Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: ZAHMET BUYURDUNUZ YA RASULULLAH

  1. #1
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.07.06
    Yer: TOKAT
    Mesajlar: 994
    Teşekkür ve Beğeni

    ZAHMET BUYURDUNUZ YA RASULULLAH

    Bir Osmanlı zabiti şiddetli bir savaş esnasında vurulmuş, ağır yaralanmış, kanlar içinde yere serilmiştir. Yanında birkaç askeri vardır, yaralarından kanlar fışkırmakta, son anlarını yaşamaktadır. Birden:

    -Beni ayağa kaldırınız, der.

    Askerler şehidlikle şereflenmiş sevgili kumandanlarının bu son arzusunu yerine getirirler, mecalsiz vücudunun kollarına girerler ve ayağa kaldırırlar.

    Mübarek şehid, kısık bir sesle Kelime-i Şehadet getirir ve sonra:

    - Zahmet buyurdunuz Ya Resulullah! diyerek son nefesini verir. (1)


    Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Hz.Allah'tır!
    Erzurum'un büyük velîsi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmâil Fakîrullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeşmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı:

    -Çekil bakayım önümden be çocuk! diye İbrahim Hakkı hazretlerini azarlayarak atını çeşmeye sürer. O da testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, onu bir köşeye sıkıştırır. Testisini bırakıp kendisini kurtarmak zorunda kalır İbrahim Hakkı hazretleri... Bu esnada at da üzerine basıp testiyi kırar. Ağlayarak hocasının huzuruna gelir ve:

    -Çeşmeden su alırken atını koşturarak gelen biri, atını üzerime sürdü. Can havliyle kendimi kurtarmaya çalışırken testimi de tepeletip kırdı! der. Hocası sorar:

    -Testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?

    -Hayır, der, hiçbir şey söylemedim.

    -Çabuk git ve o adama bir-iki laf söyle, der.

    İbrahim Hakkı hazretleri gider, çeşmenin başında atını tımar etmeye başlayan adamın yanına varıp bekler. Fakat bir türlü terbiyesini bozup da:

    -Benim testimi niye kırdın zâlim adam?! diyemez.

    Dönüp geldiğinde hocası Fakîrullah hazretleri sorar:

    -Ona bir şeyler söyleyebildin mi?

    -Söyleyemedim efendim; niyetlendim, lâkin bir türlü dilimi çevirip de ağır bir söz sarf edemedim! Hocası bağırır:

    -Sana diyorum, çabuk git ve o adama bir şeyler söyle, mukabele et! Yoksa sonu felâket!..

    İbrahim Hakkı hazretleri bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gelir. Bir de bakar ki, testisini kıran adamı, kendi atı, attığı çiftelerle çeşmenin havuzuna yuvarlamış, ölüsü yatmaktadır! Koşarak gelip, hocası İsmâil Fakîrullah hazretlerine bu vahim vaziyeti anlatır. Hocası bu hâle üzülür:

    -Vah vah! Bir testiye bir adam! Üzüldüm buna doğrusu! der. Huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söyleyince, büyük velî şöyle îzah eder: 'O atlı adam, İbrahim Hakkı'ya zulmetti. Zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukabelede bulunmadı, zâlimi Allâh'a havâle etti. Allâh Teâlâ'nın da gayretine dokunup zâlimi cezâlandırdı. Şayet İbrahim Hakkı da onun zulmüne karşılık verip, ona bir şeyler söyleseydi, ödeşeceklerdi. Fakat İbrahim, büsbütün mazlum oldu. Bense ödeştirmek için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!' (2)

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.05.06
    Mesajlar: 859
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: ZAHMET BUYURDUNUZ YA RASULULLAH

    allah razı olsun paylaştığın için

  3. #3
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.07.06
    Yer: TOKAT
    Mesajlar: 994
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: ZAHMET BUYURDUNUZ YA RASULULLAH

    HEPİMİZDEN ALLAH RAI OLSUN KARDEŞİM

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.01.07
    Mesajlar: 49
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: ZAHMET BUYURDUNUZ YA RASULULLAH

    ZEKERİYYA ALEYHİSSELÂM NEDEN YEMEĞE DÂVET ETMEDİ?


    Zekeriyya (a.s.) son derece cömerti ve kendi el emeği ile maişetini temin ederdi. Bir keresinde bir inşaat işinde çalışıyordu. Çalışma arasında, ancak kendisine yetecek kadar ekmek getirdiler.

    Zekeriyya (a.s.) kendisine verilen ekmeği yerken, yanına başkaları da geldi. Zekeriyya (a.s.) onları yemeğe dâvet etmedi. Onun cömertliğini bildikleri için, gelenler, bu tutuma şaştılar. Zekeriyya (a.s.) ekmeğini bitirdikten sonra, şu açıklamayı yaptı:

    'Ben burada gündelikle çalışıyorum. Bana düşen işi gereği gibi yapabilmem için, bu ekmeği verdiler. Aldığım ekmeği hep beraber yesek, size de bana da yetmeyecek. Ve ben, verimli şekilde çalışamayacağım. İş sahiplerinin hakkı üzerimde kalacak. İşte bunun için sizi yemeğime dâvet etmedim.'

    Hakperest bir insan, Allah Teâlâ'nın bahşettiği nûr ile, böyle ince düşünür. Yemeğe dâvet bir fazilet ise, işinde gereği gibi çalışmak da bir farzdır. İşinde zayıflık, farzda noksanlık iken, dâveti terk etmek fazilette noksanlıktır.

    Farzın yanında faziletin hükmü kalmaz. Zira, 'Def'-i mazârrat, celb-i nef'a râcihtir.'
    Alıntı: Fazilet Takvimi 1997

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Aşure Günü ,Gecesi İbadetleri, Faziletleri
    Konu Sahibi SaiTAcuN Forum Aşure Günü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24-11-2012, 00:39
  2. Günün Ayet ve Hadisi (19.10.2010)
    Konu Sahibi el-muslimun Forum Kuran-ı Kerim meali
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-10-2010, 01:24
  3. Namaz kiliyormusun
    Konu Sahibi adnansensoy Forum Sesli Görüntülü Dini Sohbetler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-08-2008, 01:41
  4. Hac Ilahisi
    Konu Sahibi hafize Forum İlahiler ve Ezgiler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14-11-2007, 12:10

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •