Bir ömür

Sessizliğin renginde bekledim
Bilsen ne kadar umut ettim,

Kimi vakit
Kendi kendimi teselli ettim
Sabrın devranında

Gözyaşlarımı derledim,
Nasip olmasını ne kadar diledim
Kalbimdeydi sanki

O naif nefesin
hissiyatımı kuşatan
Engin edebin ve temennilerin


Ne hicrandı

Firkatin, sukut ettiren halin
Hicran içinde

Nefes nefese kaldığım
Melalin,dinmiyordu hasretin
Kimseye söz edemedim,

Her lahzasında boyun büküp
Melülleştim, nerdeydin
Nasıl bir umudun vecdinde

Vaktini beklerdin, Taş mı
Kesilmişti ki o zarif yüreğin


Niçin hiç merak etmedin

ve gelmedin, Bir an bile
Olsun gönlüme bir ferahlık
Hssettirmedin ve kederdin
Bu kadar mı sefildim,

Cezbinle bir ömür inledim,
Toprağa hasreti andıkça
Sevdim , neydi derdim,
Neden sinemin senasıyla
Vakit geçirdim
bedelsiz umudun içine girdim


Ne
zaman ki

O kelebekleri görsem
Umutlarının vecdinde halinin

Derinliğini hissetsem ve ölsem
Edebinin sahifelerinde

Bu ömrümü hasretsem,
Nail olmak için sabırda erisem
Ruhumun figanıyla yüzleşsem,

Uykuya hasret gözlerimi
Sonsuzluğuna terk etsem


Ne kalmışsa

Geriye seni anlatan
Satırlarında kaybulduğum

Hicran ahının kitabını yazsam
Başucumda sakladığım

Ve bir vesileyle yazdığın
Namenin sancısını duysam
Akan
zamana sorsam,

Sukut ettiren ahu gamımı
Satırlara son nefese kadar yazsam


Hıçkırıklarımı

Biran olsun duymasan
Halime malum olan hasretini

Sahit olduğum ayette bulsam
Kalbimin sahibine yakarsam,

Ruhumun hicran damlalarını
bir bir anlatsam ve ağlasam,
sessizliğin halinde kaybolsam,
Ruhumu cezbeden furkanın şadına kansan



Mustafa CİLASUN