İnsan davasıyla mücehhez bulunmalı
Hangi şartta olursa olsun, zafiyete kapı aralamamalı
Sosyal şartlar bahane edilerek tavizler verilmemeli, statü için elenmemeli
Nasıl bir sıfatın müntesibi olduğunu bilmeli, en yakınıyla muhabbet etmeye nail olmalı

İnsan imtihana tabi olmuş canandır
Hesapsız heyecan dileyenler için, gönül kapısı kapalıdır
Nefsi arzular nihayetsiz tufandır, aklın ve bilginin arifçe nazarı asıldır
Yoksa bedbaht olmak haktır, tercihler bizzat kararındır, cehalet kalbi karalıktır


Her zaman aşktan söz ediyorsun
Ve fakat hakikatine müdrik olmaktan hala ürküyorsun
Niçin acabalar furyasında vakit geçiriyorsun, dervişi görünce ah ediyorsun
Neden hak için gönlünü hasretmiyor, sevdasıyla istikamet bulmuyor, ne bekliyorsun


Bir geçmişini hatırla, hiç hayıflanma
Ne kadar varlığın ve hükümranlığın varsa, sakın aldanma
Ne Karun, ne Nemrut zalim olmaktan başka, tağutluk yapınca, ne oldu unutma
Her ölüm bir kıyamettir, vakti saati gizlidir, haşyet kul için dikkat kesilen edeptir


Sen kalbini koruyup, kulluk yapmayınca
Ne kadar maraz var, sinende yok sanma, şeytan yakınlaşınca
Nefsini avenesine alınca, bin bir heyecan yaşamak için çanlar çalmaya başlar
Her günahta ve kasten işlenilen haramda, seni senden alan bir heves vardır, aldanma


İman üzere bulunmak ve yaşamak istiyorsan
Fikrin ve zikrin, düşlerin ve amelin, kalbinden nükseden ümidin
Hakikate duçar olması, ruhunun bizar bulunmaması, ancak hassasiyetinledir
Hiçbir takva ve zikir sayısal değildir, tüm vücut ve melal O’na hasredilerek anılmalıdır


Hangi sohbet meclisine gitsen kıssalar okunur
O an itibariyle konunun etkisinde kalan can, cezbe kapılır
Kimi vakit gazel ve ilahiler söylenir, ne söylenmişse harfiyen uyulur
Ve fakat yılladır hakikat karşısında suskun bırakılan vicdan ve akıl nasıl anlaşılır



Mustafa CİLASUN