Dini çoğu zaman alet ettik haram fiillerimize. Eşlerin birbirini aldatma yollarından biri oldu teknoloji sebebiyle gelişen sanal dostluklar (!). Bazen bir ayet bazen bir hadis etkilemeye yetti karşı cinsi.

Dini görünümde başlayıp farklı boyutlara ulaştı sohbetler sanal dünyada.insanların cennetini çalmaya yemin etmiş şeytanın taptaze oyunuydu bu asrın müslümanlarına. Bu İblisin en büyük hayaliydi ,isteğiydi kovulurken cennetten. “İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." (A’RAF 16.)

Sözünü tuttu iblis ve türlü türlü oyunlarla çıktı yolumuza. Tuzaklar kurdu kendince. Yollarımıza oturup çelme taktı her fırsatta düşmanı olan mü’minlere. Yüreklerimizde zafer bayrağını dalgalandırdı çoğu zaman.

İnternet başında sabahlayan modern insan ise daha bir yorgun çıktı her doğan güne ve her gün yeni bir ziyanla başladı geri kalan ömrüne. “Bunu yarın yaparım” cümleleri ne kadar da sık kurulur oldu mü’min dillerde. Lakin Hatemü’l Enbiya buyurur;” Yarın yarın diyenler helak olmuştur.”diye.

Helakını kendi eliyle hazırladı modern çağın müslümanları. Seccadeler artık mü’min alınlarını doyasıya öpemiyor. Tesbihlerimiz ellerimizde aşınmıyor. Mescidler ,camiler, seccadeler sevgiliyle buluşma mekanı değil artık.

Gönül kapılarımızı sımsıkı kapadık manevi alemlerden gelen rayihalara. Sızmadı ,sızamadı yüreklerimize cennet kokusu. Aslında kapının hemen ardındaydı Ravza-ı Mutahhara’nın gülleri az aralanasa görülecekti ,derilecekti de yetişemedi ellerimiz.

Ve bizler, biz ahir zaman müslümanları .Teknolojinin sunduğu sanal dostlarımız kadar samimi değiliz camideki cemaatle. Aynı safta Rabbin huzurunda kıyamda durduğumuz beraber secde ettiğimiz insanlarla. Her bir adımında müslümanın ,meleklerin dua ettiği cami yolları ne kadar da hasret şimdi mü’min adımlarına.


Alıntı