Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 1 Toplam 33 Sayfadan 12311 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 327 Sayfa bulundu

Konu: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni

    Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye

    Selamün Aleyküm.





    ____MERHAMETLİ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE



    __Hz. Ömer arkadaslariyla sohbet ederken, huzura üç
    genç girerler. Derler ki
    -Ey halife, bu aramizdaki arkadas bizim babamizi öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine
    getirin.
    Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :
    -Söyledikleri dogru mu diye sorar. Suçlanan genç der ki evet dogru Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalim nasil oldu diye sorar. Bunun üzerine genç anlatmaya baslar, der ki
    "Ben bulundugum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanim ailemle beraber gezmeye çiktik, kader bizi arkadaslarin bulundugu yere getirdi. Afedersiniz hayvanlarimin arasinda bir güzel atim var ki dönen bir defa daha bakiyor, hayvana ne yaptiysam bu arkadaslarin bahçesinden meyva koparmasina engel olamadim, arkadaslarin babasi içerden hisimla çikti atima bir tas atti atim oracikta öldü.
    Nefsime bu durum agir geldi, ben de bir tas attim, babasi öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaslar beni yakaladi, durum bundan ibaret dedi.


    Bu söz üzerine Hz Ömer
    "Söyleyecek bir sey yok, bu suçun cezasi idam.Madem suçunu da kabul ettin" dedi.
    Bu sözden sonra delikanli söz alarak
    "Efendim bir özrüm var" diyerek konusmaya basladi "Ben memleketinde zengin bir insanim, babam rahmetli olmadan bana epey bir altin birakti.Gelirken kardesim küçük oldugu için saklamak zorunda kaldim. şimdi siz bu cezayi infaz ederseniz yetimin hakkini zayi ettiginiz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz,
    bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardesime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum" der.


    Hz. Ömer dayanamaz der ki "Bu topluluga yabanci birisin senin yerine kim kalir ki?!"


    Sözün burasinda genç adam ortama bir göz atar, der ki
    "Bu zat benim yerime kalir."
    O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaslarindan daha yasarken cennetle müjdelenen Amr Ibni Asa dan baskasi degildir.
    Hz.Ömer Amra dönerek
    "Ey Amr, delikanliyi duydun" der.
    O yüce sahabi "Evet, ben kefilim" der ve genç adam serbest birakilir.


    Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medinenin ileri gelenleri Hz.Ömere çikarak gençin gelmeyecegi, dolayisiyla Amr Ibni Asa verilecek idam yerine maktülün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razi olmaz ve babamizin kani yerde kalsin istemiyoruz derler, Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir der ki :


    "Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim."
    Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki "Biz de sözümün arkasindayiz." Bu arada kalabalikta bir dalgalanma olur ve insanlarin arasindan genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki
    "evladim gelmeme gibi önemli bir nedenin vardi neden geldin?" Genç vakurla basini kaldirir ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan) AHDE VEFASIZLIK ETTI demeyesiniz diye geldim der.


    Hz.Ömer basini bu defa çevirir ve Amr Ibni Asa der ki
    "Ey Amr, sen bu delikanliyi tanimiyorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun". Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razi olsun vakurla kanimizi donduracak bir cevap verir,
    "Bu kadar insanin içerisinden beni seçti. INSANLIK ÖLDÜ dedirtmemek için kabul ettim" der.


    Sira gençlere gelir, derler ki "Biz budavadan vazgeçiyoruz." Bu sözün üzerine Hz Ömer "Ne oldu, biraz evvel babamizin kani yerde kalmasin diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.


    gençlerin cevabı da dehşetlidir:


    MERHAMETLİ INSAN KALMADI DEMEYESINIZ DIYE





    <<<-Sen öyle bir insan ol ki!
    öldüğünde düşmanın bile ağlasın->>>

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.06.06
    Mesajlar: 41
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

    Allah razı olsun.

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    dini hikayeler

    Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve ‘eyvah mahvoldum’ gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi. Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.

    Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:

    -Bu işte bir bit yeniği var, dedi. Mühendise kötü birşeyler oldu. Dikkat edin, canına kıyabilir.

    Şirket çalışanları, müdürün ne kadar tecrübeli olduğunu bildiklerinden, hep birlikte yerlerinden fırladı. Sekreterlerden biri, mühendisin okuduğu gazeteye bakarak:

    -Biliyorsunuz ki bugün borsa tepetaklak geldi, dedi. Mutlaka çok sayıda hissesi vardı.

    Bir başkası:

    -Faiz veya repo da olabilir, diye araya girdi. Yüzde ikiyüz sınırı aşıldı.

    Diğeri, kendinden emin bir tarzda:

    -Dün dolar bozduracağını söylemişti, dedi. Bugün döviz âniden yükseldiği için, milyarlarca lira zarar etmiş olmalı.

    Şirketin muhasebe müdürü:

    -Kesinlikle yanılıyorsunuz, diye lafa karıştı. Daha üç gün önce avans çekmişti. Paralı insan böyle bir şeyler yapmaz. Olsa olsa karısıyla kavga etmiştir.

    Kadın sekreterlerden biri:

    -Öyledir öyledir, diye atıldı. Hanımına geçen gün rastlamıştım, çok suratsız biriydi.

    Bütün ihtimaller tek tek sıralanırken, şirket müdürü,:

    -Konuşmakla vakit kaybetmeyelim, diye gürledi. Her an bir tabanca sesi gelebilir içerden..

    Müdürün sözleri, ortalığı tekrar karıştırdı. Şirkette ne kadar çalışan varsa, mühendisin kapısına yığıldı. Müdür bey, etrafındakileri bir el işaretiyle susturduktan sonra, yumuşak bir sesle:

    -Mühendis beyyy!.. diye seslendi. Benim canım kardeşim, sakın bir çılgınlık yapma. Biliyorsun ki bu dünya fânidir. Bir gün zaten öleceğiz, değil mi?

    Mühendisin bulunduğu oda müstakil olduğu için başka bir mekana bağlanmıyordu. Bu yüzden de herkes, onun içeride olduğundan emindi. Oda kapısı da özel olarak izole edildiği ve iki adet çelik levhadan yapıldığı için bütün çabalara rağmen kırılmıyordu. Buna rağmen içeriden çıt çıkmıyordu. Bu arada itfaiyeye haber verildi, altıncı katta bulunan odanın pencereleri altına brandalar gerildi ve televizyon kameramanları, yüzlerce meraklı eşliğinde canlı yayına geçerek, adamın aşağı atlaması için duaya başladılar. Mühendis bey, on beş dakika sonra kapıyı açtı. Yüzü ışıl ışıldı ve neler olup bittiğinden habersiz görünüyordu. Kapı önündeki kalabalığın şaşkın bakışları arasında:

    -Az kalsın ikindi namazını kaçırıyordum, diye gülümsedi. Dünya fâni olduğundan, bu iş ihmale gelmez.

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.07.06
    Mesajlar: 480
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: çılgın

    çok güzel bir paylaşm
    kardeşim allah razı olsun
    rabbim namazımızı kaçırmayı nasip etmesn

  5. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.07.06
    Mesajlar: 59
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: çılgın

    Allah senden razı olsun kardeşim.Hikaye gerçekten çok güzel,hele son mükemmelALLAH&#39;A emanet ol...

  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 15.08.06
    Mesajlar: 111
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: çılgın

    Allah herkese dini konularda bu kadar hassas davranmayı nasip etsin

  7. #7
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: çılgın

    ALLAHdini bütün insanlardan eylesin

  8. #8
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.08.06
    Mesajlar: 159
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: çılgın

    şüper eline sağlık

  9. #9
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: on gümüş

    PEYGAMBER ALEYHİSSELAM, bir gün Medine pazarına çıktı. Yanında on gümüş kadar parası vardı. Kendisine dört gümüşe bir gömlek satın aldı. Ancak, bir fakir adam gelip, kendisinden o gömleği istedi. Resulullah gömleği ona verdi. Geriye dönüp dört gümüşe bir gömlek daha satın aldı. Derken, ağlayan küçük bir kız çocuğu gördü ve yanına yaklaşıp neden ağladığını sordu.
    “Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti” dedi küçük kız, gözyaşlarını silerek. “Ama ben parayı kaybettim.”

    Resulullah, yanında kalan son iki gümüşü de o kız çocuğuna verdi.

    “Ağlama, unu bununla alabilirsin!” buyurdu.

    Paraları alan küçük kızın ağlaması bir miktar durduysa da, tamamen kesilmedi.

    “Ama eve geç kaldığım için beni dövecekler!” dedi hıçkırarak.

    Peygamber Aleyhisselam kızın elini tuttu, gittiler unu aldılar. Bir elinde küçük kız, öteki elinde un, beraber kızın evine doğru yola çıktılar.

    Akşam vaktiydi. Ev sahibi küçük hizmetçisini beklerken, karşısında Âlemlerin Efendisi’ni görünce hem çok şaşırdı, hem de çok sevindi.

    Peygamber Aleyhisselam:

    “Geç kaldığı için ceza almaktan korkuyordu. Sakın onu dövmeyin!” buyurdu.

    Ev sahibi:

    “Ey Allah’ın Resulü! Sizin evimi şereflendirmenize sebep olduğu için ben onu azad ediyorum, artık hürdür!” dedi.

    Peygamber Aleyhisselam bu işe çok sevindi ve:

    “Allah’ım şu on gümüş ne kadar da bereketli imiş. Onunla bana ve bir fakire gömlek giydirdin ve bu kız çocuğunu sevindirip, hürriyetine kavuşturdun!”

    ...

  10. #10
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: akşama kadar

    Mekke...
    Yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı bir köşede oturup konuşmaktalar.
    Önlerinde iyi giyimli bir adam belirir. Genç olanın önüne bir kese
    altın koyar.
    Genç:
    - Sağol, paraya ihtiyacım yok.
    - Olsun, ben sana veriyorum, ister sen harca, ister fakirlere ver.
    Genç fazla ısrar etmez. Keseyi alır hemen hepsini ihtiyacı olduğunu
    bildiklerine dağıtır.
    Yaşlı adam aynı akşam genci bir başkasından yardım isterken görür ve
    sorar:
    - Niçin o bir kese altından kendine ayırmadın?
    Genç:
    -Akşama kadar yaşayacağımı düşünemezdim.

Sayfa 1 Toplam 33 Sayfadan 12311 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ** Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez**
    Konu Sahibi garip_yolcu Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 07-06-2009, 12:25
  2. "İmzalı-Yorum"
    Konu Sahibi Resul Aydın Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26-01-2009, 19:40
  3. Selamun Aleykum arkadaşlar
    Konu Sahibi hk8506 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 04-11-2008, 19:15
  4. Haniflik Nedir?
    Konu Sahibi BERFIN81 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-11-2007, 20:29

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •