Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 31 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 212930313233 SonuncuSonuncu
301 den 310´e kadar. Toplam 327 Sayfa bulundu

Konu: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

  1. #301
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.06.10
    Mesajlar: 75
    Teşekkür ve Beğeni

    AHDE VEFASIZLIK ETTI demeyesiniz diye geldim der.

    Allah (C.C.) Razı Olsun

  2. #302
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni

    Halife Harun er-Reşid'e , o zamanın Fransa kralı bir gül fidanı hediye etmişti. Harun Reşid, o gül fidanına çok itibar göstererek bahçıvana verdi. ve:

    -Buna iyi bak. Bahçeye dik. Yetiştiği zaman da ilk çiçeğinden bana getir, dedi.


    Bahçıvan gülü bahçeye dikti. Gül çok güzel olmuştu. Aradan zaman geçti, çok güzel bir gül açtı. Bahçıvan gülü koparmak için o tarafa doğru giderken, gülün dalına konmuş bir bülbülün yanık yanık öttüğünü görüp onu seyre daldı.

    -Nasıl olsa uçar gider. Ben de ondan sonra koparırım, diyordu. Fakat yazık ki, bülbül bir hayli öttükten sonra gülü darma dağın etti. Bahçıvan çok üzülmüştü. Ne diyecekti şimdi padişaha... Doğru padişahın huzuruna çıkıp meseleyi anlattı ve üzüntüsünü bildirdi. Halife üzülmemesini söyledikten sonra:

    - Bu dünya etme bulma dünyası derler. Bu dünya bülbüle de kalmaz, canın sağ olsun, dedi ve bahçıvanı affetti.

    Aradan zaman geçti. Bahçıvan bir gün o bülbülü bir yılanın yutmakta olduğunu gürüp doğru halifenin huzuruna çıkıp vaziyeti anlattı.

    - Efendim, keramet gösterdiniz. Hakikaten dünya bülbüle kalmadı, dedi.

    Padişah yine aynı söyleri tekrarlayarak:

    - Bu dünya yılana da kalmaz. O da bir gün belasını bulur, dedi.

    Lihikmetin o yılan bahçe sulamakta olan bahçıvanın ayaklarına doğru hücum etti. Bahçıvan yılandan daha çabuk davranıp elindeki kürekle yılanı ortadan ikiye böldü ve öldürdükten sonra halifenin huzuruna çıkıp meseleyi anlattı. Halife yine aynı şekilde :

    -Bu dünya sana da kalmaz. Sen de bulursun bir gün belanı, dedi.

    Olacak ya, bir suçundan dolayı padişah bahçıvana kızıp idamına karar verdi. Cellatları cağırdı, bahçıvanı ellerine vererek kellesini kesmelerini söyledi. Cellatlar adamı alıp götürdüler. Fakat hüküm infaz edilmeden önce bir isteği olup olmadığını sordular. Bahçıvan :

    -Var bir isteğim ama, onu ancak padişaha söylerim, başkasına söylemem hiçbir mana ifade etmez, deyip padişaha götürmelerini istedi.

    Bahçıvanın bu isteği celladların çok acaibine gitmişti. Durumu halifeye haber verdiler. O da görüşmeyi kabul edip ne diyeceğini sordu.

    Bahçıvan:

    -Sultanım, mesele malumunuzdur. Bu dünya bülbüle, yılana ve bana kalmadığı gibi sana da kalmayacak. Sen beni en ufak bir sebepten cellatlara teslim ettin. Bu yalancı dünyanın sana kalacağını mı sanıyorsun. Bu dünyaya etme- bulma dünyasıdır, derler diyen sendin, dedi ve söyleyeceğinin bundan ibaret olduğunu bildirdi.

    Bu hatırlatma halifeye çok tesir etmişti. Bu adamı öldürüp de elime ne geçecek? diyerek adamı affetti. Adam da bu şekilde ölümden bir müddet için kurtulmuş oldu.


  • #303
    firdes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.05.07
    Yer: ½ [email protected]@RY@'dannn:D *1984*
    Mesajlar: 1.978
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı yusufk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir genç hafızlığını tamamlarken her gün sabaha kadar Kur an ı hatmeder. Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve bitkin olarak çıkar. Durumu öğrenen hocası Kur an ı bu şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına alır ve: Evladım! Biliyorsun Kur’an, indiği gibi okunmalıdır.

    Bu gece sen Kur an ı, karşında ben varmışım gibi oku. tavsiyesinde bulunur.
    Genç gider ve Kur an ı hocasına okuyormuş gibi okur. Sabah huzura geldiğinde: Efendim, bu gece Kur an ı ancak yarısına kadar okuyabildim. der. Bunun üzerine hocası: Pekâla bu gece de Efendimiz e okuyor gibi oku! emrini verir. Talebe şaşkınlık ve heyecan içinde Nebîler Serveri’nin huzurunda olduğu düşüncesiyle o gece daha dikkatli okur. Ertesi gün de üstadına Kur an ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Üstadı talebesindeki manevi yükselişi görünce: Bugün de o emin melek Cebrail in Efendimiz e (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği anda dinliyor gibi oku! der. Talebesi ertesi gün Vallahi üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim. der.
    Üstadı son adımı atar: Evladım! Şimdi de onu binlerce hicabın verasında bulunan Yüce Rabbimiz in huzurunda okuyor gibi oku! Düşün ki O seni dinliyor ve Kur an ı senle mukabele ediyor! Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstadına gelir ve şöyle der: Üstadım! Fatiha dan başladım ilk ayetleri okudum; ama İyyâke na budu demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü Sadece sana kulluk yaparım!’ diyemedim
    HAYY ALLAH CC RAZI OLSUN.NASIL Bİ İMAN YÜKSELİŞİ.Rabbimiz bizlere de nasip eylesn inşallah.bazen kabe imamları okurken aynen iyyakena'budu da takılıyorlar,ağlıyorlar.Rabbim bizlerede nasip eylesin inşallah(amin)

  • #304
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.197
    Teşekkür ve Beğeni

    konunun başlığında hata var

    "Merhametli insan kalmadı demiyesiniz" diye

    anlam bozuklugu var demi sayın mod.

  • #305
    firdes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.05.07
    Yer: ½ [email protected]@RY@'dannn:D *1984*
    Mesajlar: 1.978
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Kaim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    konunun başlığında hata var

    "Merhametli insan kalmadı demiyesiniz" diye

    anlam bozuklugu var demi sayın mod.
    Allah c razı olsun.bende okudum ama hiç dikkatimi çekmedi.ama merhamet duygusundan yoksun olmak manasını düşünerek dikkatimizi çekmemiş olabilir.gerçektende yazılış şekli anlamı değiştirebilir.ama konunun tamamını okuyunca ne demek istediği anlaşılıyo.konuyu paylaşan Allah dostu inşallah başlığı en kısa zamanda değiştirir.yada dediğiniz gibi moderatörlerde bu düzeltmeyi yapabilir inşallah.
    selam ve baki dualarımla...

  • #306
    medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni




    ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ

    Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
    İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
    birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
    Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
    içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
    İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
    "Sırf senin hatırın için ey su" diye...
    Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
    birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
    çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
    Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
    "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
    Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
    alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
    Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
    seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
    yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der.
    Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
    Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
    etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
    Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
    ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
    artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
    Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
    çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
    Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
    başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,
    gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
    karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
    nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
    çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
    ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez."
    Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
    nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
    bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
    Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
    Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
    "Seni seviyorum" demek yetmemektedir...

  • #307
    medahms - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.06.06
    Mesajlar: 1.994
    Teşekkür ve Beğeni

    Selamün Aleyküm.



    ASKIDA KAHVE


    İtalya`da Venedik‘in kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda,
    espressolarimizi içiyorduk.
    İçeri giren müşterilerden biri, barmene
    "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dedi, iki kahve parası verdi,
    bir kahve içip gitti, Barmen de duvar üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı.


    Biraz sonra içeri iki kişi girdi.
    Onlar da “trio caffee, uno sospeso" (üç kahve, biri askıda) dediler,
    Üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler.
    Barmen "askı“ ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle
    sürdüğü anlaşılıyordu. Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü,
    belli ki yoksul bir kişi girdi ve barmen’e "uno caffee sospeso "(askıdan bir kahve) dedi.
    Barmen hemen bir kahve hazırladı ve Yeni müşterinin önüne koydu.
    Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti.
    Barmen ise duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı,
    parçalayıp çöp kutusuna attı.
    Bu gözlemimizin sonunda, gözlerimizi yaşartan,
    fakat kesinlikle örnek almamız gereken bir
    “İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik:
    Yardım etmek için insanların gereksinimlerini belirlerken, yalnızca yaşamsal gereksinimlerle
    sınırlı kalmak zorunda değiliz.
    Bir Venedikli için, yaşamsal olmasa da kahve,
    günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır.
    Kahve içebilecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, kendileri bir kahve parası daha ödüyorlar.
    Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar,kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul eden kişiler ise huzurlu oluyor.
    Yardım eden ile alan arasında, bu caffe-bar`daki garson gibi, köprü görevi yapan kişilerin ise güler yüzlü ve sevgi dolu olmaları gerekiyor.
    İçeri giren yoksul bir kişinin "Bana askıda kahve var mı?" diye
    sormasına gerek bırakmamak için "askıda kahve olduğunu" belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görünebilen bir yere asmak ise bu olgunun çok zarif bir bölümünü oluşturmaktadır.

    Bizler bu askıya birşeyler asamaz mıyız ?

    Bir Ekmek Fırının’da, yada bir Bakkal’da, yada bir Market’te...
    “Askıda Ekmek”
    Kulağa hoş gelmiyor mu?

    “Askıda Ekmek” uygulamasının
    Isparta’da 3 Fırın tarafında yapıldığını biliyor muydunuz!?.

    Bizler neden yapmıyoruz böyle birşeyi
    haydin şu mubarek
    CUMA günü bizlerde en azından hergün birer ekmek alalarak başlayalım haydin daha ne duruyorsunuz şu yalancı dünyada dünyalar kadar malın servetin olsa hiç kimse ahirete üç beş metre kefen ve amelinden başka birşey götüremiyor tabiki kefende nasip olursa Ahirete göçünce amel defterimizin kapanmasını istemiyorsak elimizde fırsat varken neden bişeyler yapmıyoruz belki birdaha bizlerin eline böyle fırsatlar geçmez hadi buyurun.

    Tüm Müslüman aleminin
    CUMA gününü Kutlar daha nice CUMA günleri görmeyi Allah"ütealadan temenni ederim.
    Sevgi ve saygılarımla
    ****-Medsa-****

    hayatın içinden.


  • #308
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.05.12
    Mesajlar: 2.153
    Teşekkür ve Beğeni

    Süperrrr

  • #309
    NESLİHAN_OEM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.09.09
    Mesajlar: 167
    Teşekkür ve Beğeni

    allah razı olsun süperdi

  • #310
    NESLİHAN_OEM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.09.09
    Mesajlar: 167
    Teşekkür ve Beğeni

    süperdi yüreğine sağlık

  • Sayfa 31 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 212930313233 SonuncuSonuncu

    Konu Bilgileri

    Users Browsing this Thread

    Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. ** Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez**
      Konu Sahibi garip_yolcu Forum Dini Hikayeler
      Cevaplar: 5
      Son Mesaj: 07-06-2009, 12:25
    2. "İmzalı-Yorum"
      Konu Sahibi Resul Aydın Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
      Cevaplar: 7
      Son Mesaj: 26-01-2009, 19:40
    3. Selamun Aleykum arkadaşlar
      Konu Sahibi hk8506 Forum Tanışma Köşesi
      Cevaplar: 15
      Son Mesaj: 04-11-2008, 19:15
    4. Haniflik Nedir?
      Konu Sahibi BERFIN81 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 20-11-2007, 20:29

    Bookmarks

    Yetkileriniz

    • Konu açma yetkiniz yok
    • Cevap yazma yetkiniz yok.
    • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
    • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
    •