Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 8´e kadar. Toplam 8 Sayfa bulundu

Konu: İşbirlikçilere Halkın Tokadı:MISIR!..

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    İşbirlikçilere Halkın Tokadı:MISIR!..

    İşbirlikçilere Halkın Tokadı:MISIR!..

    Herkes Tunus'tan sonra sıra kime gelecek sorusunu düşündüğü anda İsyan Mısır'da patladı.İslam Dünyasını sarsıcı niteliği ve oldukça derinden etkileyici olması sebebi ile Mısır'da patlak veren bu halk isyanının Tunus'tan daha fazla önem arzettiğini belirtmeliyiz.Tunus Devrimi elbette ki bölgede ki birikmiş halk öfkesinin dışarı çıkmasında önemli bir etkendir.Ancak Mısır'ın hem nüfus bakımından hem de İslam Dünyasında ki rolü itibarıyla Tunus ile kıyaslayamayacağımız derecede farkları mevcuttur.Mısır Arap dünyasının kalbinde. Mısır’da gerçekleşecek herhangi bir değişim tüm bölgeye yansıyacaktır.
    Nasıl Başladı:
    25 Ocak'ta çoğunluğu gençlerden oluşan ve internette'ki sosyal ağlarda toplanan gruplar aynı gün Mübarek diktasına karşı halkı ayaklanmaya çağırmışlardı.Kimileri yüz kimileri'de üç yüz bini bulan grupların çağrısı ile meydanlara inen halk kısa sürede ülkenin her bölgesine yayılan sarsıcı eylemlerle sivil itaatsizlik çağrıları yapıyor,bir yandan da polis ile çatışarak kararlığını gösteriyordu.Halk kararlılığını geceleyin meydanlarda battaniyelere sarılı olarak beklemesi ile gösteriyor 26 ile 27 ocak tarihleri arasında şiddetli sokak çatışmaları artarak devam ediyordu.İsyanın alevlenmesini sağlayan guruplar bu kez 28 ocak Cuma günü'nü 'Mübarek'in devrileceği gün' ilan ederek zaten devam eden ve engellenemeyen ayaklanmaya yeni bir ivme kazandırdılar.Cuma Namazından sonra meydanlara inen halk'a karşı Mübarek'in polislerince kurşun sıkılması sonucu ülkenin çeşitli bölgelerinde ölenlerin sayısı yüzlerle ifade edilmekteydi.
    Kimler Etkilenecek?
    Mısır ABD ve İsrail'in bölgede ki en önemli müttefiklerinden biridir.Mübarek diktasının devrilmesinden etkilenecek en önemli ülkelerin başında da bu saydığımız uluslararası terörist yapılanmalar vardır.Nitekim ABD'nin tavrının hem Tunus hem de Mısır'da apaçık ve net olamamasının ardında da bu ortaklıklar yatıyor.Mısır’da yaşanacak her türlü gelişme de ABD’den İsrail’e, Suudi Arabistan’dan Ürdün’e pek çok ülke için belirleyici olacak.Velhasıl Dünya'ya demokrasi ve özgürlükler götürdüğünü iddia eden ABD imparatorluğu bu halk ayaklanmaları ile bir kez daha en büyük ve derin yarayı almış ve şimdilerde ne yapabileceğini bilemez durumda ikili oyunlarla işi kendi lehine çevirmeye çalışmaktadır.Ancak ,Amerikan İmparatorluğunun demokrasi ve özgürlük oyunlarını en iyi bilen halk Mısır'ın da içerisinde bulunduğu Arap halklarıdır ki bundan sonra hem ABD hem de İsrail'in attığı bütün adımlarda tam bir çamura saplanacağına kesin gözle bakılıyor.Çünkü Mübarek devrilirse İsrail bölgede adım dahi atamaz duruma gelecektir.Özellikle İsrail ile Mübarek'in arası hep iyiydi. Tek nedeni ise ABD'nin her iki rejimin de arkasında durmasıydı... Oysa şimdi işler değişiyor. Mübarek düşerse kaybedenlerden biri de İsrail olacaktır. Bölgede yeni bir düzen kurulurken İsrail'in etkilenmemesi ise imkansız.
    İsrail isyanın sonuçlanmasını beklemeden aslında neler olabileceğine dair bir takım tespitler yaptı.Adeta korktuğu başına gelen İsrail'in nasıl etkileneceğini devletin yarı resmi yayın organı olan Jerusalem Post şöyle açıklıyordu; "Bu yıl, Ortadoğu’da giderek daha tecrit edilmiş hale gelen İsrail için kritik bir yıla dönüşmektedir. Türkiye gitti, Mısır da gidiyor gibi ' diyerek mevzuyu kısaca özetlemiştir.
    Yalanlar Bitti!
    İndependent gazetesinin 60 yaşındaki Ortadoğu uzmanı Robert Fisk 'Arap halkı için sonsuza kadar bir kandırmaca mümkün değil artık. Yalanlar bitti.'diyerek başladığı yazısına 'Liderlerin sözleri -ki ne yazık ki bizim sözlerimizdir- kadüke çıktı. Onları bu sona taşıyan biziz. Onlara bu yalanları söyleyen biziz. Bundan böyle tekrarlayamayacağız.' diyerek Batı'nın demokrasi palavralarınında Mısır'la beraber çöktüğünü apaçık batılı bir yazar olarak itiraf ediyordu. Aynı zamanda daha önce ki yazısında Tunus domino etkisi yapmaz diyen Robert Fisk bu söylediğinide geri alıyordu.Mısır'da ki ayaklanma nihayete ermese bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.Emperyalizm ve güdücüleri çatırdamıştır.Bu çatırdama kesinlikle ne ilk ne de son çatırdamadır.
    Türkiye'nin Sessizliği!
    Türk dış politikasının en önemli etki merkezi olan Ortadoğu Mısır ile adeta sukuta gömülmüş bulunuyor.Bu suskunluk Davutoğlu'nun pekte anlayamadığımız bir açıklaması ile devam etti.Tıpkı ABD gibi belirsiz ve ne olacağını bekleyelim görüşünün hakim olduğu Türkiye kesin ve net bir şekilde görüşlerini bildiremiyor.Başbakan Erdoğan'ın bu hususta tek bir açıklama dahi yapamaması insanımızın akıllarında bir sürü soru işareti getirmektedir.Oysa ki devamlı olarak Lider ve Büyük ülke Türkiye söylemlerinin havalarda uçtuğu bir dönemde Türkiye'den beklenilen tavır şartsız ve koşulsuz olarak 'Mısır Halkına destek vermesi' olacaktır.Gerçi sonradan yapılan bir açıklama ile nispeten durum telafi edilmiştir.

    Mısırda Son Durum:
    Mısır'da olağanüstü hal ilan edilmesine rağmen sokaklarda yığınların 'Mübarek gidinceye kadar' gösterilere devam edileceği yönünde.İsyanın ilk günlerinde polis ve halk arasında şiddetli çatışmalar gerçekleşti. Ölenlerin çoğu da bu çatışmalarda hayatını kaydetti.Ölenler arasında 8-12 yaşlarında çocukların olduğu ve bazılarının direk kafalarından tek kurşunla öldürüldüğü bildiriliyor.Halk arasında yayılan bir söylentiye göre İsrail'in 100 kadar keskin nişancıyı Mısır'a gönderdiği şeklinde.Cezaevlerinde de binlerce tutuklunun isyan ederek bir cezaevi sorumlusu Generali'de öldürdüğü ve Mubarek'in emri ile tutuklanan Filistin'li mahkumlarında firar ederek Gazze'ye gittikleri bildiriliyor.Ölü sayısı resmi makamların açıkladığının çok daha üstünde.İnternette takip ettiğimiz Sosyal paylaşım ağlarında ki Mısır sayfalarında sokaklarda çok sayıda ceset olduğu bildiriliyor.Nitekim Süveyş bölgesinde halk kontrolü tamamen ele geçirmiştir.İşkence ile ölümlerin gerçekleştiği karakollar halk tarafından yakılmış hatta bazı polislerin halkın safında eylemlere iştirak ettiği de gelen bilgiler arasında. Ordu birliklerinin halka müdahale etmediği ve sokakların kalabalıklarla dolu olduğu Mısır tarihinin en önemli günlerini yaşıyor.Buna rağmen Mübarek'in Orduya silah kullanma yetkisi verildiğide söylenmektedir.Mübarek'in ülkeyi terketmek üzere olduğu da gelen haberler arasında.Ancak Ordu'nun tavrı tam olarak netleşmemesi de bunda önemli bir etken olarak karşımıza çıkmakta.
    Bundan Sonra Ne Olur.
    Mısır bölgede özellikle Arap ülkeleri arasında Lider ve büyük ülke olarak adlandırılıyordu.Bu hadiselerden sonra Mübarek'in hem siyasi hem de sosyal otoritesi bitmiştir.Bölgede bırakın domino etkisini Mübarek gittikten sonra etkilenmeyecek devlet yoktur.Sadece Arap dünyasında değil bütünü ile İslam dünyasında büyük değişikliklerin olacağı ve halkların özellikle Batı'nın dayattığı Demokrasi'yi sorgulayacağı aşikar.Sadece İslam dünyası mı? Kesinlikle hayır.Çin'in Mısır hadisesinden sonra özellikle internet'te Mısır hakkında ki her şeyi engellemesi bile Dünyanın bundan sonra nasıl bir şekle bürüneceğine kanıt teşkil ediyor.

    Mübarek ve işbirlikçileri ülkeden ayrılmayacak olursa, 1 Şubat günü, halkın maaşını alamaması durumunda da ekonominin çökebileceği, sistemin kilitlenebileceği ve öfkenin katlanarak patlayabileceğinden söz ediliyor.Pazartesi günü de Mübarek ve adamlarının ülkeyi terk etmemesi halinde halkın saray ve kritik kamu binalarını karşı yürümesi de bekleniyor.
    Öte yandan islami duyarlığı oldukça fazla olan Mısır'da Mübarek diktasının katlettiği yüzlerce şehid'in Cenaze namazlarının arkasından Mısır’daki halk hareketinin dini renginin daha da belirgin bir hâl alması ve direnişin cami merkezli bir direnişe dönüşmesi de sözkonusudur.Özellikle İhvan'ın protesto gösterilerine dahil olmasının ardından direnişin İslami bir renge dönüştüğü sokaklarda ki namazlı ve tekbirli gösterilerden rahatça izlenebiliyor.

    Büyük Doğu Coğrafyası adeta kaynıyor.Yeni ve hiç benzerine raslanmamış devrimlere gebe gibi de gözüküyor.Mısır halkının yanında ve onlarla aynı safta bulunmaktan ya da bulunmak istemekten daha büyük bir zevk yok diye düşünüyoruz.

    Yaşasın Mısır Halkı,Yaşasın İsyan!

    baran dergisi


  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    'Kifaya' ezberleri bozuyor!



    Arap ülkelerindeki isyan süreci Berlin duvarının yıkılışına götüren 1989'deki süreç mi? Yoksa Tahran rejiminin dediği gibi '1979 ruhu' mu? Bu soruya yanıt aranırken, ABD 'Mübarek'i nasıl göndeririz?' arayışına girdi.

    Ünlü tarihçi Dan Diner 2005 yılında “Mühürlenmiş Zaman: İslam Dünyasındaki Durgunluk Üzerine” kitabında Müslümanların, “demokrasi” ve “özgürlük” kavramalarını unuttuğunu, gittikçe rejimlere boyun eğdiğine dikkat çekiyordu. Benzer tespitler birçok Avrupalı ve Arap tarihçi tarafından da yapılmıştı.

    Hatta Mısırlı yazar ve siyaset bilimcisi Hamed Abdel-Samad geçtiğimiz yıl “İslam Dünyası’nın Yıkılışı” adlı kitabıyla rejimlerden umudunu kesmiş ve artık “Light İslam”ı öneriyordu. Ancak Mübarek rejimini sarsan Mısır’daki son olaylar, aynı zamanda birçok tarihçi ve siyaset bilimcisinin tezini de çürütüyor.

    Kadın, genç, dindar ve işçilerin “Kifaya” (Artık yeter) diyerek hep birlikte sokaklara dökülmesi dikkat çekerken, son günlerdeki gösterilere işadamlarının da katılması olayın rengini değiştirmiş gibi görünüyor. Pazartesi günkü göstericilerin ilk sırasında Mısır’ın en zenginleri arasında sayılan Naguib Sawiris’in Mübarek'i istifaya çağırması gözden kaçmadı. Siyasi gözlemciler Mısır’daki bu tabloyu “yeni bir toplumsal siyaset ortaya çıkıyor” şeklinde yorumluyor.

    Kimi tarihçinin 1930-1950 yılları arasındaki İngiliz sömürgeciliğine karşı gösterilen direnişe benzettiği Mısır’daki sokaklar, uluslararası hesapların yeniden yapılmasını tetikledi. Rusya, Çin, Venezüella ve son yıllarda Türkiye dışında hiçbir yakın dostu olmayan Tahran yönetiminin “Mısır’da İran’ın 1979 ruhu dolaşıyor” mesajını verdiği saatlerde ise ABD yönetiminin Mübarek'i iktidardan indirmenin yollarının tartışıldığı gizli bir zirve yaptığı öğrenildi.

    KAHİRE-WASHİNTON-MOSKOVA HATTI

    Amerikan basının "Mübarek'i nasıl göndeririz?” olarak adlandırdığı ve iki saat süren zirveye Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Ulusal Güvenlik Danışmanı Thomas Danilon, Obama'nın başdanışmanı William Daley ve CIA başkanı Leone Panetta katıldı. ABD basınına sızan bilgilere göre Müslüman Kardeşler örgütü ile görüşme seçeneği de gündeme geldi.

    Mübarek'in istifa etmemesine karşı Washinton’un iki aşamalı bir plan yaptığı ve ilk olarak Obama’nın Mübarek'i arayarak bizzat talebini dile getirdiği belirtiliyor. Ancak başarılı olmayan Obama’nın ardından Mübarek'i çok yakından tanıyan ve toplantının ardından Mısır’a gönderilen ABD'nin eski Kahire büyükelçisi Frank Wisner devreye girdi. Mübarek’e Wisner "hemen çekil" önerisi ile “O zaman aday olma, sonra çekilirsin" seçeneğini sundu.

    Mübarek’in bütün teklifleri red etmesi üzerine bir kez daha telefona çıkan Obama’nın sert bir konuşma yaptığı belirtildi. Mübarek televizyona çıkarak “aday olmayacağım” açıklamasının işte böyle Washington-Kahire arasındaki yoğun diplomatik görüşmelerin ardından yaptığı öne sürülüyor. Ayrıca özellikle 11 Eylül’den sonra CIA ile Mısır istihbaratının yakın işbirliğine dikkat çekiliyor.

    Avrupa basını Mübarek’e karşı tavır alamayan hükümetleri eleştirip, olayları Berlin duvarının yıkılışı ve doğu bloğunun dağılış sürecine benzetirken, Kremlin Sarayı’ndan ilginç bir açıklama geldi. Kahire ile stratejik dostluklarının bulunduğunu hatırlatan Rus Dışişleri Bakanı Sergej Lawrow “Mısırlılara dışarıdan reçete sunmayın” çağrısı yaptı. Rus yetkilinin Mübarek’e seslenmeden sadece “Kimseye ültimatom veremeyiz, sorunları Mısırlılar barışçıl yollarla çözsün” demesi dikkat çekti.

    Develi göçlere, “son Firavunlara” direnen Mısırlılar, bütün uluslararası hesapları, dengeleri hiçe sayarak özgürlük ve demokrasi talebini dile getirmeye devam ediyorlar. Dün sokağa çıkan Mısırlı sayısı 5 milyonu geçerken, “ezberler” bozuluyor, dış güçler ise devrime ve kurulacak rejime isim arıyor…
    ANF
    "Yeter" (Kefaya) adlı muhalif grubun sözcüsü el Cezire'ye yaptığı açıklamada, "Dün yaşananlardan ve şu an hala Tahrir Meydanı'nda yaşanmakta olanlardan sonra Mübarek rejiminin hiçbir üyesiyle masaya oturulmayacak" dedi.

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Mübarek'in serveti 67 milyar dolar!



    72 milyonluk Mısır'ın 2009 yılındaki gayrisafi milli hasılası 218 milyar dolardı. İşte Mübarek ailesinin nakit parası ve şirketleri.

    72 milyonluk Mısır’ın 2009 yılındaki gayrisafi milli hasılası 218 milyar dolardı. İşte Mübarek ailesinin nakit parası ve şirketleri.

    Hüsnü Mübarek'in şahsi hesaplarında toplam 17 milyar doları var. Oğlu Cemal Mübarek'in banka hesaplarında ise toplam 10 milyar dolar var. Sabah'tan Taha Dağlı'nın haberine göre; Mübarek ailesinin nakit parası ise 40 milyar dolar. Bu rakamlar 2010 yılı CIA raporlarında yer alıyor. Raporlarda Mübarek ailesinin toplam 67 milyar dolarlık servete sahip olduğu yazıyor. 67 milyar dolar, Amerika ve İsviçre'deki banka hesaplarına yatırılmış durumda.

    TÜM BÜYÜK ŞİRKETLERİN HİSSEDARI

    Ayrıca Mübarek ailesinin şirketlerinin büyüklüğü de ortaya çıktı. Mısır lideri, ülkesindeki Vodafone, McDonalds, Hyundai, Skoda, Marlboro, Movenpick gibi dünyaca ünlü markaların Mısır'daki hisse ve şirketlerinin de sahibi. McDonalds'ın yanısıra Mısır'daki Chili's restoranları da Mübarek ailesine ait.

    Ayrıca Şarm-El Şeyh'de turizm şirketleri ve otelleri var. Tüm bu şirketleri Mübarek'in iki oğlu Cemal ve Alaa Mübarek kardeşler yönetiyor.

    Cemal ile Alaa Mübarek'in yatırımları sadece Mısır sınırları içinde değil, yurtdışında da çok önemli yatırımları var. IHS Global Insight'ın kayıtlarına göre iki kardeşin Dubai, Londra, Paris, Madrid, Washington, New York ve Frankfurt'ta uluslararası ticaret şirketleri bulunuyor.

    AİLENİN SERVETİ DUDAK UÇUKLATIYOR

    Aile Mısır'ın değişik kentlerinde onlarca ev, malikane ve arsa sahibi.

    Mübarek'in serveti saymakla bitmiyor. Nakit para ve şirketler dışında ailenin düzenli gelirleri de var. Cezayir'de yayınlanan bir gazetenin haberine göre tüm bu yıllık gelirler Mısır Devletinin kazançlarından yani devlet kasasından, Mübarek ailesine aktarılan paralardan oluşuyor. Mısır'ın silah anlaşmaları ve turizm gelirlerinden çok ciddi paylar, Mübarek ailesine aktarılıyor.

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Mübarek İstifa Etti Ama...



    Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in partisi Ulusal Demokratik Parti'nin üst düzey yönetim kadrosu, protestoculara karşı bir iyi niyet gösterisi amacıyla istifa etti.

    Resmi TV kanalı verdiği haberde, Cumhurbaşkanı Mübarek'in parti genel başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.

    İstifa edenler arasında, Mübarek'in oğlu Cemal Mübarek ve Genel Sekreter Safvat el Şerif'in de olduğu kaydedildi.

    Partinin yeni genel sekreterinin Hossam Bedrevi olduğu kaydedildi. Bedrevi'nin, partinin liberal kanadının temsilcisi olduğu belirtiliyor.

  5. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    İsrailli elçi: İsrail'in başı dertte



    Mısır'da Hüsnü Mübarek döneminin sona ermesiyle ilgili konuşan İsrail'in eski büyükelçisi Zvi Mazel, "Şimdi başımız büyük dertte" dedi.

    İsrail'in eski Mısır Büyükelçilerinden Zvi Mazel, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in istifasının ardından, İsrail'in endişelenmesi için pek çok nedenin bulunduğunu belirterek, "İsrail'in başı dertte" dedi.

    Mazel, Ynet haber sitesine yaptığı açıklamada, "Bitti, Mısır artık (bölgede) bir süper güç değil" deyip, Türkiye ve İran'ın yol alırken, Mısır'ın bölgedeki konumunu tümüyle kaybettiğini ifade etti.

    Mübarek'in olduğu dönemde İsrail'in bölge ile ilişkilerinde herhangi bir boşluk olmadığını kaydeden Zvi Mazel, "Şimdi başımız büyük dertte" diye konuştu.

    İsrail'in endişelerine de değinen Mazel, endişelenmek için pek çok neden bulunduğunu, stratejik açıdan İsrail'in şimdi düşmanca bir durumla karşı karşı olduğunu ve pragmatik, ılımlı bir devleti idare edecek kimsenin kalmadığını belirtti.

    Mazel, bundan sonraki aşamada Mısır'da parlamentonun dağıtılıp, yeni seçimlere gidileceğini, doğal olarak muhalefetin de bu seçimlere katılmak isteyeceğini ve 'Müslüman Kardeşler'in de elbette harekete geçeceğini" ifade etti.

    Mısır'da yeni hükümetin kurulmasının zaman alacağını kaydeden Zvi Mazel'e göre, yeni bir rejimin işbaşına gelmesi bir ile 3 yıl arasında bir süre alabilecek.

    Mısır'da askeri yönetimin anlamına da değinen Mazel, "Bu, tamamen yeni bir dünya...Bilinmeyen bir dünya..." dedi ve askeri bir sürecin, sivil iktidardan bütünüyle farklı olacağını dile getirdi.

    İsrail'in eski Mısır Büyükelçisi, ülkesinin önümüzdeki yıllarda Mısır'la ilişkilerinin kaderi konusunda ise bir tahmin yapmanın zor olduğunu söyledi.

    Mısır Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi'nin başına getirilen General Muhammed Hüseyin Tantavi'nin (75) şimdilik 'de facto' başkan olduğunu da belirterek, "Tantavi iyi ama stratejik durum, bizim çok bilmediğimiz kuvvetlerden de oluşur. Ordu, çok muhtemelen (İsrail'le) barış anlaşmasını sürdürecek. Ama, bizim şimdi göremediğimiz gelişmeler de olacaktır" dedi.

  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Allahım, takvaya eriştir...
    Allahım, yakine eriştir...

    Allahım, bizleri,bizlere bırakma...
    Allahım, bilmediğimizi bize öğret...
    Allahım, ayaklarımızı yolun üzere sabit kıl,kaydırma...
    Allahım,senden başka maksudumuz yoktur,başka maksatlara salıverme...
    Allahım,hakkı hak bilenlerden eyle...
    Allahım,ilmimizi artır...
    Allahım,dostlarını dost,düşmanların düşman bellet bizlere...
    Sen hakimsin...
    Senden başka sığınağımız yok Rabbimiz...

  7. #7
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Allahım, takvaya eriştir...
    Allahım, yakine eriştir...

    Allahım, bizleri,bizlere bırakma...
    Allahım, bilmediğimizi bize öğret...
    Allahım, ayaklarımızı yolun üzere sabit kıl,kaydırma...
    Allahım,senden başka maksudumuz yoktur,başka maksatlara salıverme...
    Allahım,hakkı hak bilenlerden eyle...
    Allahım,ilmimizi artır...
    Allahım,dostlarını dost,düşmanların düşman bellet bizlere...
    Sen hakimsin...
    Senden başka sığınağımız yok Rabbimiz...

  8. #8
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Allahım, takvaya eriştir...
    Allahım, yakine eriştir...

    Allahım, bizleri,bizlere bırakma...
    Allahım, bilmediğimizi bize öğret...
    Allahım, ayaklarımızı yolun üzere sabit kıl,kaydırma...
    Allahım,senden başka maksudumuz yoktur,başka maksatlara salıverme...
    Allahım,hakkı hak bilenlerden eyle...
    Allahım,ilmimizi artır...
    Allahım,dostlarını dost,düşmanların düşman bellet bizlere...
    Sen hakimsin...
    Senden başka sığınağımız yok Rabbimiz...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. bir günün muhasebesi.....
    Konu Sahibi kırıkkalp Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15-08-2008, 11:17
  2. > Mübareklerin Son Sözleri
    Konu Sahibi hafize Forum Nasihatler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-07-2008, 19:19

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •