Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123
21 den 27´e kadar. Toplam 27 Sayfa bulundu

Konu: Her Doğru Heryerde Söylenmez!

  1. #21
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.657
    Teşekkür ve Beğeni

    ...

    Alıntı kjviespe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim ordaki konu, hususi bir mesele, yalan söyleyin denmiyor, belki susun konuşulacaksada güzel söyleyin, diye ihtar edilmiş.Bu mesele cemaatler ve kardeşler arasında husumet,ayrılık çıkmasın diye ihtar ve düsdurdur.Aralarında fazilet füruşluk, hodfuruşluk, enaniyet ve haset gibi tehlikelerle tesanüde ve teavüne vede uhuvvete zarar gelmemesi açısından ihtiyaç olan güzel, fedakarlık kokan, bir kaide.Bu kaidede yalan söyleyin, Dini Muhammediyeye taaruz varsa oturun, yerinizde itidalli davranıp, susun demiyor.Bunu böyle anlamayıp susan belki bilerek, belki bilmeden o delalet ehline ve mütecavüzlere şerik oluyor,ya farkındalar yada değiller, Allah hidayet etsin.
    Allahın selamı rahmeti ve bereketi müminlerin üzerine olsun.
    Cevabınız için teşekkürler...


    Alıntı kjviespe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim lütfen onlarla gereksiz polemiklere girmeyelim, alıntı yapmış, ne yapmış, nasıl yapmış, o dahi bilmiyor mazur görün, Bediüzzamanın bir Allah dostunun, bu meselede hedef olmasına, bizler ehli insaf, yardımcı olun müsaade etmeyelim.Varsa izah gerektiren bir mesele, Risalei Nurlar ve Bediüzzaman hakkında, onlara değil, bana sorun, İnşaallah istidadımız ve kabiliyetimizce yardımcı olalım.Bir Allah dostuna zara gelmesine müsaade etmeyelim.Ben şu an netten çıkmak zorundayım varsa sorularınız akşama doğru nette olacağım.
    Allahın selamı rahmeti ve bereketi müminlerin üzerine olsun.
    Sorulara cevap vereceğiniz için yine teşekkürler...
    Yeni bilgiler öğrenmek çok güzel...
    Ancak...Ben bilerek ve bildiklerimi uygulamaya çalışarak alıntı yaptım ve paylaştım...

  2. #22
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.657
    Teşekkür ve Beğeni

    Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun.
    Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur.
    Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir.
    Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihati bazen damara dokundurur, aksülâmel yapar.

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Her doğru her yerde söylenmez.
    Hasta bir kişiye moral vermeliyiz.Sen çok hastasın gibi laflar etmemeliyiz.Gerçekten de o kişinin hastalığı çok kötü olabilir bize düşen sen iisin ii olacaksın ALLAH'ın izniyle demektir.Eğer o esnada doğruyu söylersek hata etmiş oluruz.Sen kötüsün sen kötü görünüyorsun gibi...Düşünelim o an o kişi ümitsizliğe kapılır hastalığı şiddetlenir.Ki hastalıkların çoğu psikolojiktir.Kişinin önce kalbi rahatlarsa gerisi gelir İnş.Bu yüzden her doğru her yerde söylenmez.
    İki küs insan...Barıştırmak isteriz.İkisinin hatası olabilir.Birbirlerine hoş olmayan kelimeler söylemiş olabilirler.Bize düşen laf taşımak mı?Hoş olmayan kelimeler söyleseler bile yapmamız gereken ''O pişmanmış hatasını anlamış senin hakkında çok güzel şeyler söylüyor'' demektir.Beyaz yalanlar kurmalıyız.Eğer gerçeği söylersek aralarındaki bu küslük nefrete düşmanlığa dönüşebilir.Bu yüzden her doğru her yerde söylenmez.
    Savaştasın,ülkene ait sırları biliyorsun.Yabancı sana o sırları bilip bilmediğini sorduğunda ''Biliyorum'' dersen n'olur?Ülkeni arkadan vurmuş olmaz mısın?O an bilmediğini belirtmek doğru karardır.Bu yüzden her yerde her doğru söylenmez.
    Öyleleri var ki İslam'a laf atılır karşıdaki makamca kendisinden üstün olduğu için susarlar.Ki susanlar bilirler neyin hakikat olduğunu?İşte burada susulmaz konuşulur.Her yerde her doğru söylenilmez ifadesini yanlış anlamamak lazım.
    ALLAH'ım bizi doğru anlayanlardan eyle.(amin)

  4. #24
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.657
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Gül Berra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her doğru her yerde söylenmez.
    Hasta bir kişiye moral vermeliyiz.Sen çok hastasın gibi laflar etmemeliyiz.Gerçekten de o kişinin hastalığı çok kötü olabilir bize düşen sen iisin ii olacaksın ALLAH'ın izniyle demektir.Eğer o esnada doğruyu söylersek hata etmiş oluruz.Sen kötüsün sen kötü görünüyorsun gibi...Düşünelim o an o kişi ümitsizliğe kapılır hastalığı şiddetlenir.Ki hastalıkların çoğu psikolojiktir.Kişinin önce kalbi rahatlarsa gerisi gelir İnş.Bu yüzden her doğru her yerde söylenmez.
    İki küs insan...Barıştırmak isteriz.İkisinin hatası olabilir.Birbirlerine hoş olmayan kelimeler söylemiş olabilirler.Bize düşen laf taşımak mı?Hoş olmayan kelimeler söyleseler bile yapmamız gereken ''O pişmanmış hatasını anlamış senin hakkında çok güzel şeyler söylüyor'' demektir.Beyaz yalanlar kurmalıyız.Eğer gerçeği söylersek aralarındaki bu küslük nefrete düşmanlığa dönüşebilir.Bu yüzden her doğru her yerde söylenmez.
    Savaştasın,ülkene ait sırları biliyorsun.Yabancı sana o sırları bilip bilmediğini sorduğunda ''Biliyorum'' dersen n'olur?Ülkeni arkadan vurmuş olmaz mısın?O an bilmediğini belirtmek doğru karardır.Bu yüzden her yerde her doğru söylenmez.
    Öyleleri var ki İslam'a laf atılır karşıdaki makamca kendisinden üstün olduğu için susarlar.Ki susanlar bilirler neyin hakikat olduğunu?İşte burada susulmaz konuşulur.Her yerde her doğru söylenilmez ifadesini yanlış anlamamak lazım.
    ALLAH'ım bizi doğru anlayanlardan eyle.(amin)
    Açıklamalarınız için teşekkürler kardeşim...

    Yalan söylemeyeceksin...
    Doğru söyleyeceksin...

    Ama her doğruyu da her yer de söylemeyeceksin...


    Selam ve DUA ile...

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Doğru konuşmak ve insanların arkasından konuşmamak güzel bir meziyettir. Ancak doğru kanuşayım derken insanları kırmak da doğru değildir. Durumuna göre kul hakkına da girebilir.

    Adamın biri, Nerede olursa olsun ben hep doğruyu söylerim, asla müdara etmem diye iddiada bulunurmuş.
    Müdara; idare etme, gönül alma, yumuşak davranıp hoş geçinme demektir...

    Bir gün birinin şahide ihtiyacı olmuş, bu doğru konuşan adamı şahit olarak mahkemeye götürüp kadı efendinin karşısına dikmiş. Bizim doğrucu bakmış ki, kadı efendinin bir gözünde şaşılık var.
    Hemen, Selamün aleyküm kör kadı deyivermiş. Kadı da kızıp, Atın şu münasebetsizi içeriye diyerek hapsi boylatmış. Mahkumlar ısrar etmişler, Neden hapse atıldın? diye... O da omuzlarını silkiyormuş: Ben sadece doğruyu söyledim: Selamün aleyküm kör kadı dedim. O da beni hapse attı. Halbuki ben doğruyu söylemiştim.

    Mahkumlar gülmüşlür:

    Efendi, demişler, her doğruyu her yerde söylemek doğru mu? İşte böyle münasip olmayan yerde söyleyeceğin bir doğru, münasip olan yerlerde söylemen gereken doğrulara da mani olur, şahitlik bile yapamaz hale getirirler seni...

    Bundan dolayıdır ki ilim ve hikmet erbabı, Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir derler.
    Hele günümüzde, sözüne sohbetine iyice dikkat etmek gerektiğini bilmeyenimiz yoktur herhalde...
    Ama yine de kör kadı diyenler çıkıyor, güya doğruluktan ayrılmayacaklarını ifade ediyorlar...
    Halbuki bir doğru söyleyip de bir sürü zararlara sebep olmaktansa, zararlı insanlarla zararsız şekilde muhatap olup belaya girmemeye çalışmak da sünnetin iktizasıdır.

    RİSÂLE-İ NUR’UN AŞİNASI olan herkes, “Her söylediğin hak olsun. Fakat, her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat, her doğruyu demek doğru değildir” sözünü bilir. Bu sözün hangi risâlede geçtiğini de.

    Bu söz, Uhuvvet Risâlesi’nde geçer.

    Bu sözün Uhuvvet Risâlesi’nde geçiyor olması, ‘her doğruyu demenin’ mü’minler arasında kardeşâne bir beraberliğin tesisine engel teşkil ettiğine işarettir. Bediüzzaman Said Nursî, Uhuvvet Risâlesi’nde bu hatırlatmayı yaptığına göre, görmüştür ki, mü’minler arasında kardeşliğe zarar veren unsurlardan biri, ‘her doğrunun söylenmesi’dir. Demek ki, doğru olduğu halde söylenmesi doğru olmayan doğrular vardır.

    Nitekim, ilgili sözün hemen ardından gelen cümle, ‘doğru bir sözü söylemesi doğru olmayan’ kişilerin varlığına dikkat çeker. “Zira, senin gibi, niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihatı bazan damara dokundurur, aksülamel yapar” kaydı gösterir ki, bazı kişilerin bazı doğruları söylemesi doğru değildir. Buna göre, bir kişi, bir doğruyu ‘damara dokundurma’ kasdıyla söylüyorsa; o kişi, o doğruyu söylemeye ehil değildir. Ki, Kastamonu Lâhikası’nda yer alan bir mektupta geçen “Risâle-i Nur tokatlarda istimal edilmez” sözü de, bu mânâda mütalâa edilmelidir.

    Yine Bediüzzaman’ın mektuplarından çıkan bir diğer ders, söz doğru, söyleyecek kişi doğru, niyeti de halis olsa bile, ‘her doğrunun her yerde ve her zaman söylenmesinin doğru olmadığı’dır. Belâgatın Bediüzzaman tarafından ‘mukteza-yı hale mutabakat’ şeklinde yapılan kısa ama enfes tarifi de bu noktaya dikkat çekmektedir. Her doğru her yerde söylenmez. Bazı doğru sözlerin bazı yerlerde söylenmesi yanlıştır. Aynı şekilde, her doğru her zaman söylenmez. Bazı doğru sözlerin bazı zamanlarda söylenmesi de yanlıştır.

    Bu yanlışlık ise, ya sözün kendisi ile ilgilidir; yahut sözün muhatabı olan kişilerle...

    Birer örnekle açıklayacak olursak; doğru bir söz, belli kayıtlar altında ve belli şartlar dahilinde söylenmiş ise, o kayıtları gözardı ederek, o şartları görmezden gelerek bu sözü her hale ve her zamana olduğu gibi uyarlayıp söylemek, doğru bir sözün yanlış söylenmesinin örneğidir. Bediüzzaman’ın “Ata et, aslana ot atılmaz” veciz cümlesiyle özetlediği durumlar ise, sözün muhatabı olan kişilerle ilgili yanlışların örneği...

    Mü’minler arasındaki gerilimlere baktığımızda ise, bu gerilimlerin büyük kısmının bu yöndeki dikkatsiz ve hikmetsiz söylemlerden, doğru zamanda doğru kişilere doğru biçimde söylendiğinde kabul göreceği halde yanlış bir üslûpla söylenmiş sözlerden kaynaklandığını görürüz. Nice doğru vardır ki, muhtevası doğru olmakla birlikte, yanlış cümlelerle söylenmiştir. Nice doğru söz vardır ki, yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış kişilere söylenmiştir.

    Ve, nice kardeş kalbler, sırf bu yüzden; söylenmesi doğru olmayan doğrular yüzünden, yanlış yerde ve yanlış zamanda yanlış kişilere söylenen doğrular yüzünden birbirine karşı kırık ve kırgın haldedir.

  6. #26
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.657
    Teşekkür ve Beğeni

    Gül Berra kardeşime sonsuz teşekkürler...
    Konu açıklamaları çok yerinde...

  7. #27
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.657
    Teşekkür ve Beğeni


Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Sevgi iletişiminin olmazsa olmaz "üç s"si
    Konu Sahibi DENİZ33 Forum İslam'da Aile Hayatı
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 02-12-2010, 14:11
  2. Kim Müslüman..;
    Konu Sahibi hafize Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 08-06-2010, 06:49
  3. Akşam serinliğinde
    Konu Sahibi lütfi Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-05-2009, 15:35
  4. Kalıbını Secdeye... Kalbini Kıbleye Bırak...
    Konu Sahibi mirayyy Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 16-05-2008, 19:53
  5. İslamda Tesettürün Temelleri
    Konu Sahibi Tayfun_Dokgoz Forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-08-2006, 06:09

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •