Ah bu sessizlik!
İşte bu sukunet beni deli ediyor
Kendimden kaçıyorum
Kitaplara gömmem kafamı nafile
Fikirden kaçış nereye
Bir lahza mazhariyetle
Bu derece tutuştu dimağım
Hayat denen zindanda hapis feleğim
Aldı başını gitti akıl meleğim
Ununu elemedi sökük eleğim
Her tarafı yamalı ölü yeleğim
Bir tarafta hazır beyaz kefenim
Yapıldı gitmeden ağu yemeğim
Ne yaptı ise cesed, boşa emeğim
Derdime tercüman sönük şiirim
Bir Üstad bir yanda da ruh babam;mürşidim!
Yollar çıkıyor önüme fersah fersah uzağım
Ben kendi kendime kurulmuş tuzağım
Nefsime sunulmuş en kolay avım
Ne kendime geçer ne başkasına savım
Ender, arı, kalender safım
Belli değil yurdum, durduğum safım
Memleketten, sahibimden, alemimden ırağım
Ben debisini kaybetmiş, çorak ırmağım
Biri remzeder işaret parmağım
Fakat gönlümde peydahlanır bin tanrım
Ah akıl getireceksin sonumu sanırım
Divane diyeler, Mansur diyeler, asalar umarım..