Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci 1234513 ... SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 327 Sayfa bulundu

Konu: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

  1. #21
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor: &#39;Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden biri annesine: <


    - Onun için Allah&#39;a dua et. dedi. Annesi:

    - Ama o öldü. dedi. Biz:

    - Olsun sen yine de dua et. dedik. Bunun üzerine kadın çocuğun ayak ucuna oturdu, ayaklarını tuttu ve:

    - Allahım, ben isteyerek sana iman ettim. Senden korktuğum için, putları bıraktım. Arzumla sırf senin için hicret ettim. Allahım, puta tapanları bana güldürme, gücümün yetmeyeceği bu yükü bana yükleme.&#39; diye dua etti.

    Alah&#39;a yemin ederim ki, kadın sözünü bitirir bitirmez, çocuk ayaklarını kımıldatmaya başladı. Sonra da yüzünden örtüyü attı. Rasulullah (A.S.) ve annesi vefat edinceye

  2. #22
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.09.06
    Mesajlar: 55
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Allah razı olsun ellerınıze saglık cok guzel ve etkıleyıcı hıkayeler Allah hepımızın yardımcısı olsun hepımızın ıcını ımanla doldursun inşllh

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.

    Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.

    Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi.

    Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.

    Ne bileyim olmuyor işte,dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup,dizleri çıkar diye endişe ediyorum.

    Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

    Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?

    Ciddi söylüyorum, dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.

    Gerçekten öyleydi.Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
    Peki,dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?

    Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim, dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.

    Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti.Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.

    Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim.

    Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.

    Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:

    Hani,dedim.Camiye gelmeyecektin?

    Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu

  4. #24
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Bir genç hafızlığını tamamlarken her gün sabaha kadar Kur an ı hatmeder. Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve bitkin olarak çıkar. Durumu öğrenen hocası Kur an ı bu şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına alır ve: Evladım! Biliyorsun Kur’an, indiği gibi okunmalıdır.

    Bu gece sen Kur an ı, karşında ben varmışım gibi oku. tavsiyesinde bulunur.
    Genç gider ve Kur an ı hocasına okuyormuş gibi okur. Sabah huzura geldiğinde: Efendim, bu gece Kur an ı ancak yarısına kadar okuyabildim. der. Bunun üzerine hocası: Pekâla bu gece de Efendimiz e okuyor gibi oku! emrini verir. Talebe şaşkınlık ve heyecan içinde Nebîler Serveri’nin huzurunda olduğu düşüncesiyle o gece daha dikkatli okur. Ertesi gün de üstadına Kur an ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Üstadı talebesindeki manevi yükselişi görünce: Bugün de o emin melek Cebrail in Efendimiz e (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği anda dinliyor gibi oku! der. Talebesi ertesi gün Vallahi üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim. der.
    Üstadı son adımı atar: Evladım! Şimdi de onu binlerce hicabın verasında bulunan Yüce Rabbimiz in huzurunda okuyor gibi oku! Düşün ki O seni dinliyor ve Kur an ı senle mukabele ediyor! Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstadına gelir ve şöyle der: Üstadım! Fatiha dan başladım ilk ayetleri okudum; ama İyyâke na budu demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü Sadece sana kulluk yaparım!’ diyemedim

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    ÜÇ MESELE

    İmam ı Azam Ebu Hanife Hazretleri rh.a., hac için yola çıkıp Medine ye ulaştığında karşılaştığı Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleriyle arasında şöyle bir konuşma geçer. Seyyid Muhammed Bâkır
    Sen kendi aklınca kıyas yaparak, Peygamber dedemin dinini ve hadislerini değiştiriyorsun, der.
    Böyle bir şey yapmaktan Allah a sığınırım efendim. Lütfen oturunuz. Rasulullah a olduğu gibi benim size de hürmetim var, der İmam ı Azam. Seyyid Muhammed Bâkır a yer gösterir. Her ikisi de yerini aldıktan sonra Ebu Hanife Hazretleri söze başlar:
    Üç mesele soracağım. Birincisi şu: Erkek mi daha güçsüz kadın mı?
    Kadın erkekten güçsüzdür.
    Mirasta adamın payı kaç, kadının kaçtır?
    Erkeğin mirastaki payı iki, kadının birdir.
    İşte bu ceddin Peygamber s.a.v. in sözüdür. Eğer onun dinini değiştirmiş olsam, benim akıl ve kıyas yoluyla, kadın daha zayıf olduğu için ona iki pay, erkeğe bir pay düşer derdim.
    Ebu Hanife Hazretleri tekrar sorar:
    Namaz mı daha üstün, oruç mu?
    Namaz oruçtan üstündür.
    İşte bu da deden Rasulullah ın sözüdür. Eğer ceddinin dinini akıl ve kıyasla değiştirmiş olsaydım, âdet halindeki kadının kılamadığı namazları kaza et mesini, orucu kaza etmemesini emrederdim.
    Ebu Hanife Hazretleri üçüncü soruyu sorar:
    Sidik mi daha pis, meni mi?
    Sidik meniden pistir.
    Eğer deden Peygamber s.a.v. in dinini kıyasla değiştirmiş olsaydım, sidikten dolayı gusletmek gerektiğini ve meniden dolayı da sadece abdest almak gerektiğini söylerdim. Fakat akıl ve kıyasla bu dini değiştirmekten Allah a sığınırım.
    Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleri yerinden kalkar ve Ebu Hanife yi kucaklar. Tebrik edip ona ikramda bulur

    Semerkand dergisinden alınmıştır.

  6. #26
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Allah dostlarından Mustafa bin Süleyman hazretleri, bir gün şunu anlattı cemaatine
    Hazret i Ömer in huzurunda bir dâvâ görülürken, dâvâcı, birini şahit göstermişti. Hazret i Ömer, şahit gösterilen o kimseye, dâvâcıyı göstererek
    Bunu tanıyor musun? diye sordu.
    Şâhit
    Evet ey halîfe! dedi. İyi tanıyorum.
    Sordu tekrar:
    - Pekâlâ onu nasıl biliyorsun?
    - Emin ve âdil biridir efendim.
    - Pekii, bu adam senin yakın komşun mudur?
    - Hayır, komşum değil.
    - Bununla herhangi bir alış verişte bulundun mu peki?
    - Bulunmadım.
    - Yolculuk yaptın mı?
    - Yapmadım.
    Hazret i Ömer gadaba geldi.
    - Öyleyse tanıdığını nasıl iddia ediyorsun be adam?!
    Sonra dâvâcıya döndü.
    - Bu seni tanımıyor. Git, seni tanıyan birini getir bana!

  7. #27
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.06
    Mesajlar: 1.414
    Teşekkür ve Beğeni

    AHDE VEFA

    Hz. Ömer arkadaslariyla sohbet ederken, huzura üç genç
    girerler. Derler ki :
    -"Ey halife, bu aramizdaki arkadas bizim babamizi öldürdü.
    Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin." Bu söz üzerine Hz. Ömer
    suçlanan gence dönerek :
    - Söyledikleri dogru mu diye sorar ,
    Suçlanan genç der ki :
    -evet dogru.
    Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalim nasil oldu diye sorar:
    Bunun üzerine genç anlatmaya baslar, der ki :
    "Ben bulundugum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanim ailemle
    beraber gezmeye çiktik, kader bizi arkadaslarin bulundugu yere getirdi.
    Afedersiniz hayvanlarimin arasinda bir güzel atim var ki dönen bir
    defa daha bakiyor, hayvana ne yaptiysam bu arkadaslarin bahçesinden
    meyva
    koparmasina engel olamadim, arkadaslarin babasi içerden hisimla çikti
    atima bir tas atti atim oracikta öldü.
    Nefsime bu durum agir geldi, ben de bir tas attim, babasi
    öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaslar beni yakaladi, durum bundan
    ibaret" dedi.
    Bu söz üzerine Hz Ömer
    "Söyleyecek bir sey yok, bu suçun cezasi idam.Madem suçunu da kabul
    ettin" dedi.
    Bu sözden sonra delikanli söz alarak
    "Efendim bir özrüm var" diyerek konusmaya basladi
    "Ben memleketinde zengin bir insanim, babam rahmetli olmadan bana
    epey bir altin birakti.Gelirken kardesim küçük oldugu için saklamak
    zorunda kaldim. Simdi siz bu cezayi infaz ederseniz yetimin hakkini zayi
    ettiginiz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin
    verirseniz ben emaneti kardesime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde
    yerime birini bulurum" der.
    Hz. Ömer dayanamaz der ki :
    "Bu topluluga yabanci birisin, senin yerine kim kalir ki?!"
    Sözün burasinda genç adam ortama bir göz atar, der ki:
    "Bu zat benim yerime kalir." O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav)
    en iyi arkadaslarindan daha yasarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As&#39; dan
    baskasi degildir.
    Hz.Ömer Amr&#39;a dönerek,
    "Ey Amr, delikanliyi duydun" der.
    O yüce sahabi
    "Evet, ben kefilim" der ve genç adam serbest birakilir.
    Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir
    haber yoktur. Medine&#39;nin ileri gelenleri Hz. Ömer&#39;e çikarak genc&#39;in
    gelmeyecegi, dolayisiyla Amr Ibni As&#39;a verilecek idam yerine maktülün
    diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razi olmaz ve babamizin
    kani yerde kalsin istemiyoruz derler.
    Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir der ki :
    "Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim."
    Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki :
    "Biz de sözümün arkasindayiz."
    Bu arada kalabalikta bir dalgalanma olur ve insanlarin arasindan genç
    görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki evladim gelmeme gibi önemli bir
    nedenin vardi neden geldin?" Genç vakurla basini
    kaldirir ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan)
    "AHDE VEFASIZLIK ETTI" demeyesiniz diye geldim der.
    Hz.Ömer basini bu defa çevirir ve Amr Ibni As&#39;a der ki :
    "Ey Amr, sen bu delikanliyi tanimiyorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun".
    Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razi olsun, vakurla kanimizi

    donduracak bir cevap verir,
    "Bu kadar insanin içerisinden beni seçti.
    "INSANLIK ÖLDÜ "dedirtmemek için kabul ettim" der.
    Sira gençlere gelir, derler ki :
    "Biz bu davadan vazgeçiyoruz."
    Bu sözün üzerine Hz Ömer :
    "Ne oldu, biraz evvel babamizin kani yerde kalmasin diyordunuz ne
    oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.
    Gençlerin cevabida dehsetlidir :
    "MERHAMETLI INSAN KALMADI" DEMEYESINIZ DIYE ...

  8. #28
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.06
    Mesajlar: 1.723
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: AHDE VEFA

    SelamünAleyküm
    Çok güzel bir paylaşım kardeşim.Allah razı olsun...Selametle kal İnşaAllah.

  9. #29
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.07.06
    Mesajlar: 498
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: dini hikayeler

    Hatem bin Yûsuf,Belh&#39;de doğmuş ve miladi 852 yılında vefat etmiştir.Hatemi Esam diye anılmaktadır.Esam sağır demektir.Bu lakabla anılmasına şu hâdise sebep olmuştur: Kendisi kundura tamirciliği yapmaktaydı.Bir gün dükkanına ayakkabısını tamir için gelen bir kadın,kazayla yellendi.

    Utancından yerin dibine girecek şekle geldi.Hatem ayakkabısını tamir edince,kadın fiyatını sordu.Hatem,kadının hatâsını anlamamış gibi davranarak:
    -Kadın,yüksek sesle konuş,duyamıyorum!diyerek sağır gibi davrandı.
    Kadın,o kadar rahat bir nefes aldı ki,yeniden doğmuş gibi oldu.
    Ve ondan sonra o kadının ölümüne kadar tam 40 yıl Hatem herkese sağır gibi davrandı.Bu yüzden kendisine "Esam"(sağır) denildi.
    Bir kimsenin ayıbını görüp,kılma zinhar aşikâr
    Günde yüz bin aybın örter iken ol Cenab-ı perverdigâr.(Perverdigârütün mahlukâtı besleyen ve yetiştiren.)
    "Hani kerem,hani ayıb örtücülük,hani haya?
    Binlerce ayıb örterdi Enbiya u Evliya"

    Lokman Hekim&#39;in yüzük taşında şöyle yazılı idi:
    "Gördüğünü gizlemek,şüphe ettiğini açıklamaktan daha güzeldir.""

  10. #30
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.10.06
    Yer: ankara
    Mesajlar: 2.982
    Teşekkür ve Beğeni

    demeyesiniz diye...

    Hz. Ömer arkadaşlariyla sohbet ederken,
    huzura üç genç girerler. Derler ki :

    -"Ey halife, bu aramizdaki arkadaş bizim
    babamizi öldürdü. Ne
    gerekiyorsa lütfen yerine getirin."
    Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence
    dönerek :

    - Söyledikleri doğru mu diye sorar ,
    Suçlanan genç der ki :

    -Evet doğru.

    Bu söz üzerine Hz Ömer;
    -Anlat bakalim nasil oldu
    diye sorar:

    Bunun üzerine genç anlatmaya başlar, der
    ki :

    -"Ben bulundugum kasabada hali vakti
    yerinde olan bir insanim ailemle beraber gezmeye çiktik, kader bizi
    arkadaslarin bulundugu yere getirdi. Afedersiniz hayvanlarimin arasinda
    bir güzel atim var ki dönen bir defa daha bakiyor, hayvana ne yaptiysam bu
    arkadaslarin bahçesinden meyva koparmasina engel olamadim, arkadaslarin
    babasi içerden hisimla çikti , atima bir taş, atti atim oracikta öldü.
    Nefsime bu durum agir geldi, ben de bir tas attim, babasi öldü. Kaçmak
    istedim fakat arkadaslar beni yakaladi, durum bundan ibaret" dedi.


    Bu söz üzerine Hz Ömer:

    -"Söyleyecek bir sey yok, bu suçun cezasi
    idam.Madem suçunu da kabul ettin" dedi.

    Bu sözden sonra delikanli söz
    alarak

    -"Efendim bir özrüm var" diyerek
    konusmaya basladi

    - "Ben memleketinde zengin bir insanim,
    babam rahmetli olmadan bana epey bir altin birakti. Gelirken kardesim
    küçük oldugu için saklamak zorunda kaldim. Simdi siz bu cezayi infaz
    ederseniz yetimin hakkini zayi ettiginiz için Allah(cc) indinde sorumlu
    olursunuz, bana üç gün izin verirseniz
    ben emaneti kardesime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini
    bulurum" der.

    Hz. Ömer dayanamaz der ki :

    -"Bu topluluga yabanci birisin, senin
    yerine kim kalir ki?!"

    Sözün burasinda genç adam ortama bir göz
    atar, der ki:

    - "Bu zat benim yerime kalir." O zat Hz.
    Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşarindan daha yaşarken cennetle
    müjdelenen Amr Ibni As&#39; dan başkasi değildir. Hz.Ömer Amr&#39;a
    dönerek,

    - "Ey Amr, delikanliyi duydun" der.


    O yüce sahabi

    -"Evet, ben kefilim" der ve genç adam
    serbest birakilir.

    Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere
    ama gençten bir haber yoktur. Medine&#39;nin ileri gelenleri Hz. Ömer&#39;e
    çikarak genc&#39;in gelmeyecegi, dolayisiyla Amr Ibni As&#39;a verilecek idam
    yerine maktülün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razi olmaz
    ve "babamizin kani yerde kalsin istemiyoruz" derler.

    Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir
    der ki :

    "Bu kefil babam olsa farketmez cezayi
    infaz ederim."

    Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet
    içerisinde der ki :

    -"Biz de sözümün arkasindayiz."

    Bu arada kalabalikta bir dalgalanma olur
    ve insanlarin arasindan genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki evladim
    gelmeme gibi önemli bir nedenin vardi neden geldin?" Genç vakurla basini
    kaldirir ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan)

    "AHDE VEFASIZLIK ETTI" demeyesiniz diye
    geldim der.

    Hz.Ömer basini bu defa çevirir ve Amr
    Ibni As&#39;a der ki :

    -"Ey Amr, sen bu delikanliyi tanimiyorsun
    nasil oldu onun yerine kefil oldun".

    Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen
    razi olsun, vakurla kanimizi donduracak bir cevap verir,

    -"Bu kadar insanin içerisinden beni
    seçti.

    "INSANLIK ÖLDÜ "dedirtmemek için kabul
    ettim" der.

    Sira gençlere gelir, derler ki
    :

    -"Biz bu davadan vazgeçiyoruz."

    Bu sözün üzerine Hz Ömer :

    -"Ne oldu, biraz evvel "babamizin kani
    yerde kalmasin" diyordunuz ne oldu da vaz geçiyorsunuz?" der.

    Gençlerin cevabi da dehsetlidir
    :

    -"MERHAMETLI INSAN KALMADI" DEMEYESINIZ
    DIYE ...

Sayfa 3 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci 1234513 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ** Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez**
    Konu Sahibi garip_yolcu Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 07-06-2009, 12:25
  2. "İmzalı-Yorum"
    Konu Sahibi Resul Aydın Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26-01-2009, 19:40
  3. Selamun Aleykum arkadaşlar
    Konu Sahibi hk8506 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 04-11-2008, 19:15
  4. Haniflik Nedir?
    Konu Sahibi BERFIN81 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-11-2007, 20:29

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •