Islamiyet.gen.tr - islami forum
Geri git   Islamiyet.gen.tr - islami forum > >

Text here

account_circle Kayıt ol help Yardım Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Nasihatler Nasihattır dini mübin\'in temeli, gel kardeş gel bir nasihatta sen eyle

Etikenlenen Kullanıcılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Naksibendi Naksibendi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
Naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi1,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi05.08.07
Mesajlar1.946
Alt 10-05-2008, 01:50
#1
Tartışmak, bizim klasik adap anlayışımıza pek uymaz. Müslüman adabı muaşeretine göre sırf karşı tarafı alt etmek için laf düellosuna girmek yasaktır, ayıptır. Bir hakkın, gerçeğin ortaya çıkması için yapılanlar hariç. Bugün için tartışma, istemesek de kaçamadığımız hayat gerçeklerinden biri. İnsanın eğitiminin, karakter ve mizacının da mihenk taşı. Eğer siz de her şeye rağmen kendinizi bir tartışmanın içinde bulduysanız, bazı kurallara dikkat ederek onur ve vakarınızı koruyarak meseleyi taraflar için tatlıya bağlayabilirsiniz :
Hedefiniz asla üstünlük kurmak olmamalı.
Eleştiri yapmadan önce, kendinizi karşınızdakinin yerine koyun.
Rekabet değil, işbirliği ortamı oluşturun.
Susup dinlemek, bazen konuşmaktan çok daha etkilidir.
Kendinizi karşınızdakine ispat etme gayreti içinde olmayın.
Gerektiğinde önce siz özür dileyin.
İnatlaşmayın, ısrar etmeyin.
Eleştiriye tahammül zekâ belirtisidir, unutmayın.
Etkili olmak istiyorsanız, kesin hükümlerle konuşmaktan kaçının.
Mutlaka eleştirecekseniz, önce hatalardan başlamak yerine, karşınızdakinin takdir ettiğiniz yönlerini dile getirerek söze başlayın.
İltifat edin, iltifat bulun.
Mükemmellik peşinde koşmayın.
Aşırı beklentilere kapılmayın.
Karşınızdakine dünyayı zindan ederseniz, siz de zindan bekçisi olursunuz.
Karşınızdakini asla aşağılamayın.
İyi niyetli sorular sorun.
“Hayır” dediyse üzerine gitmeyin.
Bazı tartışmaları kazanmak, en büyük kayıptır.
Sevginin gücünden yararlanın.
Tartışmayı erteleyin.
EKSİKLİĞİN SIRRI
Eğer bir yerin yakınında bir çöplük yoksa orası eksik bir yerdir. İhtişamlı bir sarayın yanında, yakınında bir çöp atma yeri olmalı ki sarayda toplanan atık ve süprüntüler oraya atılabilsin.
Aynı şekilde, Allah ne zaman saflık ve temizlik nuruyla bir kalp yaratsa, bu kirli nefsi bir çöp sepeti olarak onun yanına yerleştirmektedir. Bir parça bozulma ve kokuşma olması gerekir ki onun üzerine saflık ve temizlik kurulabilsin. Dosdoğru bir okun eğri bir yaya ihtiyacı vardır. Ey kalp, dosdoğru bir ok gibi ol! Ey nefs, eğri bir yay kesil!
Arınmışlık elbisesini kalbin üzerine örttükleri zaman kalp kendisini ve kim olduğunu bilsin diye, zulmün ve cehaletin kara lekesini ona gösterirler. Tavus kuşu tüylerini açıp kabardığı zaman her bir tüyünden ayrı bir keyif alır. Ama aşağıya, ayaklarına bakar bakmaz içi kararır. Cehaletin o kara lekesi, tavus kuşunun senden hiç ayrılmayan ayaklarıdır.
İnsanların bütün bunlardan alması gereken ders, eksikliğin insanî mahiyetin bir parçası olduğu, Allah’ın bunu çok iyi bildiği ve hiç kimsenin Allah’ın rahmetinden umudunu kesmemesi gerektiğidir. Aynı zamanda, onların meleklerden de bir ders alması ve yaptıkları iyi işlerden dolayı asla gururlanmamaları gerekmektedir. Çünkü kendini iyi olarak görmek hatalı bir görmedir; doğrusu tüm iyilikler Allah’a aittir.
Meleklerin hiç hata ve sürçmeleri olmamıştır, ne geçmişte ne de gelecekte… Ama Adem adına gelecekte bir sürçme olacaktı, çünkü Allah “Adem asi oldu.” (Taha, 121) demektedir.
Ancak, bunun altında gizli bir sır vardır. Zira melekler kendilerini saf olarak gördükleri halde, Adem kendisinin düşkün ve muhtaç olduğunu anladı. Melekler, “Biz seni tesbih ederiz.” (Bakara, 30) diyorlardı. Yani, kendimizi senin hatırına temiz tutarız. Adem, “Rabbimiz, dedi, biz kendimize zulmettik.” Allah ona, hatasını gören kişinin hatasının, O’nun gözünde saflığı görenin saflığından daha hayırlı olduğunu gösterdi.
İşte bundan dolayı Allah Adem’e, önünde secde yapılan bir nesne olma şerefi verdiği halde, meleklere “secdeye kapananlar” olma sıfatını vermiştir. Bu bakımdan, hiçbir itaatkâr insan kendinden emin olmamalı ve hiçbir isyankâr da umudunu kaybetmemelidir. (Ahmed Sem’ani (ö. 1140), Ravhu’l-Ervah)
AHİR ÖMÜRDE İKİ YAKARIŞ
• Bir ulu kişi dedi ki:
Yarın Allah bana mahşer günü:
– Geldiğin yerden ne getirdin, diye sorar.
O zaman derim ki:
– Yarabbi zindandan ne getirebilirim ki? Talihim yar oldu da o zindandan çıkıp buraya gelebildim. Başımı ayağımı kaybetmişim. Hayran bir haldeyim. Eşiğinde toprak oldum. Senin yolunda zindanlara düşmüş bir kulum. Neyim var ki ne getireyim. Umuyorum ki beni atmaz, lütuf giysileri giydirir, donatırsın. Bütün kirlerden arıtır, müslümanlıkla başımı yüceltir, beni topraklardan kaldırırsın. Beni hiçbir güçlük çekmeden yarattın. Yine öyle bağışlayıver. Buna da kadirsin sen…
• Nizamülmülk ölüm halini yaşarken dedi ki:
– Yarabbi, işte ölüyorum ve elimbomboş. Ey Allahım, ben senden bahseden birini görünce, ne çeşit bahsederse etsin, sözünü satın aldım. Ona yardımda bulundum. Ona dost oldum. Senin sözünü satın almayı öğrendim ama seni bir gün başkasına satmadım. Senden başkasını dost tutmadım. Bunun hatırı için beni affet. Öyle bir an gelecek ki orada senden başka kimse olmayacak. Senden başka dost kalmayacak. Orada beni yalnız bırakma. Beni sevenler götürüp toprağa bıraktıktan sonra çekip gidecekler. Beni bırakacaklar. Fakat o zaman sen beni bırakma…
BİLMEDİĞİNİ BİLMEK
“Bir zamanlar Batı’da “en nihayet hiçbir şey bilmediğini bildiğini itiraf eden” kilise hocalarına professeur (bilmediğini itiraf eden) ünvanı verilirdi; itiraf ettirene ise confesseur. Şimdiyse bu ünvan, dünyadan haberleri bile olmadığı halde herşeyi (!) bildiklerini vehm ve iddia edenlere veriliyor; yani hayret yetisini kaybedenlere.”

SON SÖZ
Kimin kalbinde Allah varsa onun muiyni (yardımcısı) Allahtır!
Kimin kalbinde Allahtan gayrisi varsa onun hasmı Allahtır!
KALBİ ALLAH'LA DOLU OLANLARA SELAM OLSUN...

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..
Allah, hepimizin muîni olsun!.
Alıntı ile Cevapla
ferahhfeza ferahhfeza isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
ferahhfeza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi10,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi18.08.07
Mesajlar10.972
Alt 14-05-2008, 00:19
#2
hiçbir itaatkâr insan kendinden emin olmamalı ve hiçbir isyankâr da umudunu kaybetmemelidir

______vealeyküm selam kardeşim
faydalı ve yerinde bir paylaşım rabbim razı olsun
rahmana emanet olunuz
selam ve dua ile______
Alıntı ile Cevapla
nihalim nihalim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
nihalim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi03.10.06
Mesajlar2.597
Nerden*meftun*
Alt 14-05-2008, 01:25
#3
Ve aleykümselam...ALLAH c.c. razı olsun...emeğinize sağlık
ALLAH c.c. emanet olun...selam ve dua ile...selametle İNŞALLAH...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer imleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2- emirlik HUSEYIN SASMAZ Fıkıh ve Akaîd 0 20-02-2011 14:56
Korsan Windows 7 avı resmen başladı! TakeOne Bilim ve Teknoloji Haberleri 0 18-02-2010 14:04
Bereketi Elde Etme Yolları muhammed25 Dini sohbet 3 11-01-2010 19:24
Neden moralin bozuk edam005 Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 9 09-12-2009 10:01


Şu Anki Saat: 11:01


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204