1. Ebu Hureyre (radiyallahu anh)den rivayetle Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

( أَلاَ هَلْ عَسَى أَحَدُكُمْ أَنْ يَتَّخِذَ الصُّبَّةَ مِنَ الْغَنَمِ عَلَى رَأْسِ مِيلٍ أَوْ مِيلَيْنِ، فَيَتَعَذَّرُ عَلَيْهِ الْكَلَأُ فَيَرْتَفِعُ، ثُمَّ تَجِيءُ الْجُمُعَةُ فَلاَ يَجِيءُ وَ لاَ يَشْهَدُهَا ، فَتَجِيءُ الْجُمُعَةُ فَلاَ يَشْهَدُهَا ، وَ تَجِيءُ الْجُمُعَةُ فَلاَ يَشْهَدُهَا، حَتَّى يُطْبَعَ قَلْبُهُ )
« Dikkat buyurun! Sizden biriniz, bir veya iki mil uzaklıkta bir koyun sürüsüne sahip olmayı, sonra (hayvanlarına) ot bulmak için daha yüksek yerlere çıkmayı, Cuma namazı geldiğinde (dağda, şehirden uzakta olduğu için) namaza gidememeyi ve orada bulunmamayı, bir sonraki Cuma namazında da yine bulunmamayı, aynı şekilde daha sonraki haftada da Cuma namazında bulunmamayı, (ve bu üç ihmalden ötürü) kalbinin mühürlenmesini ister mi? » 227

Bu hadiste, bir koyun veya deve sürüsünü otlatmak için araziye açılarak camiden uzaklaşan, bundan dolayı da Cuma namazını terk etmek durumunda kalan kimse hakkında şiddetli bir tehdit vardır.

2. Ebu Hureyre ve ibn-i Ömer (radiyallahu anh), Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem), minberdeyken şöyle dediğini rivayet etmektedir:

( لِيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ وَدْعِهِمُ الْجُمُعَاتِ ، أَوْ لَيَخْتِمَنَّ اللهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ ثُمَّ لَيَكُونُنَّ مِنَ الْغَافِلِينَ )

« İnsanlar, Cuma namazına gitmemezlik etmesinler. Aksi taktirde Allahu Teala onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar. » 228

3. İbn-i Mesud’dan (r.a) rivayete göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Cuma namazına gelmeyenlerle ilgili olarak şöyle demiştir:

( لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ رَجُلاً يُصَلِّي بِالنَّاسِ ثُمَّ أُحَرِّقَ عَلَى رِجَالٍ يَتَخَلَّفُونَ عَنِ الْجُمُعَةِ بُيُوتَهُمْ)
« (Cemaatten) birine, (insanlara) namaz kıldırmasını emretmeyi, sonra da (gidip) Cuma namazına gelmeyenlerin evlerini ateşe vermeyi istedim » 229

4. Muhammed bin Abdurrahman bin Zürare, amcasının şöyle dediğini rivayet etmektedir:

( مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَلَمْ يَأْتِهَا ، ثُمَّ سَمِعَهُ فَلَمْ يَأْتِهَا ، ثُمَّ سَمِعَهُ فَلَمْ يَأْتِهَا ،
طَبَعَ اللهُ عَلَى قَلْبِهِ ، وَ جَعَلَ قَلْبَهُ قَلْبَ مُنَافِقٍ )
« Herkim Cuma günü Cuma namazı için okunan ezanı duyup da camiye gitmezse, aynı şekilde )ikinci ve üçüncü haftada( yine ezanı duyduğu halde camiye gitmezse, Allah, o kimsenin kalbini mühürler ve kalbini bir münafık kalbine çevirir. » 230

5. Ebu’l-Ca’d ed-Damri, Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmiştir:

( مَنْ تَرَكَ ثَلاَثَ جُمَعٍ تَهَاوُنًا بِهَا طَبَعَ اللهُ عَلَى قَلْبِهِ )
« Herkim tembellik sebebiyle üç defa Cuma namazını terkederse, Allah, o kimsenin kalbini mühürler » 231

Hadiste yer alan تَهَاوُنًا بِهَا lafzı, Cuma namazına gereken önemi vermemek anlamına gelir. Çünkü, Yüce Allah’ın farzlarını hafife almak küfürdür.

İnşallah, Cuma namazını terk eden kimseler –ki bunların sayısı günümüzde az değildir- içinde bulundukları bu gaflet uykusundan bir an evvel uyanırlar. Cuma namazını terk eden kimselerle özellikle şu kesimleri kast ediyorum: Futbol izleyicileri, devlet başkanlarının ve kralların korumaları, damat, gezi ve piknik gibi sebeplerle Cumaya gelemeyenler ve Kitap ve Sünnetten gerekçesi olmayan şartlar ve kayıtlar sebebiyle halde Cumayı terkedenler.