Hangi zamandan söz edersek edelim
Fanilik adına yazılmış her risaleyi satır satır gözden geçirelim
Kabrin hüzün zerk eden ibretiyle, derin bir tefekkür feyziyle tezekkür edelim
Ruh ve kalp adına, akıl ve vicdan itminan lığında halimizin yazılmış haliyle yüzleşelim


Aşk, ruhun yücelmesiyle vücut bulur
Ne ten ve ne de beden cezbeleri için kalpte var olur
Gönül ne vakit hun olursa, sevdası çileye boyanırsa vuslat firkati marifet olur
Hiçliğe götürmeyen her amel ve zikir kulluk adına bizarlıkla sonuçlanır, kalp utanır


Nefesin duçar olduğu lahzaları önemse
Hala bir farkındalık edinmemişsen yerin, gülümseme
Bilinç tekdüzelik değildir, tekâmül bereketiyle yol alan güzelliktir düşünsene
Azim en marifetli sermayendir, merak ne muazzam bir nimettir, kulluk gayretledir, akletsene

Hiç tandırın başına oturup ekmek pişirdin mi?
Ateşin kuşatan çılgınlığıyla meşk edip, engin düşüncelere girdin mi?
Bekleyen, sabreden, gözlerinden akseden sezgiyi şehreden, arifi hiç dinledin mi?
Vakte sukut eyle ten, gönül kitabını hece hece bilen, maksadın nereye gideceğini bileni düşündün mü?


Ruhun solmasından söz ettim
Aşkın nihayet bulacağına işaret ederek kal eyledim
Fanilik adına, her ne hikmet dile gelse, erdemin rahlesinde aşikâr değilse dedim
İzafi maslahatlar, indi kaygılar, ruha ve aşka dair ne söylese itibarı da dünyalık adınadır, bilinsin istedim


Kul ne kadar esma-i hünsaya yabancıysa
Her gayreti emareden kurtulmak için olsa, bilgi ve irfandan uzaksa
Maksadına matuf olması için bilgi ve muhakeme asıl olan gerekçedir, unutulmasa
Akıl, bilgiyle anlama kavuşur, bir hedefe nail olmak için uğraşır, yoksa suskun kalır, var sayılsa da


Mustafa CİLASUN