Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 29 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 1927282930313979 ... SonuncuSonuncu
281 den 290´e kadar. Toplam 899 Sayfa bulundu

Konu: namaz

  1. #281
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.09.06
    Mesajlar: 21
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz

    merhaba arkadaşlar ben de daha yeni namaz kılmaya başladım 6 ayın içindeyim ve hiç vakit kaçırmamaya çalışıyorum
    ailem bana önceden kılda demedi şimdide niye yapıyorsun demedi
    umarım herkes yapar
    iyi günler

  2. #282
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Mesajlar: 3.404
    Teşekkür ve Beğeni

    İSTİHARA NAMAZI

    İstihare Namazı

    İstihare "hayırlı olanı istemek" anlamına gelir. İnsanlar, kendileri için önemli olan bir karar verecekleri veya bir seçim yapacakları zaman, bazan belki eldeki verilerin yetersizliği sebebiyle veya çeşitli sebeplerle dünya ve ahiret baımından kendileri için hangi seçimin hayırlı olacağını kestiremezler ve bunu bilmek için çeşitli çarelere başvururlar. Mesela, Peygamber imiz'in nübüvetle görevlendirildiği sıralarda Araplar'dan bir kimse yolculuğa şıkmak istendiğinde, bu yolculuğun kendisi için hayırlı olup olmadığını anlamak için fal oklarına başvururdu. Peygamberimiz bu adeti kaldırarak onun yerine istihareyi getirmiş ve şöyle buyurmuştur: (1)


    " Biriniz bir iş yapmaya niyetlenince farzın dışında iki rek'at namaz kılsın ve şöyle desin: Ey Allahım, ilmine güvenerek senden hakkımda hayırlısını istiyorum, gücüme güç katmanı istiyorum. Sınırsız lutfundan bana ihsan etmeni istiyorum, gücüme güç katmanı istiyorum. Ben bilmiyorum, ama sen bilyorsun, ben güç yetremem ama sen güç yetirirsin. Ey Allahım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, benim dinim, dünyam ve geleceğim açısından hayırlı olacaksa, bu işi benim hakkımda takdir buyur, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle. yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır. Ve hayırlı olan her ne ise sen onu takdir et ve beni hoşnut ve mutlu eyle!" (2)


    Namazda, makbul olanı; ilk rekatta Fatiha ve Kafirun Suresi, ikinci rekatta ise Fatiha ve ihlas suresi okumaktır. İki rek'at namaz kılıp bu duayı yaptıktan sonra, kalbe doğacak istek veya nefretle, yahut yapıcı veya engelleyici sebeblerle işin hayırlı olan tarafı gerçekleşmiş olduğuna kanaat beslenir ve buna rıza gösterilir. Namazı kıldıktan sonra dünya kelamı etmemek, sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmak, uymaya çalışırken kalpten "Allah Allah" demek güzel olan şeylerdir. Bu namazı buradan okuyup, tatbik etmek isteyenlerden bir dileğimiz olacak, Yukarıdaki Peygamber efendimizin yukarıdaki duasını kendi sıkıntısına, problemine uyarlayıp kalbinden okuduktan sonra;

    3 ihlas ve 1 Fatiha'yı da başta Peygamberimize, sevdiklerine ve Zamanın Sahibine hediye eylesin. Onların yüzü suyu hürmetine bu aciz kulunun anlayacağı şekilde her şeyi aşikar göstersin, perdeleri aralasın diye Allah'a dua etsin. Dua esnasında:
    Allah ile konuşur gibi dua etsin,
    Etrafını saran melekleri hissetsin,
    Dua esnasın da gözlerini kapatsın,
    Boynunu büksün,
    Allah'ın aciz bir kulu olduğunu hisssetsin.

    Birinci defada sonuç alınamazsa üç kere veya yedi defa tekrarlanabilinir.

    Sammi olarak yapıldığı takdirde, kalbe doğuş olabilir, istihare sonucu bir ferahlık ve rahatlık olursa o işin hayırlı olacağına, sıkıntı ve darlık olursa olumsuz olacağına işaret edilir. Gündüz yapılacağı gibi, iyice konsantre olunabilmesi için geceleyin yatmadan hemen önce yapılması tavsiye edilir. İstihare için uykuya yatma ve rüya bekleme şartı olmadığıda unutulmasın. Allah bunu samimi olarak isteyenlere bir işaret veya ipucu verir.

    O kapısına geleni geri çevirmez. O'nun kapısı umutsuzluk kapısı değildir.

  3. #283
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İSTİHARA NAMAZI

    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM...SELAMETLE...

  4. #284
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.07.06
    Mesajlar: 1.015
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İSTİHARA NAMAZI

    KARDEŞİM ALLAH CC RAZI OLSUN.ELİNİZE SAĞLIK.

  5. #285
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Mesajlar: 3.404
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İSTİHARA NAMAZI

    m_muaz yazdı:
    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM...SELAMETLE...
    S.A HEPİMİDEN ABİM SAĞOLASIN.SELAMETLE..

  6. #286
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 16.01.07
    Yer: Niğde
    Mesajlar: 1.030
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: İSTİHARA NAMAZI

    S.A.
    Allah ( cc ) razı olsun ,
    bende bir yerde okumuştum orada yazdığına göre " rüyada beyaz veya yeşil görülmesi hayır ve iyiliğe; siyah veya kırmızı görülmesi ise şerre işarettir " .

  7. #287
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.02.07
    Mesajlar: 140
    Teşekkür ve Beğeni

    NAMAZDA HUZUR!!!

    s.a. dostlar.Peygamber efendimiz (S.A.V.)bir çok hadis-i şeriflerinde namazda huşû ve huzura işaret etmektedir.bunlardan bazıları;"Kula namazdan ancak aklı ererek kıldıkları ecir olarak verilir.""Namaz kıldığın vakit(nefsine,hevasına ve ömrüne)veda eden (ve Mevlasına teveccüh eden)gibi namaz kıl.""Kişinin bedeni ile kalbinî (huşû ile)hazırlamadığı bir namaza ALLÂHÜ TEÂLÂ bakmaz(değer vermez).""Bir çok namaz kılan vardır ki,kendine yanlızca yorulması ve zahmeti kalır." buyurmuşlardır. İMÂM-ı GAZALÎ HAZRETLERİ(k.s.):"Huşû,tazim ve hayâ gibi bâtıni şartlara riayet ederek yalnız ALLÂH rızâsı için kılınan namazlar,mükâşefe ilminin kapısı demek olan ilâhi nurların kalpte parlamasını temin eder.Yer ve göklerin inceliklerini,rubûbiyyetin sırlarını keşfeden evliya,bu mertebeye, ancak namazda ve hâsseten,secdede yükselebilirler." buyurmaktadır. Namaz,ALLÂHÜ TEÂLÂ yı zikir etmek,KUR'ÂN-I KERÎM'İ okumak,ona yalvarmak,yakarmak ve bir nevî ALLÂHÜ TEÂLÂ ile konuşmaktır.Bunların temini için kalbin uyanık olması gerekir. Bu hâlin tamamlanması saygı,tâzim,korku hissi taşımak,ümit ve hayâ sâhibi olmakla olur.Namaza davet,huzur ve rahata davet sayılır.Bu sebeple Peygamber Efendimiz(S.A.V.)Hz. BİLÂL(r.a.)'a ezân okumasını işaret ederken "ERİHNÂ YÂ BİLÂL:YÂ BİLÂL BİZİ RAHATLAT" buyururlardı.

  8. #288
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.01.07
    Mesajlar: 8.184
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: NAMAZDA HUZUR!!!

    Allah razı olsun bizimle paylaştığın için selametle....

  9. #289
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.01.07
    Mesajlar: 8.184
    Teşekkür ve Beğeni

    ONLAR SAVAŞTA BİLE NAMAZ KILARKEN


    Namaz,ibadetlerimizde olmazsa olmazlardandır,keyfekeder yapılmaz.Allah,Kuran`da namazla ilgili 100 e yakın ayet indirmişken,böyle bir ibadetin sıradanlaştırılması mümkün değildir.Ayrıca Kuran`da Müddesir 42-43te ,cehennemliklere sorulan siz niye buradasınız sorusunun cevabı ,biz namaz kılanlardan değildik olmuştur.Toplumda öyle bir düşünce hakimdir ki ;sanki namaz vakit ve mekan bulunursa belki yerine getirilicek bir ibadet olmuştur.Yapılan istatistiklerde gösteriyor ki halkımız namaza daha çok toplumsal olunca katılıyor.Cenaze namazı,bayram namazı,teravih namazı ve Cuma namazları(bunlardada havanın durumu katılımı etkiliyor).Bunların dışında da herkese farz olan ve vakitleri Kuran`da belirtilmiş olan günlük namazlar kılınmıyor yada daha az kılınıyor.İnsanımız o güzel uykusunu bölemediği için sabah namazını kılmazken,gün içindeki namazlarıda kendilerince geçerli sebep olan vakitsizlikten ve mekansızlıktan kılamadığını söylüyor.
    İnsanımız istediği herşey için vakit ve mekan bulurken iş namaza gelince aynı kabiliyetini ortaya koyamıyor.Namaz ise her ne koşul olursa olsun insanın yapması şart olan ibadetlerden birisidir.Peygamberimiz bir savaşta iken şöyle bir ayet geliyor;Nisa 102"Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit,içlerinden bir grup seninle namaza dursun;silahlarını da alsınlar.Bunlar secdeye varınca,diğerleri arkalarında beklesinler.Sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar.Dikkatli olsunlar silahlarını yanlarına alsınlar...".der.
    İşte böyle arkadaşlar, bir yanda mekan ve zaman bulamadığı için namaz kılamayanlar ,diğer yanda hayati tehlike bile olsa namazlarını asla bırakmayanlar.

  10. #290
    Forum Yöneticisi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.12.06
    Yer: .
    Mesajlar: 11.153
    Teşekkür ve Beğeni

    Namaz Vakitlerinin 'Sırrı'

    Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor.
    Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir.

    İbâdetin mânâsı da kulun Rabb’ine karşı kendi kusurunu, acz ve fakirliğini görüp her şeyi elinde tutan Yüce Rabb’imizin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.

    Her namaz vaktinde ruhumuzda canlanan şey, tek ve sonsuz olanın O (cc) olduğudur, bakî, sermedî, ebedî olan O’dur. Nurun kaynağı, ebedi saadetlerin sahibi O’dur. Her namaz vaktinde zihnimizde bu duygular sümbüllenir.

    Başka bir kapı yoktur. Başımızda ecel kılıcı, ensemizde Azrail’in (as) nefesi bulunmaktadır. Kabrimizi karanlıklar yurdu olmaktan çıkarıp Cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirecek olan şey imanımız, amelimiz ve Rabb’imize olan muhabbetimizdir. Ümidimiz O’nun (cc) rızasına, Habibi’nin (sas) şefaatine nail olmaktır. Bu yüzden her bir namaz vaktinde gizlenmiş sırlara vâkıf olmamız gerekir.

    Bediüzzaman Hazretleri, namaz vakitlerini izah ederken gece ve gündüzlerin alemin büyük saatinde “saniyeler”, senelerin “dakikalar”, ortalama insan ömrünün “saatler” ve alemin hayat devirlerinin de “günler” hükmünde olduğunu belirtiyor. Yine bunların birbirine baktığını, birbirine misal olduğunu, birbirinin hükmünde olduklarını ve hatırlattıklarını ifade ediyor.

    -------------------------------------------------------------------------------


    SABAH VAKTİ:
    Yepyeni bir başlangıçtır


    Sabah tatlı bir neş’edir. Mahmurluk perdesi altında alemde pırıl pırıl tecelli eden yaratılışa aynadır. İmsak vakti, yani sabah namazı vaktinin girmesi, yani şer’i günün başlayışıyla yepyeni bir hayat başlar. Her bir namaz vakti için bir saati göz önüne getirelim (dijital saati değil!). Akrep, sabah namazı vaktini gösterdiğinde o an aynı zamanda, bizim anne karnına düştüğümüz ânı, yine kâinatın yaratıldığı 6 günden ilk günü ve yıl içindeki bahar mevsimini gösterir. Elimizi Allahü Ekber deyip kaldırdığımızda zihnimizde ana rahmindeki halimiz ve kâinatın Rahmetenlil Alemi’nin (sas) yüzü suyu hürmetine ve yine O’nun (sas) nurundan yaratılışı canlanır. Tesbih, tahmid ve tekbirlerimiz hep o hale şükür içindir.

    --------------------------------------------------------------------------------

    ÖĞLE VAKTİ:
    Gençlik ateşi ve Cehennem!


    Öğlenin şiddetli hararetinin başları yaktığı zaman, yazın en sıcak dönemine, insanda gençliğin söz dinlemeyen en ateşli çağına işaret eder. Yine, öğlenin sıcağı bize hiçbir gölgenin bulunmayacağı mahşer gününü hatırlatır. Kainatın ömründe ise öğle vakti Hz. Âdem’in yeryüzüne iniş dönemine işaret eder.

    --------------------------------------------------------------------------------
    İKİNDİ VAKTİ:
    Ömrün sonu ve sonbahar

    İkindi vakti, güneşin renginin sarardığı, batmaya meylettiği zamandır. İçinde sonbahar hüznünü de taşır. Yine, insanoğlunun da artık saçlarına ak düşüp, belinin yavaş yavaş bükülmeye başladığı, dünya lezzetlerinin de “acılaşmaya” başladığı döneme işarettir. İkindi vakti, insanoğlunun ve kainatın son dönemine de işaret eder. Yine, son peygamber olan Efendimiz’in (sas) vazifeye başlamasıyla âlemin son sürece girişini de hatırlatır. Biz ikindi vaktini yaşarken az sonra güneşin batacağını, yakında kendimizin ve kâinatın da öleceğini düşünürüz. İkindiyi eda edip de her şeyin batmaya doğru gittiğini görürken tek sığınılacak kapının Rabb’imiz ve O’nun Resulü’nün sünnet-i seniyyesi olduğunu tefekkür ederiz.
    -------------------------------------------------------------------------------
    AKŞAM VAKTİ:
    Ölüm ve kıyamet ânı


    Artık gün batmıştır. Ferdi olarak imtihanımız bitmiş, son nefesimizi vermişiz. Ne güneşte o cebbar yakıcılıktan, ne de bizde küçük dağları ben yarattım havasından eser kalmıştır. Sonbahar gibi ikindinin tatlı serinliği geride kalmış, güneş kaybolmuş, hafif bir kızıllık dışında ondan hiçbir eser görünmüyor. Az sonra günle birlikte biz de karanlıklara karışmış olacağız. “Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde...” (Tekvir, 81/1-3) ikazları kulaklarımızda çınlıyor. Akşam ezanı okunduğunda ve namaz için ellerimizi kaldırdığımızda sanki kendi cenaze namazımızla birlikte tüm kainatın cenaze namazını da kılıyor gibi oluruz. Önümüzdeki tabutta hem geride kalan gün, hem sonbahar mevsimi, hem kendi cesedimiz, hem de tüm canlıların naaşı vardır. Bu namaz bu kadar hüzünlüdür. Artık geriye dönüş yoktur. Alem susmuş, Sûr üfürülmüştür. Bütün diklenişler, bütü ceberrutluklar son bulmuş, müthiş bir sessizlik, alemi kaplamış, İlahi kader ânı beklenmektedir. Geriye dönüş artık mümkün değildir ve “keşke”ler, “eyvah”lar dönemi başlamıştır.


    -------------------------------------------------------------------

    YATSI VAKTİ:
    Büyük sessiz karanlık
    Artık geride kalan ne güne ne mevsimlerin tatlılığına, ne de insan olarak “yaşadığımıza” dair hiçbir iz yok. Gündüzün ne sıcağı ne de ışığı kalmış. Bizim için de acı son gerçekleşmiş. Kimse, kendi torunlarımız bile bizi hatırlamıyor, çoğu ismimizi bile unutmuş. Hayat susmuş, kainat dahi ölmüş. Toprağın üstündeki tüm cıvıltı, kargaşa sona ermiş. Herkes hesap gününü bekliyor. İşte bu kadar karanlıklar içinde o geceyi ancak “teheccüd”ümüz aydınlatabilir, bize yoldaş olabilir. O karanlıkları aydınlatacak yegane nur kaynağı odur.

    --------------------------------------------------------------------------------
    İKİNCİ SABAH VAKTİ:
    Ba’sü ba’del mevt


    Yeni doğan güneş ise haşrin sabahını ihtar eder. Sur yeniden üfürülmüş, ruhlar yeniden iade edilmiş, milyarlarca insan haşir meydanında toplanacak, ölüler yerden bitkiler gibi bitirilecek. İşte bu şuurla kılınan namazın kişiye faydası olur. “Desinler”, “görsünler” için kılınan namazın kimseye faydası olmadığı gibi maalesef zararı da olacaktır. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kesinliktedir. İşte bu beş vaktin her birinde bir mü’him, inkılâp başındadır.

    MUSTAFA AYDIN
    Ailem Dergisi

Sayfa 29 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 1927282930313979 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Dönmeyecek Birini Bekleyenler!
    Konu Sahibi abı_hayat Forum Edebiyat
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 25-07-2009, 12:07
  2. Hayat:sana ait .. s/ana dair…!!
    Konu Sahibi ferahhfeza Forum Deneme - Hikaye
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 21-06-2009, 10:46
  3. Kabir ziyaretinde nelere dikkat etmeliyiz
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-02-2009, 00:45
  4. Güzele bakmak sevap mı,yoksa gözlerin ihaneti mi?
    Konu Sahibi Nur_u Secde Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19-11-2008, 10:00
  5. iste acik kadin ve sonu !!!!!!!!
    Konu Sahibi nurus Forum Islamda Kadının Yeri ve Önemi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08-06-2008, 03:04

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •