Ey oğul! “ ‘Allah (CC)’, de, sonra da onları terket.”[1] De ki: “Beni yaratan beni hidâyete eriştirir.” Ey dünyâya karşı zâhid olan! Eğer kalbin âhirete tâlip olarak dünyâdan ayrılmışsa, de ki: “Beni yaratan beni hidâyete eriştirir.” Ve sen de, ey Cenâb-ı Hakk’ı (CC) dileyen, O’na (CC) yönelen, O’ndan (CC) başka her şeye zâhid olan kimse! Eğer senin de kalbin Mevlâ’yı (CC) tâlip olarak cennet kapısından çıkarılırsa sen de de ki: “Beni yaratan beni hidâyete eriştirir.” Yol harâmîlerinden onun hidâyetine sığın.

Ey sûfîler! Bana icâbet ediniz. Zîrâ ben Allah-ü Teâlâ’nın (CC) dâvetçisiyim. Kalbinizle yaratıcınıza dönün. Çok yakında hepiniz öleceksiniz. O’na (CC) giden tevbe ve özür kapılarını aralayın. O’nu (CC) gözetleyin. Bilin ki, O (CC) sizin her şeyinize muttalîdir. O (CC) gözetleyendir, yakındır, şâhiddir, müşâhiddir. O’nun (CC): “Üç kişinin kendi aralarında gizli konuşması olmasın ki, O (CC) onların dördüncüsü veyâ beş kişinin altıncısı olmasın. Veyâ bundan çok veyâ az olsun, nerede olurlarla olsunlar O (CC) onlarla berâberdir”[2] buyruğunu işitmediniz mi?

O’nun (CC) zikir yemeğinden yeyin. O’nun (CC) ünsiyet şarâbından için. O’nun (CC) kurbiyeti ile zenginleşin. Ey kalpleri ölüler! Ey “ribâ” (fâiz) üzerinde oturanlar! Boğulmadan önce kalkın. Helâk olmadan önce kalkın. Ey “med” (ileri gelme) yerinde oturanlar! “Cezir” (geri çekilme) gelmeden önce kalkın. Kalkın! Su ayaklarınızın altına ulaştı. Şirk bölgesinden tevhîd bölgesine gidin.

Ey Rabbimiz (CC)! Bizi râzı olduğun caddede tut. “Hidâyet bulduktan sonra kalplerimizi saptırma.”[3] Kalplerimizi Hak’tan başka şeye meylettirme. Onları senin kitâbına ve nebîn Muhammed (SAV)’in sünnetine ittibâdan ve onlarla amel etmekten çıkarma. Bizi, daha önce geçmiş olan Nebîlerin (AS), Resullerin (AS), şehitlerin ve sâlihlerin yolundan çıkarma. Ruhlarımızı onların ruhlarıyla berâber eyle. Bizi âhiretten önce, dünyâda iken kurbiyet evine al. “Bize dünyâda da, âhirette de güzellik ver ve cehennem azâbından bizi koru.”



--------------------------------------------------------------------------------

[1] En’âm S. A.91.

[2] Mücâdele S. A.7.

[3] Âl-i İmrân S. A.8.



Kaynak: Gavsulazam Abdulkadir-i Geylani (KSA), Cilâü’l-hâtır fi’l-bâtın ve’z-zâhir