Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: Hased...

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.08
    Mesajlar: 2.852
    Teşekkür ve Beğeni

    Hased...

    Bir padişah, iki köle satın almıştı. Onların hâlet-i rûhiyelerini anlayabilmek için ilk önce birinci köle ile sohbete başladı. Padişahın sorularına, köle, öyle cevaplar veriyordu ki başkaları bu cevapları ancak uzun uzun düşündükten sonra verebilirdi. Padişah bu hizmetkârı anlayışlı, zeki ve tatlı dilli görünce memnûn oldu. Diğer köleyi de yanına çağırdı.
    İkinci köle, padişahın huzuruna geldi. Kölenin rahatsızlıktan ağzı kokuyordu ve dişleri de bakımsızlıktan kapkara idi. Padişah, bu kölenin zâhirî durumundan pek hoşlanmamakla birlikte onun hakkında bilmediği hâl ve vasıfları öğrenmek ve onun sırlarına vâkıf olmak için kendisiyle sohbete başladı:
    "-Bu kılıkla, bu rahatsız ağızla uzakta dur, fakat pek de uzağa gitme. Önce ağzının derdine bir şifâ bulalım; sen sevimli bir kişisin, biz de hünerli bir hekîmiz. Seni hor görmek ve gözden düşürmek bize yakışmaz. Şöyle otur, bir iki hikâye söyle de aklının derecesini anlayayım." dedi.
    Padişah, daha önce konuştuğu ilk köleye dönerek:
    "-Hadi! Sen de hamama git, bir güzelce yıkan." dedi.
    Arkadaşı gittikten sonra, konuşturmak istediği ikinci köleye hitâben mahsus, denemek için:
    "-Senden önce sohbet ettiğim arkadaşın, senin hakkında kötü şeyler söyledi. Görüyorum ki, sen onun söylediği gibi değilsin. O hasetçi, neredeyse bizi senden soğutuyordu. Arkadaşın senin hakkında "O hırsızdır, doğru adam değildir, kötülerle düşer kalkar, iffetsizdir." dedi. Sen onun hakkında ne dersin?"
    İkinci köle bu sözler üzerine padişaha:
    "-İyi düşünen, doğru söyleyen o arkadaşa, eğri diyemem. Bilakis onun sözleri sebebiyle kendimde böyle kusurların olabileceğini düşünüp hâlimi ıslâha çalışırım. Padişahım! Belki de o, bende bir çok ayıplar görmüştür ki, ben o ayıpların farkında bile değilim." diye cevap verdi.
    Padişah köleye:
    "-O senin kusurlarını anlattığı gibi, şimdi sen de onun kusurlarını anlat." deyince, köle, padişaha şunları söyledi:
    "-Padişahım! O benim gerçekten hoş bir arkadaşım olmakla beraber kusurlarını söylememe benim gönül dünyam mânîdir. Onun için, ancak ben şunları söyleyebilirim ki; Onun kusûru, bence kusur değil, fazîlettir. O, sevgi, vefâ ve insanlık numûnesidir. Onun hâli; doğruluktur, zekâdır, dostluktur. Onun bir sıfatı da; cömertliktir, düşkünlere yardımda bulunuştur. O öyle cömerttir ki, gerekirse canını bile verir. Kader arkadaşımın bir vasfı da, kendini beğenen bir kişi olmamasıdır. O herkesle iyidir, fakat kendi nefsine karşı kötüdür."
    Padişah bu cevap karşısında köleye:
    "-Arkadaşını methetmede pek ileri gitme, onu överken de kendini övmeye kalkışma. Çünkü, ben onu imtihana çekerim de, sonra sen utanırsın." dedi.
    Köle bunun üzerine:
    "-Hayır. Onu övmekte ileri gitmedim. O dostumun bütün huyları, söylediklerimden kat kat daha fazladır. Kader arkadaşımın vasıfları hakkında, bildiklerimi söyledim. Fakat, ey kerem sâhibi padişahım! Söylediklerime sen inanmıyorsun, ben ne yapayım? İç dünyam, benim böyle söylememi îcâb ettiriyor." dedi.
    Öbür köle hamamdan dönünce, padişah onu huzûruna çağırttı. Ona:
    "-Sıhhatler olsun; eksilmeyen nîmetlere erişesin. Fakat, arkadaşının söylediği kötü huylar sende olmasaydı ne güzel olurdu? O zaman güzel yüzünü gören sevinir, neşelenirdi. Seni görmek, bütün dünya mülküne değerdi." dedi.
    Köle dedi ki:
    "-Padişahım! O densizin benim hakkımda anlattıklarından birazcığını lütfen söyle..."
    Padişah:
    "-O, önce senin iki yüzlülüğünü anlattı. Senin görünüşte devâ, hakîkatte belâ olduğundan bahsetti."
    Arkadaşının kendi hakkındaki kötü sözlerini padişahtan dinleyen kölenin, öfke denizi kabardı, ağzı köpürdü, yüzü kızardı. Köle arkadaşını çekiştirme dalgası sınırı aştı. Dedi ki:
    "-O önceden bana dost idi, fakat ağzı bozuktu. Kıtlıkta kalmış köpek gibi, pek çok zaman pislik yerdi."
    Arkadaşını çekiştirmek için, köle böyle çan çan ötmeye ve iç âlemindeki çirkinlikleri saklayamayıp ortaya dökmeye başladı. Bunun üzerine padişah; "Artık yetişir!" diyerek, elini onun ağzına götürdü ve ona hitâben şöyle dedi:
    "-Bu imtihan sayesinde, ikinizin arasındaki farkı görmüş oldum. Onun sadece maddî bir rahatsızlıktan dolayı ağzı kokuyor fakat senin ise rûhun kokmuş! Ey rûhu kokmuş kişi, sen uzakta dur. Arkadaşın sana âmir olacak, sen de onun emrinde bulunacaksın. Ondan edeb, insanlık ve konuşmayı öğren! Onun fazîletinden ibret al. Hasedi terk et. Sen bu hased ile, beline taş bağlanmış bir zavallı kişisin; bu taşla ne yüzebilir ne de yürüyebilirsin."

  2. #2
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.05.08
    Mesajlar: 494
    Teşekkür ve Beğeni

    Gerçektende hased, Peygamber efendimizin (s.a.v.) tabiri ile ''İyi amelleri yok eden'' sapık ve ters bir duygu..Paylaşım için teşekkür ederiz....Allah razı olsun


    Az bela zannetme efendi sen hasedi

    Evvela kendini yakar hasetçinin hasedi

    Muallim Naci

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.08
    Mesajlar: 2.852
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı selimoğlu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gerçektende hased, Peygamber efendimizin (s.a.v.) tabiri ile ''İyi amelleri yok eden'' sapık ve ters bir duygu..Paylaşım için teşekkür ederiz....Allah razı olsun


    Az bela zannetme efendi sen hasedi

    Evvela kendini yakar hasetçinin hasedi

    Muallim Naci
    katkiniz için tesekkurler kardesim
    Rabbim cumlemizden razi olsun
    baki selamlar

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.08
    Mesajlar: 2.852
    Teşekkür ve Beğeni

    "Ey insan, hasedinden dolayı başkalarına isnâd ettiğin huylar aslında senin kendi kötü huyunun aksetmesidir. O sensin, kendi aynanda gördüklerini karşısındakine izâfe ediyor, sen kendini anlatıyor ve yaralıyorsun; lânet ipliğini, kendine, kendin dokuyorsun."

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Ayasofya'ya Çan Takmak İsteyenlere Ateş Edin.
    Konu Sahibi mürmüdük Forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 08-04-2012, 23:42
  2. Yazmayı bırak.. Belki pişman olur...
    Konu Sahibi medahms Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29-01-2010, 14:12
  3. Dua sığıyor sadece avuçlarıma
    Konu Sahibi irem25 Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-01-2010, 02:43
  4. islama karşı oynanan oyunlar
    Konu Sahibi tayfun_islam Forum Nasihatler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26-01-2008, 14:19

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •