Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 7´e kadar. Toplam 7 Sayfa bulundu

Konu: Kün Fe Yekün...

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    Kün Fe Yekün...

    S.Aleyküm...


    Ol der ve olur!’…

    Sözün bittiği yerdir ve kalemler durur. Azametinin tescilidir, satırlar kırılır, dökülür…


    Kûn…

    Sözün başladığı yerdir!Kalbimden geçenlerin kağıda vurduğu, kalemimin lafzını haykırışa başladığı yerdir.’Ol der ve olur!’ ya her şey…Kelamıma ‘ol’ dediği yerdir…


    Bütün yasakların yasak olduğu,lafzının kelimelere büründüğü, her şeyin O’nun olduğu yerdir Kûn!’Olma’ nın sorumluluğunu taşımaya başladığım an…Vâr oluşumun sebeb-i ziyaretini tefekkür ettiğim zamandır…Ve uçsuz bucaksız düşüncelerimi dizginlemeye çalıştığım, gözümün yaşını kelamımla sildiğim, semanın güzelliğinde O’nu fark edip de korkumu dindirdiğim yerdir Kûn!

    ‘Ol der ve olur!’

    ya, gem vurulamayan hissiyâtın yaratılışı da vuku bulur!Kûn…O’nun ‘ol’ busesi…Hazin namelerini arza indirdiği vakit yaşlarımla yanaklarımdan öptüğü busesi…Benim yerimdir…Evvelim, ahirim, ezelim, ebedimdir…Kûn!...

    Kün Fe Yekün

    Zaman anda, an sevginin menbağında
    Ezel ebede paralel,
    Hasret vuslata çaresiz.
    Gönül gaybın kuluçkasında,
    Nur muhabbete aşık.
    Işıksa aşka coşku katarken,
    bir an ve “kün”
    İşte kainat Kahhar olanın,
    Kadir’i mutlaklığında;
    Kemali bir ahengin o hoş oluşumunda coşmakta.
    Enfüsten afaka doğru bir cümbüş,
    Muhammed’i manada.
    Mana sevdanın hararetinde;
    Habib Vedud’iyetiyle,
    Alemlerde haz ederken;
    Ses sukut ile sedaya can verip,
    Tespihe döner.
    Döner de ne döner.

    (Alıntı)

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece “Ol” diye emreder ve o da hemen oluverir.
    36 YASİN 82

    Allah’ın gücünü ve kudretini böylesine basit bir ifadeyle ruhlarımıza duyuran bu ayetin, söyleminin azlığına rağmen neticelerinin büyüklüğü karşısında, başlar eğilir ve hiçliğimizin ahvalini anlatmak için secdeler yetersiz kalır. Öyle derinden hissederiz ki yaratılmışlığımızı, içimizi titretir Yaratıcı’nın bizim sınırlı kelimelerimize sığmayan büyüklüğü. Zira yaşantımız boyunca elde etmeye çalıştığımız hiçbir şeye, ayetin ifadesiyle “ol” dediğimizde yani parmak şıklatır kolaylığında sahip olamamışızdır. Ve hatta çok gayret sarfederek manasındaki “dişi tırnağa takmak”, ömrümüzde hiç değilse bir kez kullandığımız insani bir lafızdır.
    Evet Allah’ın akıllara sığmaz kudretidir, varlık alanında değilken “ol” emriyle varlık sahasında salınan insan. Gök kapılarını açıp nehir gibi suları akıtan, yerküreye verdiği birkaç saniyelik bir emirle dünyevi tüm çabaları bir anda yerle bir ve yok eden muazzam kuvvetin adıdır Allah.
    Defalarca büyütülebilecek, bizde hayranlık ve korku uyandıran bu tablo karşısında, “ol” ile “öl” arasında sırat-ı müstakimde olabilmek duasıyla…

    (Alıntı)
    Yüreğimin sancısı , ancak Kün Fe Yekünle ...diner ..ALLAH! (c.c)

  3. #3
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.04.13
    Mesajlar: 1.424
    Teşekkür ve Beğeni

    Bu yazınız çok güzel ...Yanlış anlaşıma sebep verdiği için kendi yazımı kaldırıyorum...Selamlar...

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    Anlayamadım , bu sözler genel mi bana mı?
    sadece kün , ne demek onu öğrenmek istedim ''Ol ' deyince olurmuş sevindim
    sonra o isterse herşey olurmuş, öyle ise sorun yok, elimden gelen birşey yok üzülmek yok
    ben böyle anladım, derin konular değil işlediğim , sıg sularda gezerim
    kimseye değil öğretim, isteyene Rabbul alemin KERİM
    ne güzeldi O c.c ne sorsam, birazdan bakarım elimde
    Rabbim bağışla sen varken , bin, milyon kere estagfrullah , yardım beklemem
    Yalnız senden isteriz, yalnız senden bekleriz... cümlesine inandım, bağışla aklımdan geceni
    Rabbim sen bilirsin kalplerden geceni, bizleri bağışla , ....

  5. #5
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.04.13
    Mesajlar: 1.424
    Teşekkür ve Beğeni

    Yazınızı ve en son cevabi satırlarınızı da , İnanın çok beğendim...Selamlar...

  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    (Soru sormaktan korktum, yoksa hatamı diye sandım? cevabı aldım)
    Kün fe Yekün ...Rabbul alemin Kudretini , gücünü, yüceligini , erişilmezliğini gösterir
    ne güzeldir ki, bu kadar güzel bir varlıgın ,'' insan ''denen küçük , aciz varlıga değer vermesi ...bile sadece secde ile şükrü edilir
    ''Sen Rabbimizsin'' sözü her anda yenilenmelidir...
    Seni seviyorum Rabbim, sende bizi sev ...
    Muhammed .as.v da seviyorum sende sev...
    Kun Fe Yekün


    Allah, aynı anda bu kadar işi nasıl yapıyor?
    Allah, meyve yaratmak için, neden ağaç yaratıyor?
    Allah yaratıyor, peki tabiat ne yapıyor?
    Bu sorular velilerin bir kısmını korkutur. Hele cevap vermekte zorlanan velilerin pek çoğu çocuğun böyle sorular sormasını yasaklama yoluna bile gidebilir. Oysa herşeyi Yaratan, bu sorulara da mutlaka cevap yaratmıştır diye rahat olup, çocukların idrak edeceği şekilde sorulara yanıt vermenin yolunu aramak daha mantıklı bir yol.

    Nitekim yukarıdaki soruları ve soruların yanıtlarını içeren bir kitap hazırlayan eğitimci yazar Özkan Öğe, `Sorulardan asla korkmayın! Yapışın soruların kuyruğuna ve çekebildiğiniz kadar çekin. Arkasından kocaman bir cevap gelecektir. Yeter ki, doğru cevapları bulma yolunda, engelleri aşacak kadar gayret gösterin, araştırın ve okuyun. Eğer aklınıza bir soru geliyorsa, mutlaka bir cevabı vardır` diyor. Uğurböceği Yayınları`nın neşrettiği Allah`ı Merak Ediyorum adlı kitapta, hemen her çocuğun ve hatta büyüğün Allah Hakkında cevap aradığı sorulara nasıl mantık yoluyla cevap verilebileceği belirtiliyor.

    Yazarın oğlunun aniden `Allah`ı niçin göremiyorum baba?` diye sorması üzerine şaşırmasını dile getirerek, bu kitabı ona vereceği cevapları düşünürken kurguladığını belirten hoş bir yaşam öyküsü ile başlayan kitap 9 yaş üstü çocuklara hitap ediyor.
    İşte size kitaptan tadımlık iki örnek metin:
    Allah, Aynı Anda Bu Kadar İşi Nasıl Yapıyor?
    Allah hakkındaki soruların pek çoğu, Allah`ı kendi sınırlarımız içinde düşündüğümüz için aklımıza geliyor.
    `Ben yapamıyorum o zaman Allah nasıl yapıyor?` diyerek soruyoruz:
    `Ben bir anda iki işi yapamıyorum, Allah nasıl sayısız işleri aynı anda yapıyor?`
    Doğru! Sen aynı anda iki farklı yöne bakamıyorsun.
    Aynı anda iki ayrı kelimeyi söyleyemiyor, sana söylenen iki kelimeyi aynı anda işitemiyorsun. İşitsen de, anlamıyorsun.
    Bedeninin ve aklının sınırları var. İşte o sınırlardan bir tanesi de bu:
    Aynı anda birden farklı şeyi yapamıyor, hatta düşünemiyorsun!
    Ama bahar geldiğinde, milyarlarca çiçek bir gecede açıyor.
    Çiçekler açarken, sayısız yumurtanın içinden sayısız kuş çıkıyor.
    Kuşlar yumurtalarının içinde ağır ağır büyürken, toprağın altına atılan milyarlarca tohum çatlayıveriyor.
    Tohumlar, minicik minicik filizlenirken, gökyüzündeki bulutların karnında yağmur damlacıkları yaratılıyor.
    Yağmurlar tatlı tıpırtılarıyla yeryüzüne düşerken, binlerce anne dünyaya binlerce bebek getiriyor.
    Binlerce bebeğin ilk çığlığı annelerinin kulaklarında yankılandığı anda, güneşte sayısız patlama meydana geliyor.
    Ay`ın yüzeyine binlerce meteor düşüyor ve çocuklar neşe içinde, gökyüzünün mavi teninde açan rengarenk bir gökkuşağını birbirlerine gösteriyorlar.
    Gökkuşağı, pırıl pırıl gülümserken, denizlerin metrelerce altında, milyarlarca küçük balık, ilk kez yüzgeçlerini hareket ettiriyor.
    Balıklar, renkli mercan kayalıklarından hızla uzaklaşırken; aynı anda bir baba, oğlunun ilk kez adım atışını sevinçle seyrediyor.
    Bir aslan kükrüyor, bir ceylanın kalbi pıtır pıtır atıyor, bir istiridyenin içinde, bir inci beliriyor.
    Bir kanarya ilk kez ötüyor, bir fil ormanın derinliklerinde son nefesini veriyor.
    Yaşlı ve şakacı bir karga, aşırdığı cevizin kabuğunu kırmak için çabalıyor.
    Bir yerde sabah olurken, öte yerde gün batıyor.
    Bir çocuk rüya görüyor, bir başkası `Günaydın anneciğim!` diyor.
    Bedeninde milyarlarca hücre ölürken, milyarlarcası yaratılıyor.
    Damarlarında kan akıyor, kalbin atıyor, beyin hücrelerin birbirlerine mesaj gönderiyor..
    Bir yıldız kayıyor…
    Gökyüzünde, melekler gülümsüyor!…
    Ve daha bunlar gibi milyarlarca milyarlarca milyarlarca ve milyarlarca iş, Allah`ın yapması ve yaratmasıyla, birbirine karışmadan, çarpışıp bozuşmadan olup bitiyor.
    Hem de, aynı anda…
    Ve sen soruyorsun:
    `Allah bütün bu işleri aynı anda nasıl yapıyor ve yaratıyor?`
    Çevrene dikkatlice bakarsan, Allah`ın yarattığı bazı şeylere, bir anda sayısız işler yaptırıldığını göreceksin.
    O zaman da Rabbimizin sonsuz kuvvet ve kudretiyle, bir anda sonsuz şeyleri yaratması ve yapması, senin için anlaşılamayacak bir durum olmaktan çıkacak.
    Mesela, Allah`ın güneşini düşün.
    Güneş doğduğunda, herkesi ve her şeyi aynı anda aydınlatır.
    Onbinlerce insanın karşısında konuşan bir adamın her söylediği kelime, aynı anda herkesin kulağına gider.
    Yer çekimi, dünyanın üzerindeki her şeyi aynı anda çeker.
    Bütün bu işler, Allah`ın yarattığı kanunlar ile olur. Öyleyse, Allah`ın bir anda sonsuz şeyi yapması ve yaratması güneşin herkesi bir anda aydınlatması gibi; bir kelimenin binlerce insan tarafından aynı anda işitilmesi gibi; yerçekiminin aynı anda her şeyi çekmesi gibi kolaydır.
    Allah `OL!` der ve olur
    `Biz bir şeyi istediğimizde, sözümüz `OL`
    demekten ibarettir; o da oluverir.`
    — Nahl Suresi, 40
    Allah bir çiçeği ne kadar kolay yaratıyorsa bir baharı da o kadar kolay yaratır.
    Allah bir atomu ne kadar kolay döndürüyorsa, gezegenleri de o kadar kolay döndürür.
    Allah bir insanı ne kadar kolay yaşatıyorsa, bütün insanları da o kadar kolay yaşatır.
    Küçük işler kolay, büyük işler zordur. Ama bu bize göredir.
    Allah için, küçük de büyük de birdir.
    Allah için az ile çok aynıdır.
    Allah için bir ile bin hiç farketmez.
    Allah için ağır ile hafif arasında fark yoktur.
    Çünkü Allah OL! der, her ne dilerse olur!
    Şimdi sana bu sözlerimi daha iyi anlaman için bir örnek vereceğim.
    Sen yazı yazmasını biliyorsun. Yani harfleri yan yana getirerek, kelimeler, cümleler yazabiliyorsun.
    Şimdi bana söyle, eline kalemi alıp BİR yazmak mı daha kolaydır yoksa BİN yazmak mı?
    `Ne farkeder?` mi dedin?
    Canım biri BİR; öteki ise BİN! Farketmez mi hiç?
    Elbette farketmez! Yazı yazmasını bilen biri için BİR yazmak ile BİN yazmak arasında tek bir harfden başka hiçbir fark yoktur.
    BİR yazmak, BİN yazmaktan daha kolay olmadığı gibi; BİN yazmak, BİR yazmaktan daha zor da değildir.
    Peki, KÜÇÜK yazmak ile BÜYÜK yazmak arasında fark var mıdır?
    KÜÇÜK, küçük olduğu için kolay da; BÜYÜK, büyük olduğu için zor mudur?
    Elbette yazı yazmasını bilen için, KÜÇÜK yazmak ile BÜYÜK yazmak arasında fark yoktur. İkisi de kolaydır.
    Şimdi bu basit örneğin penceresinden bak, çok büyük bir gerçeği göreceksin:
    Yoktan yaratan Allah için küçüğü yaratmak ile büyüğü yaratmak arasında fark yoktur.
    Yoktan yaratan Allah için, bir tek şeyi yaratmak ile binlerce şeyi yaratmak arasında fark yoktur.
    Ha bir atom, ha bir gezegen yaratmak; ha bir çiçek ha binlerce çiçek yaratmak, Allah için aynıdır.
    Allah `OL!` dedikten sonra, her ne dilerse o olur. Allah dilerse bir tane yaratır, dilerse bin tane.
    Allah dilerse küçük yaratır dilerse büyük.
    Bir çiçek yaratır.
    Bir ağaç yaratır.
    Bir bahar yaratır.
    Bir cennet yaratır.
    Allah için hepsi birdir.
    Bir atom yaratır.
    Bir sinek yaratır.
    Bir dağ yaratır.
    Bir dünya yaratır.
    Milyarlarca sinek yarattığı gibi; milyarlarca yıldız da yaratır.
    Allah için hepsi birdir.
    Allah `OL!` dedikten sonra, her ne dilerse o olur.
    `OL!` deyince nasıl olur?
    Alıntı.

  7. #7
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.04.13
    Mesajlar: 1.424
    Teşekkür ve Beğeni

    Yazınızı çok beğendim...Yazara da teşekkür şart...
    Gerçekten sorular zinciri doğruyu bulmaya yardımcı oluyor...
    Rabbul Alemin olan .Allah C.C. Kadir-i Mutlaktır ve Esma 'sı ile her yaratılanın her zerresinde bizatihi vardır...
    Cansız olan yaratılan larda Elektron adı ile ...Canlı yaratılan larda Hücre adı ile ....
    Fark yok hepside Allah C.C nun HAY isminde gizlidir...

    HAY ismi ...CAN olarak intikal etmiştir...

    Allah C.C. KUN ile önce Sırrı İlahesinden SU 'yu yaratmış ve herşeyide...SU 'dan halk etmiştir...

    HAY İsminin tecellisi ...Yaratılana CAN olmuş ve bu CAN enerjisi ile her yaratılan CAN bulmuştur...

    Her yaratılanın var göründüğü maddi varlığının her zerresinde SU ... HAY... CAN yer almaktadır... Ki her şey sakin, düzene, emre göre yürümektedir...

    Her zerrede yer alan CAN.. NUR... RUH... ister Atom '' Elektron''...İster hücre olarak/isterse , birleşik var olan...İNSAN , AĞAÇ veya TAŞ olarak adlandırılsada Allah C.C. nun emrinin gereğini yürütür...

    Bize HAMD ...ŞÜKÜR ve SECDE düşer...

    Ta ki HAY yani Allah C.C. nun NUR 'u ilahe sırrı enerjisi CAN da azaldığı zaman yok olma yani Ölüm vaki olmuştur...

    Bu da KADER olarak aslında KAZA olarak yansımaktadır...

    Yok olma oluşunca CAN 'dan HAY ...NUR'u ayrılarak sahibine intikal etmiştir...

    Selamlar...


    NOT : Bu yazı tabi ki kendi malum sitemizde de yer alacaktır ( Gelişmeye açık olarak )...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. namaz
    Konu Sahibi fferhatt Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 23-07-2009, 19:35
  2. (Mekke'nin fethi) BU DÖŞEĞE OTURAMAZSIN
    Konu Sahibi gamzeli73 Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-02-2009, 14:38

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •