Her vaktin bir eşref saati vardır
Gönülleri ihya eden, hissiyatı büyüleyen, gözyaşını sel eyleyen
Aklı ve izanı hakikatin feyzine gark eden, vicdanı buğulayan zamanlar farktır
Ruh inşiraha açılırken, kalp nazar gah olduğunu teyit ederken, azim ve irade kararlıdır


Efendimizin merhameti zarifti
Kalbe sürur bahşeden esin misaliydi, şevki ümitti
Sadakat ve eminlikte her canın itminana sevk eden fedayı firdevsti
Tevazu ve edepte insanlığın rehberi, şefkat ve muhabbette mübelliği olan müjdeydi


En bedevisinden, en şairine
Saltanat süren beşeri sefilliğe, köleliği nükseden rezilliğe
Nisayı meta haline getiren cehalete, gaspı meşru sayan caniliğe
Zulmü alkışlayan cemiyete, küfür üzere şartlanan sapkınlığa gönlünü kapatan naifti


Ümmetine karşı ne kadar endişeliydi
Her niyazında hassasiyetle dile getiren emaneti hicrandı
Bir kul niteliğinde ve insan kimliğinde ne kadar edep içinde ecri sadıktı
Rabbine karşı haşyetin en müteessir aksettiği, mütehassıslığın zirve yaptığı niyazdı


Şayet ümmet adına bir hakikat varsa
Vahdeti hiçe sayanlar hala desiselerin hesabıyla nara atarsa
Cemaat asabiyeti parçalanmaya çanak tutarsa, akıl ve irade asimile olur
Ruhsuz bir beden, beşer kalmakta ısrar eden, nefsi emareyi sıfat sayan meydanı istila eder


Ramazanın bereketi, ruhlara sürur zerk eder
Gönüller sürur içinde ibadet ve tazime icabet ederek hicran diner
Merak etmek, nedenler üzerinden sual eylemek, hanif bir kul olmak için koşmak
Ümmet ve kulluk ikliminde mevsimleri bahar eyler, üşüyen ve yalnızlaşan yürekleri ihya eder


Mustafa CİLASUN