Orjinal boyutu icin tiklayin 800x600px and 270KB.
Click this bar to view the full image.








İnsan elbette düşünmeli
Nereye gittiğini bilmeli, ruhundan ve kalbinden arîleşmemeli
Aklıselim olmak için azimeti ve iradeyi edebi vicdanın rüknünden bilmeli
Ruhunun geldiği adresi, kalbinin nazar gâh edilmesi, aklın erdem derecesi hissedilmeli
Vakit en kutlu ibrettir, seni içinde sürükleyen kederdir, aşk ve sevda adına ne büyük rehberdir


Akıl bahşedilirken
Aklı alınanın ne hale geldiği yakinen bilinirken
Araf için bin hüzünle lafı güzarlık edilirken ve hatta ibret içine düşerken
Berzahı en latifliğin suhuletiyle tahayyül etmeden ve halin dirliğinde demlemeden göçüp giderken


Hangi gözyaşını anlatayım
Nefsin ilzamından neşet eden avuntuyu kime bırakayım
Gönül pınarından süzülen aşkı sevdayı, vuslata olan yakarışı ne yapmalıyım
Heva ve hevesin her çehresinde, zafiyetler aklımı ve irademi bu hale düşürünce nasıl yanayım


Sevmek, teslimiyet demektir
Aşk, ruhun ve kalbin sevdasında nar olup, yeşermektir
Akıl ve azimet ne tükenmez bir nimettir, iraden için bahtına kefil olan nedendir
Emel tulu hayaller için değil, umut hevesin oyuncağı olmak için esir edilen hakikat hiç değil


İnsan kul olmak için yakarmalı
Nefsin ve metanın esiri olmaktan kurtulmalı, O’na koşmalı
Sabrın vakarıyla gözyaşlarını sessizce bırakmalı, kanaat ettiren imanı kalbi arındırmalı
Sadık olmak, sadakat içinde durulmak, mavera yolculuğunda umut olmak için sevdasına kanmalı


Geçip giden zamana bakmalı
Ümmet olmanın idrakiyle tefrikadan uzak bulunmalı
Cemaat asabiyetleri içinde boğulmaktan artık kalbini ve izanını kurtarmalı
Rabbine umutla el açmalı, bilgi ve muhakeme etmekten asla geri durmamalı, inandığını hakkıyla kavramalı


Mustafa CİLASUN