Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 16 Sayfa bulundu

Konu: İMAN ve KÜFÜR...

  1. #1
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni

    İMAN ve KÜFÜR...



    İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder...

    Küfür yolunda yürümek, buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve tehlikelidir.
    İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir...


    Beşerin küfrü, kainatın ve ekser mahlukatın hukukuna öyle bir tecevüzdür ki, semavatı ve arzı kızdırıyor ve anasırı hiddete getirip tufanlar ile o zalimleri tokatlıyor...

    Küfür ve dalalet, müdhiş bir tecavüzdür ve umum mevcudatı alakadar edecek bir cinayettir...

    İmanda manevi bir Cennet ve dalalette manevi bir Cehennem bu dünyada dahi vardır...
    İman insanı ebediyete, Cennete layık bir cevhere kalbeder...
    Küfür ise, ruhu, kalbi söndürür, zulmetler içinde bırakır...
    İman ise, herşeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nurani bir gözlüktür...

    Risale-i Nurdan...

  2. #2
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni



    Küfür, imana zıttır.
    İman da küfre zıttır.
    Çünkü küfür, hakkı inkârcılıktır.
    İman da hakkı özünden doğrulamaktır.

    Küfür sıfatı bir insana girdiği zaman sadece inkârcılıkla bırakmıyor.
    O insana türlü türlü olumsuz davranışlar da kazandırıyor.
    İnsanı insanlık sıfatını bitirinceye kadar olumsuz biçimde yönlendiriyor.
    Ahlâkını, huylarını, alışkanlıklarını, görgüsünü, kültürünü, örfünü, duyarlılıklarını, zevklerini, davranışlarını olumsuz yönde etkiliyor.
    İnsanda olumlu ne varsa alıp götürüyor.
    Buna en yakın ve en çarpıcı örnek, geçtiğimiz yüzyılda dünya ile hemen her olumlu konuda ters düşen komünist blok olmuştur.
    Orada insanın fert olarak değeri yoktur.
    İnsana ait hiçbir değerin, inancın, dinin, dinî duyguların kıymeti yoktur.
    İnsanlar komünist ideolojinin köleleridirler.

    Kâfirler, Müslümanlara küfür sıfatları nedeniyle düşmandırlar.
    Kur’ân inkârcıları en şiddetli azapla müjdeliyor. Ebedî Cehennem!

    Müslümanlar inkârcıları sevemezler.
    Çünkü inkârcıların dostlukları yalandır, muhabbetleri düşmanlıktır.
    Onlardan medet beklenilmez.
    Onlara karşı Allah’ı dost edinmeli ve Allah’ı kendimize Vekil tayin etmeliyiz.

    İnkârcıların medeniyeti ile mü’minlerin medeniyeti arasında büyük uçurumlar vardır:
    İnkârcıların medeniyeti aslında medeniyet değil, medeniyet elbisesini giymiş korkunç bir vahşettir.
    Dışı parlıyor, içi yakıyor.
    Dışı süstür, içi pistir.
    Sûreti uğursuz, özü ve huyu aksi ve çarpık bir şeytandandır.

    Mü’minlerin medeniyeti ise içi nur, dışı rahmet;
    içi muhabbet, dışı uhuvvet ve kardeşlik;
    sûreti yardımlaşma, özü ve ahlâkı şefkat ve merhamet olan tatlı bir melektir.
    Buna bin dört yüz yıllık İslâm Medeniyeti şahittir.
    Savaş zamanlarında bile kâfirlerin çoluk çocuğuna, kadınına, kızına, yaşlısına, esirine, eli silâhsız vatandaşına dokunulmamıştır.
    Bir tane olumsuz örneği yoktur!
    Barış zamanlarında da, düşmanca değil, insanca davranan kâfire dostluk ve insanlık eli uzatılmıştır.
    Fakat “Su uyur, düşman uyumaz” sözünde anlatıldığı gibi, onlara karşı hep teyakkuz halinde olunmuştur.

    Mü’min imanının ve birlik inancının gereği olarak kâinata kardeşlik beşiği nazarıyla bakıyor.
    Gerçekten de bütün mahlûkatı, bilhassa insanları, bilhassa Müslümanları birbirine bağlayan ip kardeşliktir, uhuvvettir.
    Çünkü iman, bütün mü’minleri bir babanın şefkat kanadı altında yaşayan kardeşler gibi kardeş yapıyor.

    Küfür ve inkârcılık, tam bir soğukluktur, tam bir bürudettir, tam bir ayrılıktır, doğaya tam bir aykırılıktır.
    Kardeşleri bile kardeşlikten çıkarır.
    Birer menfaat unsuru yapar.
    Bütün varlıklara ecnebilik tohumu eker.
    Her şeye ecnebi ve yabancı gözüyle baktırır.
    Her şeyi her şeye düşman yapar.
    Kendi içlerinde görünen kardeşlik bile geçicidir ve sınırlıdır.
    Ezelî ve ebedî ayrılıktan başka bir getirisi yoktur.

    Alıntı

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.10.07
    Mesajlar: 3.415
    Teşekkür ve Beğeni

    Müslümanlar inkârcıları sevemezler.
    Çünkü inkârcıların dostlukları yalandır, muhabbetleri düşmanlıktır.
    Onlardan medet beklenilmez.
    Onlara karşı Allah’ı dost edinmeli ve Allah’ı kendimize Vekil tayin etmeliyiz

    selamün aleyküm mavci abi,
    günümüzde ne kadarda inkarcı müslümanlar var değil mi?geçen kapanmaya karar veren kızkardeşimle bu konu hakkında konuşuyorduk.müslümanım diyorlar ama lafta... kardeşim kapanmaya karar verince işarkadaşları düşman kesildiler. mevlana ne güzel demişti ben bu inkarcı müslümanlardan usandım diye...Rabbim razı ola kıymetli paylaşımınızdan dolayı.

  4. #4
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Nur_u Secde´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müslümanlar inkârcıları sevemezler.
    Çünkü inkârcıların dostlukları yalandır, muhabbetleri düşmanlıktır.
    Onlardan medet beklenilmez.
    Onlara karşı Allah’ı dost edinmeli ve Allah’ı kendimize Vekil tayin etmeliyiz

    selamün aleyküm mavci abi,
    günümüzde ne kadarda inkarcı müslümanlar var değil mi?geçen kapanmaya karar veren kızkardeşimle bu konu hakkında konuşuyorduk.müslümanım diyorlar ama lafta... kardeşim kapanmaya karar verince işarkadaşları düşman kesildiler. mevlana ne güzel demişti ben bu inkarcı müslümanlardan usandım diye...Rabbim razı ola kıymetli paylaşımınızdan dolayı.
    Rabbim cümlemizden razı olsun kardeşim...
    Rabbim bizleri son nefesimize kadar Sırat-ı Mustakîmden ayırmasın inşallah...
    Selam ve DUA ile...

  5. #5
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni

    Esselamûaleykum...



    İman tevhidi,
    tevhid teslimi,
    teslim tevekkülü,
    tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder...

  6. #6
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni


  7. #7
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 31.12.10
    Mesajlar: 351
    Teşekkür ve Beğeni

    Yahudi ve hristiyanlarda inkarcı konumundadır onlarda hakkı inkar eder..İnkar deyince akla sadece yaratıcıyı(Allah'ı) kabul etmemek gelmesin...Yani sadece ateistler gelmesin,Hristiyanlar,Yahudiler,Sosyalistler,komun istler,cumhuriyetçiler,demokratlar... uzarda gider....Bunlar Hakkı(şeriatı/sünneti=Vahyi) inkar ederler yoksa son saydığım 2 ideoloji sahipleri bir yaratıcının olduğunu ikrar ederler...Ebu cahil gibiler Bir yaratıcı olduğunu ikrar eder ama ondan gelen vahyden yüz çevirir..Gerçi ebu cahile haksızlık oldu o bile çok dindar birisiydi.Lakin bu dindarlığı fayda vermedi o ayrı ))

  8. #8
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni

    KISACA TANIMLAR:

    a) Mümin

    Allah'a, Hz. Peygamber'e ve O'nun haber verdiği şeylere yürekten inanıp, kabul ve tasdik eden kimseye mümin denir.
    Müminler âhirette cennete gire*cekler, orada pek çok nimetlere kavuşacaklardır.
    Günahkâr müminler, suçları ölçüsünde âhirette cezalandırılsalar da sonunda cennete konulacaklardır.
    Mü*minlerin ebedî cennetlik olacağına dair Kur'an'da pek çok âyet vardır.

    b) Kâfir

    İslâm dininin temel prensiplerine inanmayan, Hz. Peygamber'in yüce Allah'tan getirdiği kesin olan ve tevâtür yoluyla bize kadar ulaşmış bulunan esaslardan (zarûrât-ı dîniyye) bir veya birkaçını yahut da tamamını inkâr eden kimseye kâfir denir.
    Meselâ namazın farz, şarabın haram oluşunu in*kâr eden, meleklerin ve cinlerin varlığını kabul etmeyen kimse kâfirdir.

    Kâfir sözlükte "örten" anlamına gelmektedir.
    Gerçek ve doğru inancı örttüğü, yanlışşeylere inandığı için böyle kimselere kâfir denmiştir. Bir in*san kâfir olarak ölürse ebedî cehennemde kalacaktır.

    Bu konudaki âyetler*den birinde şöyle buyurulmuştur:
    "(Âyetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüş olanlara gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir. Onlar ebediyen o lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir, ne de onların yüzlerine bakılır"
    (el-Bakara 2/161-162).

    c) Münafık

    Allah'ın birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve onun, Allah'tan getirdiklerini kabul ettiklerini söyleyerek, müslümanlar gibi yaşadıkları halde, kalpten inanmayan kimselere münafık denir.
    Münafıkların içi başka dışı başkadır.
    Sözü özüne uygun değildir.

    Bir âyette şöyle buyurulur:
    "İnsan*lardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde ‘Allah'a ve âhiret gününe inandık’ derler"
    (el-Bakara 2/8).

    Münafıkların gerçekte kâfir oldukları bir başka âyette şöyle ifade edilir:
    "Onların Allah yolundan sapmalarının se*bebi, önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlen*miştir. Artık onlar hiç anlamazlar"
    (el-Münâfikun 63/3).

    Münafıklar İslâm toplumu için açık kâfirden daha tehlikelidirler.
    Çünkü onlar dıştan müslümanmış gibi gözüktüklerinden tanınmaları mümkün de*ğildir; içten içe müslüman toplumun huzur ve düzenini bozar, kuzu postuna bürünerek dikkatsiz ve bilgisiz müslümanları yanlış yönlere sürüklerler.
    Peygamberimiz vahiyle kimlerin münafık olduğunu bilir, bu sebeple de on*lara önemli görevler vermezdi.
    Hz. Peygamber'den sonra insanlar için böyle bir bilgi kaynağı (vahiy) söz konusu olmadığından ve müslüman olduğunu söyleyenlerin iç dünyasını araştırmak da doğru olmadığından münafık, dünyada müslüman gibi işlem görür.
    Onun cezası âhirete kalmıştır.
    Bir âyette açıklandığı üzere cehennemin en alt tabakasında münafıklar bulunur:

    "Şüphe yok ki münafıklar, cehennemin en alt katındadırlar (derk-i esfel). Artık onlara asla bir yardımcı da bulamazsın"
    (en-Nisâ 4/145).

  9. #9
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.782
    Teşekkür ve Beğeni



    Öyle bir zaman gelecek ki, imanı muhafaza etmek elde kor tutmak gibi olacak

    Hadis-i Şerif

  10. #10
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.02.09
    Mesajlar: 6.617
    Teşekkür ve Beğeni

    ‎"Allah’ım! Muhammed (s.a.v.) ve âline salat eyle,
    Allah’ım!, ayaklarımızı yolun üzere sabit kıl, kaydırma.
    Allah’ım!, senden başka maksudumuz yoktur, başka maksatlara salıverme.
    Allah’ım!, hakkı hak bilenlerden eyle,
    Allah’ım! Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan,
    sabreden ve şükredenlerden eyle! "
    Âmin...

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Yürekten Bittim “ya Rab” Diyene
    Konu Sahibi kalbiminurlandır Forum Allah (c.c) Hazretleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 28-01-2010, 15:38
  2. Kalbim yanma deminde şimdi..
    Konu Sahibi nihalim Forum Edebiyat
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 21-08-2008, 23:16
  3. sizce
    Konu Sahibi gülderen özdemir Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 15-01-2008, 08:24

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •