Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 4 Toplam 13 Sayfadan BirinciBirinci ... 23456 ... SonuncuSonuncu
31 den 40´e kadar. Toplam 128 Sayfa bulundu

Konu: Tunus'ta İntikam ve Devrim!

  1. #31
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni



    Bin Ali kaçtı... Sıra Buteflika ve Mübarek’te!
    16 Ocak 2011 Pazar
    Atalarımız ne demiş; “Perşembe"nin geleceği Çarşamba"dan bellidir”... Bir söz daha söylemiş atalarımız; “Mazlumun ahı, devirir şahı.”
    Şarkılara-türkülere konu olan bir söz daha vardır ki, o da şudur:
    “Zalimin zulmü varsa,
    Mazlumun Allah"ı var.”
    Tunus halkı “mazlum”du... Devlet Başkanı Zeynel Abidin bin Ali ise “zalim”in önde gideni...
    Ama, ne oldu?..
    Önceki gece saat 20.30 civarında gelen haberlere göre, Zeynel Abidin bin Ali, ülkeyi terk etmiş.
    Yani, kaçmış!..
    Hem de; önceki gün saat 15.00"ten dün sabah 07.00"ye kadar “sokağa çıkma yasağı” ilân edip, kendisini “garantiye” aldıktan sonra kaçmış... Kim bilir, belki de, halkın kendisini “linç” etmesinden korktu!..
    23 YILLIK DİKTA BİTTİ!
    Sizin anlayacağınız;
    Zeynel Abidin bin Ali"nin ülkeyi terk etmesiyle, “23 yıllık bir dikta” dönemi de sona ermiş oldu.
    Malûm, Zeynel Abidin bin Ali denilen bu despot, 7 Kasım 1987"deki “Beyaz Darbe” ile yönetimi elegeçirmiş, Burgiba"nın yerine geçmişti.
    Gelen haberlere göre;
    Yönetimi, 17 Kasım 1999"dan bu yana Başbakanlık koltuğunda oturan Muhammed El Gannuşi devralmış.
    Gerçi, Gannuşi"nin Devlet Başkanlığı"na gelmiş olması, “necaseti sidikle yıkamaya” benziyor ama, yine de iyi bir gelişme!..
    Çünkü, beterin de beteri var!..
    Ya “Zeynel Abidin diktası” devam etseydi?!? Ya, Tunus halkı, Abidin"in; “Bana 3 yıl daha tahammül edin... 3 yıl içinde hem özgürlüklerinizi vereceğim, hem de interneti serbest bırakacağım” yalanına kanıp, diktaya tahammül etseydi?!?
    İyi oldu, iyi!..
    Gannuşi, “zulmün birinci ayağı” olsa da, herhalde bundan sonra “denge”leri gözetecek ve “mengene”yi biraz daha gevşetip, halkın rahat nefes almasını sağlayacaktır!..
    Aksi alde, ülkeyi saran alev, Gannuşi"yi de yakar.
    FİTİLİ ATEŞLEYEN İNTİHAR!
    Peki, “Tunus diktatörünün ülkeden kaçmasına” sebep olan olay ya da olayların sebebi nedir?..
    Elbette “zulüm!”
    İşte bunun son örneği:
    Efendim, Tunus"un orta, hatta kırsal kesimi diyebileceğimiz bir şehri var... Adı, Sidi Bouzid...
    İşte, Sidi Bouzid denilen bu şehirde, geçen yılın 17 Aralık"ında bir olay meydana gelir.
    Bir genç, hem de “Vali Konağı” önünde, başından aşağı benzin döküp, kendini ateşe verir... Güvenlik güçleri, binbir güçlükle alevleri söndürüp, Muhammed Buaziz adlı genci hastaneye kaldırır... Bu genç, “3. derece yanık”tan tedavi görmeye, “ölüm-kalım savaşı” vermeye başlar... Çünkü, “vücudunun yüzde 70"i kömürleşmiş” durumdadır!.. Ne var ki, kurtulamaz... 5 Ocak günü son nefesini verir!..
    Peki, bu genç niye yaktı kendisini!..
    Önce, kısa bir bilgi.
    5 Ocak 2011 tarihi Sabah"ta, Erdal Şafak, ülkede “bardağı taşıran son damla”yı şöyle anlatıyordu;
    “Sidi Bouzid halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlıyor. Tahıl, sebze, et, süt üretiyor ve ülkenin diğer bölgelerine gönderiyor. O nedenle, tüm tarımsal bölgelerde olduğu gibi, Sidi Bouzid"de de istihdam imkânları iyice sınırlı.
    Ne var ki; Sidi Bouzid"in nüfusunun çoğunluğunu gençler oluşturuyor.
    Pek çoğu da eğitimli, üniversite mezunu.
    Ama işsiz!..
    26 yaşındaki Muhammed Buaziz de işte üniversite diplomalı o binlerce gençten biriydi. Okulu bitirince 5 yıl boyunca iş aramış, çalmadık kapı bırakmamıştı. Boşuna...
    Sonunda ana-babasının daracık bütçesine katkı için seyyar satıcılık yapmaya karar verdi. Bir kaldırıma tezgâh kurup, borç-harç aldığı sebze-meyveleri satmaya başladı.
    Daha ikinci gün, zabıta, mallarına el koydu. Yılmadı; yine borç bulup sebze-meyve aldı. Bir-iki gün sonra yine zabıtayı karşısında buldu.
    İki, üç, dört... Aldığı bir borcu ödemeden sermayeyi zabıtaya kaptırması nedeniyle yeni bir borçla tezgâhına mal bulmaya çalışıyordu.
    Artık beşinci mi, altıncı mı baskından sonra bunalıma girdi ve “İşsizlik, yoksulluk canıma tak etti” feryadıyla kendini ateşe veriverdi.
    Sıradan bir cinnet olayı gibi görülebilecek bu intihar, bir toplumsal depremi tetikledi.
    Tüm Tunus"ta olduğu gibi Sidi Bouzid"de de, otoriter rejimin uysallaştırdığı halk bir anda zembereğinden boşalmış gibi sokağa döküldü. Güvenlik güçleri kalabalığı zor kullanarak dağıtabildi.
    Aradan birkaç gün geçti... 22 Aralık"ta yine Sidi Bouzid"de yine bir genç bir meydandaki elektrik direğine tırmandı. Toplanan kalabalığın dehşetten irileşmiş gözleri önünde, yine aynı sloganla, yani yine “İşsizliğe, yoksulluğa lanet olsun” diye bağırarak 300 bin volt elektrik geçen tellere sarılıverdi...
    Direkten cansız bedeni düştü yere.
    O da üniversite mezunuydu ve yıllardır iş arıyordu.
    Bu ikinci intihar, Sidi Bouzid"de protesto gösterisi yapan kalabalığı daha da büyüttü. Dahası, tepkiler kentin sınırlarını aşıp hızla Tunus"un diğer bölgelerine yayılmaya başladı.
    Yine o günlerde yine Sidi Bouzid"de, yine işsiz bir genç daha kendini kuyuya atıp intihar etmesin mi!
    Maki ateşi artık orman yangınına dönüşmüştü.”
    Sonuç, resmi rakamlara göre 70, gayri resmi rakamlara göre ise 100"ün üzerinde ölü ve bir o kadar da yaralı!..
    Ama, “mazlumun ahı” yerde kalmadı.
    Devirdi 23 yıllık şahı!..
    HALK, ÖZGÜRLÜKLERE AÇ!
    Sırası gelmişken, hemen söyleyeyim: Bu “öfke patlaması” sadece Tunus"la sınırlı kalmayacak... Artık önce Mısır"da mı, yoksa önce Cezayir"de mi, halk patlayacak ve “ah”lar, “şah”ları devirecek!..
    Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali, 1987"den beri iktidarda ve 2014"te yeniden adaylığa hazırlanıyordu...
    Cezayir"de Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika 1999"dan bu yana iktidarda ve 2014"te yine aday!..
    Mısır"da ise; Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek 1981"den beri işbaşında ve gelecek yıl sağlığı elverirse kendisi, elvermezse oğlu aday olacak!
    Göreceksiniz; Kuzey Afrika"da patlayan “öfke seli” Buteflika"yı da götürecek, Mübarek"i de!..
    Çünkü, bu ülkelerin halkları, sadece “midesel” yönden değil, “özgürlük”lere de aç!..
    Bilmem, hatırlar mısınız;
    1999 yılında yazdığım bir yazıda, Tunus"ta “halkın nasıl susturulduğunu” ve “özgürlüklerin nasıl boğulduğunu” bir “fıkra” ile anlatmıştım.
    O yazımda; Tunus"un, nasıl “dilsiz bir ulus” haline getirildiğinin örneklerini de vermiştim...
    O yıllarda anlattığım fıkra; 1998"de yine Le Monde gazetesinde yayınlanmıştı...
    Tunus parklarında; akşamları yabancılara şu “fıkra” anlatılıyormuş:
    “İki köpek”, sınırda karşılaşırlar... Birincisi; tam “iskelet” haline dönmüş... Bir deri, bir kemik!.. Cılız mı cılız!.. Tüyleri dökük mü dökük... Her yanı “yara-bere” içinde!..
    Bu “Cezayir köpeği”dir!..
    “Tunus"a gitmek” üzere yola koyulmuştur...
    Tek bir arzusu vardır:
    “Dinlenmek, doyuncaya kadar yemek ve savaşı unutmak!”
    İkinci köpek ise; hem “besili”, hem “kurumlu”dur!.. Hem de kuaförden yeni çıkmış gibi parlaktır tüyleri... Keyiflidir... Çünkü karnı tok, sırtı pektir... Yediği karnında, yemediği ise önündedir!..
    Evet, bu da “Tunus köpeği”dir...
    O da “Cezayir"e gitmek” için çıkmıştır yola.
    Cezayir"den gelen köpek, uyarır Tunus"tan geleni:
    “Cezayir"de işin ne?.. Canına mı susadın sen?.. Postu mu deldireceksin?.. Kör bir kurşuna kurban gitmesen bile, açlıktan geberirsin!..
    Ne işin var Cezayir"de?”
    Cezayir"e gitmeye kesin kararlı olan Tunuslu köpek, “Niçin mi Cezayir"e gitmek istiyorum?” der ve şu cevabı verir:
    “Havlayabilmek için arkadaş!..
    Özgürce havlayabilmek için!”
    CİN, BİN"E DER Kİ!
    Bu fıkraya bakıp da; Tunus"ta herkesin “karnının tok, sırtının pek olduğunu” düşünmeyin... Evet, “karnı tok”lar vardır ama onlar da, “Zeynel Abidin bin Ali ve avanesi”dir!..
    Yani diktatör ve hanedanı!..
    Bir yandan Zeynel Abidin"in ilk evliliğinden doğan kızları ve onların kocaları, bir yandan ikinci eşi ve onun kardeşleri Tunus"u parsellemişler ve ülkeyi talan etmişlerdir.
    Kısaca ifade edecek olursak;
    “Laikçi diktatör Zeynel Abidin Bin Ali”nin Tunus"unda “yolsuzluk” dizboyudur!..
    O kadar dizboyu ki, “fıkra”lara bile konu olmuş!.. Fransız Le Monde gazetesinde yayınlanan bir fıkra, Tunus"ta dilden dile dolaşıyormuş!..
    Bu fıkrayı, Tunuslular, gözlerinden yaşlar gelecek kadar, kahkahalarla anlatıyorlarmış birbirlerine...
    Efendim, fıkra şöyle:
    Bir gün; Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali"nin karşısına, aniden bir “cin” çıkar...
    “Dile benden ne dilersen” deyip, devam eder:
    “Yalnız; şöyle iyi bir şey iste.”
    Bin Ali, hemen söyler isteğini:
    “Şu an oturduğum Kartaca Sarayı ile Arjantin"deki çiftliğimi doğrudan birbirine bağlayan bir otoyol yap!”
    “Bin”in bu isteği karşısında, “Cin”in canı pek fena sıkılır...
    “Biraz zor!” itirafında bulunur ve “başka bir dilekte” bulunmasını ister.
    Bin Ali, diğer dileğini aktarır:
    “Aile fertlerimi sakinleştir!.. Onları; yeterince yediklerine, ülkeyi gereğinden fazla soyduklarına ikna et!.. De ki onlara; bu yemeye son vermezseniz, bu hortumlamayı durdurmazsanız, Bin Ali"nin burnundan fitil fitil getirecekler!.. Söyle onlara, son versinler bu malı götürme işlerine!”
    Cin; bir an düşünür... Başını kaşır...
    Bu isteği yerine getirmesi, ötekinden çok daha zordur.
    Şöyle der:
    “Şu senin otoyolu; iki şeritli mi yapayım, yoksa dört şeritli mi?”
    BAŞÖRTÜLÜLERE ZULÜM!
    İşte böyle bir “yolsuzluklar ülkesi”ydi Tunus!..
    Ama, bu Tunus"ta, özellikle “başörtülü”lere karşı öyle “baskı”lar, öyle “zulüm”ler yapıldı ki; “bunalım”a girdi Tunuslu kadınlar!..
    “Ruhsal travma”lar yaşadılar!..
    “Nüfusunun yüzde 95"i Müslüman” olan Tunus"ta, “başörtüsü düşmanlığı” had safhaya varmıştı... Artık “sokakta örtülü dolaşmak” da yasaktı... Polis, “tesettürlü” kadınları sokakta durdurup, “örtülerini çıkarmalarını” istiyordu...
    Yasak, o kadar ileri boyutlardaydı ki; “Türkiye"deki laikçi yazarlar” 1999"da Tunus"a gidip, “işte çağdaş Tunus” diye tefrikalar bile yayınlamıştı...
    Onlar, “Türkiye"nin de Tunus gibi olmasını, örtünün sokakta bile yasaklanmasını” istiyorlardı...
    Türkiye"de “örtü zulmü”nün zirvede olduğu dönemde, Financial Times gazetesi, “Tunus"taki örtü yasağı”nı şu başlıkla vermişti:
    “Tunus"ta Türk usûlü yasak!”
    Sözü uzatmanın alemi yok!..
    “Mazlumların ahı” işte bir defa daha “devirdi şahı!”
    Zeynel Abidin, ülkesini terk etti... Tunus"un çevresindeki ülke halkları, şu anda zevkten dört köşe...
    Yapılan yorumlarda deniliyormuş ki;
    “Tunus"a tebrikler!.. Sıra Mısır"da!”
    ERDOĞAN, BİR ROL MODEL
    Şunu da ekleyelim:
    “Halkı Müslüman ülkeler”, kendi tarihlerini yazarken, “Erdoğan"dan önce, Erdoğan"dan sonra” diye bir tasnif yapacaklardır!..
    Çünkü Tayyip Erdoğan, halkı Müslüman ülkelere “iyi bir örnek” ve hatta “muhteşem bir rol model” olmuştur!..
    Lütfen dikkat edin; halkı Müslüman ülkelerdeki “yerli bir lider” arayışı ve “özgürlük” talepleri, Erdoğan"dan sonra, daha da kuvvetlenmiştir!..
    İslâm ülkelerinin liderleri ya Tayyip Erdoğan"a benzeyecek ya da ülkelerini terk edeceklerdir!..
    Zeynel Abidin bin Ali kaçmıştır.
    Sıra, Mübarek ve Buteflika"dadır!..
    Hele bekleyin... Dediydi dersiniz!..
    “Laikçi”lere geçmiş olsun!..

    Kaçan, Truva Atı"dır
    Tunus"ta, 24 Ekim 1999"da “Başkanlık” seçimleri yapılmıştı... Şu anda 75 yaşında olan Zeynel Abidin Bin Ali, seçimlere girdiğinde 64 yaşındaydı... “3 aday”ın girdiği seçimlerde, Zeynel Abidin Bin Ali, rakiplerine “korkunç bir fark”(!) atmıştı!.. Oyların yüzde 99.4"ünü alarak, yeniden Cumhurbaşkanı seçilmişti.
    Peki, “halkın yüzde 99.4"ünün oyunu alarak”(!) yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Zeynel Abidin Bin Ali, nasıl bir adamdı?..
    Hiçbir yorumda bulunmadan, “İtalyan İstihbarat Şefi”nin bir sözünü nakletmek istiyorum:
    İtalyan İstihbarat Servisi eski Başkanı Fuluio Marti, Tunus"taki seçimlerden 10 gün kadar önce şöyle diyordu:
    “Tunus"ta darbeyi biz yaptık!.. Tunus Cumhurbaşkanı"nı biz seçtik!.. İslâm kâbusunu önlemek için Bin Ali"ye biz destek verdik!”
    Neymiş, neymiş;
    “Tunus"taki darbe”yi İtalya yapmış!..
    “Tunus Cumhurbaşkanı”nı İtalya seçmiş!..
    Yani, Zeynel Abidin Bin Ali denilen “Truva Atı”nı, Tunus"un bağrına İtalya oturtmuş!..
    Peki, “ne” için?..
    “İslâm kâbusunu önlemek için!”
    Uzun süre başardılar bunu... Bir “diktatör” eliyle, “Müslümanların nefes almasını” önlediler... Ama, öfke seli, “Truva Atı”nın bulunduğu “hara”yı da vurdu... Ve at, bağını koparıp kaçtı!..
    Sözün özü, Tunus"tan kaçan, “Truva Atı”dır!..


    yeni akit

  2. #32
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Mısır Rejimi Fiilen Düşmüştür
    Mısır’daki en güçlü muhalefet örgütü olan Müslüman Kardeşler Hareketi, Hüsnü Mübarek’in oğlunun ve birçok yakınının ülkeyi terk ettiğini belirterek Mübarek rejiminin fiilen düşmüş olduğunu açıkladı.






    Mısır'daki en güçlü muhalefet örgütü olan Müslüman Kardeşler Hareketi, Hüsnü Mübarek'in oğlunun ve birçok yakınının ülkeyi terk ettiğini belirterek Mübarek rejiminin fiilen düşmüş olduğunu açıkladı.

    İran'ın İngilizce yayın kuruluşu Prss TV'ye demeç veren Müslüman Kardeşler Hareketi'nin İngiltere'deki Temsilcisi Muhammed Ganim, yolsuzluk ve diktatörlük üzerine kurulu olan Hüsnü Mübarek rejiminin gidici olduğunu söyledi.

    Tunus ile Mısır'daki durum arasında farklılıklar olmakla birlikte her iki ülke halkının da İslam ümmetinin parçası olmak şeklinde ortak bir özelliğinin bulunduğunu belirten Muhammed Ganim, “her iki ülkede de fasit birer ailenin ülkeye hükmettiği bir siyasi yapı bulunmaktadır” dedi ve devrik Tunus Cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali ile Hüsnü Mübarek'in aynı diktatörce yöntemlerle hükmettiğini söyledi.

    Mevcut şartlarda Mısır'ın tek kurtuluş seçeneğinin Tunus'taki gibi bir devrim yapmak olduğunu belirten Muhammed Ganim, Mısır'da halk devrimi için gerekli şartların var olduğunu öne sürerek gösterilerle başlayan sürecin geri dönülmez nitelikte olduğunu söyledi.

    Muhammed ganim, Mısır halkının birlik içinde hareket ettiğini ve Hüsnü Mübarek rejimi devrilinceye kadar Mısır sokaklarına sükunetin geri gelmeyeceğini belirtti.

    Müslüman Kardeşler Hareketi üyelerinden Hamdi Hasan da Mısır halkının bir parçası olan Müslüman Kardeşler'in Salı günü düzenlenen “Öfke Günü” gösterilerine katıldığını ve yarın düzenlenecek gösterilere de tüm muhalif grupları katılmaya davet ettiğini ifade etti.

  3. #33
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 31.12.10
    Mesajlar: 351
    Teşekkür ve Beğeni

    Hala bağımsız islam birliği mücadelesi diyorsun Peki senin dediğin gibi olsaydı neden Che bayrakları sallanıyor tunusta neden bir tane Kelime-i Şehadet bayrağı göremiyoruz ? (Sende çok iyi biliyorsun ki tunusta devrimi sosyalistler komünistler ve laik halk yaptı namaz kılmayan tunuslular yaptı müslümanlarla alakası yok o devrimin islami bir devrimmiş gibi göstermekten artık vazgeçin)...

    ''Esvatu’l- Irak haber ajansının bildirdiğine göre''...Bu nedir ya kime bağlı bu ajans rafizi zındıkların ajanslarından çıkan haberleri pompalayın tabi maksat Şeriatla yönetilen tek devleti zayıfların amerikan uşağı ayağına....


    Haricilerle Gerçek mücahidleri karıştırmayın...Şuan haricilerde cihad yaptıklarını sanıyor ümmeti tekfir ederek müslümanların içinde kendilerini patlatarak cihad(!) yapıyorlar....İşte bu fitnedir yeryüzünde fesaddır....


    Kutsal Toprakları Rabbimiz o aşağıladığınız Suudlu Arablara nasip etti bunu kabul edin artık..Milliyetçilik damarıyla her yer türkün olacak gibi kemalist ve şovenist söylemlerle olmaz bu işler.Eğer şeriat devleti türklerin liderliğinde değilse onu kabul etmeyiz gibi söylemleri geçin...Kabul edin Rabbim, bu türk halkına Şeriat devleti gibi bir nimeti nasip etmiyor..Nedeni ise bu toplumun iman ve amellerindeki sorundur...

  4. #34
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Suudi müftüsünden Ka’be’yi yıkma fetvası YDH- Suudi Arabistan müftülerinden Yusuf Ahmed, kadın ve erkeklerin hacda karışık bir şekilde tavaf ve sa’y yapmasını önlemek için Kabe’nin kökten yıkılması yönünde fetva verdi.
    18/03/2010
    YDH- Suudi Arabistan müftülerinden Yusuf Ahmed, kadın ve erkeklerin hacda karışık bir şekilde tavaf ve sa’y yapmasını önlemek için Kabe’nin kökten yıkılması yönünde fetva verdi.

    El-Alem televizyonunun haberine göre uydudan yayın yapan el-Bidaye televizyonunda yayımlanan bir programa telefonla katılan Suudi alimlerinden Yusuf Ahmed, hac sırasında kadın ver erkeklerin karışık olarak tavaf ve sa’y yapmalarını önlemek için Ka’be’nin kökten yıkılması yönünde fetva vererek, bu fetvasını Suudi Arabistan’ın ünlü alimlerinden Şeyh Abdulaziz bin Baz’ın fetvasına dayandırdığını söyledi.

    El-Bidaye televizyonuna açıklamada bulunan Suudi Müftüsü Yusuf Ahmed, Mescidu’l- Haram’ın kökten yıkılarak yirmi ya da 30 katlı olacak şekilde yeniden inşa edilmesini önererek bu şekilde hacda kadınların ve erkeklerin birbirlerinden ayrı olarak tavaf yapabileceklerini öne sürdü.

    İlginç dini görüşleri ve tartışma yaratan fetvalarıyla ün yaptığı belirtilen Suudi din görevlisinin bu önerisinden sonra programa telefonla katılan izleyiciler, Şeyh Yusuf Ahmed’i “dönemin Ebrehesi” olmakla suçladılar.

  5. #35
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Tevhid Davası´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hala bağımsız islam birliği mücadelesi diyorsun Peki senin dediğin gibi olsaydı neden Che bayrakları sallanıyor tunusta neden bir tane Kelime-i Şehadet bayrağı göremiyoruz ? (Sende çok iyi biliyorsun ki tunusta devrimi sosyalistler komünistler ve laik halk yaptı namaz kılmayan tunuslular yaptı müslümanlarla alakası yok o devrimin islami bir devrimmiş gibi göstermekten artık vazgeçin)...
    Tunus,Cezayir,Mısır,Suud halkları topyeküne yakın Müslümandır...Gerçekleşen olayları İSLAM İNKILABININ AYAK SESLERİ OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ..ZAMANLA İSLAM DEVRİME RENGİNİ BOYAYACAKTIR,DEĞİLMİKİ YIKILMAKTA OLAN REJİMLER BÜTÜNÜYLE KÜFÜR REJİMLERİDİR...
    ''Esvatu’l- Irak haber ajansının bildirdiğine göre''...Bu nedir ya kime bağlı bu ajans rafizi zındıkların ajanslarından çıkan haberleri pompalayın tabi maksat Şeriatla yönetilen tek devleti zayıfların amerikan uşağı ayağına....

    Suud BATI İŞBİRLİKÇİSİ YAPILANMAYI ELEŞTİRMEK İÇİN RAFİZİ ZINDIĞI OLMAYA GEREK YOK,HER TÜRLÜ İHANETLERİ AŞİKAR...
    Haricilerle Gerçek mücahidleri karıştırmayın...Şuan haricilerde cihad yaptıklarını sanıyor ümmeti tekfir ederek müslümanların içinde kendilerini patlatarak cihad(!) yapıyorlar....İşte bu fitnedir yeryüzünde fesaddır....
    EHL-İ SÜNNET VEL CEMAATIN İÇİNDE YOK DEDİĞİN DURUMLAR,OLSA OLSA SABAH AKŞAM BİRBİRLERİNİ VE HERKESİ TEKFİR EDEN VEHABİ GURUPLARIN ÖZELLİĞİDİR BAHSETTİĞİNİZ DURUMLAR...

    Kutsal Toprakları Rabbimiz o aşağıladığınız Suudlu Arablara nasip etti bunu kabul edin artık..Milliyetçilik damarıyla her yer türkün olacak gibi kemalist ve şovenist söylemlerle olmaz bu işler.Eğer şeriat devleti türklerin liderliğinde değilse onu kabul etmeyiz gibi söylemleri geçin...Kabul edin Rabbim, bu türk halkına Şeriat devleti gibi bir nimeti nasip etmiyor..Nedeni ise bu toplumun iman ve amellerindeki sorundur...
    Okuduğunu anlamıyorsun herhalde...Biz ümmetçiyiz,Ehl-i Sünnetiz...Araplarında,Türklerinde,Kürtlerinde Ehl-i Sünnet olmak kaydıyla başımızın üstünde yerleri var,burda eleştirilen ve yıkılamaya çalışlan rejimler Vehabi,Rafizi ve Irkçı,Batı işbirlikçisi piyon rejimlerdir...
    İNANCIMIZ EHLİ SÜNNET,
    GAYEMİZ ALLAH RIZASI,
    HEDEFİMİZ İSLAMI ZAMANA VE MEKANA HAKİM KILMAK UĞRUNA İLAİ KELİMETULLAH,BAĞIMSIZ BİRLEŞİK İSLAM DEVLETİ..

  6. #36
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.09.09
    Yer: Konya
    Mesajlar: 6.153
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı mürmüdük´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tunus'ta 23 Yıl Sonra Ezan Sesi Duyuldu!








    Tunus, geçtiğimiz Cuma günü tarihinin en çalkantılı günlerinden birini yaşamıştı.

    İşsizlik ve ekonomik sıkıntılar çeken halk kitleleri, bu zorlukların yanında ülke içinde 23 yıldır laik Tunus devleti tarafından devam ettirilen İslam karşıtı tutumu da
    protesto edip, Cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali’nin Tunus’tan kaçmasına neden olmuşlardı.

    Tunus Kanal 7 Televizyonu da; özlemi çekilen ve 23 yıldır yasaklı olan ezanı, bu olaylardan sonra kendi yayın akışını keserek gün boyu seyircilerine dinletmeye başladı.

    Bilindiği üzere Zeynelabidin bin Ali, her ne kadar Tunus halkının kahır çoğunluğunun Müslüman olmasına rağmen 23 yıldır ezan sesini ülke genelinde yayın yapan televizyon ve radyo kanallarında yasaklamış, Cuma namazının da camiler dışına taşıp, kılınmasına ağır yaptırımlar getirmişti. Ayrıca başörtülü kadınların birçok haklarını elinden alan yasa taslağını onaylayıp, hicabı genel itibariyle Tunus’ta yasaklamıştı.

    ALLAH celle celalühe şükürler olsun

  7. #37
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.08.10
    Mesajlar: 279
    Teşekkür ve Beğeni

    mürmüdük gönüldaşım "Vahhabilik sapkın bir fırkadır" başlıklı paylaştığınız yazı için çok teşekkür ediyorum.

    _Vahhabilerin sapık özelliklerini üzerinde taşıyan her kim olursa bu yazıyı dikkate alsın,sapık fikirleriyle daha fazla kimsenin aklını bulandırmasın!..

  8. #38
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.12.09
    Mesajlar: 41
    Teşekkür ve Beğeni

    _Tunusta bir ınkılab sökün etmiştir tefrikçi dostum...Tunusun ewlatları hain-zalim-despot-ajan ve daha bilmem ne bela bir safrayı sırtından atmaya muvaffak olmuştur...zoruna mı gitti..? Efendim ?!!?

    Şimdi dua edelim , taaki Tunus'un kıyam eden sokaklarına Rahmet ve Bereket gelsin..!

    Şimdi Mısır kıyama kalktı...aynı şey orada bu sefer başka bir musibet despot için vukua gelmekte...dua dua eller karıncalansın...Allah(cc) zulumat ehlini kahr ile ehl-i kıyamı muzaffer kılsın...amin!

  9. #39
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı TürkistaN´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    _Tunusta bir ınkılab sökün etmiştir tefrikçi dostum...Tunusun ewlatları hain-zalim-despot-ajan ve daha bilmem ne bela bir safrayı sırtından atmaya muvaffak olmuştur...zoruna mı gitti..? Efendim ?!!?

    Şimdi dua edelim , taaki Tunus'un kıyam eden sokaklarına Rahmet ve Bereket gelsin..!

    Şimdi Mısır kıyama kalktı...aynı şey orada bu sefer başka bir musibet despot için vukua gelmekte...dua dua eller karıncalansın...Allah(cc) zulumat ehlini kahr ile ehl-i kıyamı muzaffer kılsın...amin!
    Eyvallah gönüldaş...
    Rabbimiz yar ve yardımcın olsun...
    O EN GÜZEL VEKİLDİR...
    BESMELE...SELAM..DUA...

  10. #40
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.07.09
    Mesajlar: 6.974
    Teşekkür ve Beğeni

    Mısır ihtilali
    İskenderiye'de 23, Süveyş'te 15 ölü...



    Dünkü olaylarda İskenderiye'de 23, Süveyş'te 15 ölü var, Kahire'de göstericiler yine meydanlara dönüyor.

    El Cezire İskenderiye muhabiri sadece dünkü olaylarda İskenderiye'de 23 ölü olduğunu duyurdu. Muhabir şu anda İskenderiye'de gergin bir bekleyiş olduğunu söylüyor. el Cezire'nin Süveyş muhabiri de şehirde dünkü olaylarda 15 ölü olduğunu duyurdu.

    İletişim yasağı sonrası dün Mısır genelindeki çatışmaların vehameti bugün yeni yeni çıkmaya başladı. El Cezire muhabiri, dün adeta bir savaşı andıran şehirdeki gösteriler sonrası şu anda morgda 23 ceset olduğunu duyurdu. İskenderiye'de çok sayıda resmi binanın ve aracın yakıldığını da duyuran muhabir, şu anda gergin bir bekleyiş olduğunu kaydetti. Gösterinin ateşle bastırılmaya çalışıldığı Süveyş şehrinde ise şu ana kadar ki belirlemele göre 15 ölü var.

    Reuters, Kahire'de yüzlerce
    protestocunun meydanlara gitmek üzere harekete geçtiğiniğini duyurdu. Tanklar Kahire'nin ana caddelerinde konuşlanmış durumda. Çok büyük olayların çıktığı Süveyş'te de asker şehrin tüm meydanlarında konuşlandı.

    Ordunun da desteklediği polis, Mısır'ın başkenti Kahire'de merkezi meydana götüren sokaklarda göstericilerin yakınlarında ateş açtı. Görgü tanıkları silah seslerinin merkezi Tahrir meydanında yankılandığını ifade ederken, polisin gerçek veya plastik mermi kullandığı ise henüz netlik kazanmadı.

    Bazı göstericiler evlerine dönmeyerek parklarda sabahladı.

    Askeri kuvvetlerin Amerikan ve İngiliz Konsolosluğu'nda kordon oluşturduğu bildirildi.

    Mısır'ın başkenti Kahire'de dün kesilen cep telefonu hizmetlerinin bugün şehrin genelinde yeniden çalışmaya başladığı bildirildi. Cep telefonu şebekeleri, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in istifasını talep eden gösterilerin artması ile dün kesilmişti.

    El Cezire, Süveyş kentinde en az 15 ölü olduğunu doğruladığını duyurdu.

    İskenderiye kentinde eylemler tekrar başladı.

    Mısır'daki protestolarda bugüne kadar en az 53 kişinin öldüğü bildirildi.

Sayfa 4 Toplam 13 Sayfadan BirinciBirinci ... 23456 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Mısır'da Aday Listesi
    Konu Sahibi Muhtazaf Forum Genel Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-04-2012, 13:05
  2. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 09-10-2011, 12:44
  3. Sütaş Karikatürleri
    Konu Sahibi abı_hayat Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 25-04-2009, 22:12
  4. Hangi içecekte ne kadar kafein var
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Sağlık ve Yaşam
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02-04-2009, 19:44

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •