Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 15 Toplam 16 Sayfadan BirinciBirinci ... 513141516 SonuncuSonuncu
141 den 150´e kadar. Toplam 153 Sayfa bulundu

Konu: Sabır ve önemi...;

  1. #141
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.02.12
    Mesajlar: 3.370
    Teşekkür ve Beğeni

    Ara sabır ile aradığını ...
    Elbet bir gün açar...
    Kapılarını....
    İnşallah...

  2. #142
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı yakais´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah C.C. Tabiki her şeyi bilir...Levleka Levlak...;
    İnsan Muhtaç...
    Allah C.C. na...
    Haydi beraber diyelim...;
    La İlahe İllallah Muhammed Mustafa Aleyhisselam Resulullah....
    La İlahe İllallah Adem Aleyhisselam Resulullah....

    Bu Yazıyı rahat okuyamıyorsanız ...Akıcı ve hızlı...düşünerek okuyamıyorsanız...Lütfen bu sözümüzü dikkate alınız......Lütfen Hediye yazıyı ve Ezanı çok okuyunuz...
    Okuyorsanız ne güzelsiniz...
    Selamlar...
    Okuyabilirim, rahat okuyorum sorun yok!
    Asil sorun bende mi acaba?
    Inancimi yasamaz isem normal sayiyorlar (gizlersem ne ala)
    Inancimi yasamak istersem hele, susmayi beceremezde tefekkurdeki bilgileri soylersem? iste sana hastalik
    Bilmiyorum, Rabbim verecek cevabi ben neyim???
    Asil hastalar inandiklari halde inancini yasamiyan ve cenneti kazandigini soyleyenler olamaz mi?
    Bana diyorlar bizim kalbimiz temiz , siz namaz kilin temizlenin
    Insan inanci ile , dusuncesi ile insandir, inandigimi yasamayacak isem, bunun için mucadele etmeyecek isem anlami kalir mi???
    Ya inandigim gibi yasarim, ya da? çeker giderim
    Aslinda bakarmisiniz yasananlar ne kadar mantikli? yani inanan ile inanmayanlarin tavirlari kimin hayati gercek? kim bilecek?
    Herkes abarttigimi dusunuyor , oysa daha istedigim gibi bile yasayamiyorum
    örneklere bakinca bizim imanimiz yok gibi, inanmayan için ise yaptiklarimiz sira disi , bize anlamsiz gozlerle bakiyorlar
    Neyse, desinler alistim, artik ama gucume giden bu yola inananlarin davranislari canimi yakiyor , onda alismali
    ne diyor du saiir? ne incit, ne incin
    Sabir , ya sabir, Ya Rab ne dikenli yolmus, gitsen deli , gitmesen inandigin nerden belli???
    Akilli gorunmeye cabalamadim bile, bilhassa yuregimden gelen ilhamlarla seslendim evrene... belki bir anlayan gelir dile
    Olsun zaten adim saskin asik o alemde... birde garip iste, birde cahil , hala ogrenme pesinde
    Hala kalbimi yaralayan yar mi sence? dön bana dön garip der hal dilince...
    Bilmem kimseye gucenmem, varsin ne bilirse bilsin elalem ? ilk ders? elalem ne der? degil
    Rabbim ne der ? diye dusunmeyi bilmekti, bu dusturum hala unutun diyorsunuz ya!
    Rabbim ne der? benim için en onemlisi hala...
    Allah razi olsun yardimlariniz için , yarami Rabbimden baskasi saramaz anladim o benden umudunu kesmedikten sonra , kesse bile
    baska nereye giderim? de bileyim? yok mu? Oyleyse birak Rabbime bu akil ile gideyim , yanlis! ne bileyim?

  3. #143
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.02.12
    Mesajlar: 3.370
    Teşekkür ve Beğeni

    Bilmeden bilinçsiz adım atılmaz ...mutlaka öğrenip emin adım atmak lazım...
    Biz bu hediyeyi lüzumlu olduğuna şahit olduğumuz için yazdık...
    Bir çok kişiye maalesef bir çok nedenden Şeytan Lain musullat oluyor farkında değiller...
    Korkmak yok.... güç sizde yeter ki yöntemi bilin ciddi şekilde uygulayın...
    Biz bizzat yaşayarak idrak ettik bu olayı...
    Kişi kendisini dağıtmayıp güzelce hareket etmeli ...orta yol ,orta karar ama istikrar ile...Vicdan ...İnsaf...Merhamet..Göz yaşı...Aşk...Sevinç...Edep..Adap..Ar duygularını hiç bırakmamalı...Kibirden kaçınmalı..Mütevazi olmalı...Saygı ve sevgiye önem vermeli...Aile hayatını güzelleştirmeli...Fedakar olmalı...Alçak gönüllü ve Merhamet sever olmalı..Cömert olmalı...vs..
    Hediyeden bahsi bu yazı ile noktalıyorum..Sorusu olan, olmaz ise...
    Selam ve sevgiler ....

  4. #144
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.07.12
    Mesajlar: 679
    Teşekkür ve Beğeni

    Sorumuz yok ancak izin varsa iki tane ilave cümlemiz var; EDEP ve HAYA.

  5. #145
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.02.12
    Mesajlar: 3.370
    Teşekkür ve Beğeni

    Çok sağ olun efendim...

  6. #146
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.12.09
    Yer: giresun,mersin,ankara
    Mesajlar: 2.177
    Teşekkür ve Beğeni



    Selamun Aleykum Değerli Kardeşlerim!

    Kur`an`ın yetmişten fazla ayetinde geçen “صبsabr” kelimesi genel anlamıyla, halk arasında acıya katlanma, sıkıntı ve zorluklara karşı soğukkanlılıkla direnme demektir. Ancak, Allah`ın Kur`an`da, sabırlı insanları övmesi ve onları hesapsızca ödüllendireceğini bildirmesi, bu kelimenin anlamının daha derinlemesine incelenmesini ve açıklanmasını âdeta zorunlu hale getirmektedir. Bu sebeple biz de “sabr” kelimesini daha detaylı bir şekilde açıklamaya çalışacağız:

    Sabır; aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmektir (kararlı olmaktır). Bazı ibadetler ve ahlâkî davranışlar insan nefsine zor gelebilir. Meselâ, cebindeki parayla bir yoksula yardım etmektense eğlenmek, çalışmaktansa gezip tozmak insanların daha çok hoşlarına gidebilir. Ya da kış günlerinde sabah erkenden kalkmak, soğuk su ile abdest alıp namaz kılmak yerine sıcacık yataktaki uyku insanlara daha cazip gelebilir. İşte bu gibi durumlarda, insanların zor şartlarını kolay eden, üşenmeden namaz kılmalarını ve uzun yaz günlerinde bitkinlik duymadan oruç tutmalarını, iyi ve doğru davranışlarda bulunmalarını sağlayan güç; sabırdır.

    Sabır; aklın ve dinin gösterdiği yolda, nefsin aşırı olan istek ve arzularına direnmektir. İnsanlar çoğu zaman nefislerine hoş gelen arzularını akıl, din ve toplum kuralları doğru bulmasa da tatmin etmek isterler. İşte sabır, nefislerin kuvvetli çekim gücüne karşı insanların hiç tereddüt etmeden erdemli davranışları seçmelerini sağlayan güçtür.

    Sabır; insanın elinde olmadan başına gelen ve büyük üzüntüler veren musibetlere karşı koymak, bunların üstesinden gelmektir. Bazı sıkıntılar vardır ki, insanın irade gücünü aşar. Meselâ yakınlarının veya kendi başına gelen felâketler ya da doğal afetler gibi. Bunlar insanın doğal yapısına uymayan olaylardır ve maddî yıkımlar yanında manevî yıkımlara da yol açabilir. Ya da bir savaş ortamı içinde karşı karşıya kalınabilecek yokluklar, işkenceler ve ölüm korkusu insanın irade gücünü yok edebilir. İşte bu gibi durumlarda insanın iradesini kaybetmesini önleyen, çektiği acılara rağmen Allah`a isyan etmeden mücadelesine devam edebilmesini ve ayakta kalabilmesini sağlayan güç, sabırdır.

    Sabır, bütün peygamberlerin de ortak sıfatıdır. Onların sabırlarını dile getiren Kur`an ayetlerinden öğrendiklerimize göre peygamberler de, Allah`ın dinini tebliğ ederlerken çeşitli sıkıntılara uğramışlar, eziyet görmüşler, yurtlarından çıkarılmışlar, zindanlara atılmışlar fakat daima sabretmişlerdir. Dolayısıyla her Müslüman Allah`ın elçilerini örnek almalı, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek sabırlı olmalı ve bu konuda Allah`tan yardım dilemelidir.


    Ancak, sabrın ne olduğunu incelerken, ne olmadığını da belirlemek gerekir ki, kavram kargaşası doğmasın.

    Sabretmek; haksız yere mahkûmiyete, miskinliğe (uyuşukluğa), zillete (hor görülmeye, aşağılanmaya) razı olmak, haksız tecavüzlere, insan onuruna gölge düşürecek saldırılara katlanmak, bunlara karşı sessiz ve pasif kalmak anlamına gelmez. Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sessiz kalmak, o davranışa ortak olmak demektir. Aksine sabır, bu tarz kötülüklerle mücadele etmek, bunlara karşı çıkmak ve bir hakkı savunmak ve korumak için çaba göstermektir, kararlı olmaktır.

    İnsanın kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizliktir, tembelliktir, korkaklıktır
    Bu konuda gözden kaçırılmaması gereken en önemli nokta, sabrın kesinlikle bir atalet değil, bir hareketlilik içerdiği noktasıdır. Miskin miskin oturarak payına düşen rezillikleri “kader böyle imiş, tahammül etmeli” mantığıyla kabullenmek; M.Akif ERSOY’un da çok yerinde olarak saptadığı gibi asla Kur`an`da geçen “sabr” sözcüğü ile açıklanamaz:

    “Aman yarabbi! Kur’an ne söylüyor biz ne anlıyoruz. `Sabır`; `katlanmak` değil, `göğüs germek` demektir. Neye göğüs germek? Evet, sonunda katlanılamayacak acılara katlanma ıstırabına mahkûm olmamak için, önceden her türlü şedaide (sertliklere, çetinliklere), her türlü mezalime (zulümlere), mertçesine, insancasına göğüs germek. Fedakârlıkların semtine uğramayarak, miskin miskin oturmak, sonra da hissesine düşecek rüsvaylığı (rezilliği, kepazeliği) `kader böyle imiş, tahammül etmeli` diye hazıma (sindirmeye) çalışmak, hiçbir zaman `sabır` sözcüğü ile telif olunamaz (bağdaştırılamaz).” (Doç. Dr. Abdülkerim Abdülkadiroğlu, Nuran Abdülkadiroğlu,, Mehmet Akif`in Kur`an-ı Kerim`i Tefsiri, Mev`ıza ve Hutbeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları)


    Gerçekten de Kur`an “sabr” sözcüğü ile katlanmayı değil, göğüs germeyi kastetmektedir. Göğüs germek ise, içinde bulunulan zorlukların verdiği acılara katlanmak ama aynı zamanda o zorluğu yenmek için onunla mücadele etmek demektir. Dolayısıyla “sabr” sözcüğü, tam bir aktivite, tam bir canlılık ihtiva etmektedir.

    Bu bakış açısıyla sabrın tavsiyeleşilmesi; azgınlıklarla, haksızlıklarla, karanlıklarla karşılaşan herkesin, bunlarla mücadele edebilmesini sağlamak için desteklenmesi, yüreklendirilmesi anlamındadır. Hakkın tavsiyeleşilmesi bahsinde söylediğimiz gibi, insanın hüsrandan/ zarardan kurtulabilmesi için kişisel çabası yeterli olmamakta, toplum olarak birlikte hareket edilmesi, yardımlaşılması gerekmektedir. İşte bu birlikteliğin sağlanması için Kur`an “teşvikleşme” tabirini kullanmıştır. Kur`an`da bu tabirin kullanılması, ayrıca dikkate değer bir noktadır. Çünkü tarihî gerçekler ve toplum bilimi bize göstermiştir ki, toplumsal birliktelik emir ve yasaklarla sağlanamaz. Ama tavsiye, hatırlatma, teşvik ise; aynı amaçta oluşun bir göstergesi ve sorumluluğun paylaşıldığının bir bildirgesidir. Kendisini haksızlıklar karşısında âciz hisseden kişi, yapılan teşvik sayesinde, kendisinden başkalarının da bu haksızlıkları gördüğünü ve mücadelede yalnız kalmayacağını görür ve güç kazanır. Kişilerin güçlenmesi ise toplumun güçlenmesidir ve böylece toplumun hüsrandan/ kayıptan-zarardan kurtulma şansı da artmaktadır.-alıntı-

    Kaynak:İşte Kur'an (Hakkı Yılmaz)

    Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
    Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
    Sevgi,saygı ve muhabbetle.
    Allah'a emanet olunuz.

  7. #147
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.03.13
    Mesajlar: 395
    Teşekkür ve Beğeni

    Tanışma köşesi

    Selamların en güzeli ile Sizleri selamlıyorum Selamun Aleykum

    Ben aranıza yeni katılıyorum,ancak uzun zamandır bir siteye yazı yazdığını öğrendiğimiz çok kıymetli hocamızın bu sitede olduğunu ve Rumuzunu nihayet öğrendim,ayrıca kıymetli hocamız ben Kur'an-ı kerimin bir tek harfini bile okuyamazken beni hafız yapan elleri öpülesi zât'dır.Sizlerle de hocamızdan öğrendiğimiz ve halen öğrenmekte olduğumuz kıymetli bilgileri paylaşacağımızı ümit ediyorum,ve hepinizi saygılarımla tekrar selamlıyorum.


    Not: lütfen beni bağışlayın yalnış konuya giriş yapmışım acemiliğime verin lütfen.

  8. #148
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.12.11
    Mesajlar: 1.972
    Teşekkür ve Beğeni

    Aleykum selam
    Olsun , yanlis yerde olsa, hos geldin kardesim , demek o guzel, insan , o guzel ustadin talebesisin ne mutlu size...
    Rabbime sukur, burda tanidik bizde, az da olsa ama bazen çetin kiziyor, kizmasi da guzel, çunku Hakkin dogru anlasilmasi için bir nefer..
    Insanlari ovmek degil muradim , Rabbim her daim yardimcisi olsun, kolaylik versin
    Boyle guzel insani tanitan Rabbime sukurler olsun

  9. #149
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.03.13
    Mesajlar: 395
    Teşekkür ve Beğeni

    Evet çok haklısınız Kuran'a ve Ayete aykırı bir kelam söylendimi yaman kızar her zaman söylediği meşhur bir sözü vardır bana iftara edin ama Kuran a iftira etmeyin Kuran da Rabbime c.c ait olmayan bir sözü sanki varmış gibi konuşup zalimlerden olmayın der.

  10. #150
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.03.13
    Mesajlar: 395
    Teşekkür ve Beğeni

    hoş bulduk efendim çok teşekkür ederim.

Sayfa 15 Toplam 16 Sayfadan BirinciBirinci ... 513141516 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Mukaddime--- islam'a davet
    Konu Sahibi HUSEYIN SASMAZ Forum Fıkıh ve Akaîd
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-04-2013, 13:34
  2. "zindanların sesini yükselteceğiz"
    Konu Sahibi Muhtazaf Forum Boykot
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-05-2012, 00:03
  3. ünlülerin resimleri
    Konu Sahibi ekremeee Forum Resimler
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 14-07-2009, 09:56

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •