Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 32 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 2230313233 SonuncuSonuncu
311 den 320´e kadar. Toplam 327 Sayfa bulundu

Konu: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

  1. #311
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.09.09
    Mesajlar: 167
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı firdes´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    HAYY ALLAH CC RAZI OLSUN.NASIL Bİ İMAN YÜKSELİŞİ.Rabbimiz bizlere de nasip eylesn inşallah.bazen kabe imamları okurken aynen iyyakena'budu da takılıyorlar,ağlıyorlar.Rabbim bizlerede nasip eylesin inşallah(amin)
    allah yardımcımız olsun

  2. #312
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.05.12
    Mesajlar: 2.153
    Teşekkür ve Beğeni

    Sen öyle bir insan ol ki!
    öldüğünde düşmanın bile ağlasın.

    Keşke

  3. #313
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 10.08.11
    Mesajlar: 15
    Teşekkür ve Beğeni

    büyük bir ERDEM

  4. #314
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.07.12
    Mesajlar: 5
    Teşekkür ve Beğeni

    çağ kibir,gösteriş ve taklit çağıdır ...bizler böyle olmama adına nefislerimize karşı direniş içinde olalım

  5. #315
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.09.12
    Mesajlar: 73
    Teşekkür ve Beğeni

    Siz ne güzel insanlarsınız Allah sizlerden razı olsun kardeşlerim..

  6. #316
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni

    Selamün Aleyküm.





    ____MERHAMETLİ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE



    __Hz. Ömer arkadaslariyla sohbet ederken, huzura üç
    genç girerler. Derler ki
    -Ey halife, bu aramizdaki arkadas bizim babamizi öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine
    getirin.
    Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :
    -Söyledikleri dogru mu diye sorar. Suçlanan genç der ki evet dogru Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalim nasil oldu diye sorar. Bunun üzerine genç anlatmaya baslar, der ki
    "Ben bulundugum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanim ailemle beraber gezmeye çiktik, kader bizi arkadaslarin bulundugu yere getirdi. Afedersiniz hayvanlarimin arasinda bir güzel atim var ki dönen bir defa daha bakiyor, hayvana ne yaptiysam bu arkadaslarin bahçesinden meyva koparmasina engel olamadim, arkadaslarin babasi içerden hisimla çikti atima bir tas atti atim oracikta öldü.
    Nefsime bu durum agir geldi, ben de bir tas attim, babasi öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaslar beni yakaladi, durum bundan ibaret dedi.


    Bu söz üzerine Hz Ömer
    "Söyleyecek bir sey yok, bu suçun cezasi idam.Madem suçunu da kabul ettin" dedi.
    Bu sözden sonra delikanli söz alarak
    "Efendim bir özrüm var" diyerek konusmaya basladi "Ben memleketinde zengin bir insanim, babam rahmetli olmadan bana epey bir altin birakti.Gelirken kardesim küçük oldugu için saklamak zorunda kaldim. şimdi siz bu cezayi infaz ederseniz yetimin hakkini zayi ettiginiz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz,
    bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardesime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum" der.


    Hz. Ömer dayanamaz der ki "Bu topluluga yabanci birisin senin yerine kim kalir ki?!"


    Sözün burasinda genç adam ortama bir göz atar, der ki
    "Bu zat benim yerime kalir."
    O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaslarindan daha yasarken cennetle müjdelenen Amr Ibni Asa dan baskasi degildir.
    Hz.Ömer Amra dönerek
    "Ey Amr, delikanliyi duydun" der.
    O yüce sahabi "Evet, ben kefilim" der ve genç adam serbest birakilir.


    Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medinenin ileri gelenleri Hz.Ömere çikarak gençin gelmeyecegi, dolayisiyla Amr Ibni Asa verilecek idam yerine maktülün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razi olmaz ve babamizin kani yerde kalsin istemiyoruz derler, Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir der ki :


    "Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim."
    Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki "Biz de sözümün arkasindayiz." Bu arada kalabalikta bir dalgalanma olur ve insanlarin arasindan genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki
    "evladim gelmeme gibi önemli bir nedenin vardi neden geldin?" Genç vakurla basini kaldirir ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan) AHDE VEFASIZLIK ETTI demeyesiniz diye geldim der.


    Hz.Ömer basini bu defa çevirir ve Amr Ibni Asa der ki
    "Ey Amr, sen bu delikanliyi tanimiyorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun". Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razi olsun vakurla kanimizi donduracak bir cevap verir,
    "Bu kadar insanin içerisinden beni seçti. INSANLIK ÖLDÜ dedirtmemek için kabul ettim" der.


    Sira gençlere gelir, derler ki "Biz budavadan vazgeçiyoruz." Bu sözün üzerine Hz Ömer "Ne oldu, biraz evvel babamizin kani yerde kalmasin diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.


    gençlerin cevabı da dehşetlidir:


    MERHAMETLİ INSAN KALMADI DEMEYESINIZ DIYE





    <<<-Sen öyle bir insan ol ki!
    öldüğünde düşmanın bile ağlasın->>>

  7. #317
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.06.10
    Mesajlar: 12
    Teşekkür ve Beğeni

    ellerinize sağlık arkadaşlar hepsi çok güzeldi.

  8. #318
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.12.12
    Mesajlar: 1
    Teşekkür ve Beğeni

    Merhabalar,
    Bu hikayeyi ('Merhametsiz insan kalmadı demeyeseniz diye') tesadüfen burda gördüm. Belliki çok çarpıcı ve insanları etkilemiş. Fakat bazı bariz sorular var fakat kimse sormamış, üye olup sormak istedim. Yazım hatalarını ve anlatım bozukluklarını söylemeye gerek yok, daha vahim hatalardan başlıyorum.

    1-Amr Ibni As, büyük komutan ve devlet adamıydı fakat cennetle müjdelenen sahabilerden birisi değildi. Bu vahim hata nasıl oluyorda hiçbir müslüman evladının dikkatini çekmiyor!
    2-Ölüm cezasına kefil olmak şeriatta nasıl olabilir? Suçu kim işlediyse cezayı o çeker. Aksi durumda güçlü insanlar suç işler, garibanları kefil yaparlar.
    3-Hz. Ömer gibi bir insan nasıl olurda bir katil zanlısını serbest bırakır. Düşününki Hz. Ömer'in emrinde ordu var, ortadoğuyu fethetmiş. O suçlunun yanına 2-3 muhafız veremez miydi? En kötü adalet sistemleri bile bir katil zanlısını geri dönmesini umarak serbest bırakmaz, böyle bir gafleti adalet timsali Hz. Ömer'e nasıl yakıştırırsınız?
    4-Bu hikayenin kaynağı belirtilmemiş, öyle olsaydı bu soruların cevabını kaynağında arardım. İslam literatüründe kaynak göstermek çok önemlidir, mesela bütün hadislerin ravileri ve kaynakları bilinir. Kaynak yoksa soru işareti var demektir.
    5-Yazıda bir sürü noktalama ve yazım hataları var. Yazının başlığı bile yanlış! Bazı ifadeler kıssa değil Kurtlar Vadisi repliği gibi.
    6-Peki ölen adamların yakınları idam cezasından vazgeçmeseydi, biz onlara 'MERHAMETSİZ' mi diyecektik. O cezayı o insanlar değil halife verdi, şeriatın verdiği hükme 'MERHAMETSİZ' mi diyoruz?
    7-O nasıl bir taştırki biri atıyor at ölüyor, öbürü atıyor adam ölüyor. Eminim bu yazıyı okurken o kısım size de garip gelmiştir. Olması imkansız değil ama garip değil mi?

    Bu sorularla maksadım insanların kafasını karıştırmak değil, öyle olduysa affola. Fakat bu hikaye bunca garipliğe rağmen birçok insanın teveccühüne mazhar olmuş, paylaşılmış. Dikkat çekmek istediğim; 'Müslüman uyanık olmalı', her gördüğüne sorup araştırmadan hakikat diye sarılmamalı.

    Selametle,

  9. #319
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.10.06
    Mesajlar: 211
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah razı olsun paylaştığınız için çok güzel

  10. #320
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah dostlarından Mustafa bin Süleyman hazretleri, bir gün şunu anlattı cemaatine
    Hazret i Ömer in huzurunda bir dâvâ görülürken, dâvâcı, birini şahit göstermişti. Hazret i Ömer, şahit gösterilen o kimseye, dâvâcıyı göstererek
    Bunu tanıyor musun? diye sordu.
    Şâhit
    Evet ey halîfe! dedi. İyi tanıyorum.
    Sordu tekrar:
    - Pekâlâ onu nasıl biliyorsun?
    - Emin ve âdil biridir efendim.
    - Pekii, bu adam senin yakın komşun mudur?
    - Hayır, komşum değil.
    - Bununla herhangi bir alış verişte bulundun mu peki?
    - Bulunmadım.
    - Yolculuk yaptın mı?
    - Yapmadım.
    Hazret i Ömer gadaba geldi.
    - Öyleyse tanıdığını nasıl iddia ediyorsun be adam?!
    Sonra dâvâcıya döndü.
    - Bu seni tanımıyor. Git, seni tanıyan birini getir bana!

Sayfa 32 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 2230313233 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ** Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez**
    Konu Sahibi garip_yolcu Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 07-06-2009, 12:25
  2. "İmzalı-Yorum"
    Konu Sahibi Resul Aydın Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26-01-2009, 19:40
  3. Selamun Aleykum arkadaşlar
    Konu Sahibi hk8506 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 04-11-2008, 19:15
  4. Haniflik Nedir?
    Konu Sahibi BERFIN81 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-11-2007, 20:29

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •