur
    İki tarafa selam verilerek namaz tamamlanır

    Namazda terk edilen şeyler nelerdir, ne gerekir?

    Farz: Eğer terk edilen farzı namaz içindakaza etmek imkanı varsa kaza edilir, kaza edilemezse namaz fasid olur. Yeniden kılınması gerekir.
    Vacib: Eğer yanılarak bir vacib terk edilmişse, sehiv secdeleriyle noksanlık giderilir. Vacib kasden terk edilmişse, namazın iadesi gerekir.
    Fatihayı okumak:
    Farz namazlarının ilk iki rekatın birinde Fatiha okunmayı terkinde sehiv secdesi gerekir.

    Fatihanın tamamını değilde ayetlerin çoğunu okumayı terkinde sehiv secdesi gerekir. (Azı terkedilirse sehiv secdesi gerekmez.)
    Nafile veya vitir namazlarının herhangi bir rekatında Fatiha okunmayı terkinde sehiv secdesi gerekir.

    İki defa fatiha okunursa sehiv secdesi gerekir. Çünkü süre okunması gecikmiştir.
    Zammi Süre veya en az üç kısa ayet veya bir uzun ayet okumak:
    Farz namazlarının ilk iki rekatlarının birinde okunmazsa sehiv secdesi gerekir.
    Nafile namazların herhangi bir rekatında okunmazsa sehiv secdesi gerekir.
    Üç değil de iki kısa ayet okunsa sehiv secdesi gerekmez.
    Vitir namazı kunut duaları unutulursa sehiv secdesi gerekir.

    İki secdenin arasını uzatmak veya bir secdeyi unutmak sehiv secdesi gerekir.
    Secde ve Rükuuda belli bir müddet durmamak sehiv secdesi gerekir.
    Dört rekatlı namazların ilk oturuşu:
    Bu oturuş hem farz hem sünnet namazlarda vacip olduğundan terketmek sehiv secdesi gerekir.
    Tehiyyatı duasını unutmak sehiv secdesi gerekir. Birinci veya son oturuşta olması farketmez.

    Vitir namazının kunutlarını unutmak sehiv secdesi gerekir.
    Kunut tekbirini terketmek sehiv secdesi gerekir.

    Gizli okunacak yerde sesli, sesli okunacak yerde gizli okumak sehiv secdesi gerekir.
    Sünnet: Terk edilmesiyle sehiv secdesi gerekmez.


    Kaynak : İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınları, 1977

  9. #79
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namazın arapça kılınması hakkında

    şimdide kendi soru ve yorumlarımı ekliyorum.
    -namazın arapça kılınması hakkında bir kural varmı?varsa hangi kaynak veya otorite bunu bildiriyor?
    -namazın veya kuran-ı kerimin kendi dilimizde veya başka dillerde okunması caizmidir?
    -okuduğumuz kuran-ı kerim meallerinin arapça okunmadığı için bizlere faydası dokunacakmıdır?

    bu sorulara kendi yorumum
    -bildiğim kadarıyla böyle bir emir yok
    -kuran-ı kerimi okumaktan maksat onun verdiği mesajları anlamak ve hayata uygulamaktır

    yaşadığımız iletişim çağı nedeni ile aradığımız bilgi ve kaynaklara saniyeler içerisinde ulaşabildiğimiz için istersek arapça öğrenebilir ve arapça olarak ibadet eder ve kuran-ı kerimi anlayarak okuyabiliriz.fakat bunu yapamıyorsak kuran-ı kerimi meal olarak okuyabilir ve anlayabiliriz.fakat namazın arapça olması konusunda yeterli bir bilgim bulunmamakla birlikte bu konuda beni aydınlatmanızı rica ediyorum. belirtmeden geçemeyeceğim kendi kanatımca kuran-ı kerimin arapça lafzının insana verdiği manevi hazzı başka hiçbirşey vermemekle birlikte onu anlamanın yaşattığı duyguda tarifsiz.
    lütfen bilgi ve yorumlarınızı paylaşın.ALLAH razı olsun

  10. #80
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    Namazın Beş Vakit Olduğunun Kur'an'da Tesbiti

    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:


    "Gündüzün iki ucunda ve gecenin bir kısmında namaz kıl. Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir."
    (Hud suresi : 114)

    Gündüzün iki ucu akşam ve sabah namazı, bir kısmında da yatsı namazı vardır. Üç vakit bu ayette.

    "Güneşin batıya yönelmesinden gece karanlığına kadar namazı kıl. Tanyeri ağarırken de sabah namazını kıl. Zira bu namaz görülmeye değerdir."
    (İsra Suresi :78)

    Güneşin batıya yönelmesinden gece olana kadar kılınan namaz ikindi namazıdır. Sabah namazı tekrar edilmiştir.

    "Ey Muhammed! Onların dediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce ve batmasından sonra Rabbini tesbih et (namaz kıl) geceleyin ve gündüzün yanlarında da tesbih et (namaz kıl)."
    (Taha suresi : 130)

    Güneşin doğmasından önce sabah namazı, batmasından önce ikindi namazı, geceleyin yatsı namazı, gündüzün yanlarında akşam ve öğle namazı kılınacak. Bu ayetle beş vakit namaz sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları sabit oluyor.

    Beş vakit namaz; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları Kur'an-ı Kerim içinde değişik yerlere serpiştirilerek zikredilmektedir. Bazan ikisi, bazan üçü, bazan dördü değişik bir ifade üslupla anlatılmaktadırlar. Cenab-ı Peygamberimiz, Kur'an-ı Kerim'i hem sözü ve hem de işi ile tefsir etme hakkına sahip olduğu için bu hak kendisine Allah tarafından verilmiştir sözü ve işi namazın beş olduğunu açıklamıştır.

    Kaynak:
    Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

Sayfa 8 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 6789101858 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Dönmeyecek Birini Bekleyenler!
    Konu Sahibi abı_hayat Forum Edebiyat
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 25-07-2009, 12:07
  2. Hayat:sana ait .. s/ana dair…!!
    Konu Sahibi ferahhfeza Forum Deneme - Hikaye
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 21-06-2009, 10:46
  3. Kabir ziyaretinde nelere dikkat etmeliyiz
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-02-2009, 00:45
  4. Güzele bakmak sevap mı,yoksa gözlerin ihaneti mi?
    Konu Sahibi Nur_u Secde Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19-11-2008, 10:00
  5. iste acik kadin ve sonu !!!!!!!!
    Konu Sahibi nurus Forum Islamda Kadının Yeri ve Önemi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08-06-2008, 03:04

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •