Islamiyet.gen.tr - islami forum
Geri git   Islamiyet.gen.tr - islami forum > >

Text here

account_circle Kayıt ol help Yardım Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Tasavvûf Tasavvûf Bölümü

Etikenlenen Kullanıcılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Resul Aydın Resul Aydın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
Resul Aydın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi4,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi17.09.06
Mesajlar4.778
NerdenDÜNYANIN BAŞKENTİNDEN
Alt 31-01-2008, 14:24
#1
BİLİM DİN'İN EMRİNDEDİR



(Şeytan) Dedi ki: “Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı.” (Sad Suresi, 79)



Dedi ki: “Senin izzetin adına andolsun, ben onların tümünü, mutlaka kışkırtıp azdıracağım. Ancak onlardan muhlis olan kulları hariç.” (Sad Suresi, 82-83)



Hz.Havva ve Hz.Adem’i fısıldadığı vesveselerle doğru yoldan saptıran şeytan, ettiği yeminin gereği olarak insanları Allah’ın dininden çevirmek, inançsız, dejenere olmuş bir toplum haline getirmek için her yolu denemektedir. Fakat Allah’ın varlığına, birliğine inanan kitlelerin inançlarını yozlaştırmayı, Allah’ın zikrini insanlar arasında tamamen yoketmeyi bir anda sağlayamayacağı için belki de birkaç yüzyıl sürecek olan bir plan, şeytanı dost edinen ve Allah’ı inkâr edenler tarafından uygulamaya konuldu.





Herşeyden önce insanların mantık örgüsünü karıştırmanın ve bir şekilde dinsizliği makul göstermenin yollarını bulmak gerekiyordu. Bu planların hepsi uzun vadeli planlardı ve etkileri belki de birkaç kuşak sonra toplumlarda açıkça görülecekti. Şeytan ve taraftarları, halk arasında “din yoktur” sloganıyla büyük tepki toplayacaklarını bildikleri için, işe soru sorarak başladılar: “Din gerekli bir müessese midir? İnsanlar niçin inanma gereği duyarlar?”



Sorular, başka soruları beraberinde getirirken bu soruların cevapları Kur’ân-ı Kerim’den değil, inkâr edenlerin kendi imalatları olan fikir akımlarından gelmeye başladı. Böylece ilk şüphe tohumları insanların kafalarına yerleştirilmiş oldu. İnançsızlığın felsefesi, sosyolojisi, psikolojisi yapılmaya ve tüm bilim alanları, dinin yokedilmesi hedefi için istismar edilmeye başlandı.


Halkın tepkisine göre yavaş yavaş telkin edilen fikirler, artık günümüzde açıkça söylenmekte hatta aynı fikirde olmayanlar bilim karşıtı, örümcek kafalı olmakla suçlanmaktalar. Birkaç asır önce “Acaba insanın ilk atası kimdir?” diye ortaya atılan bir soru, yerini “İnsanın ataları kesinlikle maymundur” gibi alternatifsiz ifadelere bıraktı. Bilgi çağı olarak tanımlanan yüzyılımızda, dinlerin artık geçerliliğini kaybettiğini savunanlar, insanlara modern çağa uygun, inanabilecekleri, yanılmaz ve tartışılmaz olduğunu iddia ettikleri yeni bir alternatif tanıttılar: Bilim.




İnanmayanlara göre bilim, herşeyi açıklayabilirdi; açıklayamadıklarını da ileride zamanı gelince açıklayacaktı. Allah’a inanmak, Onun emirlerini yerine getirmek, ibadet etmek, insanlara çağdışı kalmak ve bilim düşmanı olmak olarak tanıtılmaya başlandı. Din sanki bilimle çatışıyormuş görüntüsü verilmeye çalışıldı. Dinin mistik havasına karşılık bilimin akılcılığı sloganıyla hareket eden inkâr edenler, evrim, diyalektik materyalizm gibi alanlarda yaptıkları araştırmaların sonuçlarını kendi istedikleri gibi değiştirerek toplumdan dinin izlerini silmeye çalıştılar.




Böylece şeytan, âyette söylediği gibi “Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın” diyerek, insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırmak için bilimi, insan zekâsını, yeni bulguları, düşünceleri kullanmaya başladı. “Acaba?” sorusunu insanların akıllarına getirmek bile onun kendi yolunda sağladığı bir başarıydı.




Bugün modern toplumlarda, sanki kişiler iman ile bilim arasında bir seçim yapmak zorundaymış ya da bilimle ilgilenen, bilime inanan insanlar dindar olamazmış gibi yanlış bir anlayış, şeytanın telkinleri sonucu yerleşmiş durumda. Oysa burada düşünülmesi gereken nokta, bilimadamlarının araştırdığı, üzerinde çalıştığı her kanunun, keşfedilen her türlü yeniliğin Yaratıcısının Cenâbı Allah olduğudur.



Yerçekimi kuvvetini fark eden Newton, öve öve göklere çıkarılıp, tüm zamanların en büyük bilimadamlarından biri olarak ilân edilirken, aslında Newton’un yaptığı tek şeyin, dünya varolduğundan beri süregelen bir kanunu fark etmek olduğu unutuluyor. Ancak çok az sayıda bilimadamı bu kanunun esas Yaratıcısını övmeyi, O’nun şanını yüceltmeyi hatırlayabiliyor.





Bugün pek çok kişi, Allah’a inanmaktansa bilimsel olmak adına bir sürü safsataları peşinen kabul etmek zorunda kaldığının farkında bile değil. “Seni yoktan Allah varetti” cümlesine inanmayanlar, ilk canlının milyarlarca yıl önce ‘ilkel deniz’ adı verilen bir sıvı karışıma düşen yıldırımlarla ortaya çıktığına inanabiliyor. Safsatalardan kaçayım, akılcı olayım derken kendini büyük bir yalanın içinde buluveriyor. Rastgele meydana gelen bir dünyada, rastlantılar sonucu oluşan hayat, rastlantılarla oluşan insanlar, hayvanlar, bitkiler ve yine rastlantıların eseri kâinattaki müthiş düzen. Kimilerine sorarsanız hepsinin bir açıklaması, bir isbatı var. İsbatların geçersizliği isbatlanırsa, o zaman hemen yeni bulgular ortaya çıkıyor ve ideolojiler bu şekilde ayakta tutulmaya çalışılıyor.





Kur’ân bilimle asla çatışmaz; çünkü hem bizi, hem de bu kâinatı Yaratan Rabbimiz tarafından gönderilmiştir. Tam aksine, Allah’tan ancak ilim sahiplerinin gereği gibi korkacağına işaret edilmektedir. Allah Kur’ân’da insanın, kâinatı, tüm canlıların yaratılışına, onlardaki özelliklere dikkat çekmektedir:

“Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina ettik ve nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. Yeri de nasıl döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ‘göz alıcı ve iç açıcı’ her çiftten nice bitkiler bitirdik. Ve gökten mübarek su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. Ve birbiri üzerine dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da.” (Kaf Suresi, 6,7,9,10)




Yine âyette tüm bu mucizeleri görebilecek, farkına varabilecek ve takdir edebilecek kişilerin ancak inananlar olduğu belirtiliyor. Allah insanları, her bir canlı, bitki, bir su damlacığından, karmaşık bir yıldız sistemine kadar kâinatta varolan herşey hakkında düşünmeye, araştırmaya teşvik ediyor.
“(Bunlar) ‘İçten Allah’a yönelen’ her kul için ‘hikmetle bakan bir iç göz’ ve bir zikirdir. (Kaf Suresi, 8)




Bilim imanı destekleyen, insanı cahillikten kurtarıp daha bilinçli düşünmeye sevkeden, kişinin inanç ve tefekkür dünyasını genişletip, onu Allah’a daha da yakınlaştıran büyük bir nimettir. Dinin karşı olduğu; bilim adı altında ürettiği hayal mahsulü fikirleri yayıp, bu akımları dogma haline getirenler, bunlara inanmayanları çağdışı ilân edenler; insanları bilimle iman arasında seçime zorlayanlardır.



Bilim bir din ya da bir inanç sistemi değildir. Bütün amacı; Allah’ın yarattığı harikaları keşfetmek ve yine Allah’ın bizlere nimet olarak verdiği zekâyla, tecrübeyle Rabbimizin izin verdiği oranda yaşadığımız Kâinatı tanımaktır.




Kur'an’da meleklerin Allah’a söyledikleri ve bir âyet olarak bize ulaşan şu cümlelerin, bilimadamlarına, zekâsıyla, yeteneğiyle ve tecrübeleriyle insanlığa faydalı olmaya çalışan tüm insanlara bir örnek, bir rehber olmalıdır: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.



Selam ve dua ile...
Alıntı ile Cevapla
Resul Aydın Resul Aydın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
Resul Aydın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi4,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi17.09.06
Mesajlar4.778
NerdenDÜNYANIN BAŞKENTİNDEN
Alt 17-04-2009, 19:29
#2
Güncelleme
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer imleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aileler Adnan Oktar İçin Neler Söylediler? ahmetsecer Dini Filmler 0 21-09-2009 05:02
insan ile ------ arasindaki fark Luvi Dini Hikayeler 3 08-03-2009 14:13
Bediüzzaman Said Nursi hsan711 Nasihatler 2 28-12-2008 11:26
Yüreğime dokunur gidişin EY RAMAZAN! hafize Şiirler 7 27-09-2008 05:04
Kutlu misafir selimoglu Ramazan Ayı 0 02-09-2008 16:18


Şu Anki Saat: 23:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204