Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 24 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 142223242526 ... SonuncuSonuncu
231 den 240´e kadar. Toplam 327 Sayfa bulundu

Konu: MERHAMETSİZ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE

  1. #231
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.12.08
    Mesajlar: 1.111
    Teşekkür ve Beğeni

    Çok güzel bir paylaşımdı.Emeğine sağlık

  2. #232
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.01.06
    Yer: karabük
    Mesajlar: 64
    Teşekkür ve Beğeni

    Teşekkür ederim

  3. #233
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.12.08
    Mesajlar: 1.111
    Teşekkür ve Beğeni

    Sağolasın.

  4. #234
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 15.09.08
    Mesajlar: 280
    Teşekkür ve Beğeni

    ahde vefa

    Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :

    - Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.







    Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :



    - Söyledikleri doğru mu diye sorar.



    Suçlanan genç der ki :



    - Evet doğru.



    Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Genç anlatmaya başlar:



    - - Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş att ı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası
    öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret, dedi. Hz Ömer:



    - Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:



    - Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı:



    - Ben memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der.



    Hz. Ömer der ki:



    - Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?



    Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki:



    - Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz. Ömer Amr'a dönerek:



    - Ey Amr, delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe:



    - Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir de r ki:



    - Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki:



    - Biz de sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki:



    - Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin?



    Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan):



    - 'AHDE VEFASIZLIK ETTI' demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki:



    - Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir:



    - Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.'İNSANLIK ÖLDÜ 'dedirtmemek için kabul ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki:



    - Biz bu davadan vazgeçiyoruz.



    Bu sözün üzerine Hz Ömer:



    - Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir:



    - MERHAMETLİ İNSAN KALMADI' DEMEYESINIZ DİYE…


  5. #235
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.02.09
    Mesajlar: 32
    Teşekkür ve Beğeni

    Ahd

    Merhamet üzerine
    Hz. Ömer (r.a.) arkadaşlarıyla sohbet
    ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :

    -
    Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa
    lütfen yerine getirin.



    Bu söz üzerine Hz. Ömer (r.a.)suçlanan
    gence dönerek :

    -
    Söyledikleri doğru mu diye sorar. Suçlanan genç der ki
    :

    -
    Evet
    doğru. Bu söz üzerine Hz Ömer (r.a.)
    anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Genç anlatmaya
    başlar:

    -
    Ben
    bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber
    gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz
    hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor.
    Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel
    olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım
    oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası

    öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan
    ibaret, dedi. Hz Ömer (r.a.) :

    -
    Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul
    ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:

    -
    Efendim
    bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı:

    -
    Ben
    memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın
    bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi
    siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc)
    indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime
    teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der. Hz. Ömer
    der ki:

    -
    Bu
    topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki? Sözün burasında genç
    adam ortama bir göz atar, der ki:

    -
    Bu zat
    benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi
    arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası
    değildir. Hz. Ömer (r.a.) Amr'a dönerek:

    -
    Ey Amr,
    delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe:

    -
    Evet, ben
    kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit
    dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz.
    Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam
    yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve
    babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer (r.a.)kendinden beklenen
    cevabı verir der ki:

    -
    Bu kefil
    babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir
    teslimiyet içerisinde der ki:

    -
    Biz de
    sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların
    arasından genç görünür. Hz. Ömer (r.a.) gence dönerek derki:

    -
    Evladım
    gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin? Genç vakurla başını
    kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan):

    -
    "AHDE VEFASIZLIK ETTI" demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer (r.a.) başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki:

    -
    Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr
    Ibni As Allah (c.c.) kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak
    bir cevap verir:

    -
    Bu kadar insanın içerisinden beni seçti. "İNSANLIK ÖLDÜ "dedirtmemek için kabul
    ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki:

    -
    Biz bu davadan vazgeçiyoruz. Bu sözün üzerine Hz Ömer (r.a.):

    -
    Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir:

    -
    MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESINIZ DİYE…

  6. #236
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.10.06
    Yer: ~* پایتخت آن بهشت *~
    Mesajlar: 16.944
    Teşekkür ve Beğeni

    Selamün Aleyküm kardeşim..
    Emeğinize sağlık, Rabbimiz c.c razı olsun inşallah..
    Çok yahşi bir paylaşımdı.. Can'dan Selam'lar olsun Azerbaycan'daki kardeşlerimize..Rabbimize emanet olunuz inşallah..
    Selam ve Dua ile kardeşim.

  7. #237
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 23.07.08
    Mesajlar: 112
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah razı olsun..

  8. #238
    Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.12.08
    Mesajlar: 5.976
    Teşekkür ve Beğeni

    çok güzel bir paylaşımdı..Allah razı olsun sizden

    ellerinize yüreğinize sağlık..

    sealm ve dua ile..

  9. #239
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.10.08
    Mesajlar: 210
    Teşekkür ve Beğeni

    Çok güzel bir paylaşım elinize sağlık Allah razı olsun

  10. #240
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 12.02.09
    Mesajlar: 50
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah razi vede memnun olsun...

Sayfa 24 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci ... 142223242526 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ** Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez**
    Konu Sahibi garip_yolcu Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 07-06-2009, 12:25
  2. "İmzalı-Yorum"
    Konu Sahibi Resul Aydın Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26-01-2009, 19:40
  3. Selamun Aleykum arkadaşlar
    Konu Sahibi hk8506 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 04-11-2008, 19:15
  4. Haniflik Nedir?
    Konu Sahibi BERFIN81 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-11-2007, 20:29

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •