Artık
Nisan yağmurlarından haber yok
Mart ayı elveda demişti,
Üşüten esinti gitti
Mayıs ah sere serpe,
Bağ ve bahçelerse, gün içinde
Gecenin kuşatan sessizliğinde
Semaver keyfiyeti yeterdi
Ötüşen haşerat zikreder,
Ümitlerini aşikâr eylerlerdi
Hilkatlerinin gereği rekabet içindeydi,
Güç karşısında boyun bükendi



Bağ
Kültürü vardır Kayseri de
Bir zamanların vazgeçilmezi,
Ötenin seferberliğiydi
Artık kültür farkı
Etkilerin altında şekil değiştirdi
Saltanat ve şatafat
Haneleri haline geldi
Ördürülen duvarlar sur gibiydi,
Sanki yıkılmamak adına ahitti
Merak ederim nasıl bir sermayeyle bu hale gelindi
Rikkat ve dikkat mizan
Nispetinde olan hassasiyet miydi



Kayseri de
Selçuklu eseri olan birçok
Cami ve medrese,
İmaret hane vardır
Hunat hatun manzumesi
Ve özellikle camisi
Ve birde Kayserili eşrafın
Hasetsen önem verdiği cami kebirdir
Bu camide tasavvuf ehli ve Kayserinin
Yerlilerin mevtaları için tercih nedenleridir
Hunat camisi ise genel halk ve yerleşik
Düzene itibar eden kesimler için vesiledir



Üçer adet
Musalla taşları vardır
Cenaze namazı kılınacak
Alan çok rahattır
Hemen hemen her öğle, ikindi
Namazından sonra cenaze rahat vardır
Cami kebir cemaati esnaf kökenli
Tarikat müntesibi kimseler olarak bilinir
Hunat cami cemaati ise köyden kasabadan
Ve yurt dışından gelen insanlar kesimidir



Bir kısmı
İlmi siyaset yapmak adına
Maslahat gözetmeyi
İhmal etmek istemiyor
Derin siyaset meselelerini ve keyfi
Heveslerini bir arada götürüyor
Ne kadar Kayserili eşraf ve bürokrat varsa,
Sanki bu kesimin emir kulları zannediliyor
Oysa birçok nefes kendini kandırıyor,
İtibar kazanmak adına
Sefilliğe rağbet ederek kalbi öldürüyor
Ve fakat asla bu hakikatten rahatsızlık duymuyor,
Takiye yapmayı nedense marifet zannediyor



Mustafa CİLASUN