Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 26 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 1624252627283676 ... SonuncuSonuncu
251 den 260´e kadar. Toplam 899 Sayfa bulundu

Konu: namaz

  1. #251
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.09.06
    Mesajlar: 1.650
    Teşekkür ve Beğeni

    NAMAZ MI ? YOKSA ÖLÜMMÜ ?

    "Tek vakit namazımı kaçırmaktansa, bin kere ölmeyi tercih ederim."
    "Namaz, aman namaz, nerede ve ne şart altında olursa olsun mutlaka namaz kılın."


    (GAVSI HİZANİ SEYYİD SİBGATULLAH ERVASİ)





    HERŞEY İÇİN BİR FETVA BULUNABİLİR BELKİ,

    AMA NAMAZIN TERKİNE HİÇ FETVA YOKTUR.


    BİR İNSAN NAMAZINI KILMASA VE HİZMET EDEREK ÖNÜME

    DAGLAR KADAR

    ALTIN YIGSA DÖNÜP BAKMAM BENİM İÇİN HİÇ BİR

    DEGERİ YOKTUR.

    AMA BİR İNSAN NAMAZINI KILSA VE ALLAH CC RIZASI

    İÇİN YERDEN BİR ÇÖP KALDIRSA O HİZMETİ

    BENİM İÇİN DAGLAR KADAR ALTIN DEGERİNDEDİR.


    (EHLULLAH)


    SELAM VE DUA İLE

  2. #252
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.12.06
    Yer: ESKİŞEHİR
    Mesajlar: 831
    Teşekkür ve Beğeni

    "Namaz" En Vazgeçilmez İbadet

    Rabbimizin bize emrettiği en büyük ve en vazgeçilmez "namaz ibâdeti"ni hakkıyla ve eksiksiz yerine getirebilmemiz için ilk şart, "namazın önemini çok iyi kavramak"tır.

    Her şey önemi derecesinde vazgeçilmezdir. İslâm büyükleri, ölüm döşeğinde bile namazlarını kılmaktan vazgeçmemiştir. Ama biz, ahirzaman Müslümanları, hiçbir gerçek mazeretimiz olmadığı halde namazlarımızı terk edebiliyoruz.

    Gereken önemi verseydik böyle durumlara düşer miydik? Yemekten, sudan, havadan vazgeçtiğiniz oldu mu hiç? Daha fazla imkâna kavuşabilmek için yapılan "açlık grevi" dışında hiçbir insan, yeyip içmeyi terk etmez, unutmaz, vazgeçmez.

    Maddî hayatımızın devamı bu ihtiyaçlarımızın karşılanmasına bağlıdır. Onların önemi ve değeri, onları vazgeçilmez kılmıştır.

    Mânevî hayatımızın canlılığının devamı da, başta namaz olmak üzere tüm ibâdetlerimizi hakkıyla yerine getirmemize bağlı olacaktır.

    Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.) ve yüce sahabeleri, Bedir Savaşının en şiddetli ânında bile namaz kılmayı ihmal etmemişlerdi. Canlarını kurtarmayı değil, sonu ölüm de olsa namazı tercih etmişlerdi.

    Niçin?

    Çünkü biliyorlardı ki, canı korumak, canı bağışlayanın elinde.

    Namaz ise, canı verenin emri. Canlar cananının emrini hiçe sayan candan hayır gelir mi? Hem bütün canları elinde tutanın emri hiçe sayılarak o can korunabilir mi?

    Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî (k.s.) Hazretleri, en şiddetli hastalık ânında dahi ibâdetlerini ihmal etmemiş, hattâ rahatlaması için ayağının uzatılması üzerine hemen ayağını geri çekmiş, "Rabbime saygısızlık yapamam" demişti.

    Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, bir Ramazan ayında, çok şiddetli bir hastalık döneminde, beş gün boyunca, neredeyse yeyip içmeden yaşamış, ama namazını ve orucunu asla ihmal etmemişti.

    Onlar namazı nasıl görüyorlardı ki, onun önünde hiçbir engel tanımadılar? Günümüz Müslümanının eksiği ne ki, en basit bir engelde namazdan kolayca vazgeçiyor?

    İşte burada Rabbimize ve Onun Yüce Resulüne (a.s.m.) yönelmemiz gerekiyor.

    Çünkü, namazı bize emreden, öğreten, anlatan onlardır.

    Namazı biz icat etmedik. Durup durduk yerde, "Bizi Yaratanı nasıl hoşnut edebiliriz? Gelin şöyle yatıp kalkalım ve dua edelim" diyerek namazı biz uydurmadık.

    Namazı Allah emrettiğine göre, namazın önemi konusunda da Ona başvurmamız gerekiyor. Yoksa, hem "Müslümanım" deyip, hem de namaz konusunda dilimizle veya fiilimizle akıl yürütemeyiz.

    "Müslüman", Allah'a teslim olan, her meselede Ona başvuran, Onun rızasını gözeten demek, değil mi?

    Oysa namaz konusundaki ihmaller, kusurlar, tembellikler ve öne sürülen bahaneler, "Allah'a teslim olunmadığını" gösteriyor. Bu ise, büyük bir çelişkidir, büyük bir hatadır.

    Bunun için namaz konusunda nefsimizi konuşturmak yerine Allah'ın kitabına, Onun Yüce Resulüne ( a.s.m.) ve bu iki kaynaktan beslenen İslâm âlimlerine yönelmek gerekir.

    Acaba onlar, namazı nasıl görmüşler, nasıl bir önem ve değer vermişler, nasıl anlatmışlar, nasıl kılmışlar?

    Bunları öğrenirsek, namaza verdiğimiz önem artar ve namaz hiçbir zaman vazgeçemediğimiz bir eylem olur.

    Namazı, hayatının en vazgeçilmez bir parçası yapmak isteyen Müslümanın ilk kazanması gereken, "sağlam ve güçlü bir îman"dır.

    Emirler ve yasaklar; geldikleri makama olan inanç, saygı, güven ve bağlılığın derecesine göre önem ve değer kazanırlar. Bir çocuk, kardeşinin emrine kulak asmayabilir. Ama babasına itiraz edemez.

    Eğer bir kimse, "Müslümanım" dediği halde namazını kılmıyor veya ihmaller gösteriyorsa ilk problemi bellidir: Allah'a olan inancı sağlam değildir.

    Çünkü insan bir ağaç veya bina gibidir. Onun kökü ve temeli, îmandır. Dalları ve duvarları ise, ibâdetlerdir.

    Kökü hastalanmış bir ağacı dallarını ilâçlayarak kurtaramadığımız gibi, temelleri sarsılmış bir binayı da odalarını boyayarak tâmir edemeyiz.

    Bu örneklerde olduğu gibi, namazında ihmali olan bir mü'min de önce îmanını kuvvetlendirmelidir ki, namaza dört elle sarılsın.

    Her yerde hazır ve nazır olan Allah'ın, her an kendisini görüp gözettiğini çok iyi bilmelidir ki, hareketlerine çekidüzen versin ve namazını hiç bırakmasın.

    Hepimiz, "Acaba güçlü ve sarsılmaz bir îmana nasıl sahip olabiliriz? Dünyamızı ve âhiretimizi aydınlatacak bu muhteşem gücü nasıl kazanabiliriz?" diye düşünmeliyiz.

    Kendimizi, bile bile tehlikeye atamayız. Namazı ihmal etmenin dünyada ve ahirette bizi uğratacağı acıklı hâli bilmeyerek vurdumduymaz olamayız. Böyle bir umursamazlık bize yakışmaz. İnsan varlıkların en akıllısı, sonunu en iyi düşüneni ve çıkarını en fazla kollayanı değil mi?

    Namaz, kılındığında en fazla sevap kazandıran, ihmal edildiğinde ise en büyük azaba sebep olan bir ibâdet olduğuna göre, her gün namazı düşünmemiz, her gün bir adım daha ilerlememiz gerekmez mi?

  3. #253
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    namaz vakitlerinin güzelliği...

    Sabah Namazi Vakit seher.. Ufukta günün kizil cicegi açmak üzere.
    Vaktin rahmine sabahin nutfesi düstü az önce. Gecenin topraginda sakli isiktan tohumlar baslarini uzatiyor.

    Simdi hatirla ki, sen de bir zamanlar yoklugun karanliginda yitiktin.
    Unutulmusluk topragina gömülü bir tohumdun.
    Kimsenin adini bilmedigi, hatirini saymadigi bir yetimdin.

    Hatirla ki, unutulmusunun topraginda Rabbin seni unutmadi. Rabbin seni sahipsiz de brakmadi.
    Rabbin seni yokluk gecesinden varliginin ufkuna eristirdi.
    Taze bir bahar gibi gün yüzüne çikardi bedenini. Ete kemige bürüdü ruhunu.

    Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.

    Simdi seher vakti. Göz kapaklarinin ardindan kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere.
    Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini.
    Günes ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan
    Rabbini herkesin O'nu unuttugu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracina eslik et En Sevgilinin[asm].


    Simdi sabah! Simdi sabah namazi vakti...



    .................................................. .................................................. ..................



    Ögle Namazi Vakit ögle. Gün ortasi. Dünya telasindasin. Isler yogun. Yarim kalmis nekadar is var!
    Sanki sensiz yürümüyor hiçbir sey. Sanki sen olmasan isler hep yarimm kalacak, belki hiç baslamayacak.

    Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin!

    Oysa dünya seni pek umursamiyor. Sessizce akip gitmede sonsuz uzayda..
    Telaslarina inat uzakta bir kelebek yavas yavas kozasindan çikmada.
    Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...

    Vakit ögle... O kadar gürültü var ki ortalikta.. Kalbinin sesini duyamiyorsun bile.
    Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaslarin arasindan siyril, ruhuna yer ayir.
    Ebedî sükûnete hazirla kendini. Kalbini sonsuzluga bitistir. Alnini secdeye degdir.
    Simdi ögle namazi vakti!



    .................................................. .................................................. ..........................



    Ikindi Namazi Vakit ikindi. Gün ihtiyarladi. Günes solgun rengini birakiyor güller üstüne.
    Zaman irmagi ikindinin caglayanindan dökülüyor simdi. Ayriligi söylüyor hece hece.
    Hüzün renkli bulutlar sardii gögü.

    Günesin saltanati bitmek üzere. Zevale dogru akiyor isiklar.

    Hatirla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.
    Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazirliyorsun. Öbür kiyisindasin artik hayat nehrinin.
    Bundan sonra vaadi yok sana zamanin. Yokus asagi akiyor kalbin.

    Vakit ikindi. Kalbini kanatiyor kuru gül yapraklai. Tutunacak dal ariyor gibisin zamana karsi.
    Zamanin hükmü agirlasiyor üzerinde. Gün daha kisa geliyor artik.
    "Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadir insan." Simdi anliyorsun. Çünkü, yokus asagi akiyorsun.
    Dalindan kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artik zaman. Geriye kalan ancak iman.

    Simdi ikindi vakti. Secdeye koy alnini. Egil Zamanin Sahibinin önünde. O'na konus; DUAlarini fisilda.
    Sonsuzluga tutun hece hece.



    .................................................. .................................................. .............................



    Aksam Namazi Vakit aksam. Gün ölmek üzere. Günes isiklarini topluyor esyanin üzerinden.
    Kizilca kiyameti kopuyor dünyanin. Kara kefenini giyiniyor gün.
    Gülün rengi soluyor, esyanin cezbesi yitiveriyor.

    Hatirla ki, senin de aksamin olacak bir gün. Ömrünün isiklari solacak. Hayatinin perdesi çekilecek.
    Senin de kiyametin kopacak.

    Simdi aksam. Ölmeden önce bil ölecegini ki, yasatildigini farkedesin.
    Herkesin senden uzaklasacagi ölüm anini hatirla ki, sen de simdi herkesten ve her seyden uzaklasip Rabbine yanasasin.
    Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet..
    Herkesin unuttugu yerde seni bir O hatirlayacak. Hatirini yalniz O bilecek. Sen de O'nu an simdi.
    Simdi aksam namazi vakti..


    .................................................. .................................................. .............................



    Yatsi Namazi Vakit Yatsi. Gün çoktan öldü. Günes isiklarini topladi. Gece hükmediyor âleme.
    Günesin saltanati bitti. Isiklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti esyadan.
    Gül soldu, gün soldu. Göge yöneldi gözler.

    Hatirla ki, Sen de unutusun kara gecesine yuvarlanacaksin. Bir adin kalacak geriye.

    Bir mezar tasin hatirlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.

    Simdi gece.. Sabaha çok var. Isik uzaklarda. Yoklugun gecesinde, adin bile unutulmusken,
    kimden meded umarsin sor kendine? Kim Sana hayat vermisse, kurumus kemikleri toplayip dirilten de O elbette.

    Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttugu bu gece, Sen de herkesi unut,
    O'nu hatirla. Söyle kendine ki, coklarinin isiklara kanip sahte renklerin kuyularina daldigi bu gece,
    Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.

    Simdi yatsi zamani vakti.
    .................................................. .................................................. .............................

    senai demirci..

  4. #254
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.09.06
    Mesajlar: 1.071
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    Haydi kalk! Kalk ve miracina eslik et En Sevgilinin[asm].

  5. #255
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    zarife_76 yazdı:
    Haydi kalk! Kalk ve miracina eslik et En Sevgilinin[asm].
    ALLAH RAZI OLSUN....SELAMETLE...

  6. #256
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.09.06
    Yer: Oradan
    Mesajlar: 5.630
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    Sağolasın kardeşim

  7. #257
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    mustafa_xtar yazdı:
    Sağolasın kardeşim
    sende sağol kardeşim...

  8. #258
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...


  9. #259
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.11.06
    Yer: Kayseri
    Mesajlar: 463
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    ALLAH RAZI OLSUN,SELAMETLE...


  10. #260
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 12.07.06
    Mesajlar: 272
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: namaz vakitlerinin güzelliği...

    Selamün aleykum
    emegine sağlık.Allah razı olsun...

Sayfa 26 Toplam 90 Sayfadan BirinciBirinci ... 1624252627283676 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Dönmeyecek Birini Bekleyenler!
    Konu Sahibi abı_hayat Forum Edebiyat
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 25-07-2009, 12:07
  2. Hayat:sana ait .. s/ana dair…!!
    Konu Sahibi ferahhfeza Forum Deneme - Hikaye
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 21-06-2009, 10:46
  3. Kabir ziyaretinde nelere dikkat etmeliyiz
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-02-2009, 00:45
  4. Güzele bakmak sevap mı,yoksa gözlerin ihaneti mi?
    Konu Sahibi Nur_u Secde Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19-11-2008, 10:00
  5. iste acik kadin ve sonu !!!!!!!!
    Konu Sahibi nurus Forum Islamda Kadının Yeri ve Önemi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08-06-2008, 03:04

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •