Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Taptığınız Ayağımın Altında

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.06.06
    Mesajlar: 39
    Teşekkür ve Beğeni

    Taptığınız Ayağımın Altında

    Muhiddini Arabî bir dağa çıkıp:

    — Sizin taptıklarınız benîm ayağımın altındadır; diye bağırmaya başladı. Bu söz üzerine zamanın uleması Muhiddin Arabi'nin (Allah benim ayağımın altındadır) dediğine hükmederek küfrüne; kail oldular ve idamına hükmettiler. Kabrini bile belli bir yere değil bir dağa yaptılar. Fakat Muhiddin Arabî Hazretleri bir sözünde: — İza dehaleşşini ilâşşın, zahara kabr-i Muhiddin (Sin sına girdiği zaman Muhiddin'in kabri ve muradı anlaşılır) demişti.

    Aradan asırlar geçti. Yavuz Sultan Selim Han Şam'ı fethetti. Orada bu hadiseyi duyup Muhiddin Arabi'nin kabrinin nerede olduğunu sordu. Kimse Muhiddin-i Arabi'nin kabrinin nerede olduğunu bilmiyordu

    Dağda koyun otlatmakta olan çobanlara kadar Muhiddin Arabi'nin kabrinin nerede olduğunu soruyor fakat kimseden mutmain bir cevap alamıyordu. Sadece çobanın bir tanesi:

    — Efendim dedi, ben kabrin nerede olduğunu bilmiyorum. Fakat şurada bir yer var ki, oradan ne koyunların birisi bir ot yer ne de oraya bir hayvan basar. Oranın otları kendi halinde büyür ve zamanı gelince de kurur gider, dedi. Bunun üzerine Sultan Selim, oranın Muhiddin Arabi'nin kabri olduğuna karar verip kazdırdı. Baktılar ki, cesedleri olduğu gibi duruyor. Oraya muhteşem bir türbe yaptırdı. Sonra O'nun niçin İdam edildiğini sordu. Oradakiler:

    — Sizin taptığınız benim ayağımın altındadır, dediği için idam edildiğini söylediler.-Bu:defa'Sultan Selim Han, bu sözü nerede söylediğini araştırıp orayı da buldu. Orayı kazmalarını emretti: Kazdıklarında oradan bir küp altının çıktığını gördüler. Yavuz Sultan Selim şöyle söyledi:

    — Hazreti Peygamberimiz, «Dininiz paranız, kıbleniz kadınlarınız» buyurmadı mı? İşte Muhiddin-i Arabî de buna dayanarak, taptığınız ayağımın altında demekle, benim a yağımın altında altın var demek istemiş ama, o zaman bunu kimse anlayamamış ve Muhiddin'i haksız yere idam etmişler, buyurdu. Böylece Muhiddin-i Arabi'nin iki kerameti birden zuhur etmiş oluyordu; biri paranın yerini bildirmesi, biri de Yavuz'un gelip hadiseyi aydınlığa kavuşturması...
    Muhiddini Arabî H. 638 (M. 1240)'da vefat etmiş ve Şam'ın Kasyon dağına defnedilmiştir. (R.A.)

  2. #2
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.07.06
    Yer: TOKAT
    Mesajlar: 994
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Taptığınız Ayağımın Altında

    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.06.06
    Mesajlar: 39
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Taptığınız Ayağımın Altında

    allah hepınızden razı olsun kardeslerım

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 12.07.06
    Mesajlar: 272
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Taptığınız Ayağımın Altında

    bizi bilgilendirdiğin için sağolasın kardeşim allaha emanet ol..

  5. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.01.07
    Mesajlar: 49
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Ameş Ve Karisi

    İmam-ı Azam Ebu Hanife rh.a.'in arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
    Adam öfkeyle:
    -Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
    A'meş'in kızı babasına:
    -Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
    -Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.
    Kızcağız da annesini konuşması için ikna etmeye çalıştı. Ama annesi inat etti, konuşmamakta direndi.Karısının konuşmamakta kararlı olduğunu gören A'meş'in ise az önce öfkeyle ettiği yeminin ciddiyeti aklına geldi, söylediğine pişman oldu. Eşiyle boş olmaktan kurtulmak için care düşünmeye başladı. Gecenin bir yarısında giyinip evden cıktı. Doğru Ebu Hanife Hazretlerinin evine gitti. Ebu Hanife onu içeri alıp derdini sordu. A'meş karısıyla olan hadiseyi anlattı, dert yandı:
    -Bu kadın bu tavrıyla benden kurtulup kaçmak istiyor. Beni sıkıntıya sokmasından korkuyorum. Kendisi çocukların annesidir. Onu boş olmaktan kurtarıp beni rahatlatacak bir care var mı? diye sordu.
    Ebu Hanife:
    -Üzme kendini. Allah'ın izniyle bir care bulunur, dedi.
    Ebu Hanife, A'meş'in oturduğu yerdeki mescidin müezzinine haber gönderip yanına çağırdı. Bu gece sabah ezanını henüz vakti girmeden okumasını tenbihledi. A'meş de evine dönüp, ezanı beklemeye başladı. Daha sabah olmadan okunan ezanı duyan A'meş'in hanımı, sabah oldu da boşanması gerçekleşti zannederek konuştu:
    -Oh be! dedi. Senden kurtuldum, kötü huylu herif!
    A'meş ise kıs kıs gülerek cevap verdi:
    -Henüz sabah olmadı. Sen de konuşup yeminimi bozdun. Bize çare gösterenden Allah razı olsun.

    Yusuf Yavuz
    Semerkand dergisinden alınmıştır.

  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.10.06
    Mesajlar: 333
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Taptığınız Ayağımın Altında

    ALLAH RAZI OLSUN SELAM HİDAYETE TABİ OLANLARIN ÜZERİNE OLSUN

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Fırın Sütlaç
    Konu Sahibi abı_hayat Forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 13-02-2009, 00:31
  2. Bir Deccal ürünü : furqanu'l batıl
    Konu Sahibi نعىمة Forum Ahiret ve Kıyamet
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-07-2008, 15:17
  3. iki yüzlü yazı
    Konu Sahibi ekremeee Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-03-2008, 22:13

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •