Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 36 Sayfa bulundu

Konu: Nuh peygamber ve 1000 sene yaşama hadisesi nedir?

  1. #1
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.197
    Teşekkür ve Beğeni

    Nuh peygamber ve 1000 sene yaşama hadisesi nedir?

    "Ve celâlim hakkı için Nuhu kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin sene durdu derken onları tufan yakalayıverdi hep zulmediyorlardı"

    Ankebut 14 . ayet ; Elmalılı meali

    ayet ap açıktır. Nuh peygamberimizin 950 sene vazife yaptığını bildirir.

    gercekten de eski ümmetler böyle 1000 sene civarı yaşıyorlar.

    Buna inanmayan kuran ayetini inkar etmiş sayılır ki Kitap önümüzde.

    bazıları diyor ki: 1000 sene insan yaşar mı ? yalandır insan yaşasa yaşasa 100 sene yaşar diyorlar.

    diye cahilliklerinden inkar yoluna gidiyor

    bu insanı kafir yapar.

  2. #2
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.08.10
    Mesajlar: 731
    Teşekkür ve Beğeni

    bazıları diyor ki: 1000 sene insan yaşar mı ?
    bunu diyen cahildir.

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.07.09
    Mesajlar: 741
    Teşekkür ve Beğeni

    Allah istese insan 10.000(onbin) senede yaşayabilir.Rivayete göre, Nuh aleyhisselam son demlerini yaşarken evlatları yanıbaşında ona demişler ki;

    -"Ey babamız, sen bu dünyadan ne anladın ne bildin?" demişler o da:

    Bir hana girdim, misafir olarak durdum şimdi ise çıkıp gideceğim" demiş.Oysa evlatları 300-400 yaşlarında olduğu rivayet edilmektedir.

  4. #4
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.197
    Teşekkür ve Beğeni

    İblis kuranı kerimi cok iyi biliyor.

    okadar sinsi bir pislik ki o iblis. ,

    insana diyor ki:

    " sen hic 1000 sene yaşayan gördün mü gördüklerin hep 100 sene yasıyor inkar et iste delil diyor."

    bukadar sinsidir o

    Nuh peygamberin 950 sene yaşadığını inkar ettiriyor.

    Bunu inkar eden Bu AYETİ inkar etmiş oluyor

    Tuzağa baksana nekar sinsi bir tuzak.

  5. #5
    hado77

    selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu

    euzu billahimineşşeytanirraciym
    bismillahirrahmanirrahiym

    Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen), fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn(zâlimûne).

    1. ve lekad : ve andolsun
    2. erselnâ : biz gönderdik
    3. nûhan : Nuh
    4. ilâ kavmi-hi : onun kavmine
    5. fe : artık, böylece, sonra
    6. lebise : kaldı
    7. fî-him : onların arasında
    8. elfe : bin (1000)
    9. senetin : sene, yıl
    10. illâ : hariç
    11. hamsîne : elli (50)
    12. âmen : yıllar
    13. fe : artık, böylece, sonra
    14. ehaze-hum : onları aldı, onları helâk etti
    15. et tûfânu : tufan
    16. ve hum : ve onlar
    17. zâlimûne : zulmedenler, zalimler


    Ve andolsun ki Biz, Nuh (A.S)'ı kavmine (Resûl olarak) gönderdik. Böylece onların arasında 1000 seneden 50 yıl eksik olarak (950 yıl) kaldı. Sonra onları (Nuh (A.S)'ın kavmini) tufan aldı. Ve onlar zalimlerdi.


    sadagallahul aziym


    kuran-ı hakime meal vermek ile ayeti değiştirmek arasında farklar mevcuttur. meal içinde bulunulan dünyanın algılayışı ile değişir.
    efendimiz aleyhi ekmeltu tehaynın verdiği meal ile insanların yıllar içinde verdikleri meallerde değişimler ve farklar mevcut olacaktır. en nihayetinde tefekkür denen şeyin varlığı ayetin yüzünü değil gerekçesini açıklar.

    yukarıdaki ayetlerin kemal manası elbet ALLAH teala ve tekaddes hazretlerince taktir ediilecektir. ancak din akla ve mantığa da hitab eder. bir kimsenin bin yıl yaşayamayacağı bilinen bir gerçekken bunu savunmak yerine 1000 yıldan kasıt nedir bunu anlamak dinin vecibelerinden sayılır.

    bu ayetler için değişik mealler verilebilir ve bu konuda oluşturulmuş değişik anlayışlar gerekçeyi açıklamak koşuluyla kabule karindir.aslolan ALLAH teala bu ayeti söylerken neyi yaratmış onu kavrayabilmek olmalıdır.

    1. ve lekad :döndürdük rızkı durdurup gizlenen kadındaki(talep edendeki) kusuru
    2. erselnâ : meleğimizi de durdurduk salih insan yardımı talepçi olarak yapacaktı
    3. nûhan : o yardımın anlayışını değiştirip baba olacak(yük yükleyecek) yardımını ALLAH tealaya yönelttik
    4. ilâ kavmi-hi yardımın ilk halini tevbeyle açıkladıkkusuru durdurarak ve hayrı da açığa vererek
    5. fe : kendini kınamasını gizledik
    6. lebise :gözetleyici kıldığımız yüklenecek olana kainatı açtık ve kusurunu gizledik
    7. fî-him : kınaması apaçıktı zira tevbeyi anlatan ve hayrı kesendi
    8. elfe : yüklenicinin durduğu kınamanın gizlendiği
    9. senetin : salihlerin yardımıyla gizlenip aynı kaderde buluştuğu
    10. illâ : bulunana tealanın bir yükleneni rehmalıp diğerini kendine yönelttiği
    11. hamsîne :cennete götüren babanın hayrı kestiği ihlas ile yardımını gizlediği
    12. âmen : yüklü olanın yardımın perdelediği
    13. fe : kınayanın gizlendiği
    14. ehaze-hum : bu yükleyicinin zellesininintevbeyi değiştirdiği hayrı değiştirdiği
    15. et tûfânu : bir cinninin anlayışının değiştiği ve kınamasından bir yardımcı kıldığı
    16. ve hum : döndürdü o tevbenin anlayışını hayrı kesip
    17. zâlimûne : meleke yakın cinni bir yükleniciyi zahire verecek ve hayrın anlayışını değiştirecek yardımını kesecekti.


    1.meal
    döndürdük yardımı ve durdurduk. zira bir işi yüklenen kimsenin kusuru bilinen rızıkları durduracaktı. ALLAH teala da bu kusuru görüp yaratmazdan evvel meleğini durdurdu.salih insanlar yardım etsin de iş yüklenene rızık versin diye.

    yardım edici herşeydeki anlayışı bir kadının duasına çevirdik ve baba olacak kişiden bir yardımcı kıldık.
    kusur sahiplerinin kusurlarını çevirdik ve durdurduk. açık hayırlar geldikleri yerleri açıklasın diye.

    kınayan kimse kendisini gizlemesin zira kainatta herşey apaçıktır ve hatalarını gözetleyici kılmasın.
    zira biz kınamayı apaçık gösterir ve hayrın kaynağını açıklarda gelecek olan hayrı durdururz.

    yüklenenin durduğu gün kınamanın perdelendiği zaman salih insanlar yardımlarını aynı kaderi paylaşarak açıklayacak.
    bir kadının ALLAH tealaya yönelip bir babanın çocuğunu cennetlik yaptığı zamanı an.

    o çocuğu yüklenen kişi bu hayrı perdeler çünkü kınaması perdeli şeklde ALLAH tealaya o babanın zellesini de gizle ve ondan gelecek hayrın tamamını benim lisanıma yaklaştır der.

    işte o zaman bir cinniyi o yüklenecek olanın anlayışına uygun kılarız ve kınamayı ALLAH tealaya yöneltiriz de yardım perdelenir.
    gelecek çocuk durur ama geldiği yeri döndürmüş ve yüklenecek olanın anlayışına uydurmuş halde.

    artık melekileşmiş bir cinni o yükleniciyi açıklar ve çocuğun anlayışını değiştirir ve yardımcı kılar.

    2. meal
    sana anlatacağımız kıssayı da anlat zira biz rızkı meleğimizi iş yüklenecek olanı durduracağız ve bu işleri çeviren hayrı ta kaynağından kendisine kadar gelişen her şeye müdahil olacağız.

    biz salih insanların bir kadına(iş yüklenene) olan yardımını bir baba aracılığı ile perdeleyerek anlattık. zira bir çocuğu ve onun nesep bakımından kendisinden geleni apaçık ortaya çıkaracaktık.

    biz istedik ki kendini kınayan kimse bunun sebebini bir kadına yüklemesin apaçık görünen hatalarını kainat yazmasın.
    onlar kusurları sebebiyle meleğimizin durduğu bir alemde saymakta oldukları günleri şaşıracaklar diye bunu yaptık.

    onlara de ki bir kadın dua etti de çocuğu cennetlik yapmış bir babaya o çocuğun salih halinden bir yardımcı kıldı.
    o kadın o çocuğu yüklenmişte gözetleyici olsun bana kainatın ışığı olsun diyordu.

    biz de dedik ki: eğer o kimse bu hayırdaki kusuru düzeltemezse bu onun zellesidir o çocuğunu cennetlik yapan kimse bir cinni olarak anılır da yardım eder bu yüzden değiştirdik o nutfe sahibini onu görenler şeytanların halini anacakken o kimseleri hayrı ve sahiplerini değiştimiş olarak andık.

    3. meal
    bir meselenin başından sonuna kadar kendini değiştirme konusunda kusur sahibi kıldığımız kimselerin kendilerini kınaması sana ulaştığında çocuğunu cennet götüren bir babayı da an. o kimse ki biz onu salihlerin halini açıklaması için vekil kılmıştık. HZ.NUH aleyhisselam size anlayacağınız zamanın yani meleğimizin durdurğu gün kainattaki zaman anlayışını açıklaycak de. o ki ben bir kadının duası gereği çocuğubu cennete götüren bir baba kadar aranızda duracağım dedi. aranızda bazıları buna hazırdı da hayrını açıkladı o çocukları arz ve endam ettirdi. işte o zaman sizlere bir tafan nevinden eksik olan ibadetleriniz arzedilince sizler peygamber aleyhisselamı cinni olarak addettiniz de ona ömür tayin ettiniz. bereket ve yümün tasadduk ettiklerinizde değil ALLAH tealanın emrine riayettir. sizle o babaya kusurunuzla yanaşınca o kusurun özü olan halet ile size yaklaştı ve değiştiren olarak o çocukları cennete götürürken siz şeytanların ehl-i nara çalıştığını zannettiniz.

    4. meal
    bu kitabda HZ.NUH aleyhisselamı da an. zira o ismiyle kaim bir baba olarak bildiğiniz nesnleri dahi cennete götürmekle mükellef kılınacak. hamile kadınların hayırlarını gizlemesine sebep olacak şeyleri ortadan kaldıracak da size ALLAH teala işlerin başındayken şeytanların dahi nasıl muti kullar olduğunu anlatacak. kainatda meleğimizi ancak bu kimseyi görürsek durdururz ve onun her hayrı açıklamasına izin veririz.
    sizi halife kılan ALLAH tealanın emri budur. işte bu yüzden insan yaratılır.

    o öyle bir kimse ki yanında taşıdığı nesneler de dahi olmak üzere her doğan hayrı cennete götürür sizler ALLAH tealayı taktir edemezseniz o kimse bir tufanın ortasında kalan cinni gibi gözükür. ğperdeleyen ve perdeler arkasından işleri yapan ALLAH teala o kimselerin ihlasını öyle artırır ki siz alemde şeytanlar hükmediyor sanırsınız. onlar bizim salih kullarımız olarak yanımıza getirilecekler.

    5. meal.
    bir şeyi döndürmek veya yollar tayin etmek konusunda inhisar sahibi olan ALLAH tealanın verdiği hükümler bu ayetlerde açıklanmıştır. eğer gerçekten salih kimseler iseniz sizden beklenen meleğimizin yardımı olmadan dünyanızı cennete götürmenizi istedik. aranızda bu işi yapabilecek kimsenin hususiyetlerini de size aktardık. bir kimseye baba gibi davaranan şahıs elinin altındaki her değere karşı da koruyucudur dedik. işte o kimse ki elinin altındaki her değeri ksurularından arındırarak katımıza getirir. siz bizi gaflet de sandığınız her an hakkı için de ki: hayır biz kullarımızı cennet götürürken taktir edemeyenlere şeytanlar ile arkadaşlık var. ve onlara hazırladığımız azabı da hatırlat o şeytanların kim olduğüunu bilseydiniz onalara salih insanlar veyahut melekler derdiniz de.

    6. meal

    ALLAH teala nutfe sahini onu taşıyanı taşıyacak olanı çocuğunu cennete götüren babayı çocuğu ve ondan neşet edecek hayrı meleğini durdurup kainatı apaçık gözetleyici olarak açıklayacak. iddia ettiğiniz imanın kaynağı durunca ne oldu da özünü değiştiren insan cinnilere benzedi. bir yardımı yapan da o yardımı bitiren de biziz. sizi salih bir insan olarak kusurlardan arınmış olarak cennete götüreceğimiz bir süreyi kainata yazın da peygamber aleyhisselamlara aranızda ne kadar kalmış görün.

    her türlü zannınızdan öte ALLAH teala bu iş için süre tayin etmez de bu işi yapacak kimseyi gerçek kimliği ile açıklar. o kimse her nesnedeki anlayışı bir kadının anlayışı gibi dokuduktan sonra bir baba gibi o şeyi gizler. sonra o kimseyi mükafat nevinden cennete götüren baba olarak yazarız da o her şeyi değiştirir. gördüğün her şey talep eden kimse gibi olur da işler yürür zannedersin. hayır biz ancak makbul olan işleri yürütürüz. yapan kimselerin kususurları sana geldiğinde himse onlarda hikmet aramasın. de ki meleğimiz durduğu için onlar iş yapar gözüktü de siz inançsızlar da iş yapar zannetiniz. halbuki biz onların yaratılışını cinnilere çevirdik te hr tufanın sonunda ulaşılacak melkanı onlarla tayin ettik.

    7. meal
    ömür ve yaş verme konusunda hiç biriniz diğerinden ayrı ve gayrı değilsiniz. ancak şuı kimse müstesna ki siz onu farklı bir zamanda yaşar bilirsiniz. zira biz meleğimizi durduracağız. o kimse tasadduk ettiği herşeyi ilk kazandığı an gibi koryur da kendisiyle birlikte ALLAH tealaya yöneltir. o öyle bir yerdir ki orada her şey sahirlerin elindeki ipler gibi canlıdır. o kimseler öyle koruyucu olurlar ve öyle mutmain etmişlerdir ki siz onlara el uzattığınızda o şefkat ve korumaya sığınırlar.

    şimdi siz amelinizle değilk kusurlarınızla gelirseniz siz cinnileştiririz. ve süreleri ve mekanları apaçık kainata yazarız. taktir hakkınız yoktur zira meleğimizi göremezsiniz.

    8. meal
    ALLAH tealanın verdiği hükümlerden birisi de şudur ki. sizler her türlü hayrı apaçık açsanız bunlar benden neşet ediyor deseniz eğer ALLAH tealanın bu işleri yaptığını söylemezseniz sizin için başka bir konukluk hazırlarız. meleğimize işlerden el çektirir ve sizlere buyrun yapın deriz. and olsun cinnileşmeden yani özünüzü değiştirmeden vakıf olamazsınız. vakıf olduğunuz şeylerde sizin insan tarafınızı kamnak eder de dersiniz salih olmayanlara kaldı dünya. size tufan nevinden verilen şeyin niteliğini de söyleyelim. nutfe sahibi kimse bu nutfeden neşet edecek şeyi apaçık kınamayarak gösterirse işte size tufan.

    biz hayrın ta kendisi olan çocukla sizi boğarız. eğer o çocuk ALLAH tealaya yönelenlerdense sizi suyla boğarız. sonra da bir cinninin iki haliyle yakarız. siz yanarken de o çocukları selamete çıkarır sizi azap içinde bırakırız.

    ALLAH teala bizlerden razı olsun.

  6. #6
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.197
    Teşekkür ve Beğeni

    Kuran neyüdüğü ve ne dediğini bilmezin sözü değildir. (haşa!)

    Allah bunu değilde şunu demek istemiştir diyen tefsirlerin hepsini Red ediyorum.

    Gercek tefsirleri tenzih ederim.

    Gercek tefsir

    Allahın dediği öz manaya paralel olan acıklamadır.

    Kim Allah bunu değil de şunu demek istemiştir diyorsa iste o ZINNDIKIN TA KENDİSİDİR.

    bu kuran manasına müdahele ve değiştirmedir.

    tefsire ihtiyac varmıdır?

    Evet tefsire ihtiyac vardır

    Yanlız tefsirler kuranın öz manasına paralel olmalıdır.

    Allah ne deddiğini cok iyi biliyor. Amenna.

    Kimin Haddine Allah bunu değil de şunu demek istemiştir deyivermek.

    Bu konuda dikkatli olun uyarıyorum.

    Kuranda ne diyorsa o Gercekten yaşanmıştır.

    1 damla yalan olmadığına iman getiren bizler nasıl olurda

    Bu gibi ayetlerde Nuh Peygamber 950 sene yaşamamıstırı nasıl diyebilir ?

    peygamber efendimizin tefsirine davet ediyorum.

    O Kuranın öz manasına hic müdale etmeden acıklamıstır.

  7. #7
    hado77

    selamun aleykum

    @kaime
    verilen mealler gereği kuran-ı hakim HZ.LUT aleyhisselatu vesselamın kıssasında eşcinselliği kabul etmiş gözükmekte. sizce bu mümkün mü? yani ALLAH teala eşcinselliği kabul etmiş olup kendi yarattığı bir kulun bu şekildekli tavrına karşı bir şey denince o kul
    ben böyle tercih ediyorum sen karışamazsın gibi bir sokaka ağzıyla konuşabilir mi?
    bir devlette bu durum anlaşıldığı an engel olunurken alemlerin rabbi ALLAH teala es mi geçmiş oluyor.

    ALLAH teala bizlerden razı olsun.

  8. #8
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.197
    Teşekkür ve Beğeni

    Aleyküm selam...

    kitap ehli kendini neden helak etti?

    Tefsir uydurup Allahın sözünü değiştirip kendi sözlerini Allah sözünün yerine geciripte bunu yapmışlardır.

    Biz bu konuda dikkatli olalım. helak oluruz yoksa Kuranda bir damla yalan yoktur.

    Allah, kuranda peygamberlerin söylediği sözleri delil olarak vermiştir.

    Peygamberler gercekten de o sözleri söylemişlerdir.

    Gayb bilgisidir İman getirdik kurana...

    peygamber efendimiz kuranın anlaşılmayan yerlerini bazı kelimelerini acıklamıstır.

    örneğin ;

    Hadiste geciyor MÜFLİS kelimesi kuranda gecen bu kelimeyi hadisle tefsir etmiştir.

    İflas eden insan manasında ama kurana göre sevapları mahşerde iflasedip günahkar olarak cehenneme atılan demektir.

    işte bu örnekte oldugu gibi Allah resulu sav. kelimelerin yüklendiği manaları acıklamıştır.

    1 tane örnek bulun hadisten Allah bunu değilde şunu demek istemiştir diye.

  9. #9
    hado77

    selamun aleykum

    ALLAH tealanın ismi celilini örnek alalım ALLAH (teala) demek neyi kasteder terim anlamı nedir.
    sadece terim anlamı ve lütfen ahura mazdanın ehrimenin veya budanın tabirleri gibi yüce yaratıcı tek ilah tek mabud demeyin derin ama kısa bir cevap ile neyi kastettiğini anlatarak deyin.

    ALLAH teala bizlerden razı olsun.

  10. #10
    hado77

    selamun aleykum

    @kaime

    ben size yardımcı olayım. ALLAH (TEALA) demek. en kısa anlamda yanında nutfe sahibi bulunmayan yani üreme faaliyeti olmayan demektir. bu isimle başka bir varlık bulamazsınız. atomlar bile çarpışmaların ürünü olarak ortaya çıkmakla bir nevi üreme faaliyeti gösterir. ancak ALLAH teala ismi ile kendi zatını anlatır.

    biraz uzunca anlatmak gerekirse. yaratıcı kudretin bir kadını( talep edeni) şiddetlendirip bir suretini yanına alıp diğer suretini bir nutfeye( hayrın kaynağına) yöneltmesi ve bu nutfeyi durdurmasına ALLAH (teala) diyoruz..

    yani bu isism teala çocuk sahibi olmayan olduğu gibi yöneldiği yer bakımından dahi doğurmayanı anlatır. işlerin müsebbibi olan ALLAH teala bir kadın ve nutfeyi bir araya getirmden çocuklar ve nesiller yürütür.bu yüzden bu ismin benzeri yoktur.

    ALLAH teala bizlerden razı olsun.

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Uçan Daireler ve Ufo Yalanları
    Konu Sahibi Ahmed Muhammed Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-05-2011, 16:27

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •