Orjinal boyutu icin tiklayin 720x556px and 50KB.











Ne çok sıcaktı,
Ne de ruhumun yalnızlığına
Refaket eden bir ayaz vardı
Sanki kalbimin suskun sayfalarında
Kaybolan bir nefeslik aşk hicrandı
Ne ikmal ettiğim tecrübeler,
Ne muğlaklık yaşatan o hüzünlü haller ardı
Gönlümün yitik mecrasında hakikate
Muhtaç olmam nedenli manidardı



Ey manasına meftun bırakan,
Esararlı nidasında savuran aşk nerdesin
Hangi abdin sahnelenen kaderinin
İnsicamında en mübarek bir hecesin
Gönlün yekpareliğinde, latifliğin
Naifleşen mecalinden edebi marifetsin
Bazen hüzün bazende sürur için tek adressin,
Bahşedilmiş bir ulviyetsin



Ruhmun açıkdenizlerinde açılmış
Bir yelkenli misali engin ve zarifsin
Sessizliğin her halinde efsunlaşan
Bir ğül-i nihalsin, hasretsin, şevksin
İnsan için asla vazgeçilemeyen
En zarif bir ülfetsin ve ölümsüzleşensin
Ne tenin, ne nefsin ve ne de emelin
Marifetisin sen, aktim için meşksin



Ruhumun hicran sayfaları, senin
Serencamından akseden umutlardır
Sensizlik içinde, ne cennet ve ne de
Cehennen hakkıyla anılan farktır
Nar bizzat halin manalaşan damlalarında,
Sevdana açılan hicrandır
Kalbin sahibini anlamak ve bu manada
Kul olmak aşk için vuslattır



Gülüp geçme bu halime,
Serdettiğim fakirliğin edebi niteliksizliğine
Mütehassızlık kalbimin suskunlaşan
Badirelerinde nasip perdesinde
Sinemde uhteleşen melalimi, her vakit
Titreten aşk hali edep derdinde
On an ve vaki olan bir zaman içinde
Sessiz ve sakin göçsem sevda ile



Mustafa CİLASUN