PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BİTKİLERLE TEDAVİ VE PAPATYA (1)



imamhalil
18-12-2006, 10:00
Bitkilerle Tedavi ve Papatya....
PAPATYA
Bu yazımızdaki konumuz papatyalar. Kırlarda, bahçelerde hep göre geldiğimiz, yapraklarını sayarak kura çektiğimiz, sevimli papatyalar. Arapça "ukvuhan" da denilen bu sevimli dostlarımız meğer ne hazinelere sahipmiş!
Öncelikle kısa künyesine bir göz atalım:
İsmi: Papatya, koyungözü
Arapçası: Babune, babunec, ukvuhan
Latincesi: Matricaria chamomilla
Bahçelerde, yol kenarlarında, çayır, tarla ve kırlarda yetişen papatyamızın aslında kalabalık bir ailesi var. Fakat memleketimizde 50 kadar çeşidi yetişmekle beraber göze çarpan ve dikkat çeken farklılıkları sebebi ile 8-10 ana başlık altında hepsini guruplandırabiliyoruz.
Bileşikgiller familyasındaki bitkiler gibi Anthemis ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri ve çok parçalı yaprakları ile tanınır.
Papatya; 20-75 cm yükseklikte çok dallı, yaprakları parçalı, tüysüz, çiçekleri küçükbaşlar halinde toplanmış bir yıllık otsu bitkidir. Tüm dünyada ılıman iklim kuşağında yetiştirilmekte olup, ülkemizde de en çok tanınan çiçeklerden biridir. Gerçi isminden ve resminden başka hakkında fazla bilgimiz de yok ama geçmişte dedelerimizin ve ninelerimizin en çok istifade ettikleri şifalı bitkilerden birisidir papatya.
Kimyevi terkibine baktığımızda; reçine, tanen, bisabolol'den tutun da; salisil asid, vitamin C, provitamin A ve uçucu yağlara varıncaya kadar birçok kimyasal bileşeni bünyesinde barındırdığını görürüz.
Eski Mısır, Yunan ve Roma ilaçlarında yer alan papatya, 19. yüzyıl boyunca Amerika'nın tanınmış doktorlarının reçetelerinde yer almış. Bizdeki kullanımı ise Amerika'nın tarihinden de eskilere dayanıyor. Nedense yeni yazılan eserlerde bitkilerin faideleri hakkında bile sanki Amerika ve Avrupa'dan icazet alma psikolojisi var. Tarihsel doğrularımızı bile onlara teyit ettirme hastalığımız devam ediyor. Hâlbuki bu ve benzeri tedavi yöntemleri, terkipler bizim tarihimizde yaklaşık 1000 yıllık geçmişe sahiptir. Bitkilerle tedavinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu herkes bilir. Özellikle İslamiyet ile tanıştıktan sonra ecdadımız bu hususta çok önemli mesafeler kaydetmiş ve bütün dünyaya ışık tutmuşken, işte bu nedenledir ki; Avrupa ve Amerika'dan onay almaya çalışır gibi davranmak bizleri gülünç duruma düşürüyor. Elbette ki ilim Çin de bile olsa alacağız; bu Efendiler Efendisi'nin fermanıdır. Amerikalıların da, Avrupalıların da hatta özellikle Uzakdoğu ülkelerinin de bu husustaki tecrübelerinden faydalanacağız. Ama bunu kompleksli bir şekilde değil, kendi sağlam eserlerimizi temel ve dayanak edinerek yapmalıyız. Tüm dünyanın sahip olmak istediği ama olamadığı şanlı ve güzide bir geçmişe sahip olduğumuzu unutmamalıyız. Tıp hususunda günümüze kadar ulaşabilmiş bin yıllık yazma eserlerimiz dünyaya parmak ısırttıracak nitelik ve niceliktedir.
Papatyalar baharda çiçekler henüz tamamen açılmadan, özellikle güneşli günler tercih edilmek üzere sabahları toplanır, zaman kaybetmeden ince bir tabaka halinde serilerek gölgede kurutulur. Kurutma işlemi temiz bir bez sergi üzerinde yapılmalıdır. Sonrasında bu kurutulmuş papatyalardan toz halinde veya kaynatılmış su ile haşlanarak faydalanılır. Ancak Mayıs papatyasının etkinliğinin doruğa çıkartılabilmesi için kaynaması gerekir. Çünkü aktif olmayan pro-azulen C ancak yüksek ısılarda aktif azulene dönüşebilir.
Papatyanın spazm çözücü, gaz giderici, vücuttaki iltihabi reaksiyonu önleyici etkilerinin gastrit ve ülserli hastalarda önemli iyileşme ve rahatlama sağlandığı gözlenmiştir. Yüzyıllardır birçok hastalığın tedavisinde yardımcı olarak kullanılan papatyanın ülsere karşı etkisi günümüz ilim adamlarınca da kabul edilmiştir. Yalnız bu etkinin elde edilebilmesi için doğru bitkinin en uygun usulle ve 2-3 ay gibi bir süre kullanılması gerekmektedir. Şeker mide asidini arttırdığı için ya tamamen şekersiz içilmeli ya da çok az şeker kullanılmalıdır.
Mayıs papatyası diye bilinen türün en önemli etkilerinden birisi de, bakterilerin salgıladığı zehirleri etkisiz hale getirmesidir. Yapılan laboratuar çalışmalarına göre papatya uçucu yağındaki bileşikler, bakterilerin ürettiği zehirleri bağlayarak onları parçalamaktadır. Bu, papatya çayının buharı buruna çekilmek sureti ile sinüzit ve anjin gibi üst solunum yolu hastalıklarında genel durumun düzelmesine yardımcı olur.

(devam edecek) imamhalil

Ravza_Nur
18-12-2006, 20:25
hocam çok tşk rabbim razı olsun değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşmışsınız selam ve dua ile

seher vakit
18-12-2006, 20:43
Allah razi olsun bu güzel bilgiler icin