Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 44 Sayfa bulundu

Konu: mehmet akiften inciler

  1. #21
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    [big]Birlik

    Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
    Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

    Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
    Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

    Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
    Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

    Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
    Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,

    Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
    Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

    Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
    Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

    Mehmet Akif Ersoy


    [/big]

  2. #22
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.10.06
    Mesajlar: 219
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
    Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;


    çok güzel şiir.Allah (c.c.) razı olsun.mehmet akif ersoyun şiirleri ayrı güzel zaten.onun istiklal marşı gıbı başka marş başka şiir görmedim. ne kadar güzel dile getiriyor millet duygusunu vatan sevgisini...

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    [big]BEŞERİYET DEDİĞİN FERTLERDE
    VARMIDIR OLMAYAN AHMAK VE ALIK
    ŞU CİHAN SANKİ SALAŞ BİR SAHNE
    VE PİYES MASKARALIK MASKALARLIK...
    [/big]

  4. #24
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    Sevr antlaşmasından sonra düşman baskısına maruz kalan vatanın semâlarını kara bulutlar kaplamıştı. Asırlar boyu esaret nedir bilmeyen bir millet mahzundu, kederliydi... Bu vatan semâlarında dalgalanan şanlı sancak ve asırlar boyu vatan semalarını çınlatan Ezan-ı Muhammedi dinecek miydi?.. İşte bu esnada gönüllere su serpen ümit mayası aşılayan gür bir ses şöyle haykırıyordu:



    "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

    Sönmeden Yurdumun üstünde tüten en son ocak.

    O benim milletimin yıldızıdır, parlıyacak,

    O benimdir, o benim milletimindir ancak!

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,

    Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.

    Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım."




    Bu ses, Mehmed Akif in sesiydi. İstiklal marşıyla millete böyle sesleniyordu. Aynı ses, Balkan harbi esnasında; Beyazıt, Fatih, Süleymaniye camii şeriflerinden, milli Mücadele'de Balıkesir Zağanos Paşa, Kastamonu Nasrullah ve daha pek çok camilerden millete seslenmişti...


    İlk önce ümitsizliğe karşı çıkmış, daha sonra fikir birliği için, İslam Birliği için çalışmaya başlamıştı.

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    [big]"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
    Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez"
    [/big]



    diyerek tefrikanın dehşetine dikkatleri çeken Akif hiçbir vakit ümidini kaybetmiyordu. Şöyle sesleniyordu necib milletine:


    "Değil mi cephemizin sinesinde iman bir
    Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir
    Değil mi sinede birdir vuran yürek... Yılmaz!
    Cihan yıkılsa, emin ol bu cephe sarsılmaz!...




    Ve Mehmed Akif in dediği gibi yedi düvel saldırsa da bu cephe sarsılmayacaktı, sarsılmamıştı. İstaklal, Hakka tapan milletindi ancak... Ve "İla-yı kelimetullah" için didinen bir millete Cenab-ı Hakkın armağanıydı, ihsanıydı istiklal...

  6. #26
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    Tek bir şehadetim var oda evrenin tek sahibi olana
    Tek bir sözüm var oda ümmetin lideri olana
    Dile sahip olana değil
    Kalbe sahip olana şehadet ederim
    Geçti ömür bu nasıl geçti demedim
    Var benimde gideceğim yada beklemeye muhtaç olduğum yerim
    Ne vuslatta nede yakamozda uyurum
    Dünya uykusunda yorulurum
    Hak yolunda Bulunurum.
    Bize düşer hesap vermek
    Dünya fasılında şehadet getirmek

  7. #27
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    aska mecnun yazdı:
    Tek bir şehadetim var oda evrenin tek sahibi olana
    Tek bir sözüm var oda ümmetin lideri olana
    Dile sahip olana değil
    Kalbe sahip olana şehadet ederim
    Geçti ömür bu nasıl geçti demedim
    Var benimde gideceğim yada beklemeye muhtaç olduğum yerim
    Ne vuslatta nede yakamozda uyurum
    Dünya uykusunda yorulurum
    Hak yolunda Bulunurum.
    Bize düşer hesap vermek
    Dünya fasılında şehadet getirmek
    S.A
    ALLAH RAZI OLSUN .BU ŞİİRİ DAHA ÖNCE DUYMAMIŞTIM.HER ZAMANKİ GİBİ MUHTEŞEM BİR ŞİİR.

  8. #28
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.07.06
    Yer: Fatih - İstanbul
    Mesajlar: 3.580
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    mk5834 yazdı:
    aska mecnun yazdı:
    Tek bir şehadetim var oda evrenin tek sahibi olana
    Tek bir sözüm var oda ümmetin lideri olana
    Dile sahip olana değil
    Kalbe sahip olana şehadet ederim
    Geçti ömür bu nasıl geçti demedim
    Var benimde gideceğim yada beklemeye muhtaç olduğum yerim
    Ne vuslatta nede yakamozda uyurum
    Dünya uykusunda yorulurum
    Hak yolunda Bulunurum.
    Bize düşer hesap vermek
    Dünya fasılında şehadet getirmek
    S.A
    ALLAH RAZI OLSUN .BU ŞİİRİ DAHA ÖNCE DUYMAMIŞTIM.HER ZAMANKİ GİBİ MUHTEŞEM BİR ŞİİR.
    AMİN ECMAİN AMA DUYMAMANIZ NORMALDİR MEHMET AKİF ERSOYA AİT DEĞİLDE ONDAN NACİZANE BANA AİT AZ ÖNCE YAZI VERDİM

  9. #29
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 18.11.06
    Mesajlar: 969
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    ALLAH RAZI OLSUN ABİ.HANİ Bİ ŞİİRRİ VARYA ÇANAKKALE ŞEHİTLERİN,İ ÖVEN Bİ ŞİİRİ VARYA ONUDA BİLEN VARSA Bİ EKLEYİVERSİN HAYRINA EVDE HEP TARTIŞMASI OLUYO BİLEN YOKMU DİYEADI MAKBER Dİ GALİBAA OLMAYADABİLİR.SELAMETLE ABİM

  10. #30
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: mehmet akiften inciler

    makinaci06 yazdı:
    ALLAH RAZI OLSUN ABİ.HANİ Bİ ŞİİRRİ VARYA ÇANAKKALE ŞEHİTLERİN,İ ÖVEN Bİ ŞİİRİ VARYA ONUDA BİLEN VARSA Bİ EKLEYİVERSİN HAYRINA EVDE HEP TARTIŞMASI OLUYO BİLEN YOKMU DİYEADI MAKBER Dİ GALİBAA OLMAYADABİLİR.SELAMETLE ABİM
    [big]ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE[/big]


    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

    En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,



    - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya -

    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,



    Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!

    Nerde - gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"



    Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!



    Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,

    Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.



    Yedi iklîmi cihânın duruyor karşında;

    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!



    Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.

    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.



    Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...

    Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ!



    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil,

    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,



    Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;

    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.



    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

    Medeniyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.



    Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,

    Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harâb.





    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:



    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.



    Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;

    Atılan her lâğımın yaktığı: yüzlerce adam.



    Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;

    O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...



    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

    Boşanır sırtlara, vâdîlere sağnak sağnak.



    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.



    Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

    Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.



    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..



    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

    Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat imân?



    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?

    Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.





    Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,

    Beşerir azmini tevkîf edemez sun'-ı beşer;



    Bu göğüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;

    "O benim sun'-ı bedîim, onu çiğnetme!" dedi.



    Âsım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:

    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.





    Şühedâ gövdesi, baksana, dağlar, taşlar...

    O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,



    Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;

    Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!



    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..

    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.



    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...



    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

    "Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.



    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb.

    Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.



    "Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;

    Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;



    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,

    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,



    Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,

    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;



    Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,

    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,



    Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;

    Gündüzün fecr ile âvizeni lebrîz etsem;



    Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...

    Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.





    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;

    Şarkın en sevgili sultânı Selâhâddîn'i,



    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayrân...

    Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;



    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

    Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;



    Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!

    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...



    Ey şehîd oğlu, şehîd isteme benden makber,

    Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25-02-2010, 18:08
  2. Zina edenlerle ilgili?
    Konu Sahibi 55Bozkurt55 Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04-03-2009, 20:06
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15-01-2009, 15:15
  4. Sahabe
    Konu Sahibi Müslüman Türk Forum Ashab-ı Kiram (Sahabeler)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24-09-2008, 22:42
  5. selamün aleyküm ey adem oğulları
    Konu Sahibi ömer72 Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 26-07-2008, 23:31

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •