Bekletme beni
Bir idam mahkûmunun
Dört duvar arasında
Hüzün yudumlayan umudun
şlerinde korkutan
Uykuların kucağına bırakma



Istırabım sonsuzdur
Kolları kesik insanın,
Sacı dökük gelinlik kızların
Hasrete teslim olmuş
Ağıtların figanından kurtar beni



Kader
Mahkûmuyum
Hakkı savunmak için
Kurban olmuş bir soluğum
Belanın ne olduğunu iyi bilirim,
Hak karşısında
Sessiz kalmayan bir korkuyum



Rüzgâr
Bana çok şey anlatır
Hülyasında nefes aldığım
Umutları yaşatır
İçime acı veren kahırların
Kirlerinden arındırır,
Hakka yakınlaştırır



Ne vakit
Uçan bir kuş görsem
Sinemde mavera heyecanı uyanır,
Kalbim sürurla başkadır
Ömrümden kopup giden yıllar
Ne kadar cefalıdır,
Çile ağız tadımdır



Garip
Ve sefil bir dünyam var
Kimseye yük olmayan,
Bir beklenti içinde bulunmayan
Melalim hak için yanar
En yakınıma her şey ayan iken
Kaygı ve kasvetten ne çıkar



Bir gün
Kapım çalınacak yar
Firkatim olan huzur ve
Sükûnet iklimleri başlayacak
İşte o vakit gönlüm hürriyetin
Ne demek olduğunu
Daha iyi anlayacak



Dört
Duvar arasında
Şafaklar ne kadar sökün ederek
Hicran yaşatsa
İpe gidenlerin hali bambaşka,
Gözler boşlukta,
Ayaklar sarhoş gibi muğlâkta



Kaç zamandır
Name yazamadım
İçinde bulunduğum hüznümü
Sana da yaşatmaya kıyamazdım
Ben mahkûmum bari sen olma,
Sen kanatlanıp uç,
Umutlarını soldurma



Biliyorum
Göçüp gidenler var
Söz etmezsin üzülmeyim diye,
şüme girenden habersizsin
Her göçenle bende göçerim,
Kurtulduğuna kani gelirim,
Gam etmem bilesin



Yeter ki
Senin canın sağ olsun
Hiç değilse hatırlayan,
Kaygısını taşıyan bir yar bulunsun
Bahtım için
Kurumayan umut olsun,
Feryadıma şahit olsun



Mustafa CİLASUN